Milyonlarca Kiracıyı İlgilendiren Karar: İstinaf Tahliye Uyuşmazlığını Sonuçlandırdı
Kiracı ile ev sahibi arasındaki tahliye uyuşmazlığında istinaf mahkemesi son noktayı koydu. Tarihlerin sonradan doldurulduğu iddiası tahliyeyi durdurmaya yetmedi.
Milyonlarca kiracı ve mülk sahibini yakından ilgilendiren önemli bir yargı kararı, kira uyuşmazlıklarında yeni bir emsal oluşturdu. Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan ve tahliye talebiyle mahkemeye taşınan anlaşmazlıkta süreç tamamlandı. İmza sırasında tarih bölümlerinin boş olduğu ve sonradan doldurulduğu iddia edilen tahliye taahhütnamesi, yargı sürecinin merkezinde yer aldı. Kiracının söz konusu belgenin geçersiz olduğunu savunarak başlattığı icra takibine itirazı sonrasında ev sahibi dava açmış, mahkeme ise itirazın iptaline ve taşınmazın tahliyesine hükmetmişti.
İstinaf Başvurusu Esastan Reddedildi ve Gerekçeler Açıklandı
Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, kiracının yaptığı istinaf başvurusunu esastan reddetti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Gizem Gonce, davanın tüm detaylarını ve kararda öne çıkan hukuki gerekçeleri paylaştı. Gonce’nin aktardığı bilgilere göre, taraflar arasında 11 Temmuz 2019 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli bir kira sözleşmesi bulunuyordu. Uyuşmazlığa konu olan tahliye taahhütnamesinde ise düzenleme tarihi 12 Ağustos 2022, taşınmazın boşaltılacağı tarih ise 12 Temmuz 2023 olarak belirlenmişti.
Yargı sürecinde kiracı, belgenin kira sözleşmesiyle birlikte alındığını ve sonradan doldurulduğunu ileri sürse de bu iddialarını destekleyecek yazılı bir belge sunamadı. İstinaf mahkemesi, tarihlerin sonradan doldurulmasının tek başına belgeyi geçersiz kılmayacağına hükmetti. Bu karar, benzer durumdaki pek çok mülk sahibi ve kiracı için kritik bir emsal niteliği taşırken, yazılı delil sunulamamasının davaların seyrini nasıl etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kira Tespit Davalarında Mahkemeler Arası Görüş Ayrılığı Giderildi
Öte yandan, kira hukukunu ilgilendiren bir diğer önemli gelişme de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararıyla netlik kazandı. Son yıllarda mülk sahipleri ile kiracılar arasında tartışmalara yol açan kira tespit davalarında yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kimin sorumluluğunda olacağı hususu mahkemeler arasında görüş ayrılıklarına neden oluyordu. İstanbul, Bursa, Antalya ve Sakarya bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin farklı kararlar vermesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu konuyu Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira tespit davalarının her zaman açılabileceğini, yeni kira döneminden otuz gün önce açılması halinde belirlenecek kira bedelinin yeni dönemin başlangıcından itibaren bağlayıcı olacağını belirtti. Daire ayrıca, davanın yasal süresinde açılmasına rağmen yargılama sürerken kiracının kiralananı tahliye etmesi ve davanın konusuz kalması hâlinde, kiracının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğine hükmetti. Bu kararlar, gayrimenkul hukukundaki belirsizliklerin giderilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
