Almanya başvuruları için yeminli tercüme hizmeti

Avustralya'da Kuraklık Bitti: Kati Thanda-Lake Eyre Gölü Suyla Doldu

Avustralya'da etkili olan aşırı muson yağışları uzun süredir devam eden kuraklık tablosunu tersine çevirdi. Kati Thanda-Lake Eyre Gölü ve çevresindeki çöl alanları suyla dolup yeşile büründü.

302 kez okundu

Avustralya'nın güneyinde yer alan ve normal şartlarda geniş bir tuz düzlüğü olan Kati Thanda-Lake Eyre Gölü, şiddetli muson yağışlarının ardından büyük bir dönüşüm yaşayarak suyla doldu. Bölgede uzun süredir etkili olan kuraklık sorunu, son dönemde yaşanan olağanüstü yağışlarla birlikte yerini eşsiz bir doğa olayına bıraktı. Yaklaşık 9 bin 500 kilometrekarelik devasa göl alanı ve çevresindeki çöl toprakları, 1974 yılından bu yana ilk defa bu ölçekte bir suya ve canlılığa kavuştu. Havadan incelenen coğrafya, yeşil, pembe ve mavinin en canlı tonlarını bir arada sunuyor.

Queensland'deki Şiddetli Yağışlar Göle Ulaştı

Queensland eyaletinin batı kesimlerinde etkisini gösteren olağanüstü yağışlı muson mevsimi, bölgede ciddi su taşkınlarına neden oldu. Kaydedilen yağış miktarı, uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 50 üzerine çıktı. Yaşanan taşkınlar bazı çöl yollarını ulaşıma kapatırken ne yazık ki hayvan kayıplarına da yol açtı. Ancak bu devasa su kütlesi; Georgina, Diamantina ve Cooper Creek nehir sistemlerini tamamen doldurarak harekete geçirdi. Mart ile ağustos ayları arasında süren yerel yağışların da ilave katkısıyla, söz konusu nehirler sularını kıtanın merkezindeki Kati Thanda-Lake Eyre havzasına taşıdı.

Ülkenin yüzölçümü bakımından en büyük gölü olma özelliğini taşıyan Kati Thanda-Lake Eyre, 144 kilometre uzunluğa ve 77 kilometre genişliğe ulaşıyor. Deniz seviyesinin yaklaşık 15 metre altında yer alan ve ülkenin en alçak noktasını barındıran bu havza, dışarıya su çıkışı bulunmadığı için yalnızca buharlaşma yoluyla su kaybediyor. Bu süreçte su seviyesi günde ortalama 1 santimetre azalırken, mevcut su kütlesi bölgedeki ekosistemi tamamen ayağa kaldırmış durumda.

Çöl Ekosisteminde Canlanma ve Renk Cümbüşü

Bölgede yaşanan bu olağanüstü değişim yalnızca su birikmesiyle sınırlı kalmadı. Gölün çevresindeki kum tepeleri, kuru dere yatakları ve düzlükler akasya, çimen ve çeşitli çöl çiçekleriyle kaplandı. Uzmanlar, bu büyüklükteki bir ekolojik dönüşümün en son 1974 yılında gözlemlendiğini vurguluyor. Suların yükselmesiyle birlikte, uzun süre kuru kalan tuz tabakasında bekleyen mikroskobik canlıların yumurtaları yeniden açılmaya başladı. Bu canlıların hızla çoğalması, göle gelen balıklar için zengin bir besin zinciri oluşturdu.

Ortaya çıkan yeni besin kaynakları sayesinde pelikanlar, ördekler ve pek çok su kuşu türü bölgeye adeta akın etti. Hatta bazı pelikan sürüleri göl kıyısında yuva kurarak üreme sürecine girdi. Öte yandan yüksek tuzluluk oranına dayanıklı olan bazı bakteri ve alg türleri, göl suyunun farklı bölgelerinde çarpıcı pembe tonların oluşmasını sağladı. Kuşbakışı bakıldığında yeşil bitki şeritleri, turkuaz renkli akarsular, kırmızı toprak yapısı ve beyaz tuz tabakaları bir arada muazzam bir görsel kompozisyon oluşturuyor.

Dünya haberleri editörü. Uluslararası gelişmeleri ve dış politikayı yazıyor.