Kaşif Kozinoğlu'nun Ölüm Soruşturmasında Feth-i Kabir Ertelendi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'deki şüpheli ölümüne ilişkin feth-i kabir işlemi ertelendi. Olayla ilgili soruşturma ve adli tıp incelemeleri sürüyor.

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşanıyor. Kamuoyunda ve basın camiasında, özellikle bir gazeteci gözüyle de yakından takip edilen şüpheli ölüm olayı, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi doğrultusunda, ölüm sebebinin kesin olarak belirlenmesi ve olayda üçüncü kişilerin bir müdahalesinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla feth-i kabir işlemi gerçekleştirilmesi planlanıyordu.

Ümraniye'deki Kocatepe Mezarlığı'nda yapılması beklenen işlem için hazırlıklar sürerken, NTV muhabiri Osman Terkan sahadan son bilgileri paylaştı. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, mezarın açılması yönündeki feth-i kabir işleminin ertelendiği bildirildi. İlerleyen günlerde gerçekleştirilmesi öngörülen bu kritik işlem, 3 adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan yetkili bir heyet tarafından yürütülecek. Mezardan alınacak kemik, toprak ve diğer doku örnekleri; ceza infaz kurumu kamera görüntüleri, 112 acil çağrı kayıtları ve hastane belgeleri ile birlikte kapsamlı bir şekilde incelenecek.

Ölüm Nedeni ve Tartışmalı Otopsi Raporu

Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümü, geçmişte hazırlanan tartışmalı otopsi raporları nedeniyle uzun süredir soru işaretleri barındırıyor. Dönemin soruşturmasında, merhumun cezaevi idaresine bildirilmemiş önceye dayalı bir kalp hastalığı bulunduğu, olay günü sabah saatlerine kadar uyumadığı ve koğuş havalandırma kapıları kapatılmadan önce spor yaptığı belirtilmişti. Odasında rahatsızlandığı ve kalp damar hastalığı sonucunda hayatını kaybettiği öne sürülmüştü. Ancak 2012 yılında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı evraklarında yer alan ve somut delile dayanmayan bu ifadeler dışında, sağlık kayıtlarında kalp ve damar hastalığına dair net bir bilgi bulunmadığı ifade ediliyor.

Olay günü koğuştaki acil çağrı butonuna basıldığı biliniyor ancak rahatsızlığın kesin olarak kalp krizinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirsizliğini koruyor. Kozinoğlu'nun talep ettiği coraspin ve vitamin yerine tansiyonunu ani olarak yükselten başka bir maddenin verilip verilmediği sorusu da araştırılıyor. Soruşturma kapsamında yapılan ilk operasyonda, cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı alınmış ve şüphelilerden 10'u gözaltına alınmıştı.

Türk İstihbarat Tarihindeki Yeri ve Geçmişi

1975 yılında Kara Harp Okulu'nda spordaki disipliniyle dikkat çeken ve devre arkadaşları tarafından dayanıklı, cesur ve lider ruhlu bir subay adayı olarak tanınan Kozinoğlu, Türk istihbarat tarihine damga vuran isimler arasında yer aldı. 1984-1985 yıllarında Tunceli kırsalında Özel Harp Dairesi bünyesinde Ovacık ve Hozat bölgelerinde terör mücadelesinde görev aldı. Sahadaki başarıları sayesinde Özel Kuvvetler bünyesinde seçkin personeli eğiten uzman bir öğretmen konuma geldi ve yetiştirdiği subaylar kritik operasyonlar yürüttü.

Dönemin üst düzey askeri yetkililerinin dikkatini çeken stratejik zekası, TSK'dan MİT'e yapılan özel geçiş sürecinde öncelikli tercih edilmesini sağladı. Dış operasyonlarda görev alacak, yabancı dil bilen ve saha tecrübesi yüksek personel ihtiyacı doğrultusunda MİT çatısı altında Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar’da önemli görevler üstlendi. 1990’ların başında Bosna-Hersek’teki soykırım sırasında gizli bir görevle bölgeye intikal ederek Sırp kuşatması altındaki sivillere yardım ulaştırma operasyonlarında rol aldı. Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından yapılacak incelemeler ve mütalaa sonrasında, bu kritik ismin şüpheli ölümüne dair tüm soru işaretlerinin netlik kazanması bekleniyor.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.