Rojin Kabaiş Soruşturmasında Otopsi Raporu Gündemde
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada otopsi raporunda yer alan maddeler ve hukuki süreç gündemdeki yerini koruyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 2024 yılında kaybolmuş ve yapılan aramalar sonucunda Van Gölü kenarında cansız bedeni bulunmuştu. Genç kızın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen adli süreçte yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ederken, otopsi raporunda yer alan maddeler üzerine farklı görüşler ve iddia edilen durumlar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ailenin avukatı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları süreçle ilgili yeni açıklamalarda bulunurken, Adli Tıp Kurumu verileri olayın aydınlatılmasında kritik rol oynuyor.
Otopsi Raporunda Yer Alan Etken Maddeler
Genç kızın cenazesi üzerinde gerçekleştirilen otopsi işleminde Roküronyum ve Ornidazol adlı etken maddelerin tespit edildiği bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmelerde bu maddelerin midede ve iç organlarda bulunmasının soruşturmanın seyrini değiştirdiğini savundu. Avukat, ameliyathane dışında temini zor olan ve kasları felç eden bir maddenin varlığına dikkat çekerek çeşitli kuşkuları dile getirdi. Buna karşın, hazırlanan resmi raporlarda ve yapılan tıbbi değerlendirmelerde ise bu maddelerin kaynağına açıklık getirildi.
Elde edilen bulgulara göre, Rojin'in 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği bir operasyon sırasında anestezik madde olarak Roküronyum verildiği, bu etken maddenin tıbben iki ay süreyle vücutta kalabildiği ifade edildi. Raporda ayrıca alkol düzeyinin tek başına ölüme sebep olabilecek oranda olmadığı, bu durumun çürümeden kaynaklandığı vurgulandı. Birlikte ele alınan bu tıbbi veriler doğrultusunda, genç kızın zehirlenerek veya travmatik bir etki sonucunda öldüğüne dair somut bir delilin bulunmadığı kaydedildi.
Hukuki Süreç ve Yeni Talepler
Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla dosya üzerinde incelemelerini sürdüren ailenin avukatı Şahin Cangüleç, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na yeni bir başvuruda bulunduklarını açıkladı. Yapılan bu başvuru kapsamında, şüpheli olduğu değerlendirilen iki kişinin gözaltına alınması, olayla olası bağlantılarının araştırılması ve bu kişilerden DNA örneği alınması talep edildi. Soruşturma dosyası titizlikle incelenmeye devam ederken, yaşanan gelişmeler yakından takip ediliyor.
Öte yandan, DEM Parti Kadın Meçlisi de konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'na çeşitli sorular yöneltti. Dosyaya sunulan raporlarda her geçen gün yeni bilgilerin gün yüzüne çıktığını belirten kurum temsilcileri, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Van'da yaşanan bu trajik olayla ilgili adli ve hukuki makamların yürüttüğü soruşturma bütün yönleriyle sürerken, tarafların yaptığı açıklamalar ve yeni hukuki adımlar kamuoyunun gündeminde kalmayı sürdürüyor.
