Adalar Açıklarında 117 Mikrodeprem: Uzmanlardan 'Büyük Deprem' Açıklaması

İstanbul'da Adalar açıklarında son iki günde büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen 117 mikrodeprem kaydedildi. Bölgedeki sismik hareketlilik tedirginlik yaratırken, uzmanlar depremlerin büyük bir depremin habercisi olup olmadığını değerlendirdi.

İstanbul ve Marmara bölgesinde yaşanan sismik hareketlilik, deprem son dakika aramalarını hızlandırırken, Adalar açıklarında son iki günde peş peşe sarsıntılar kaydedildi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, bölgede olağandışı bir mikrodeprem dizisi yaşandı. Vatandaşları tedirgin eden bu küçük sarsıntılar, "Büyük depremin habercisi mi?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Kandilli Rasathanesi'nden 117 Mikrodeprem Açıklaması

Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan verilere göre, 18 Ağustos saat 06.00 ile 20 Ağustos saat 13.00 arasında Adalar'ın güneyinde yaklaşık 20 kilometre yarıçaplı bir alan içerisinde sismik aktivite gözlendi. Bu süre zarfında büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen toplam 117 mikrodeprem meydana geldi. Kurum, 19 ve 20 Ağustos'ta kaydedilen ve moment tensör çözümü yapılabilen depremlerin normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizmasına sahip olduğunu belirtti. Kaynak mekanizmalarının birbirleriyle oldukça uyumlu olması, olayların benzer bir faylanma geometrisi içerisinde geliştiğine işaret etti. Zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliği taşıyan bu sarsıntıların, aktif tektonik bölgelerde zaman zaman gözlenebildiği vurgulandı. Bölgedeki sismik aktivite; depremlerin konum, derinlik, büyüklük ve kaynak mekanizması özellikleri açısından KRDAE Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTIM) tarafından 7/24 kesintisiz olarak izleniyor.

Öte yandan AFAD verilerine göre de Marmara Denizi açıklarında dün öğleden sonra başlayan hareketlilikte 50'den fazla sarsıntı kaydedildi. Sarsıntıların önemli bir kısmının Adalar açıklarında yoğunlaştığı ve derinliklerinin yaklaşık 7 ile 15 kilometre arasında değiştiği belirlendi. Bölgedeki en büyük sarsıntı saat 17.43'te Adalar açıklarında 3,2 büyüklüğünde gerçekleşirken, aynı bölgede 2,9, 2,8, 2,7 ve 2,6 büyüklüğünde depremler de kayıt altına alındı.

Uzmanlar Ne Diyor? Büyük Depremin İşaretçisi mi?

Yaşanan hareketliliğin ardından kamuoyunda oluşan endişeleri değerlendiren yer bilimciler, mevcut verilerin büyük bir depremin doğrudan habercisi olarak yorumlanamayacağını ifade ettiler. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, söz konusu sarsıntıların fayın aktif olduğunun bir kanıtı olduğunu belirtti. Tüysüz, "Fayın aktif olduğunun dışında herhangi bir belirti yok. Bu, fayın ölü değil diri olduğunun, deprem üretme potansiyelinin olduğunun göstergesidir. Herhangi bir büyük depremin işaretçisi olarak değerlendirilemez." ifadelerini kullandı. Bu tür hareketlere "deprem fırtınası" denilmesi için daha uzun süre izlenmesi gerektiğini belirten uzman isim, depremlerin çok küçük olması nedeniyle fayın enerji boşalttığı anlamına gelmediğini, yalnızca o fay üzerinde stres biriktiğini ve fayın küçük küçük kırıldığını gösterdiğini vurguladı.

Medyascope'a konuşan Prof. Dr. Naci Görür ise Marmara'da bu tür küçük hareketliliklerin sık görüldüğüne dikkat çekti. "Küçük deprem oldu, büyük deprem geliyor" şeklinde bir sonuca varılamayacağını belirten Görür, ana fay üzerinde biriken gerilim nedeniyle enerji birikmesi sonucunda, uzun fayın küçük bölümlerinde bu tarz küçük kaymaların meydana gelebildiğini açıkladı. Özellikle Batı ve Orta Marmara'da bu tür depremlerin görüldüğünü hatırlatan Görür, özellikle Kumburgaz fayının kilitli olduğunu ve burada kırılma olması halinde yedi ve üzeri büyüklükte bir deprem meydana gelebileceğini bir kez daha hatırlattı.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.