İngilizce Alışveriş Cümleleri ve Finans Terimleri: Mağaza ve Banka İfadeleri

👁 8 kez okundu

İngilizce Alışveriş Cümleleri ve Finans Terimleri: Mağaza ve Banka İfadeleri

Yurt dışında alışveriş yapmak, seyahatin en keyifli yanlarından biridir. Ancak fiyat sormak, beden seçmek, indirim istemek, iade yapmak ve ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için İngilizce alışveriş ve finans terimlerini bilmeniz gerekir. Bu kapsamlı rehberde mağazadan bankaya, kredi kartından döviz bürosuna kadar alışveriş ve para ile ilgili tüm İngilizce ifadeleri detaylı örneklerle öğreneceksiniz.

Alışveriş ve Finans Temel Kelime Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Alışveriş Shopping şop'ping
Mağaza Store / Shop stor / şop
Fiyat Price prays
İndirim Discount / Sale dis'kaunt / seyl
Kasa Cash register / Checkout keş rec'istır / çek'aut
Fiş Receipt risiit'
Beden Size sayz
Deneme kabini Fitting room fit'ting ruum
İade Return / Refund ritörn' / ri'fand
Değişim Exchange iks'çeync
Nakit Cash keş
Kredi kartı Credit card kred'it kard
Para Money man'i
Bozuk para Coins / Change koynz / çeync
Hesap Account ıka'unt
Döviz Foreign currency for'ın kar'ınsi
Taksit Installment instol'mınt
Garanti Warranty vor'ınti
Poşet Bag beg
Vitrin Shop window / Display şop vin'dov / dis'pley

1. Temel Alışveriş Terimleri

Alışveriş Yapmak – To Go Shopping / To Shop

Türkçe: Alışveriş yapmak
İngilizce: To go shopping / To shop
Okunuşu: tu go ŞO-ping

Örnek cümleler:

  • Let's go shopping this afternoon. – Bu öğleden sonra alışverişe gidelim.
  • I need to do some shopping. – Biraz alışveriş yapmam gerekiyor.
  • Do you like shopping? – Alışveriş yapmayı sever misin?
  • I went window shopping yesterday. – Dün vitrin gezmesi yaptım.

💡 İlgili İfadeler:
• Window shopping = Vitrin gezmesi (almadan bakmak)
• Grocery shopping = Market alışverişi
• Online shopping = İnternet alışverişi
• Shopping spree = Çılgın alışveriş (çok para harcama)
• Shopaholic = Alışveriş bağımlısı

Mağaza – Store / Shop

Türkçe: Mağaza / Dükkân
İngilizce: Store (AmE) / Shop (BrE)
Okunuşu: stor / şop

Örnek cümleler:

  • There's a shoe store on the corner. – Köşede bir ayakkabı mağazası var.
  • What time does the shop close? – Dükkân saat kaçta kapanıyor?
  • This store has a great selection. – Bu mağazanın harika bir ürün yelpazesi var.

💡 Mağaza Türleri:
• Department store = Büyük mağaza (çok bölümlü)
• Boutique = Butik
• Outlet store = Outlet mağaza (indirimli)
• Thrift store / Second-hand shop = İkinci el mağaza
• Convenience store = Bakkal / Market
• Supermarket = Süpermarket
• Bookstore = Kitapçı
• Pharmacy / Drugstore = Eczane

Alışveriş Merkezi – Shopping Mall / Shopping Center

Türkçe: Alışveriş merkezi (AVM)
İngilizce: Shopping mall / Shopping center
Okunuşu: ŞO-ping mol

Örnek cümleler:

  • Let's meet at the shopping mall. – Alışveriş merkezinde buluşalım.
  • The biggest shopping center in the city is near the station. – Şehirdeki en büyük AVM istasyonun yakınında.
  • This mall has over 200 stores. – Bu AVM'de 200'den fazla mağaza var.

Mağaza Saatleri – Store Hours / Opening Hours

Türkçe: Mağaza saatleri / Çalışma saatleri
İngilizce: Store hours / Opening hours / Business hours
Okunuşu: stor aurz / O-pı-ning aurz

Örnek cümleler:

  • What are your opening hours? – Çalışma saatleriniz ne?
  • The store is open from 9 AM to 9 PM. – Mağaza sabah 9'dan akşam 9'a kadar açık.
  • Are you open on Sundays? – Pazar günleri açık mısınız?
  • What time do you close? – Saat kaçta kapanıyorsunuz?

2. Fiyat ve İndirim

Fiyat – Price

Türkçe: Fiyat
İngilizce: Price
Okunuşu: prays

Örnek cümleler:

  • What's the price of this jacket? – Bu ceketin fiyatı ne?
  • The prices here are very reasonable. – Buradaki fiyatlar çok makul.
  • Is this the final price? – Bu son fiyat mı?

Fiyat Sormak – Asking the Price

Türkçe: Fiyat sormak
İngilizce: How much is this? / What does this cost?

Fiyat sorarken kullanabileceğiniz ifadeler:

  • How much is this? – Bu ne kadar?
  • How much does this cost? – Bunun fiyatı ne?
  • How much are these shoes? – Bu ayakkabılar ne kadar?
  • What's the price tag say? – Fiyat etiketinde ne yazıyor?
  • That's too expensive. – O çok pahalı.
  • That's a bargain! – Bu kelepir!
  • That's a rip-off! – Bu kazıklama! (günlük dil)

İndirim – Discount / Sale

Türkçe: İndirim
İngilizce: Discount / Sale / Markdown
Okunuşu: DİS-kaunt / seyl

Örnek cümleler:

  • Is there a discount on this item? – Bu üründe indirim var mı?
  • Everything is 50% off today! – Bugün her şey %50 indirimli!
  • I got this on sale. – Bunu indirimden aldım.
  • Do you offer student discounts? – Öğrenci indirimi yapıyor musunuz?

İndirim Var mı? – Is There a Discount?

Türkçe: İndirim var mı?
İngilizce: Is there a discount? / Do you have any sales?

Örnek cümleler:

  • Are there any discounts available? – Herhangi bir indirim var mı?
  • Do you have any current promotions? – Güncel kampanyanız var mı?
  • Can I get a discount if I buy two? – İki tane alırsam indirim alabilir miyim?
  • When is the next sale? – Bir sonraki indirim ne zaman?

💡 İndirim Dönemleri:
• Black Friday = Kara Cuma (Kasım sonu)
• Cyber Monday = Siber Pazartesi (online indirimler)
• Summer sale = Yaz indirimleri
• Winter sale = Kış indirimleri
• Clearance sale = Sezon sonu indirimi
• Buy one, get one free (BOGOF) = Bir alana bir bedava

Pazarlık Etmek – To Bargain / To Haggle / To Negotiate

Türkçe: Pazarlık etmek
İngilizce: To bargain / To haggle / To negotiate the price
Okunuşu: tu BAR-gin / tu HA-gıl

Örnek cümleler:

  • Can I get a better price? – Daha iyi bir fiyat alabilir miyim?
  • Is the price negotiable? – Fiyat pazarlığa açık mı?
  • That's too much. Can you do $50? – Çok fazla. 50 dolara yapar mısınız?
  • I'll take it if you give me a discount. – İndirim yaparsanız alırım.
  • What's your best price? – En iyi fiyatınız ne?

💡 Kültür Notu: Pazarlık kültürü ülkelere göre değişir. Türkiye, Mısır, Hindistan gibi ülkelerde serbest pazarlarda pazarlık normaldir. Ancak ABD, İngiltere ve Avrupa'da mağazalarda genellikle pazarlık yapılmaz — fiyat etikette ne yazıyorsa odur. Hediyelik eşya pazarlarında ve ikinci el satışlarda pazarlık kabul edilebilir.

3. Beden ve Deneme

Beden – Size

Türkçe: Beden
İngilizce: Size
Okunuşu: sayz

Örnek cümleler:

  • What size do you wear? – Hangi beden giyiyorsunuz?
  • Do you have this in a medium? – Bunun medium bedeni var mı?
  • This is too small. Do you have a larger size? – Bu çok küçük. Daha büyük bedeniniz var mı?
  • I usually wear a size 40. – Genellikle 40 beden giyerim.

💡 Beden Karşılıkları:

Kısaltma İngilizce Türkçe
XS Extra Small Çok Küçük
S Small Küçük
M Medium Orta
L Large Büyük
XL Extra Large Çok Büyük
XXL Double Extra Large Ekstra Büyük

Deneme Kabini – Fitting Room / Changing Room / Dressing Room

Türkçe: Deneme kabini
İngilizce: Fitting room / Changing room / Dressing room
Okunuşu: Fİ-ting ruum

Örnek cümleler:

  • Where is the fitting room? – Deneme kabini nerede?
  • Can I try this on? – Bunu deneyebilir miyim?
  • How many items can I take into the fitting room? – Deneme kabinine kaç parça girebilir?
  • It fits perfectly! – Tam oturdu!
  • It doesn't fit. It's too tight. – Olmadı. Çok dar.

💡 Deneme İfadeleri:
• It fits. = Oluyor / Uyuyor.
• It doesn't fit. = Olmuyor.
• It's too big. = Çok büyük.
• It's too small. = Çok küçük.
• It's too tight. = Çok dar.
• It's too loose. = Çok bol.

4. Ödeme İşlemleri

Kasa – Cash Register / Checkout / Counter

Türkçe: Kasa
İngilizce: Cash register / Checkout / Counter
Okunuşu: kaş RE-cis-tır / ÇEK-aut

Örnek cümleler:

  • The checkout is over there. – Kasa orada.
  • Please pay at the counter. – Lütfen kasada ödeyin.
  • There's a long line at the checkout. – Kasada uzun bir kuyruk var.
  • Self-checkout is available. – Self-servis kasa mevcuttur.

Nakit – Cash

Türkçe: Nakit
İngilizce: Cash
Okunuşu: kaş

Örnek cümleler:

  • I'll pay in cash. – Nakit ödeyeceğim.
  • Do you have change for $100? – 100 dolarlık bozuk paranız var mı?
  • Cash only, no cards accepted. – Sadece nakit, kart kabul edilmez.

Nakit Ödeme – Cash Payment

Türkçe: Nakit ödeme
İngilizce: Cash payment / Paying in cash

  • I'd like to make a cash payment. – Nakit ödeme yapmak istiyorum.
  • Is there a discount for cash payments? – Nakit ödemede indirim var mı?

Kredi Kartı – Credit Card

Türkçe: Kredi kartı
İngilizce: Credit card
Okunuşu: KRE-dit kard

Örnek cümleler:

  • Can I pay by credit card? – Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?
  • Do you accept Visa? – Visa kabul ediyor musunuz?
  • Insert or tap your card. – Kartınızı takın veya okutun.
  • Your card has been declined. – Kartınız reddedildi.
  • Can I pay contactless? – Temassız ödeme yapabilir miyim?

💡 Ödeme Terimleri:
• Debit card = Banka kartı (hesaptan direkt çekim)
• Credit card = Kredi kartı
• Contactless payment = Temassız ödeme
• PIN number = Şifre
• Swipe = Kartı çekmek
• Insert = Kartı takmak
• Tap = Kartı dokundurmak

Fiş – Receipt

Türkçe: Fiş / Makbuz
İngilizce: Receipt
Okunuşu: ri-SİİT (dikkat: "p" sessizdir)

Örnek cümleler:

  • Can I have a receipt, please? – Fiş alabilir miyim, lütfen?
  • Keep your receipt for returns. – İade için fişinizi saklayın.
  • Would you like a printed or digital receipt? – Kağıt mı dijital mi fiş istersiniz?

Garanti Belgesi – Warranty / Guarantee

Türkçe: Garanti belgesi
İngilizce: Warranty / Guarantee
Okunuşu: VO-rın-ti / ga-ran-Tİİ

Örnek cümleler:

  • Does this product come with a warranty? – Bu ürün garantili mi?
  • The warranty covers one year. – Garanti bir yılı kapsar.
  • Is the warranty international? – Garanti uluslararası mı?
  • I'd like to claim warranty for this product. – Bu ürün için garanti talebinde bulunmak istiyorum.

5. İade ve Değişim

İade Etmek – To Return / To Refund

Türkçe: İade etmek
İngilizce: To return (ürünü geri vermek) / To refund (para iadesi)
Okunuşu: tu ri-TÖRN / tu ri-FAND

Örnek cümleler:

  • I'd like to return this item. – Bu ürünü iade etmek istiyorum.
  • Can I get a refund? – Para iadesi alabilir miyim?
  • I'd like to exchange this for a different size. – Bunu farklı bir bedenle değiştirmek istiyorum.
  • This product is defective. I'd like a replacement. – Bu ürün kusurlu. Yenisiyle değişim istiyorum.

İade Politikası – Return Policy / Refund Policy

Türkçe: İade politikası
İngilizce: Return policy / Refund policy
Okunuşu: ri-TÖRN PO-lı-si

Örnek cümleler:

  • What is your return policy? – İade politikanız nedir?
  • You can return items within 30 days. – Ürünleri 30 gün içinde iade edebilirsiniz.
  • Do I need the original receipt for a return? – İade için orijinal fiş gerekli mi?
  • Sale items are non-refundable. – İndirimli ürünler iade edilemez.

💡 İade Terimleri:
• Return = Ürünü geri götürmek
• Refund = Para iadesi
• Exchange = Değişim (farklı beden, renk vb.)
• Store credit = Mağaza kredisi (para yerine mağaza bakiyesi)
• Non-refundable = İade edilemez
• Final sale = Son satış (iade yok)

6. Özel Ürünler ve Hediye

Hediye Almak – To Buy a Gift / Gift Shopping

Türkçe: Hediye almak
İngilizce: To buy a gift / Gift shopping
Okunuşu: tu bay ı gift

Örnek cümleler:

  • I'm looking for a gift for my mother. – Annem için bir hediye arıyorum.
  • Can you gift-wrap this, please? – Bunu hediye paketi yapabilir misiniz, lütfen?
  • What would you suggest as a gift? – Hediye olarak ne önerirsiniz?
  • Is this a good gift for a child? – Bu bir çocuk için iyi bir hediye mi?

Hediyelik Eşya – Souvenir / Gift Item

Türkçe: Hediyelik eşya
İngilizce: Souvenir / Gift item / Memento
Okunuşu: su-vı-NİİR

Örnek cümleler:

  • Where can I buy souvenirs? – Hediyelik eşya nereden satın alabilirim?
  • This is a lovely souvenir from Istanbul. – Bu İstanbul'dan güzel bir hediyelik eşya.
  • The souvenir shop is near the entrance. – Hediyelik eşya dükkânı girişin yakınında.

El Yapımı Ürünler – Handmade Products / Handcrafted Items

Türkçe: El yapımı ürünler
İngilizce: Handmade products / Handcrafted items
Okunuşu: HAND-meyd PRO-dakts

Örnek cümleler:

  • These are all handmade products. – Bunların hepsi el yapımı ürünlerdir.
  • I prefer handcrafted items over mass-produced ones. – Seri üretim yerine el yapımı ürünleri tercih ederim.
  • This handmade pottery is beautiful. – Bu el yapımı çömlek çok güzel.

Kargo Ücreti – Shipping Fee / Delivery Charge

Türkçe: Kargo ücreti
İngilizce: Shipping fee / Delivery charge / Postage
Okunuşu: Şİ-ping fii

Örnek cümleler:

  • How much is the shipping fee? – Kargo ücreti ne kadar?
  • Is there free shipping? – Ücretsiz kargo var mı?
  • Shipping is free for orders over $50. – 50 doların üzerindeki siparişlerde kargo ücretsiz.
  • Can you ship this internationally? – Bunu yurt dışına gönderebilir misiniz?

7. Banka ve Finans Terimleri

Para – Money

Türkçe: Para
İngilizce: Money
Okunuşu: MA-ni

Örnek cümleler:

  • I need to withdraw some money. – Biraz para çekmem gerekiyor.
  • Money can't buy happiness. – Para mutluluk satın alamaz.
  • How much money do you have? – Ne kadar paran var?

Banka – Bank

Türkçe: Banka
İngilizce: Bank
Okunuşu: benk

Örnek cümleler:

  • Where is the nearest bank? – En yakın banka nerede?
  • What are the bank's opening hours? – Bankanın çalışma saatleri ne?
  • I need to open a bank account. – Bir banka hesabı açmam gerekiyor.

Hesap – Account

Türkçe: Hesap (banka hesabı)
İngilizce: Account / Bank account
Okunuşu: ı-KAUNT

Örnek cümleler:

  • I'd like to open a savings account. – Bir tasarruf hesabı açmak istiyorum.
  • What's my account balance? – Hesap bakiyem ne kadar?
  • I'd like to transfer money to another account. – Başka bir hesaba para transfer etmek istiyorum.

💡 Hesap Türleri:
• Savings account = Tasarruf hesabı
• Checking account (AmE) / Current account (BrE) = Vadesiz hesap
• Joint account = Ortak hesap
• Deposit account = Vadeli hesap

ATM – ATM / Cash Machine

Türkçe: ATM / Bankamatik
İngilizce: ATM (Automated Teller Machine) / Cash machine / Cashpoint (BrE)
Okunuşu: ey-tii-em

Örnek cümleler:

  • Where is the nearest ATM? – En yakın ATM nerede?
  • I need to withdraw cash from the ATM. – ATM'den nakit çekmem gerekiyor.
  • The ATM is out of order. – ATM bozuk.
  • Is there a fee for using this ATM? – Bu ATM'yi kullanmanın ücreti var mı?

Döviz – Foreign Currency / Foreign Exchange

Türkçe: Döviz
İngilizce: Foreign currency / Foreign exchange (forex)
Okunuşu: FO-rin KA-rın-si

Örnek cümleler:

  • Where can I exchange foreign currency? – Döviz nerede bozdurabilirm?
  • The foreign exchange rates are displayed at the counter. – Döviz kurları gişede gösterilmektedir.

Para Değiştirmek – To Exchange Money / Currency Exchange

Türkçe: Para değiştirmek / Döviz bozdurma
İngilizce: To exchange money / Currency exchange
Okunuşu: tu iks-ÇEYNC MA-ni

Örnek cümleler:

  • I'd like to exchange dollars to euros. – Dolar'ı Euro'ya çevirmek istiyorum.
  • What's the exchange rate today? – Bugünkü döviz kuru ne?
  • Is there a commission fee? – Komisyon ücreti var mı?
  • Where is the currency exchange office? – Döviz bürosu nerede?

💡 Döviz İpuçları:
• Exchange rate = Döviz kuru
• Commission = Komisyon
• Currency exchange office / Bureau de change = Döviz bürosu
• Havaalanlarındaki döviz büroları genellikle en yüksek komisyonu alır. Şehir merkezindeki bürolar veya ATM'ler daha iyi kur sunar.

Borç – Debt / Loan

Türkçe: Borç
İngilizce: Debt (borç) / Loan (kredi/ödünç)
Okunuşu: det (b sessiz!) / lon

Örnek cümleler:

  • I'm trying to pay off my debts. – Borçlarımı ödemeye çalışıyorum.
  • He owes me $200. – Bana 200 dolar borcu var.
  • Can I borrow some money? – Biraz borç para alabilir miyim?

Kredi – Credit / Loan

Türkçe: Kredi
İngilizce: Credit / Loan
Okunuşu: KRE-dit / lon

Örnek cümleler:

  • I'd like to apply for a loan. – Kredi başvurusu yapmak istiyorum.
  • What's the interest rate on the loan? – Kredinin faiz oranı ne?
  • My credit score is good. – Kredi notum iyi.

Faiz – Interest / Interest Rate

Türkçe: Faiz
İngilizce: Interest / Interest rate
Okunuşu: İN-tı-rest / İN-tı-rest reyt

Örnek cümleler:

  • What's the interest rate? – Faiz oranı ne?
  • The interest rate on savings accounts is very low. – Tasarruf hesaplarının faiz oranı çok düşük.
  • High interest rates make loans expensive. – Yüksek faiz oranları kredileri pahalı yapar.

Birikim – Savings

Türkçe: Birikim
İngilizce: Savings
Okunuşu: SEY-vings

Örnek cümleler:

  • I have some savings for emergencies. – Acil durumlar için birikimim var.
  • It's important to save money every month. – Her ay para biriktirmek önemlidir.
  • My savings account earns 3% interest. – Tasarruf hesabım %3 faiz kazanıyor.

8. Pratik Diyalog: Mağazada Alışveriş

Customer: Excuse me, how much is this jacket?
(Bakar mısınız, bu ceket ne kadar?)

Staff: That one is $120. But we have a 20% discount this week.
(O 120 dolar. Ama bu hafta %20 indirim var.)

Customer: So it's $96? That's a great deal! Can I try it on?
(Yani 96 dolar mı? Harika fırsat! Deneyebilir miyim?)

Staff: Of course. The fitting room is at the back, on your left.
(Tabii. Deneme kabini arkada, solunuzda.)

(Birkaç dakika sonra...)

Customer: I love it, but it's a bit tight. Do you have this in a large?
(Çok beğendim ama biraz dar. Bunun large bedeni var mı?)

Staff: Let me check... Yes, here you go. Same color, size large.
(Bir bakayım... Evet, buyurun. Aynı renk, large beden.)

Customer: Perfect, it fits great! I'll take it. Can I pay by credit card?
(Mükemmel, tam oturdu! Alıyorum. Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?)

Staff: Yes, we accept all major cards. Would you like a bag?
(Evet, tüm kartları kabul ediyoruz. Poşet ister misiniz?)

Customer: Yes, please. And can I have the receipt? I might need it for a return.
(Evet, lütfen. Fişi de alabilir miyim? İade için gerekebilir.)

Staff: Here's your receipt. You can return it within 30 days with the receipt. Have a great day!
(İşte fişiniz. 30 gün içinde fişle iade edebilirsiniz. İyi günler!)

9. Pratik Diyalog: Döviz Bürosunda

Customer: Hi, I'd like to exchange some money, please.
(Merhaba, biraz para bozdurma istiyorum, lütfen.)

Staff: Sure. What currency would you like to exchange?
(Tabii. Hangi para birimini bozdurmak istiyorsunuz?)

Customer: I'd like to exchange Turkish Lira to British Pounds. What's today's rate?
(Türk Lirası'nı İngiliz Sterlini'ne çevirmek istiyorum. Bugünkü kur ne?)

Staff: The rate is 0.025. So 1000 Lira would give you approximately 25 Pounds. There's a 2% commission fee.
(Kur 0.025. Yani 1000 Lira yaklaşık 25 Sterlin eder. %2 komisyon ücreti var.)

Customer: That's fine. I'd like to exchange 5000 Lira, please.
(Tamam. 5000 Lira bozdurmak istiyorum, lütfen.)

Staff: That gives you approximately 122.50 Pounds after commission. Can I see your passport, please?
(Komisyon sonrası yaklaşık 122.50 Sterlin ediyor. Pasaportunuzu görebilir miyim, lütfen?)

10. Öğretmen Notları ve Sık Yapılan Hatalar

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış ❌ Doğru ✅ Açıklama
How much this? How much is this? "is" fiili gerekli
I want try. I'd like to try this on. "to" eklenmeli, kibar form kullanılmalı
It's too big me. It's too big for me. "for" edatı gerekli
Can I pay with cash? Can I pay in cash? / Can I pay by card? Nakit: "in cash", Kart: "by card"
I want my money back. I'd like a refund, please. Daha kibar ve profesyonel
Where is the bank machine? Where is the ATM? / Where is the cash machine? "ATM" veya "cash machine" daha yaygın

İşinize Yarayacak Ek İfadeler

Türkçe İngilizce
Bu kaça? How much is this?
Çok pahalı It's too expensive.
Uygun fiyatlı Affordable / Reasonably priced
Kelepir A bargain / A steal
Sadece bakıyorum I'm just looking / I'm just browsing
Alıyorum I'll take it.
Düşüneyim Let me think about it.
Başka rengi var mı? Do you have this in another color?
Poşet lütfen A bag, please.
Hediye paketi Gift wrapping
Taksit Installment / Monthly payment
Vergi iadesi Tax refund / Tax free

11. Özet ve Son Sözler

Bu kapsamlı rehberde İngilizce alışveriş ve finans terimlerini detaylı şekilde öğrendiniz:

  • Alışveriş temelleri: Mağaza türleri, çalışma saatleri ve temel ifadeler.
  • Fiyat ve indirim: "How much is this?" ile fiyat sormayı ve indirim talep etmeyi öğrendiniz.
  • Beden ve deneme: Beden karşılıkları ve deneme kabini ifadeleri.
  • Ödeme: Nakit, kredi kartı, temassız ödeme terimleri.
  • İade: Return, refund, exchange farkları ve iade politikası.
  • Banka ve finans: ATM, döviz, faiz, kredi, birikim terimleri.

12. Alıştırma / Pratik

1. Aşağıdaki durumlar için İngilizce ne dersiniz?

  • a) Bir şeyin fiyatını sormak istiyorsunuz → ________________
  • b) Deneme kabininin nerede olduğunu soruyorsunuz → ________________
  • c) Başka bir beden istiyorsunuz → ________________
  • d) Bir ürünü almaya karar verdiniz → ________________
  • e) Kredi kartıyla ödeyebilir misiniz diye soruyorsunuz → ________________
  • f) Bir ürünü iade etmek istiyorsunuz → ________________

2. Beden karşılıklarını eşleştirin:

  • a) S → ________________
  • b) M → ________________
  • c) L → ________________
  • d) XL → ________________

3. Doğru kelimeyi seçin:

  • a) Do you have this in a different ________ (size / number)?
  • b) I'd like to ________ (return / turn back) this shirt.
  • c) Is there a ________ (discount / cheap) on this item?
  • d) Can I pay by ________ (card / plastic)?

Cevap Anahtarı:

1. a) How much is this? b) Where is the fitting room? c) Do you have this in a different size? d) I'll take it. e) Can I pay by credit card? f) I'd like to return this, please.

2. a) Small b) Medium c) Large d) Extra Large

3. a) size b) return c) discount d) card

Alışveriş İngilizcesi günlük hayatta en çok kullanacağınız kelime gruplarından biridir. "How much is this?""Can I try this on?" ve "I'll take it" gibi temel kalıpları ezberleyerek başlayın. Mağazalarda ve bankalarda kendinizi daha güvende hissedeceksiniz. İyi alışverişler!