Seçil Erzan Yeniden Hakim Karşısında: 'Borçlu Durumunda Kaldım'

Yüksek faiz vaadiyle aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu kişileri dolandırdığı iddia edilen seçil erzan davasında karar bozuldu, sanık yeniden hakim karşısına çıktı.

Kamuoyunda uzun süredir geniş yankı uyandıran ve yüksek karlı fon iddiasıyla görülen dava sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Aralarında Fatih Terim'in yanı sıra tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişinin milyonlarca lira dolandırıldığı iddiasıyla yargılanan Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü seçil erzan, istinaf kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

Daha önce yerel mahkeme tarafından 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan bankacı hakkındaki hüküm, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediğini, bu durumun denetimi zorlaştırdığını ve bazı usul kurallarının uygulanmadığını kaydetmişti. Bu gelişme üzerine dosya İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Seçil Erzan'dan Duruşmada Çarpıcı Savunma

Yeniden başlayan yargılama sürecinde söz alan eski şube müdürü, önceki yargılama sürecine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Adil yargılanmadığını öne süren sanık, "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi" dedi. Kimseye borcu olmadığını savunan eski yönetici, "Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım" ifadelerini kullandı.

Savunmasında özellikle Arda Turan ile ilgili iddialara değinen sanık, sporcunun alacağına dair iddiaları reddetti. "Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti" şeklinde konuştu. Kendisinin herhangi bir finansal sistem veya fon kurmadığını öne süren sanık, "Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim? 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok" diyerek kendini savundu.

Basın ve Kamuoyundaki Yansımalar

Dava süreci hukukçuların ve gazetecilerin de yakın takibinde kalmaya devam ediyor. Gazeteci Fatih Altaylı da konuya ilişkin kaleme aldığı yazısında, sanığa yönelik suçlamaların en kabadayısından güveni kötüye kullanmak olabileceğini, ancak dolandırma maksadıyla hareket etmediğini öne sürdü. Altaylı, sanığın ilk suçunun salaklık ve hayır diyememek olduğunu, ancak açık bir şekilde dolandırıcı görünmediğini, aksine uyanık ve paragöz bir grup tarafından mağdur edilmiş bir profil çizdiğini belirtti. Yargılamanın İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde önümüzdeki celselerde devam etmesi bekleniyor.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.