Türkiye ve 10 Ülkeden İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü Saldırısına Kınama

İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı Türkiye ve 10 ülke tarafından şiddetle kınandı. MHP lideri Bahçeli ise uluslararası hukuk vurgusu yaptı.

türkiye israil ilişkileri ve bölgesel güvenlik dinamikleri, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik gerçekleştirdiği son askeri hamlelerle yeniden en üst sıradaki gündem maddesi haline geldi. İsrail güçleri, 18 Ağustos 2026 tarihinde Suriye'nin kuzeybatısında yer alan İdlib şehri kırsalındaki stratejik Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik bir hava saldırısı düzenledi. Bölgedeki tansiyonu aniden tırmandıran bu saldırıda üssün pistleri ve depolama alanları hedef alınarak maddi hasar meydana getirildi, yetkililer tarafından olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye'nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini doğrudan hedef alan bu askeri girişim, uluslararası alanda ve Ankara'da büyük bir tepkiyle karşılandı. Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Katar Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Malezya, Moritanya İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Somali Federal Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlıkları ortak bir duruş sergileyerek saldırıları şiddetle kınadıklarını duyurdu. Yayımlanan ortak açıklamada, bu tür eylemlerin Suriye'nin altyapısını tahrip ettiği, ülkenin güvenliğini yeniden tesis etme ve insani yaraları sarmaya yönelik mevcut çabaları ciddi şekilde aşındırdığı ifade edildi.

Devlet Bahçeli'den Sert Tepki ve 7 Maddelik Çözüm Planı

Yaşanan askeri gelişmelerin ardından Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklama yaparak İsrail'in bölgedeki saldırgan politikalarına çok sert tepki gösterdi. MHP lideri, İsrail'in Suriye sahasındaki hamlelerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, bölge barışını tehdit eden bu tutum karşısında uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğinin altını çizdi. İdlib kırsalındaki askeri üssün vurulmasının, devletlerin egemenlik haklarına ve uluslararası hukuka yönelik küstah bir tavrın yeni bir tezahürü olduğunu kaydetti.

Açıklamasında İsrail yönetiminin gerek tarihi yayılmacılığını gerekse yaklaşan seçimlere yönelik iç siyasi hesaplarını bu saldırıların arkasına koyduğunu belirten Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu: "İsrail yönetimi Türkiye karşıtlığını tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini yitirmektedir. Çağrımız nettir; Türkiye’yi kışkırtmaktan, sabrımızı sınamaktan ve milli güvenlik alanlarımıza müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden vazgeçilmelidir." MHP Genel Başkanı ayrıca krizin çözümüne yönelik "Kudüs Paktı", "İslam Barış Gücü" ve "Ankara Deklarasyonu" gibi stratejik adımları kapsayan 7 maddelik kapsamlı bir çözüm planı önerdi.

Türkiye'nin Milli Güvenlik Hassasiyetleri ve Bölgesel Duruş

Ankara'daki diplomatik ve siyasi merciler, ülkenin sınır güvenliğini ve milli menfaatlerini tehdit edecek hiçbir gelişmeye asla seyirci kalmayacağınıle ilgili kararlılığını yinelemektedir. Türkiye'nin çatışma arayan bir devlet olmadığını ancak kendisine yönelen tehditleri görmezden gelmeyeceğini vurgulayan yetkililer, egemenlik haklarının ihlal edilmesine izin verilmeyeceğinin altını çiziyor. Bölgesel istikrarın korunması ve yıllardır süren çatışmaların insani sonuçlarının bertaraf edilmesi adına diplomatik temaslar uluslararası düzeyde çok yönlü olarak sürdürülmektedir.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.