Prof. Dr. Osman Bektaş'tan İstanbul Depremi İçin 'Sürünme' Açıklaması

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki mikrodeprem hareketliliğinin Adalar Fayı'nın derin kesimlerindeki yavaş sürünme hareketiyle bağlantılı olabileceğini belirtti.

Marmara Denizi'nde son günlerde yaşanan ve bölge halkında merak uyandıran mikrodeprem hareketliliğine ilişkin uzman değerlendirmeleri gelmeye devam ediyor. Özellikle istanbul deprem gündemini yakından ilgilendiren bu gelişmeler, bilim insanlarının odak noktasını Adalar hattına çevirdi. Bölgede kaydedilen küçük ölçekli depremlerin ardından deprem uzmanlarından önemli açıklamalar peş peşe geldi.

Konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmeler yapan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Marmara Denizi'ndeki fay hatlarındaki son duruma ışık tuttu. Bektaş, Çınarcık Havzası'nın doğusunda yer alan Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca, yaklaşık 10-13 kilometre derinlikte mikrodeprem aktivitesinin yoğunlaştığını vurguladı. Uzman isim, bu derinliğin fayın alt kesimlerinde farklı bir deformasyon mekanizmasının işliyor olabileceğine işaret ettiğini belirtti.

Adalar Fayı'nda 'Creep' (Yavaş Sürünme) İhtimali

Yapılan son incelemelere göre, kaydedilen mikrodepremlerin 10 ila 13 kilometre derinlikte meydana gelmesi bilimsel açıdan ayrı bir önem taşıyor. Uzman değerlendirmesinde, bu derinlikte gerçekleşen hareketliliğin Adalar Fayı'nın derin kesimlerinde 'creep' olarak tanımlanan yavaş sürünme hareketiyle bağlantılı olabileceği ifade edildi. Fayın yavaş ve sürekli biçimde hareket etmesi anlamına gelen bu durum, bölgedeki gerilim transferi ve derin yapı davranışının anlaşılması açısından kritik bir gözlem olarak değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Bektaş, geçmişte yapılan bilimsel çalışmalara da atıfta bulundu. Baştürk ve diğer araştırmacılar tarafından 2016 yılında yayımlanan çalışmayı hatırlatan uzman, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin de yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğine dikkat çekti. Bu tarihsel veri, günümüzdeki 10-13 kilometre derinlikteki mikroaktivitenin benzer bir jeolojik altyapıya sahip olabileceğini gösteriyor.

Silivri Depremi ve Stres Değişimi Bağlantısı

Marmara bölgesindeki mevcut sismik hareketliliğin arkasındaki olası etkenlerden bir diğeri ise yakın geçmişteki depremler. Uzman açıklamalarında, son günlerde gözlenen mikrodeprem aktivitesinin, 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin ardından bölgede oluşan stres değişimiyle doğrudan bağlantılı olabileceği ifade edildi. Silivri'deki sarsıntının ardından fay hatları üzerinde yaşanan gerilim transferinin, Çınarcık Havzası ve Adalar hattındaki bu küçük ölçekli hareketliliği tetiklemiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Küçük ölçekli olmalarına rağmen 0.7 ve 1.0 şiddetindeki bu mikro depremler, Marmara'daki sismik sistemin dinamik yapısını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bilim insanları, bu tür mikroaktivitelerin fay hatlarının derinlerindeki davranış biçimlerini izlemek ve stres birikim süreçlerini anlamak adına önemli veriler sunduğunu belirtiyor. Bölgedeki sismolojik hareketlilik, uzmanlar tarafından titizlikle takip edilmeye devam ediyor.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.