İngilizce Eğitim ve Okul Terimleri: Dersler, Okul Malzemeleri ve Dil Öğrenme İfadeleri
Eğitim, hayatımızın en önemli yapı taşlarından biridir. İster yurt dışında eğitim almayı planlıyor olun, ister İngilizce öğreniyor olun, ister bir yabancıyla okul hayatınız hakkında sohbet ediyor olun — İngilizce eğitim ve okul terimlerini bilmek büyük avantaj sağlar. Bu kapsamlı rehberde okul kademelerinden derslere, okul malzemelerinden sınav terimlerine, dil öğrenme ifadelerinden pratik diyaloglara kadar eğitimle ilgili tüm İngilizce terimleri bir öğretmen eşliğinde öğreneceksiniz.
Eğitim ve Okul Temel Kelime Tablosu
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Eğitim | Education | edyukey'şın |
| Okul | School | skuul |
| Üniversite | University | yuniför'sıti |
| Öğrenci | Student | styu'dınt |
| Öğretmen | Teacher | tii'çır |
| Sınıf | Classroom / Class | klas'ruum / klas |
| Ders | Lesson / Subject | les'ın / sab'cikt |
| Sınav | Exam / Test | ig'zem / test |
| Ödev | Homework | hom'vörk |
| Not / Puan | Grade / Score | greyd / skor |
| Diploma | Diploma / Degree | diplo'mı / dig'rii |
| Mezuniyet | Graduation | grecuey'şın |
| Burs | Scholarship | skol'ırşip |
| Kütüphane | Library | lay'brıri |
| Defter | Notebook | not'buk |
| Kalem | Pen / Pencil | pen / pen'sıl |
| Kitap | Book | buk |
| Devamsızlık | Absence | eb'sıns |
1. Temel Eğitim Terimleri
Eğitim – Education
İngilizce: Education | Okunuşu: e-cyu-KEY-şın
- Education is the key to success. – Eğitim başarının anahtarıdır.
- She has a degree in education. – Eğitim alanında diploması var.
Okul – School
İngilizce: School | Okunuşu: skuul
- What school do you go to? – Hangi okula gidiyorsun?
- School starts at 8:30 AM. – Okul sabah 8:30'da başlıyor.
Öğrenci – Student / Pupil
İngilizce: Student / Pupil | Okunuşu: STYU-dınt / PYUU-pıl
- There are 30 students in my class. – Sınıfımda 30 öğrenci var.
- She's a very hardworking student. – Çok çalışkan bir öğrenci.
💡 Fark: "Pupil" genellikle ilkokul öğrencileri için, "student" lise ve üniversite öğrencileri için kullanılır. Amerikan İngilizcesinde her seviye için "student" tercih edilir.
Öğretmen – Teacher
İngilizce: Teacher | Okunuşu: Tİİ-çır
- My English teacher is very patient. – İngilizce öğretmenim çok sabırlı.
- She wants to become a teacher. – Öğretmen olmak istiyor.
💡 İlgili Terimler:
• Professor = Profesör (üniversite)
• Lecturer = Öğretim görevlisi
• Instructor = Eğitmen
• Tutor = Özel ders öğretmeni
Okul Müdürü – Principal / Headmaster
İngilizce: Principal (AmE) / Headmaster-Headmistress (BrE) | Okunuşu: PRİN-sı-pıl
- The principal wants to see you. – Müdür sizi görmek istiyor.
- Our headmaster is very strict. – Müdürümüz çok katı.
Sınıf – Class / Classroom
İngilizce: Class (ders/grup) / Classroom (oda) | Okunuşu: klas / KLAS-ruum
- We have English class at 10 AM. – Saat 10'da İngilizce dersimiz var.
- The classroom is on the second floor. – Sınıf ikinci katta.
- Be quiet in class! – Derste sessiz ol!
2. Okul Kademeleri
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu | Yaş Aralığı |
|---|---|---|---|
| Anaokulu | Kindergarten / Nursery | KİN-dır-gar-tın | 3-6 yaş |
| İlkokul | Primary School / Elementary School | PRAY-mı-ri skuul | 6-10 yaş |
| Ortaokul | Middle School / Secondary School | Mİ-dıl skuul | 10-14 yaş |
| Lise | High School | hay skuul | 14-18 yaş |
| Üniversite | University / College | yuu-ni-VÖR-sı-ti | 18+ yaş |
Anaokulu – Kindergarten / Nursery School
- My daughter starts kindergarten next year. – Kızım gelecek yıl anaokuluna başlayacak.
- Children learn through play in nursery school. – Çocuklar anaokulunda oyun yoluyla öğrenirler.
İlkokul – Primary School / Elementary School
- I went to primary school in Istanbul. – İstanbul'da ilkokula gittim.
- Elementary school covers grades 1 through 4. – İlkokul 1. sınıftan 4. sınıfa kadarı kapsar.
Ortaokul – Middle School
- Middle school can be a challenging time for students. – Ortaokul öğrenciler için zorlu bir dönem olabilir.
Lise – High School
- I graduated from high school in 2020. – 2020'de liseden mezun oldum.
- High school students can choose elective courses. – Lise öğrencileri seçmeli ders alabilir.
Üniversite – University / College
- Which university did you attend? – Hangi üniversiteye gittin?
- I'm studying engineering at college. – Üniversitede mühendislik okuyorum.
💡 Fark: ABD'de "college" ve "university" sıklıkla birbirinin yerine kullanılır. İngiltere'de "university" daha yaygındır. Teknik olarak "university" lisansüstü eğitim de sunan daha büyük kurumları ifade eder.
3. Dersler ve Branşlar (School Subjects)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Matematik | Mathematics / Math(s) | maz-mı-TİKS / maz |
| Fizik | Physics | Fİ-ziks |
| Kimya | Chemistry | KE-mis-tri |
| Biyoloji | Biology | bay-O-lı-ci |
| Tarih | History | HİS-tı-ri |
| Coğrafya | Geography | ci-OG-rı-fi |
| Edebiyat | Literature | Lİ-trı-çır |
| Felsefe | Philosophy | fi-LO-sı-fi |
| Müzik | Music | MYUU-zik |
| Resim | Art | art |
| Beden Eğitimi | Physical Education (PE) | Fİ-zi-kıl e-cyu-KEY-şın |
Ders hakkında konuşurken kullanılabilecek cümleler:
- My favorite subject is history. – En sevdiğim ders tarih.
- I'm not very good at math. – Matematikten pek iyi değilim.
- Chemistry is really hard. – Kimya gerçekten zor.
- I love biology because I'm interested in nature. – Biyolojiyi seviyorum çünkü doğayla ilgileniyorum.
- We have a geography test tomorrow. – Yarın coğrafya sınavımız var.
Spor Salonu – Gymnasium / Gym
İngilizce: Gymnasium / Gym | Okunuşu: cim-NEY-zi-ım / cim
- We have PE class in the gymnasium. – Beden eğitimi dersimiz spor salonunda.
- The school gym is very modern. – Okulun spor salonu çok modern.
💡 Not: İngilizcede ders için "Math" (AmE) veya "Maths" (BrE) kullanılır. İkisi de doğrudur.
4. Okul Malzemeleri (School Supplies)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Kalem (kurşun) | Pencil | PEN-sıl |
| Kalem (tükenmez) | Pen | pen |
| Defter | Notebook | NOT-buk |
| Cetvel | Ruler | RUU-lır |
| Silgi | Eraser (AmE) / Rubber (BrE) | i-REY-sır |
| Kalemtraş | Pencil sharpener | PEN-sıl ŞAR-pı-nır |
| Klasör | Binder / Folder | BAYN-dır / FOL-dır |
| Not kağıdı | Notepad / Notepaper | NOT-ped |
| Sözlük | Dictionary | DİK-şı-nı-ri |
Okul malzemeleri hakkında örnek cümleler:
- Can I borrow your pencil? – Kalemini ödünç alabilir miyim?
- I forgot my notebook at home. – Defterimi evde unuttum.
- Use the ruler to draw a straight line. – Düz çizgi çizmek için cetvel kullan.
- Do you have an eraser? – Silgin var mı?
- I need a new pencil sharpener. – Yeni bir kalemtraşa ihtiyacım var.
- Put your papers in the folder. – Kağıtlarını klasöre koy.
- Look up the word in the dictionary. – Kelimeyi sözlükten ara.
💡 Dikkat: "Rubber" İngiliz İngilizcesinde "silgi" anlamına gelir, ancak Amerikan İngilizcesinde farklı bir anlamı vardır (prezervatif). Bu yüzden ABD'de "eraser" kullanmak daha güvenlidir.
5. Sınav ve Değerlendirme
Sınav – Exam / Test
İngilizce: Exam / Examination / Test | Okunuşu: ig-ZAM / test
- I have a math exam tomorrow. – Yarın matematik sınavım var.
- Did you pass the test? – Sınavı geçtin mi?
- Final exams start next week. – Final sınavları gelecek hafta başlıyor.
- I failed the chemistry exam. – Kimya sınavından kaldım.
💡 Sınav Terimleri:
• Midterm exam = Vize sınavı
• Final exam = Final sınavı
• Pop quiz = Anlık küçük sınav
• Pass = Geçmek
• Fail = Kalmak
• Grade / Mark = Not
Ödev – Homework / Assignment
İngilizce: Homework / Assignment | Okunuşu: HOM-vörk / ı-SAYN-mınt
- Did you do your homework? – Ödevini yaptın mı?
- The assignment is due on Friday. – Ödev Cuma'ya teslim edilmeli.
- I have too much homework tonight. – Bu gece çok fazla ödevim var.
Proje – Project
İngilizce: Project | Okunuşu: PRO-cekt
- We're working on a group project. – Grup projesi üzerinde çalışıyoruz.
- The science project is worth 30% of our grade. – Fen projesi notumuzun %30'unu oluşturuyor.
Burs – Scholarship
İngilizce: Scholarship | Okunuşu: SKO-lır-şip
- She received a full scholarship to Harvard. – Harvard'a tam burs aldı.
- I'm applying for a scholarship. – Bursa başvuruyorum.
- The scholarship covers tuition and living expenses. – Burs eğitim ücretini ve yaşam giderlerini karşılıyor.
Diploma – Diploma / Degree
İngilizce: Diploma / Degree | Okunuşu: dı-PLO-mı / di-GRİİ
- I have a diploma in computer science. – Bilgisayar bilimi diplomam var.
- She earned her bachelor's degree last year. – Geçen yıl lisans diplomasını aldı.
💡 Diploma Türleri:
• Bachelor's degree = Lisans
• Master's degree = Yüksek lisans
• PhD / Doctorate = Doktora
• Associate degree = Ön lisans
Mezuniyet – Graduation
İngilizce: Graduation | Okunuşu: gra-cyu-EY-şın
- Congratulations on your graduation! – Mezuniyetinizi tebrik ederim!
- The graduation ceremony is in June. – Mezuniyet töreni Haziran'da.
- What are you going to do after graduation? – Mezuniyetten sonra ne yapacaksın?
6. Okul Yaşamı
Ders – Lesson / Class
İngilizce: Lesson / Class | Okunuşu: LE-sın / klas
- The lesson starts at 9 AM. – Ders sabah 9'da başlıyor.
- We have six classes a day. – Günde altı dersimiz var.
- Today's lesson was very interesting. – Bugünkü ders çok ilginçti.
Teneffüs – Break / Recess
İngilizce: Break / Recess (AmE) | Okunuşu: breyk / Rİ-ses
- The break is 15 minutes. – Teneffüs 15 dakika.
- What do you do during recess? – Teneffüste ne yapıyorsun?
- Let's go outside during the break. – Teneffüste dışarı çıkalım.
Kütüphane – Library
İngilizce: Library | Okunuşu: LAY-brı-ri (dikkat: "library" iki r ile)
- I study at the library every evening. – Her akşam kütüphanede çalışıyorum.
- You can borrow up to five books from the library. – Kütüphaneden en fazla beş kitap ödünç alabilirsiniz.
- The school library has over 10,000 books. – Okul kütüphanesinde 10.000'den fazla kitap var.
Laboratuvar – Laboratory / Lab
İngilizce: Laboratory / Lab | Okunuşu: LA-brı-tı-ri / lab
- We have a chemistry experiment in the lab today. – Bugün laboratuvarda kimya deneyi yapacağız.
- The science lab has all the equipment we need. – Fen laboratuvarında ihtiyacımız olan tüm ekipman var.
Yurt – Dormitory / Dorm
İngilizce: Dormitory / Dorm | Okunuşu: DOR-mı-to-ri / dorm
- I live in the university dormitory. – Üniversite yurdunda kalıyorum.
- Dorm life can be a great experience. – Yurt hayatı harika bir deneyim olabilir.
- My dorm room is small but comfortable. – Yurt odam küçük ama rahat.
Kurs – Course
İngilizce: Course | Okunuşu: kors
- I'm taking an English course. – İngilizce kursu alıyorum.
- This online course is very popular. – Bu online kurs çok popüler.
- How long is the course? – Kurs ne kadar sürüyor?
Öğrenmek – To Learn
İngilizce: To learn | Okunuşu: tu lörn
- I want to learn English. – İngilizce öğrenmek istiyorum.
- You learn something new every day. – Her gün yeni bir şey öğrenirsin.
- Learning a language takes time and patience. – Bir dil öğrenmek zaman ve sabır gerektirir.
7. Dil Öğrenme Terimleri
Dil Öğrenme – Language Learning
İngilizce: Language learning | Okunuşu: LANG-gvic LÖR-ning
- Language learning is a lifelong journey. – Dil öğrenme ömür boyu süren bir yolculuktur.
- There are many apps for language learning. – Dil öğrenme için birçok uygulama var.
Yabancı Dil – Foreign Language
İngilizce: Foreign language | Okunuşu: FO-rin LANG-gvic
- How many foreign languages do you speak? – Kaç yabancı dil konuşuyorsun?
- English is the most widely studied foreign language. – İngilizce en yaygın öğrenilen yabancı dildir.
Gramer / Dil Bilgisi – Grammar
İngilizce: Grammar | Okunuşu: GRA-mır
- English grammar can be tricky. – İngilizce dil bilgisi zor olabilir.
- You need to study grammar rules. – Gramer kurallarını çalışman gerekiyor.
Kelime – Word / Vocabulary
İngilizce: Word (tekil) / Vocabulary (kelime hazinesi) | Okunuşu: vörd / vo-KA-byu-lı-ri
- I learn 10 new words every day. – Her gün 10 yeni kelime öğreniyorum.
- Building your vocabulary is important. – Kelime hazneni geliştirmek önemlidir.
Cümle – Sentence
İngilizce: Sentence | Okunuşu: SEN-tıns
- Make a sentence with this word. – Bu kelimeyle bir cümle kur.
- This is a very long sentence. – Bu çok uzun bir cümle.
Çeviri – Translation
İngilizce: Translation | Okunuşu: trans-LEY-şın
- Can you translate this for me? – Bunu benim için çevirebilir misin?
- The translation is not accurate. – Çeviri doğru değil.
Telaffuz – Pronunciation
İngilizce: Pronunciation | Okunuşu: prı-nan-si-EY-şın
- Your pronunciation is very good. – Telaffuzun çok iyi.
- How do you pronounce this word? – Bu kelimeyi nasıl telaffuz ediyorsun?
Pratik Yapmak – To Practice
İngilizce: To practice (AmE) / To practise (BrE) | Okunuşu: tu PRAK-tis
- You need to practice speaking every day. – Her gün konuşma pratiği yapmalısın.
- Practice makes perfect. – Pratik yapmak mükemmelleştirir.
8. İletişim İfadeleri (Communication Phrases)
Yurt dışında veya bir yabancıyla konuşurken en çok ihtiyaç duyacağınız iletişim cümleleri:
| Türkçe | İngilizce |
|---|---|
| İngilizce konuşuyor musun? | Do you speak English? |
| Türkçe biliyor musun? | Do you speak Turkish? / Do you know Turkish? |
| Beni anlıyor musun? | Do you understand me? |
| Daha yavaş konuşabilir misin? | Can you speak more slowly, please? |
| Tekrar edebilir misin? | Can you repeat that, please? |
| Kaç yaşındasın? | How old are you? |
| Nerelisin? | Where are you from? |
| Mesleğim... | My job is... / I work as... |
| Ben öğrenciyim. | I'm a student. |
Bu ifadelerin detaylı kullanımı:
İngilizce Konuşuyor musun? – Do You Speak English?
- Excuse me, do you speak English? – Affedersiniz, İngilizce konuşuyor musunuz?
- I speak a little English. – Biraz İngilizce konuşuyorum.
- My English is not very good. – İngilizcem pek iyi değil.
Daha Yavaş Konuşabilir misin? – Can You Speak More Slowly?
- Could you speak more slowly, please? – Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?
- Sorry, I didn't catch that. Can you say it again? – Pardon, anlayamadım. Tekrar söyleyebilir misiniz?
Tekrar Edebilir misin? – Can You Repeat That?
- Can you repeat that, please? – Tekrar edebilir misiniz, lütfen?
- Sorry, could you say that again? – Pardon, bir daha söyleyebilir misiniz?
- I didn't understand. Can you explain it differently? – Anlamadım. Farklı açıklayabilir misiniz?
Kaç Yaşındasın? – How Old Are You?
- How old are you? – Kaç yaşındasın?
- I'm 25 years old. – 25 yaşındayım.
- She's in her thirties. – Otuzlu yaşlarında.
Nerelisin? – Where Are You From?
- Where are you from? – Nerelisin?
- I'm from Turkey. – Türkiye'denim.
- I'm Turkish. – Ben Türk'üm.
Ben Öğrenciyim – I'm a Student
- I'm a student. – Ben öğrenciyim.
- I'm a university student. – Üniversite öğrencisiyim.
- I'm studying medicine. – Tıp okuyorum.
9. Pratik Diyaloglar
Diyalog 1: Yeni Bir Sınıfta
Teacher: Good morning, class! Welcome to English 101. My name is Mr. Johnson. I'll be your English teacher this semester.
(Günaydın sınıf! İngilizce 101'e hoş geldiniz. Benim adım Bay Johnson. Bu dönem İngilizce öğretmeniniz olacağım.)
Student: Good morning, Mr. Johnson. I'm Ayşe. I'm from Turkey.
(Günaydın Bay Johnson. Ben Ayşe. Türkiye'denim.)
Teacher: Welcome, Ayşe! How long have you been studying English?
(Hoş geldin Ayşe! Ne kadar süredir İngilizce çalışıyorsun?)
Student: I've been learning English for three years, but my grammar is not very good.
(Üç yıldır İngilizce öğreniyorum ama gramerim pek iyi değil.)
Teacher: Don't worry! Practice makes perfect. In this course, we'll focus on grammar, vocabulary, and pronunciation.
(Endişelenme! Pratik yapmak mükemmelleştirir. Bu kursta gramer, kelime bilgisi ve telaffuz üzerine odaklanacağız.)
Student: That sounds great. Can you speak more slowly sometimes? I have trouble understanding fast English.
(Kulağa harika geliyor. Bazen daha yavaş konuşabilir misiniz? Hızlı İngilizceyi anlamakta zorlanıyorum.)
Teacher: Of course! Always feel free to ask me to repeat or slow down.
(Tabii ki! Her zaman tekrar etmemi veya yavaşlamamı istemekten çekinmeyin.)
Diyalog 2: Kütüphanede
Student: Excuse me, I'm looking for books about British literature. Can you help me?
(Bakar mısınız, İngiliz edebiyatı hakkında kitap arıyorum. Yardımcı olabilir misiniz?)
Librarian: Sure! The literature section is on the second floor, aisle 3. Do you have a library card?
(Tabii! Edebiyat bölümü ikinci katta, 3. koridor. Kütüphane kartınız var mı?)
Student: No, I'm a new student. How do I get one?
(Hayır, yeni öğrenciyim. Nasıl alabilirim?)
Librarian: Just fill out this form and show your student ID. You can borrow up to five books at a time.
(Sadece bu formu doldurun ve öğrenci kimliğinizi gösterin. Bir seferde en fazla beş kitap ödünç alabilirsiniz.)
10. Öğretmen Notları ve Sık Yapılan Hatalar
Sık Yapılan Hatalar
| Yanlış ❌ | Doğru ✅ | Açıklama |
|---|---|---|
| I am student. | I'm a student. | Meslek/sıfat önünde "a/an" gerekli |
| I am 20 years. | I am 20 years old. | "old" eklenmeli |
| I study English since 3 years. | I've been studying English for 3 years. | Present Perfect Continuous + "for" |
| I want learn English. | I want to learn English. | "want + to + fiil" |
| My favorite lesson is mathematic. | My favorite subject is math/mathematics. | "Mathematics" veya kısaca "math/maths" |
| I do my homeworks. | I do my homework. | "Homework" sayılamaz isimdir, çoğul almaz |
| He is a very good teacher person. | He is a very good teacher. | "Person" gereksiz |
| I graduated university. | I graduated from university. | "from" edatı gerekli |
"Study" ve "Learn" Farkı
Türkçe'de "çalışmak" ve "öğrenmek" farklı kelimelerdir. İngilizce'de de öyle:
- Study = Çalışmak (ders çalışmak, efor sarf etmek)
"I study English every day." – Her gün İngilizce çalışıyorum. - Learn = Öğrenmek (bilgi edinmek, bir şeyi kavramak)
"I want to learn English." – İngilizce öğrenmek istiyorum.
Kısa kural: "Study" süreci, "learn" sonucu ifade eder. Çalışırsın (study) → Öğrenirsin (learn).
11. Özet ve Son Sözler
Bu kapsamlı rehberde İngilizce eğitim ve okul terimlerini detaylı şekilde öğrendiniz:
- Temel terimler: Education, school, student, teacher, classroom gibi temel kavramlar.
- Okul kademeleri: Kindergarten'dan university'ye kadar tüm eğitim kademeleri.
- Dersler: Mathematics, physics, chemistry, biology, history ve daha fazlası.
- Okul malzemeleri: Pencil, notebook, ruler, eraser gibi günlük ihtiyaçlar.
- Sınav ve değerlendirme: Exam, homework, project, scholarship, graduation terimleri.
- Dil öğrenme: Grammar, vocabulary, pronunciation, translation ifadeleri.
- İletişim: "Do you speak English?", "Can you repeat that?" gibi hayati cümleler.
12. Alıştırma / Pratik
1. Aşağıdaki Türkçe kelimelerin İngilizce karşılıklarını yazın:
- a) Ödev → ________________
- b) Sınav → ________________
- c) Mezuniyet → ________________
- d) Burs → ________________
- e) Kütüphane → ________________
2. "Study" mi "Learn" mi? Doğru olanı seçin:
- a) I want to ________ (study / learn) how to swim.
- b) I ________ (study / learn) for three hours every day.
- c) She ________ (studied / learned) to play the piano when she was 5.
- d) We need to ________ (study / learn) for the exam tomorrow.
3. Aşağıdaki İngilizce cümleleri Türkçeye çevirin:
- a) Can you speak more slowly, please? → ________________
- b) I don't understand this word. → ________________
- c) What does this mean? → ________________
Cevap Anahtarı:
1. a) Homework b) Exam / Test c) Graduation d) Scholarship e) Library
2. a) learn (bir beceri kazanmak) b) study (ders çalışmak) c) learned (bir beceri öğrenmek) d) study (sınav için çalışmak)
3. a) Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen? b) Bu kelimeyi anlamıyorum. c) Bunun anlamı ne?
Eğitim terimleri, İngilizce öğrenme yolculuğunuzun temelini oluşturur. Bu kelimeleri bilmek, hem yurt dışında eğitim almak isteyenler hem de İngilizce kurslarında ilerlemek isteyenler için büyük avantaj sağlar. "Practice makes perfect" — Pratik yapmak mükemmelleştirir. Her gün bir adım atın ve öğrenmeye devam edin!
