Mesud Pezeşkiyan'dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: ABD Şartları Yerine Getirmeli
İran lideri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik Umman ile mutabakata varıldığını belirtirken, Washington yönetiminden adımlar atmasını istedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada ülkesinin iç ve dış meselelerini değerlendirdi ve kritik bir su yolu olan Hürmüz Boğazı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yapılan son değerlendirmelere göre, Umman ile Hürmüz Boğazı üzerinden geçiş güzergahı konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi. İran lideri, 17 Haziran'da Pakistan'ın aracılığında imzalanan mutabakat zaptındaki taahhütlerin ABD tarafından yerine getirilmesi durumunda Boğazın trafiğe açılacağını duyurdu.
Hürmüz Boğazı İçin Geliştirilen Yol Haritası Onaylandı
Müzakereler sürecinde Hürmüz Boğazı için yeni bir yol haritasının geliştirildiği açıklandı. Hazırlanan bu yol haritasının Devrim Rehberi'ne sunulduğunu belirten üst düzey yetkili; Devrim Muhafızları, askeri güçler ve müzakere ekibindeki yetkililer tarafından da bu planın kabul edildiğini ifade etti. Umman ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, Hürmüz Boğazı'nın üzerinde anlaşmaya varılan harita temelinde yeniden açılabileceğinin kabul edildiği vurgulandı. Siyasetçi, bu güzergahın belirlenen çerçevelere göre açılması halinde Washington yönetiminin de kendi taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini savundu.
ABD'den Beklenen Adımlar ve Bölgesel Etkiler
Tahran yönetimi, Washington'un deniz ablukasını ve yaptırımları kaldırmasını, ülkeye ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını ve İsrail’in Lübnan’daki eylemlerini durdurması için baskı yapmasını talep ediyor. Açıklamada, Hürmüz Boğazının açılmasının İslamabad Mutabakat Zaptı'nda belirtilen ve karşı taraflarca kabul edilen çerçeveye tamamen uygun olduğu ve uygulanması gerektiği yinelendi. Bu gelişmeler yaşanırken, küresel enerji piyasalarında ve bölgedeki petrol akışında da hareketlilik sürüyor.
Küresel Petrol Piyasalarında Son Durum ve Alternatifler
Hürmüz Boğazı üzerinden büyük ölçekli petrol ihracatını başlatan ilk üretici, Umman Körfezi'nde mekik olarak bilinen gemiden gemiye aktarım yöntemini kullanan Birleşik Arap Emirlikleri olmuştu. Husilerin Kızıldeniz'deki tankerleri hedef almasıyla birlikte Suudi Arabistan da bu su yoluna bağımlılığını artırarak sürece katılım sağladı. Piyasa tüccarları ve güncel verilere göre, Temmuz ortasında günlük 4 milyon varile kadar gerileyen Hürmüz çıkışlı petrol akışı yeniden 7 ila 10 milyon varil aralığına yükselerek savaş öncesi seviyelerin yaklaşık dörtte üçüne ulaştı.
Katar ve Kuveyt Haziran ayından bu yana riskleri göze alarak mekik seferlerini artırırken, QatarEnergy geçtiğimiz hafta petrolünü Hürmüz dışındaki Umman Körfezi'nde gemiden gemiye transfer yöntemiyle satmayı önerdi. Artan sevkiyat hacimleri, Washington ve Tahran arasında Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin kilitlenmenin sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Ağustos ayı başlarında Kuveyt Petrol Şirketi'ne ait bir süpertanker boğazdan geçişi sırasında saldırıya uğramış ve durum BM Denizcilik Örgütü'ne bildirilmişti. Buna rağmen Körfez ülkelerinin alternatif aktarım kanalları geliştirmesi arz endişelerini yatıştırırken, nisan ayı sonlarında 120 doların üzerine çıkan Brent ham petrolün varil fiyatı 87 dolar seviyelerine gerileyerek dengelenme eğilimi gösterdi.
