Marmara Denizi'nde Son Günlerde Peş Peşe Depremler: Uzmanlardan Değerlendirme

Marmara Denizi'nde Adalar ve Çınarcık açıklarında peş peşe yaşanan sismik hareketlilik, uzmanların dikkatini çekti. Uzmanlar deprem verilerini değerlendirdi.

Marmara Denizi'nde son günlerde özellikle Adalar ve Çınarcık açıklarında peş peşe meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremler bölge halkında dikkat çekerken, konuyla ilgili uzman isimlerden peş peşe açıklamalar geldi. Bölgede salı gününden bu yana en büyüğü 3,2 olarak ölçülen 170'ten fazla mikrodeprem kaydedildi. Sarsıntıların özellikle Adalar Fayı hattında yoğunlaşması dikkat çekerken, sismik hareketliliğin detayları AFAD ve uzman isimler tarafından paylaşıldı.

Marmara'daki Sismik Hareketlilik ve Uzmanların Görüşleri

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, art arda meydana gelen depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. 18 Ağustos'tan itibaren İstanbul'un Adalar ilçesi açıklarında hareketlilik yaşanırken, 20 Ağustos'ta da bölgede çok sayıda küçük sarsıntı kaydedildi. Adalar açıklarında meydana gelen depremler arasında 3,2 büyüklüğündeki sarsıntı da yer aldı. Çınarcık açıklarında da farklı büyüklüklerde depremler yaşandı. AFAD verilerine göre 20 Ağustos'ta 24 saat içerisinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı kaydedildi. 19 Ağustos saat 17.20'de Çınarcık'ta 1,6 büyüklüğünde deprem meydana gelirken, 22 Ağustos saat 01.26'da ise Çınarcık'a yaklaşık 12 kilometre mesafede 1,5 büyüklüğünde sarsıntı ölçüldü. Bölgenin başta Kuzey Anadolu Fay Zonu olmak üzere çok sayıda aktif ve ikincil fayın bulunduğu hareketli bir tektonik sistem olduğu biliniyor.

Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya'dan Değerlendirmeler

Yaşanan hareketliliğin ardından deprem uzmanları da süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Naci Görür, bu tür küçük depremlerin Marmara'da sık görüldüğünü vurgulayarak küçük depremlerin ardından büyük deprem geleceği şeklinde bir sonuca varılamayacağını aktardı. Görür, Kumburgaz fayının kilitli olduğunu, burada kırılma olması halinde yedi ve üzeri büyüklükte bir deprem meydana gelebileceğini belirtti. Depremlerin nedenlerinden birinin ana fay üzerinde biriken gerilim olduğunu açıklayan Görür, enerji birikmesi sonucunda uzun fayın küçük bölümlerinde küçük kaymaların meydana geldiğini ifade etti.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğretim üyesi Sismolog Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede son mikro sismik hareketliliği ve fay segmentinde uzun zamandır biriken enerjiyi somut bir örnekle açıkladı. Yalçınkaya, tektonik baskı altındaki fayların geçirdiği aşamaları iki ucundan yavaşça bükülen bir tahta çubuktaki çatlamalara benzetti. Çubuğun yavaşça büküldüğünü ve üzerinde küçük çatlamaların başladığını belirten Yalçınkaya, Marmara'daki fayın yaklaşık 250 yıldır eğilmeye devam ettiğini ve onu kıran unsurların küçük depremler değil, her geçen gün artan tektonik gerilme olduğunu kaydetti.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.