Dow, Sadara Kimyasal Ortaklığından Çıkmayı Değerlendiriyor
ABD merkezli kimya devi Dow, sektördeki uzun süreli durgunluk ve çatışma riskleri nedeniyle Saudi Aramco ortaklığındaki hisselerini satmayı değerlendiriyor.
Uluslararası finans ve piyasa kulislerinde yankı uyandıran son bilgilere göre, Amerika Birleşik Devletleri merkezli dev kimya şirketi Dow, Suudi Arabistan'daki devasa petrokimya yatırımından çekilmenin yollarını arıyor. bloomberg tarafından Çarşamba günü konuya yakın kaynaklara dayandırılan haberde, şirketin Saudi Aramco ile yürütülen ortaklıktaki hisselerini devretmek üzere değerlendirmelerde bulunduğu bildirildi. Buna göre, küresel ölçekte faaliyet gösteren şirket, Suudi Arabistan ortaklı dev projeden ayrılma senaryolarını masaya yatırmış durumda.
20 Milyar Dolarlık Mega Projede Satış İddiası
Söz konusu olası hamlenin arkasında, küresel kimya endüstrisinin uzun süredir karşı karşıya olduğu zorlu piyasa koşulları yatıyor. Sektör genelinde zayıf seyreden talep, kronikleşmiş kapasite fazlalığı ve yüksek maliyetler şirketleri portföylerini daraltmaya ve kârlılığı artırmaya yöneltiyor. Bu kapsamda Dow, Saudi Aramco ortaklığındaki yüzde 35 oranındaki hissesini elden çıkarmayı değerlendiriyor. Haberde, Suudi ortak Aramco'nun potansiyel alıcılar arasında ilk sırada yer alabileceği, ayrıca stratejik ve finansal yatırımcıların da dev varlıkla ilgilenebileceği ifade ediliyor. Ancak konu hakkında henüz kesinleşmiş resmi bir karar alınmadığı da vurgulanıyor.
Jubail Endüstri Şehri'nde konumlanan Sadara Chemical Company, tek bir aşamada inşa edilen dünyanın en büyük entegre kimya kompleksi olma özelliğini taşıyor. Toplam 20 milyar dolarlık maliyetle hayata geçirilen bu mega proje, bünyesindeki 26 üretim tesisiyle yıllık 3 milyon metrik tondan fazla yüksek değerli kimyasal madde ve performans plastiği üretme kapasitesine sahip bulunuyor. Bir zamanlar sektörün gurur kaynağı olan bu büyük tesis, son dönemde küresel ekonomik daralmalarla birlikte ciddi operasyonel zorluklarla mücadele ediyor.
Orta Doğu'daki Çatışmalar ve Tedarik Zinciri Baskısı
Küresel kimya sektöründeki mevcut olumsuzluklar, Orta Doğu bölgesindeki jeopolitik gerilimler ve çatışmalar nedeniyle daha da tırmandı. Bölgesel istikrarsızlıklar, petrokimya akışını ve tedarik zincirlerini doğrudan sekteye uğratırken, işletme ile nakliye giderlerini de tırmandırdı. Nitekim bahsi geçen dev kompleks, bu yılın başlarında çatışmalarla bağlantılı tedarik aksaklıkları sebebiyle geçici olarak üretime ara vermek zorunda kalmıştı. Yaşanan bu operasyonel kesintiler, şirketlerin risk yönetimi politikalarını gözden geçirmesini hızlandırdı.
Portföyü Sadeleştirme ve Kârlılık Hedefi
ABD'li üretici açısından bu olası hisse devri, daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçasını oluşturuyor. Şirket yönetimi, operasyonlarını optimize etmek, portföyünü sadeleştirmek ve genel kârlılık oranlarını yükseltmek amacıyla bir süredir yeniden yapılandırma adımları atıyor. Sektör analistleri, devam eden endüstriyel durgunluk ve bölgesel riskler göz önüne alındığında, dev şirketin bu tür varlık satışlarıyla maliyet baskısını hafifletmeye çalışmasının kaçınılmaz bir hamle olduğunu belirtiyor. Tarafların önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izleyeceği ve hisse devrinin resmiyet kazanıp kazanmayacağı piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.
