Türkiye'de Yaşlı Nüfusun Artışıyla Yeni Bakım Sigortası Modeli Gündemde

Türkiye'de nüfusun hızla yaşlanması ve ortalama yaşam süresinin uzaması, sosyal güvenlik sisteminde yeni bir bakım sigortası modelinin tasarlanmasını zorunlu kıldı.

396 kez okundu

Türkiye nüfusundaki hızlı yaşlanma eğilimi ve uzayan ortalama yaşam süresi, sosyal güvenlik sisteminde köklü ve yeni adımların atılmasını zorunlu hâle getirdi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkede 65 yaş üstü vatandaşların sayısı 9 milyon 583 bin kişiye ulaşarak toplam nüfusun yüzde 11'lik dilimini oluşturdu. Uzmanlar, bu veriler doğrultusunda Türkiye'nin Birleşmiş Milletler kriterlerine göre resmen yaşlı ülke statüsüne girdiğini belirtiyor. 30 yaş altı gruplarla kıyaslandığında, yaşlı nüfustaki sağlık harcamalarının 5 ila 6 katına çıktığına dikkat çekiliyor.

Orta Vadeli Program'da Uzun Dönemli Bakım Modeli

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili kurumların yürüttüğü çalışmalar kapsamında, önümüzdeki dönemin yol haritası şekilleniyor. 2027-2029 yıllarını kapsayan yeni Orta Vadeli Program'da, sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği başlığı altında uzun süreli sigorta uygulamalarının ilk kez yer aldığı görüldü. Program metninde, nüfus artış hızının düşmesinin sosyal güvenlik dengesi üzerindeki etkilerinin analiz edilerek bakım ekonomisini güçlendirecek adımların atılacağı vurgulanıyor. Bu kapsamda, dünyadaki primli ve primsiz uygulama modelleri detaylı bir şekilde inceleniyor.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin'in aktardığı bilgilere göre, yeni modelin kapsamına evde bakım, palyatif bakım, rehabilitasyon ve bakım merkezlerindeki hizmetlerin alınması planlanıyor. Hizmetlerin sınırları netleştirildikten sonra, finansman yapısının Türkiye'ye özgü dinamiklere göre şekillendirilmesi hedefleniyor. TÜİK projeksiyonlarına göre, yüzde 11 olan yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5'e, 2050'de yüzde 23,1'e çıkması ve 2075 yılında ise her 3 kişiden birinin yaşlı konumuna gelmesi bekleniyor. Bu demografik dönüşüm, kurulacak sistemin önemini her geçen gün artırıyor.

İstihdam Hedefleri ve Yeni Sosyal Güvenlik Politikaları

Önümüzdeki üç yıllık süreçte çalışma hayatına yönelik atılacak adımlar yalnızca bakım ekonomisiyle sınırlı kalmıyor. Bakanlığın yürüttüğü projeksiyona göre, toplamda 2,1 milyon kişiye yeni istihdam alanı yaratılması amaçlanıyor. Bu hedef doğrultusunda her yıl ortalama 700 bin kişinin iş gücüne katılması planlanırken, 'doğru beceriye doğru iş' anlayışına öncelik veriliyor. İşverenlerin aradığı nitelikli elemanı bulamaması ve çalışanların uygun işe ulaşamaması gibi kronik sorunların aşılması için mesleki eğitim ve beceri geliştirme programları yoğunlaştırılacak.

Kadınların iş gücüne katılım oranının artırılması, gençlerin ve engellilerin istihdamda daha kalıcı hâle gelmesi de öncelikli politikalar arasında yer alıyor. Eğitim veya istihdam süreçlerinin dışında kalan gençlerin çalışma hayatına adapte olabilmesi adına iş disiplini kazandıracak özel programlar uygulanacak. Değişen çalışma beklentileri göz önünde bulundurularak hibrit ve esnek çalışma modelleri de bu süreçte değerlendirilen başlıklar arasında bulunuyor.

Ekonomi editörü. Piyasalar, döviz-altın ve şirket haberleri üzerine yazıyor.