Anayasa Mahkemesi'nden Emsal Karar: Kitap ve Dergi Yasaklarına İhlal Kararı
Anayasa Mahkemesi, çeşitli kitap, dergi ve broşürler hakkında verilen toplatma ve satış yasağı kararlarının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.
Anayasa Mahkemesi (AYM), aralarında yazar ve gazetecilerin eserleri ile çeşitli siyasi parti yayınlarının da bulunduğu çok sayıda basılı materyale yönelik toplatma, dağıtım ve satış yasağı kararlarını değerlendirerek kritik bir emsal karara imza attı. Resmi Gazete'de yayımlanan karar, yüksek yargının yayın yasaklarına ilişkin yaklaşımını gözler önüne serdi. Yüksek Mahkeme, geçmişte farklı tarihlerde verilen yasak kararlarına yapılan itirazları tek bir dosyada birleştirerek genel bir inceleme yaptı ve başvurucuların haklı olduğuna oy çokluğuyla hükmetti.
Gündemdeki bu önemli gelişme, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun mahkemede kısıtlanan savunmalarından derlenen “Milletim Şahidimdir” adlı kitabına getirilen yasak tartışmalarının hemen ardından geldi. Bilindiği üzere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından henüz basım aşamasındayken söz konusu kitaba el koyma, basımı durdurma, dağıtım ve satış yasakları getirilmişti. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu uygulamanın ardından, benzer hukuki süreçlerden geçen diğer eserler hakkındaki AYM kararı dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme'den Basın ve İfade Özgürlüğü Vurgusu
AYM Genel Kurulu'nun 16 Aralık 2025 tarihinde aldığı ve Resmi Gazete'de yayımlanan kararı, basın ve ifade hürriyeti açısından sınırları çizen önemli gerekçeler barındırıyor. İncelemeye alınan dosyalar arasında; Hasan Cemal Kaya’nın “Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri” ile “Delila Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri” kitapları, Tuğçe Tatari’nin “Anneanne Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim” eseri yer aldı. Ayrıca Rojvin Perişan ve Yavuz Ekinci'nin çalışmaları ile Aram, Gelenek, İmera, Payiz ve Avesta yayınevlerinin neşriyatları da inceleme kapsamına dahil edildi. Bunların yanı sıra “Boyun Eğme” dergisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yayımlanan “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” kitapçığı ve Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) başvuruları da birleştirilen dosyalar arasında bulundu.
Mahkeme, söz konusu eserlerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile terör örgütü propagandası gibi iddialarla sansürlendiği süreçleri inceledi. Kararın gerekçesinde, kitap, gazete, dergi ve broşür gibi basılı eserlerin toplatılması ile basım, çoğaltma, dağıtım ve satışının yasaklanmasının ifade ve basın özgürlüklerine doğrudan bir müdahale olduğu vurgulandı. Anayasa’nın 13. maddesine atıf yapan yüksek yargı organı, temel hakları sınırlandıran bu tür müdahalelerin yalnızca şeklen bir kanuna dayanmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda erişilebilir ve öngörülebilir olması gerektiğini hatırlattı.
Geçici Tedbirlerin Kalıcı Yasaklara Dönüşmesi Eleştirildi
Yüksek Mahkeme'nin değerlendirmelerinde, Basın Kanunu kapsamında uygulanan toplatma kararlarının gerekli yasallık ölçütlerini sağlamadığına dikkat çekildi. Normal şartlarda ceza yargılamasının bir parçası olarak geçici bir tedbir olması gereken toplatma kararlarının, bağımsız ve kalıcı yasaklama mekanizmalarına dönüştürüldüğü ifade edildi. Bu uygulamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu net bir şekilde ortaya kondu.
Alınan bu yeni karar, benzer durumdaki diğer yayın yasakları ve hukuki süreçler için bağlayıcı bir nitelik taşıyor. Toplumun bilgi edinme hakkı ile basın hürriyetinin korunması adına atılan bu adım, ilerleyen dönemde yapılacak benzer başvurular için de önemli bir hukuki dayanak oluşturacak.
