Merkez Bankası'ndan Likidite Adımı: Mevduat ve Kredi Faizlerinde Düşüş Beklentisi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması, bankacılık sektöründe fonlama maliyetini düşürürken mevduat ve kredi faizlerinde de gerileme beklentisini beraberinde getirdi.

276 kez okundu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, likidite yönetiminde yeni bir değişikliğe giderek 1 Mart'tan bu yana ara verdiği 1 haftalık repo ihalelerine yeniden başladı. Alınan kararla birlikte politika faizi sabit tutulurken, bankacılık sisteminin fonlama maliyeti gecelik yüzde 40'lık faiz seviyesinden haftalık yüzde 37'lik repo seviyesine çekildi. Gerçekleştirilen bu hamleyle, finans piyasalarında örtülü olarak 3 puanlık bir indirime gidilmiş oldu. Kurum, Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde 1 milyar TL tutarında bir hafta vadeli repo ihalesi düzenledi.

Yüzde 37 faiz oranıyla açılan ihalede basit faiz yüzde 37, bileşik faiz ise yüzde 44,58 seviyelerinde gerçekleşti. Enflasyonla mücadele programı kapsamında reel sektör ve sanayiciden gelen yüksek faiz şikayetleri sürerken, Başkan Fatih Karahan'ın sinyalini verdiği likidite adımı resmiyet kazanmış oldu. Bankaların fonlama maliyetinde yaşanan bu gerilemenin, önümüzdeki günlerde doğrudan mevduat ve kredi faizlerine yansıması bekleniyor. Uzmanlar, daha önce yüzde 43'e kadar ulaşan oranların gerileyeceğini ve hatta keskin bir düşüşle 600 baz puanlık bir daralma yaşanabileceğini ifade ediyor.

Mevduat Sahiplerini ve Getirileri Ne Bekliyor?

Bankaların faiz ayarlamalarını bu hafta içinde yapması öngörülürken, bu durumdan en çok paralarını vadeli hesaplarda değerlendiren vatandaşlar etkilenecek. Mevduatta parası olanların kazançlarında düşüş yaşanması bekleniyor. Mevduatla birlikte parasını Para Piyasası Fonu'nda günlük olarak değerlendiren yatırımcılar için de elde edilecek getiriler gerileme gösterecek. Örneğin, 1 milyon lirasını mevduatta değerlendiren bir mudi, yüzde 43 faiz alırken aylık brüt 38 bin 395 lira kazanıyor ve yüzde 17,5 stopaj oranı düşüldüğünde net 31 bin 676 lira getiri sağlıyordu. Aynı şartlar altında faizin yıllık yüzde 37'ye gerilemesi durumunda ise bu getiri brüt 32 bin 953 liraya, net ise 27 bin 186 liraya düşüyor.

Piyasalar ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Ekonomi yönetiminin attığı bu adım, bazı uzmanlar tarafından bir gevşeme sinyali olarak yorumlanıyor. Koç Üniversitesi'nden Doç. Dr. Cem Çakmaklı, bankanın önce haftalık repo fonlamasına dönerek piyasanın tepkisini ölçmek istediğini belirtti. Aynı zamanda Durham Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Çakmaklı, kurumun rezerv birikiminde belirli bir seviyeye ulaştığını ve ağustos ayında beklenenden daha düşük bir enflasyon verisi öngörüyor olabileceğini vurguladı. Öte yandan, piyasanın kilitlendiği diğer iki kritik başlık olan kredi kanalları ve döviz kuru yakından takip ediliyor. Nakit sıkışıklığı yaşayan KOBİ'ler için BDDK kanadından bir kredi esnetmesi gelip gelmeyeceği henüz netleşmezken, ihracatçıların talep ettiği kur esnekliğinin enflasyon hedeflerini riske atıp atmayacağı ekonomi yönetiminde tartışılmaya devam ediyor.

Ekonomi editörü. Piyasalar, döviz-altın ve şirket haberleri üzerine yazıyor.