İngilizce Seyahat Cümleleri: Tatilde İşinize Yarayacak Temel İfadeler

👁 10 kez okundu

İngilizce Seyahat Cümleleri: Tatilde İşinize Yarayacak Temel İfadeler

Yurt dışına çıktığınızda en çok ihtiyaç duyacağınız şey, kendinizi İngilizce olarak ifade edebilmektir. Havaalanında check-in yapmak, taksiye binmek, yol tarifi sormak, otobüs bileti almak, müze gezmek ya da kaybolduğunuzda yardım istemek... Tüm bunlar için temel İngilizce seyahat cümlelerini bilmeniz gerekir.

Bu derste İngilizce seyahat cümlelerihavaalanı ifadeleriulaşım terimleriyön tarifi kalıplarıturistik yer isimleri ve seyahat eşyalarını kapsamlı örneklerle öğreneceksiniz. Havaalanından trene, otobüsten taksiye kadar tüm ulaşım araçlarında kendinizi rahatça ifade edebileceksiniz.

Seyahat ve Ulaşım Temel Kelime Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Seyahat Travel trev'ıl
Yolculuk Journey cör'ni
Gezi Trip trip
Tatil Vacation / Holiday vekey'şın / hol'idey
Yolcu Passenger pe'sıncır
Turist Tourist tur'ist
Varış Arrival ıray'vıl
Kalkış Departure dipar'çır
Rezervasyon Reservation rezırvey'şın
İptal Cancellation kensıley'şın
Gecikme Delay diley'
Sefer Service / Route sör'vis / ruut
Biniş Boarding bor'ding
Aktarma Transfer / Layover trens'för / ley'ovır
Gümrük Customs kas'tımz
Sınır Border bor'dır
Vize Visa vii'zı
Döviz Foreign currency for'ın kar'ınsi
Harita Map mep
Pusula Compass kam'pıs

Trip, Travel, Journey farkı: Bu üç kelime sıklıkla karıştırılır. İşte farkları:

  • Travel – Genel olarak seyahat etme eylemi. Fiil ve isim olarak kullanılır. "I love to travel." (Seyahat etmeyi seviyorum.)
  • Trip – Belirli bir gidiş-geliş yolculuğu. "We went on a trip to Antalya." (Antalya'ya bir gezi yaptık.)
  • Journey – Uzun veya anlamlı bir yolculuk. "The journey from Istanbul to London takes about 4 hours by plane." (İstanbul'dan Londra'ya yolculuk uçakla yaklaşık 4 saat sürer.)

İngilizce Havaalanı İfadeleri

Uluslararası bir yolculuğun ilk durağı havaalanıdır. Havaalanında karşılaşacağınız tabelaları, duyuruları ve görevlilerle yapacağınız konuşmaları anlamak için bu ifadeleri öğrenmeniz şarttır.

Havaalanı İngilizce Ne Demek?

"Havaalanı" kelimesinin İngilizce karşılığı "Airport" şeklindedir.

Örnek:
- How far is the airport from here? – Havaalanı buradan ne kadar uzak?
- We need to be at the airport two hours before the flight. – Uçuştan iki saat önce havaalanında olmamız gerekiyor.

Uçak İngilizce Ne Demek?

"Uçak" → "Airplane" veya kısaca "Plane"

Uçuş İngilizce Ne Demek?

"Uçuş" → "Flight"

Örnek:
- What time is your flight? – Uçuşun saat kaçta?
- My flight is at 3 PM. – Uçuşum saat 15:00'te.

Uçak Bileti İngilizce Ne Demek?

"Uçak bileti" → "Plane ticket" veya "Flight ticket"

Ucuş Saati İngilizce Ne Demek?

"Uçuş saati" → "Flight time" veya "Departure time"

Kalkış Saati İngilizce Ne Demek?

"Kalkış saati" → "Departure time"

İniş İngilizce Ne Demek?

"İniş" → "Landing"

Check-in İşlemleri İngilizce Ne Demek?

"Check-in işlemleri" → "Check-in procedures"

Örnek:
- Where is the check-in counter? – Check-in bankosu nerede?
- I'd like to check in for my flight to London. – Londra uçuşum için check-in yapmak istiyorum.

Boarding Pass İngilizce Ne Demek?

"Boarding pass" zaten İngilizce bir terimdir ve "Biniş kartı" anlamına gelir.

Örnek:
- Please have your boarding pass ready. – Lütfen biniş kartınızı hazır bulundurun.

Gate İngilizce Ne Demek?

"Gate" havaalanında "Kapı" anlamına gelir; yani uçağa bineceğiniz kapıdır.

Örnek:
- Your flight departs from Gate 12. – Uçuşunuz 12 numaralı kapıdan kalkıyor.

Terminal İngilizce Ne Demek?

"Terminal" her iki dilde de aynı şekilde kullanılır.

Bagaj İngilizce Ne Demek?

"Bagaj" → "Luggage" veya "Baggage"

Bagaj Limiti İngilizce Ne Demek?

"Bagaj limiti" → "Baggage allowance"

Örnek:
- What is the baggage allowance for this flight? – Bu uçuş için bagaj limiti ne kadar?

Kabin Bagajı İngilizce Ne Demek?

"Kabin bagajı" → "Carry-on luggage" veya "Hand luggage"

Bagaj Bölümü İngilizce Ne Demek?

"Bagaj bölümü" → "Baggage claim" (havaalanında bagaj alma alanı)

Bavul İngilizce Ne Demek?

"Bavul" → "Suitcase"

Pasaport İngilizce Ne Demek?

"Pasaport" → "Passport"

Pasaport Kontrolü İngilizce Ne Demek?

"Pasaport kontrolü" → "Passport control"

Örnek:
- Please have your passport ready for passport control. – Pasaport kontrolü için lütfen pasaportunuzu hazır bulundurun.

Gümrük İngilizce Ne Demek?

"Gümrük" → "Customs"

Gümrük Vergisi İngilizce Ne Demek?

"Gümrük vergisi" → "Customs duty"

Gümrüksüz Alışveriş İngilizce Ne Demek?

"Gümrüksüz alışveriş" → "Duty-free shopping"

Duty Free İngilizce Ne Demek?

"Duty free" zaten İngilizce bir terimdir ve "vergisiz" anlamına gelir. Havaalanlarındaki vergisiz mağazalar için kullanılır.

Transit Yolcu İngilizce Ne Demek?

"Transit yolcu" → "Transit passenger"

Aktarma İngilizce Ne Demek?

"Aktarma" → "Transfer" veya "Layover" (bekleme süresi olan aktarma)

Vize Başvurusu İngilizce Ne Demek?

"Vize başvurusu" → "Visa application"

Seyahat Sigortası İngilizce Ne Demek?

"Seyahat sigortası" → "Travel insurance"

Rötar Var mı / Gecikme İngilizce Ne Demek?

"Rötar var mı?" → "Is there a delay?"
"Gecikme" → "Delay"

Örnek:
- Is the flight delayed? – Uçuş rötar mı yaptı?
- There is a two-hour delay. – İki saatlik bir gecikme var.

Uçuşum Ertelendi İngilizce Ne Demek?

"Uçuşum ertelendi" → "My flight has been delayed" veya "My flight has been postponed"

Rötarlı Tren İngilizce Ne Demek?

"Rötarlı tren" → "Delayed train"

Havaalanı Transferi İngilizce Ne Demek?

"Havaalanı transferi" → "Airport transfer" veya "Airport shuttle"

Havaalanında Göreceğiniz Tabelalar

Havaalanlarında İngilizce tabelalar evrenseldir. İşte en sık karşılaşacağınız tabelalar ve anlamları:

Tabela (İngilizce) Okunuşu Türkçe Anlamı
Arrivals ıray'vılz Varışlar
Departures dipar'çırz Kalkışlar
Check-in çek-in Kayıt / Giriş
Boarding bor'ding Biniş
Gate geyt Kapı
Baggage Claim beg'ic kleym Bagaj Alma
Passport Control pas'port kınt'rol Pasaport Kontrolü
Customs kas'tımz Gümrük
Exit eg'zit Çıkış
Duty Free dyu'ti frii Vergisiz Mağaza
Toilets / Restrooms toy'lıts / rest'ruumz Tuvaletler
Information infırmey'şın Danışma
No Smoking no smo'king Sigara İçilmez
Currency Exchange kar'ınsi iks'çeync Döviz Bürosu

Havaalanında Duyacağınız Anonslar

Havaalanlarındaki İngilizce anonslarda sık kullanılan kalıplar:

  • "Attention please, flight TK123 to Istanbul is now boarding at Gate 5." – Dikkat lütfen, İstanbul seferi TK123, 5 numaralı kapıda biniş yapmaktadır.
  • "This is the final call for passengers on flight BA456 to London." – Londra seferi BA456 yolcuları için son çağrı.
  • "Flight LH789 has been delayed by approximately two hours." – LH789 seferi yaklaşık iki saat gecikmiştir.
  • "Please proceed to Gate 12 immediately." – Lütfen derhal 12 numaralı kapıya geçin.

Açıklama: "Final call" (son çağrı) anonsunu duyduğunuzda acele etmeniz gerekir; kapı kapanmak üzeredir. "Now boarding" (şu anda biniş yapılıyor) anonsunu duyduğunuzda ise hâlâ zamanınız vardır ama kapıya yönelmelisiniz.

İngilizce Tren ve Tren İstasyonu İfadeleri

Tren, özellikle Avrupa'da en popüler ulaşım araçlarından biridir. İşte tren yolculuğunda ihtiyaç duyacağınız temel İngilizce ifadeler:

Tren İstasyonu İngilizce Ne Demek?

"Tren istasyonu" → "Train station" veya "Railway station"

Tren İngilizce Ne Demek?

"Tren" → "Train"

Tren Bileti İngilizce Ne Demek?

"Tren bileti" → "Train ticket"

Örnek:
- I'd like to buy a train ticket to Paris. – Paris'e bir tren bileti almak istiyorum.

Peron İngilizce Ne Demek?

"Peron" → "Platform"

Örnek:
- The train to Berlin departs from Platform 5. – Berlin treni 5. perondan kalkıyor.

Vagon İngilizce Ne Demek?

"Vagon" → "Car" veya "Carriage" (İngiliz İngilizcesinde)

Kompartıman İngilizce Ne Demek?

"Kompartıman" → "Compartment"

Yataklı Vagon İngilizce Ne Demek?

"Yataklı vagon" → "Sleeping car" veya "Sleeper car"

Hızlı Tren İngilizce Ne Demek?

"Hızlı tren" → "High-speed train"

Ekspres Tren İngilizce Ne Demek?

"Ekspres tren" → "Express train"

Koltuk Numarası İngilizce Ne Demek?

"Koltuk numarası" → "Seat number"

Hareket Saati İngilizce Ne Demek?

"Hareket saati" → "Departure time"

İngilizce Otobüs ve Toplu Taşıma İfadeleri

Otobüs İngilizce Ne Demek?

"Otobüs" → "Bus"

Otobüs Durağı İngilizce Ne Demek?

"Otobüs durağı" → "Bus stop"

Örnek:
- Where is the nearest bus stop? – En yakın otobüs durağı nerede?

Otobüs Terminali İngilizce Ne Demek?

"Otobüs terminali" → "Bus terminal" veya "Bus station"

Şehirlerarası Otobüs İngilizce Ne Demek?

"Şehirlerarası otobüs" → "Intercity bus" veya "Coach" (İngiliz İngilizcesinde)

Otobüs Şoförü İngilizce Ne Demek?

"Otobüs şoförü" → "Bus driver"

Son Durak İngilizce Ne Demek?

"Son durak" → "Last stop" veya "Final stop"

Mola Yeri İngilizce Ne Demek?

"Mola yeri" → "Rest stop" veya "Rest area"

Metro İngilizce Ne Demek?

"Metro" → "Metro""Subway" (Amerikan) veya "Underground" (İngiliz, özellikle Londra'da "the Tube" da denir)

Metro Haritası İngilizce Ne Demek?

"Metro haritası" → "Metro map" veya "Subway map"

Toplu Taşıma İngilizce Ne Demek?

"Toplu taşıma" → "Public transportation" veya "Public transit"

Bilet İngilizce Ne Demek?

"Bilet" → "Ticket"

Bilet Gişesi İngilizce Ne Demek?

"Bilet gişesi" → "Ticket office" veya "Box office"

Tek Yön Bilet İngilizce Ne Demek?

"Tek yön bilet" → "One-way ticket" veya "Single ticket" (İngiliz İngilizcesinde)

Gidiş Dönüş Bilet İngilizce Ne Demek?

"Gidiş dönüş bilet" → "Round-trip ticket" (Amerikan) veya "Return ticket" (İngiliz)

Örnek:
- I'd like a round-trip ticket to Oxford, please. – Oxford'a gidiş dönüş bilet istiyorum, lütfen.

Taksi İngilizce Ne Demek?

"Taksi" → "Taxi" veya "Cab"

Taksi Çağırmak İngilizce Ne Demek?

"Taksi çağırmak" → "to call a taxi" veya "to hail a cab"

Örnek:
- Could you call a taxi for me, please? – Benim için bir taksi çağırır mısınız, lütfen?
- Taxi! Can you take me to the city center? – Taksi! Beni şehir merkezine götürebilir misiniz?

Araba Kiralamak İngilizce Ne Demek?

"Araba kiralamak" → "to rent a car"

Örnek:
- I'd like to rent a car for three days. – Üç günlüğüne araba kiralamak istiyorum.

Navigasyon İngilizce Ne Demek?

"Navigasyon" → "Navigation" veya "GPS"

Ulaşım Araçları Kelime Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Uçak Airplane / Plane eır'pleyn / pleyn
Tren Train treyn
Otobüs Bus bas
Taksi Taxi / Cab tek'si / keb
Araba Car kar
Motosiklet Motorcycle mo'tırsaykıl
Bisiklet Bicycle / Bike bay'sikıl / bayk
Gemi Ship şip
Feribot Ferry fer'i
Tramvay Tram trem
Minibüs Minibus / Van min'ibas / ven
Helikopter Helicopter hel'ikoptır

Seyahatte İşe Yarayacak Günlük Cümleler

Aşağıdaki cümleler seyahatte en çok ihtiyaç duyacağınız pratik ifadelerdir:

  • How much is a ticket to...? (hav maç iz ı tikit tu...?) – ...ya bilet ne kadar?
  • What time does the next bus/train leave? (vat taym daz dı nekst bas/treyn liiv?) – Bir sonraki otobüs/tren saat kaçta kalkıyor?
  • Does this bus go to the city center? (daz dis bas go tu dı siti sentır?) – Bu otobüs şehir merkezine gidiyor mu?
  • I'd like a window/aisle seat, please. (ayd layk ı vin'dov/ayl siit pliiz) – Pencere/koridor kenarı koltuk istiyorum, lütfen.
  • Where can I get a taxi? (veır ken ay get ı teksi?) – Nereden taksi bulabilirim?
  • Can you take me to this address? (ken yu teyk mi tu dis ed'res?) – Beni bu adrese götürebilir misiniz?
  • How long does the journey take? (hav long daz dı cörni teyk?) – Yolculuk ne kadar sürüyor?
  • Is there Wi-Fi on the train? (iz deır vay-fay on dı treyn?) – Trende Wi-Fi var mı?
  • What platform does the train leave from? (vat plet'form daz dı treyn liiv from?) – Tren hangi perondan kalkıyor?
  • I missed my train/bus/flight! (ay misd may treyn/bas/flayt) – Trenimi/otobüsümü/uçuşumu kaçırdım!

İngilizce Yön Tarifi İfadeleri

Yabancı bir şehirde yön bulmak bazen zor olabilir. İşte yol tarifi isterken ve verirken kullanacağınız temel İngilizce ifadeler:

Yol Tarifi İstemek / Yön Tarifi İstemek İngilizce Ne Demek?

"Yol tarifi istemek" → "to ask for directions"

Yol tarifi isterken kullanabileceğiniz cümleler:
- Excuse me, how can I get to the museum? – Affedersiniz, müzeye nasıl gidebilirim?
- Could you tell me the way to the train station? – Tren istasyonunun yolunu tarif edebilir misiniz?
- Is there a pharmacy near here? – Yakınlarda bir eczane var mı?

Adres Sormak İngilizce Ne Demek?

"Adres sormak" → "to ask for an address"

Örnek:
- What is the address of this place? – Bu yerin adresi ne?

Sağa / Sola / Düz İngilizce Ne Demek?

"Sağa" → "to the right" veya "right"
"Sola" → "to the left" veya "left"
"Düz" → "straight" veya "straight ahead"

Örnek yön tarifi:
- Go straight ahead, then turn right at the traffic lights. – Düz gidin, sonra trafik ışıklarından sağa dönün.
- Turn left at the first corner. – İlk köşeden sola dönün.

Dönmek İngilizce Ne Demek?

"Dönmek" → "to turn"

Yakın / Uzak İngilizce Ne Demek?

"Yakın" → "Near" veya "Close"
"Uzak" → "Far"

Örnek:
- Is the hotel far from here? – Otel buradan uzak mı?
- No, it's very close. Just five minutes on foot. – Hayır, çok yakın. Yürüyerek sadece beş dakika.

Kayboldum İngilizce Ne Demek?

"Kayboldum" → "I'm lost"

Örnek:
- Excuse me, I'm lost. Can you help me? – Affedersiniz, kayboldum. Bana yardım edebilir misiniz?
- I'm lost. How can I get to the nearest metro station? – Kayboldum. En yakın metro istasyonuna nasıl gidebilirim?

Harita / Harita Uygulaması İngilizce Ne Demek?

"Harita" → "Map"
"Harita uygulaması" → "Map app"

Eczane Nerede İngilizce Ne Demek?

"Eczane nerede?" → "Where is the pharmacy?"

ATM Nerede İngilizce Ne Demek?

"ATM nerede?" → "Where is the ATM?"

Yön Tarifi Kelimeleri Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Sağ Right rayt
Sol Left left
Düz / İleri Straight streyt
Köşe Corner kor'nır
Kavşak Intersection intırsek'şın
Karşı taraf Opposite side op'ızit sayd
Yanında Next to nekst tu
Arasında Between bitvin'
Arkasında Behind bihaynd'
Önünde In front of in frant ov
Karşısında Across from ıkros' from
Trafik ışığı Traffic light trefik layt
Kaldırım Sidewalk sayd'vok
Yaya geçidi Crosswalk kros'vok

İpucu: Yön tarifi alırken anlamadıysanız, "Could you repeat that, please?" (Tekrar eder misiniz, lütfen?) veya "Could you show me on the map?" (Haritada gösterebilir misiniz?) diyebilirsiniz. Utanmayın; yol sormak her yerde en doğal şeydir!

İngilizce Gezi ve Turizm İfadeleri

Bir şehri gezerken turistik yerleri ziyaret etmek, bilet almak ve tur rehberiyle iletişim kurmak için bu ifadelere ihtiyacınız olacak:

Seyahat / Tatil / Turizm İngilizce Ne Demek?

"Seyahat" → "Travel"
"Tatil" → "Vacation" (Amerikan) veya "Holiday" (İngiliz)
"Turizm" → "Tourism"

Seyahat Planı / Gezi Listem İngilizce Ne Demek?

"Seyahat planı" → "Travel plan" veya "Itinerary"
"Gezi listem" → "My travel bucket list"

Tatil Planı Yapmak İngilizce Ne Demek?

"Tatil planı yapmak" → "to plan a vacation"

Yaz Tatili İngilizce Ne Demek?

"Yaz tatili" → "Summer vacation" veya "Summer holiday"

Şehir Turu İngilizce Ne Demek?

"Şehir turu" → "City tour"

Kültür Turu İngilizce Ne Demek?

"Kültür turu" → "Cultural tour"

Tur Rehberi / Gezi Rehberi İngilizce Ne Demek?

"Tur rehberi" → "Tour guide"
"Gezi rehberi" → "Travel guide" (kitap veya kişi)

Görülmesi Gereken Yerler İngilizce Ne Demek?

"Görülmesi gereken yerler" → "Must-see places" veya "Places to visit"

Örnek:
- What are the must-see places in London? – Londra'da görülmesi gereken yerler nereler?

Tarihi Yerler / Tarihi Yer İngilizce Ne Demek?

"Tarihi yerler" → "Historical sites" veya "Historical places"

Müze / Müze Ziyareti / Müze Bileti İngilizce Ne Demek?

"Müze" → "Museum"
"Müze ziyareti" → "Museum visit"
"Müze bileti" → "Museum ticket"

Örnek:
- Two museum tickets, please. – İki müze bileti lütfen.

Saray / Kale İngilizce Ne Demek?

"Saray" → "Palace"
"Kale" → "Castle"

Park / Plaj / Sahil İngilizce Ne Demek?

"Park" → "Park"
"Plaj" → "Beach"
"Sahil" → "Coast" veya "Seaside"

Deniz Tatili / Plaj Kenarında Tatil İngilizce Ne Demek?

"Deniz tatili" → "Beach vacation"
"Plaj kenarında tatil" → "Beach holiday"

Dağ Gezisi İngilizce Ne Demek?

"Dağ gezisi" → "Mountain trip" veya "Mountain hiking"

Fotoğraf Çekmek İngilizce Ne Demek?

"Fotoğraf çekmek" → "to take a photo" veya "to take a picture"

Örnek:
- Could you take a photo of us, please? – Bizim bir fotoğrafımızı çeker misiniz, lütfen?
- Can I take a picture here? – Burada fotoğraf çekebilir miyim?

Hatıra Eşyası İngilizce Ne Demek?

"Hatıra eşyası" → "Souvenir"

Giriş Ücreti İngilizce Ne Demek?

"Giriş ücreti" → "Entrance fee" veya "Admission fee"

Öğrenci İndirimi İngilizce Ne Demek?

"Öğrenci indirimi" → "Student discount"

Örnek:
- Is there a student discount? – Öğrenci indirimi var mı?
- Yes, with a valid student ID, you get 50% off. – Evet, geçerli bir öğrenci kartıyla %50 indirim alırsınız.

Hava Durumu İngilizce Ne Demek?

"Hava durumu" → "Weather"

Örnek:
- What's the weather like today? – Bugün hava nasıl?

İngilizce Acil Durum İfadeleri (Seyahatte)

Seyahat sırasında beklenmedik durumlarla karşılaşabilirsiniz. İşte acil durumlarda kullanacağınız ifadeler:

Acil Servis İngilizce Ne Demek?

"Acil servis" → "Emergency services" veya "Emergency room" (hastanede)

Kayıp Eşya İngilizce Ne Demek?

"Kayıp eşya" → "Lost property" (İngiliz) veya "Lost and found" (Amerikan)

Örnek:
- Where is the lost and found office? – Kayıp eşya bürosu nerede?
- I lost my wallet on the train. – Trende cüzdanımı kaybettim.

Para Değiştirmek İngilizce Ne Demek?

"Para değiştirmek" → "to exchange money"

Örnek:
- Where can I exchange money? – Nerede para değiştirebilirim?

İngilizce Seyahat Eşyaları

Seyahate çıkmadan önce hazırladığınız çantanızdaki eşyaların İngilizce isimlerini bilmek de faydalıdır:

Seyahat Eşyaları Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Bavul Suitcase süt'keys
Seyahat çantası Travel bag trev'ıl beg
Pasaport Passport pas'port
Harita Map mep
Güneş gözlüğü Sunglasses san'glesiz
Şemsiye Umbrella ambrel'ı
Seyahat yastığı Travel pillow trev'ıl pil'ov
Seyahat adaptörü Travel adapter trev'ıl ıdep'tır
El feneri Flashlight fleş'layt
Gezi rehberi Travel guide trev'ıl gayd
Güneş kremi Sunscreen san'skriin
Şarj aleti Charger çar'cır
Kulaklık Headphones hed'fonz
İlaç çantası First aid kit först eyd kit

Seyahat ve Ulaşım Terimleri Genel Özet Tablosu

Türkçe İngilizce Kategori
Havaalanı Airport Havaalanı
Uçak Airplane / Plane Havaalanı
Tren istasyonu Train station Tren
Otobüs durağı Bus stop Otobüs
Metro Subway / Underground Toplu taşıma
Taksi Taxi / Cab Ulaşım
Bilet Ticket Genel
Tek yön bilet One-way ticket Bilet
Gidiş dönüş bilet Round-trip ticket Bilet
Pasaport kontrolü Passport control Havaalanı
Gümrük Customs Havaalanı
Bagaj Luggage Havaalanı
Kayboldum I'm lost Acil
Sağa / Sola / Düz Right / Left / Straight Yön tarifi
Müze Museum Turistik yer
Saray Palace Turistik yer
Kale Castle Turistik yer
Plaj Beach Turistik yer
Hava durumu Weather Genel
Araba kiralamak To rent a car Ulaşım

Pratik Diyalog: Havaalanında Check-in

Sahne: Elif havaalanında check-in bankosunda.

Görevli: Good morning! May I see your passport and ticket, please?
(Günaydın! Pasaportunuzu ve biletinizi görebilir miyim, lütfen?)

Elif: Good morning! Here you go.
(Günaydın! Buyurun.)

Görevli: Thank you. Are you checking in any luggage?
(Teşekkürler. Bagaj teslim edecek misiniz?)

Elif: Yes, I have one suitcase and one carry-on bag.
(Evet, bir bavulum ve bir kabin çantam var.)

Görevli: Please put your suitcase on the scale. Your flight departs from Gate 7 at 2:30 PM.
(Lütfen bavulunuzu tartıya koyun. Uçuşunuz saat 14:30'da 7 numaralı kapıdan kalkıyor.)

Elif: Is the flight on time? Is there any delay?
(Uçuş zamanında mı? Herhangi bir gecikme var mı?)

Görevli: No delays. Everything is on schedule. Here is your boarding pass. Have a nice flight!
(Gecikme yok. Her şey programında. İşte biniş kartınız. İyi uçuşlar!)

Elif: Thank you very much!
(Çok teşekkür ederim!)

Pratik Diyalog: Yön Tarifi İsteme

Sahne: Ahmet Londra'da yolunu kaybetmiş.

Ahmet: Excuse me, I'm lost. Can you help me? I'm trying to find the British Museum.
(Affedersiniz, kayboldum. Bana yardım edebilir misiniz? British Museum'u bulmaya çalışıyorum.)

Yoldan geçen: Of course! Go straight ahead for about 200 meters, then turn left at the traffic lights. The museum is on your right. You can't miss it.
(Tabii ki! Yaklaşık 200 metre düz gidin, sonra trafik ışıklarından sola dönün. Müze sağınızda olacak. Kaçırmazsınız.)

Ahmet: Is it far from here?
(Buradan uzak mı?)

Yoldan geçen: Not at all. It's about a five-minute walk.
(Hiç de değil. Yaklaşık beş dakikalık yürüme mesafesinde.)

Ahmet: Thank you so much! Have a nice day.
(Çok teşekkür ederim! İyi günler.)

Öğretmen Notu: Seyahatte İngilizce Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • "Excuse me" ile başlayın: Birine yol tarifi sorarken, bilet alırken veya herhangi bir konuda yardım isterken mutlaka "Excuse me" (Affedersiniz) ile başlayın. Bu, nezaket kuralıdır.
  • Amerikan vs. İngiliz İngilizcesi farkları: "Vacation" (Amerikan) vs. "Holiday" (İngiliz), "Subway" (Amerikan) vs. "Underground" (İngiliz), "One-way ticket" (Amerikan) vs. "Single ticket" (İngiliz). Hangi ülkede olduğunuza göre uygun olanı tercih edin.
  • Yavaş ve net konuşun: Yurt dışında İngilizce konuşurken acele etmeyin. Yavaş ve net konuşmak, hem sizi anlamalarını hem de karşı tarafı anlamanızı kolaylaştırır.
  • "Please" ve "Thank you" kullanın: İngilizce konuşulan ülkelerde "please" (lütfen) ve "thank you" (teşekkür ederim) kullanmak çok önemlidir. Bu kelimeleri kullanmamak kaba olarak algılanabilir.
  • Harita uygulaması kullanın: Kaybolduğunuzda panik yapmayın. Telefonunuzdaki harita uygulamasını kullanabilirsiniz. Ama yine de temel yön tarifi ifadelerini bilmek, teknolojinin çalışmadığı anlarda hayat kurtarır.
  • Bilet alırken net olun: "One-way" mı "round-trip" mı istediğinizi, hangi tarih ve saatte yolculuk yapacağınızı açıkça belirtin.

Pratik Diyalog: Taksiye Binmek

Sahne: Mehmet, New York'ta bir taksi durduruyor.

Mehmet: Taxi! Hi, can you take me to Times Square, please?
(Taksi! Merhaba, beni Times Square'e götürebilir misiniz, lütfen?)

Şoför: Sure, hop in! Do you want me to take the highway or the local roads?
(Tabii, atlayın! Otoyoldan mı yoksa şehir içi yollardan mı gideyim?)

Mehmet: Which way is faster?
(Hangi yol daha hızlı?)

Şoför: At this time of day, the local roads are probably faster. Less traffic.
(Günün bu saatinde şehir içi yollar muhtemelen daha hızlı. Daha az trafik.)

Mehmet: Okay, let's go that way. How long will it take?
(Tamam, o yoldan gidelim. Ne kadar sürer?)

Şoför: About 20 minutes. Do you want me to turn on the AC?
(Yaklaşık 20 dakika. Klimayı açmamı ister misiniz?)

Mehmet: Yes, please. By the way, how much will the fare be approximately?
(Evet, lütfen. Bu arada, ücret yaklaşık ne kadar olur?)

Şoför: Around 25 dollars, depending on the traffic.
(Trafiğe bağlı olarak yaklaşık 25 dolar.)

Mehmet: That's fine. Can I pay by credit card?
(Olur. Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?)

Şoför: Absolutely! Here we are. Times Square.
(Elbette! Geldik. Times Square.)

Mehmet: Thank you! Keep the change.
(Teşekkürler! Üstü kalsın.)

Seyahatte Sık Yapılan Hatalar

Yanlış Doğru Açıklama
I want go to airport. I want to go to the airport. "to" ve "the" eksik
Where is nearest bus stop? Where is the nearest bus stop? "the" eksik
How much is the ticket for London? How much is a ticket to London? "to" kullanılır, "for" değil
I lost my bag in train. I lost my bag on the train. Tren/otobüs/uçak için "on" kullanılır
I am lost my passport. I lost my passport. "Am" gereksiz, basit geçmiş zaman yeterli
The flight has been cancel. The flight has been cancelled. Fiil "-ed/-led" takısı almalı

Alıştırma / Pratik

1. Aşağıdaki durumlar için İngilizce cümle kurun:

  • a) Havaalanında uçuşunuzun kapısını sormak istiyorsunuz → ________________
  • b) Tren istasyonunda Paris'e bilet almak istiyorsunuz → ________________
  • c) Sokakta birinden müze yolunu sormak istiyorsunuz → ________________
  • d) Taksiciye şehir merkezine gitmek istediğinizi söylüyorsunuz → ________________
  • e) Kaybolduğunuzu ve yardım istediğinizi söylüyorsunuz → ________________

2. Doğru kelimeyi seçin:

  • a) I need a ________ (one-way / one-road) ticket to Berlin.
  • b) The train leaves from ________ (Platform / Floor) 3.
  • c) Where is the ________ (baggage claim / baggage take)?
  • d) Can I see your ________ (passport / pasport) please?
  • e) Is there a ________ (delay / late) on this flight?

Cevap Anahtarı:

1. a) Excuse me, which gate is my flight departing from? b) I'd like a ticket to Paris, please. c) Excuse me, could you tell me the way to the museum? d) Can you take me to the city center, please? e) Excuse me, I'm lost. Can you help me?

2. a) one-way b) Platform c) baggage claim d) passport e) delay

Bu derste havaalanından tren istasyonuna, otobüs durağından turistik yerlere kadar seyahatte ihtiyaç duyacağınız tüm İngilizce ifadeleri öğrendiniz. Bu cümleleri yolculuğunuzdan önce birkaç kez tekrar ederseniz, yurt dışında kendinizi çok daha rahat hissedeceksiniz. Unutmayın: her yolculuk yeni bir macera, her macera yeni kelimeler öğrenmek için bir fırsattır!