İngilizce Sağlık Cümleleri: Hastane, Acil Durum ve Psikoloji Terimleri
Yurt dışındayken en önemli konulardan biri sağlığınızdır. Bir doktora şikâyetinizi anlatmak, eczaneden ilaç almak veya acil bir durumda yardım çağırmak gibi durumlarda İngilizce sağlık terimlerini bilmek hayat kurtarıcı olabilir. Bu kapsamlı rehberde hastane ve doktor ziyaretinden acil durum ifadelerine, psikoloji terimlerinden sağlıklı yaşam kavramlarına kadar sağlıkla ilgili tüm İngilizce ifadeleri bir öğretmen eşliğinde öğreneceksiniz.
Sağlık ve Vücut Temel Kelime Tablosu
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Sağlık | Health | helz |
| Hastane | Hospital | hos'pitıl |
| Doktor | Doctor | dok'tır |
| Hemşire | Nurse | nörs |
| Eczane | Pharmacy | far'mısi |
| İlaç | Medicine / Drug | med'isın / drag |
| Reçete | Prescription | priskrip'şın |
| Ağrı | Pain | peyn |
| Ateş | Fever | fii'vır |
| Öksürük | Cough | kof |
| Grip | Flu | flu |
| Soğuk algınlığı | Cold | kold |
| Alerji | Allergy | el'ırci |
| Yara | Wound / Injury | vuund / in'cıri |
| Ambulans | Ambulance | em'byulıns |
| Acil servis | Emergency room | imör'cınsi ruum |
| Randevu | Appointment | ıpoynt'mınt |
| Muayene | Examination | igzemıney'şın |
| Ameliyat | Surgery / Operation | sör'cıri / opırey'şın |
| Sigorta | Insurance | inşu'rıns |
Vücut Bölümleri Hızlı Tablosu
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Baş | Head | hed |
| Göz | Eye | ay |
| Kulak | Ear | iır |
| Burun | Nose | noz |
| Ağız | Mouth | maut |
| Diş | Tooth (çoğul: Teeth) | tuuz (tiiz) |
| Boğaz | Throat | zrot |
| Boyun | Neck | nek |
| Omuz | Shoulder | şol'dır |
| Kol | Arm | arm |
| El | Hand | hend |
| Parmak | Finger | fing'gır |
| Göğüs | Chest | çest |
| Karın / Mide | Stomach | sta'mık |
| Sırt | Back | bek |
| Bel | Waist / Lower back | veyst / lov'ır bek |
| Bacak | Leg | leg |
| Diz | Knee | nii |
| Ayak | Foot (çoğul: Feet) | fut (fiit) |
Ağrı ifade kalıbı: Hangi yeriniz ağrıyorsa "My [vücut bölümü] hurts" veya "I have a [vücut bölümü]ache" kalıbını kullanabilirsiniz. Örnek: "My back hurts" (Sırtım ağrıyor), "I have a headache" (Baş ağrım var), "I have a stomachache" (Karın ağrım var).
1. Temel Sağlık Terimleri
Sağlık – Health
İngilizce: Health | Okunuşu: helz
- Health is the most important thing in life. – Sağlık hayattaki en önemli şeydir.
- How is your health? – Sağlığın nasıl?
- He's in good health. – Sağlığı iyi.
💡 İlgili Kelimeler:
• Healthy = Sağlıklı
• Unhealthy = Sağlıksız
• Healthcare = Sağlık hizmeti
• Health insurance = Sağlık sigortası
• Public health = Halk sağlığı
Hastane – Hospital
İngilizce: Hospital | Okunuşu: HOS-pi-tıl
- Where is the nearest hospital? – En yakın hastane nerede?
- He was taken to the hospital by ambulance. – Ambulansla hastaneye kaldırıldı.
- She was in the hospital for three days. – Üç gün hastanede kaldı.
💡 Hastane Bölümleri:
• Emergency room (ER) = Acil servis
• Intensive care unit (ICU) = Yoğun bakım ünitesi
• Operating room (OR) = Ameliyathane
• Pharmacy = Eczane
• Radiology = Radyoloji
• Maternity ward = Doğum bölümü
• Outpatient clinic = Poliklinik
Doktor – Doctor / Physician
İngilizce: Doctor / Physician | Okunuşu: DOK-tır / fi-Zİ-şın
- I need to see a doctor. – Bir doktora görünmem gerekiyor.
- The doctor said I need to rest. – Doktor dinlenmem gerektiğini söyledi.
- Is there an English-speaking doctor? – İngilizce konuşan doktor var mı?
💡 Doktor Türleri:
• General practitioner (GP) = Aile hekimi
• Specialist = Uzman doktor
• Surgeon = Cerrah
• Dentist = Diş hekimi
• Pediatrician = Çocuk doktoru
• Dermatologist = Dermatolog (cilt doktoru)
• Cardiologist = Kardiyolog (kalp doktoru)
Hemşire – Nurse
İngilizce: Nurse | Okunuşu: nörs
- The nurse took my blood pressure. – Hemşire tansiyonumu ölçtü.
- Call the nurse if you need anything. – Bir şeye ihtiyacınız olursa hemşireyi çağırın.
- She's a registered nurse. – O diplomalı bir hemşire.
Hasta Oldum – I'm Sick / I Feel Ill
Türkçe: Hasta oldum / Hastayım
İngilizce: I'm sick / I feel ill / I don't feel well
Okunuşu: aym sik / ay fiil il
Örnek cümleler:
- I'm not feeling well. – İyi hissetmiyorum.
- I feel sick. – Kendimi hasta hissediyorum.
- I think I'm coming down with something. – Galiba bir şey kapıyorum (hastalanıyorum).
- I've been sick for two days. – İki gündür hastayım.
💡 Fark: Amerikan İngilizcesinde "sick", İngiliz İngilizcesinde "ill" daha yaygın kullanılır. İkisi de hasta anlamına gelir. Ancak İngiliz İngilizcesinde "sick" bazen "midesi bulanmak" anlamında da kullanılır: "I feel sick" = Midem bulanıyor.
2. Doktor Randevusu ve Muayene
Randevu – Appointment
İngilizce: Appointment | Okunuşu: ı-POYNT-mınt
- I'd like to make an appointment. – Randevu almak istiyorum.
- Do I need an appointment? – Randevuya ihtiyacım var mı?
- I have an appointment at 3 PM. – Saat 15:00'te randevum var.
Doktor Randevusu – Doctor's Appointment
Türkçe: Doktor randevusu
İngilizce: Doctor's appointment
Okunuşu: DOK-tırz ı-POYNT-mınt
Örnek cümleler:
- I'd like to book a doctor's appointment. – Doktor randevusu almak istiyorum.
- Can I see the doctor today? – Bugün doktora görünebilir miyim?
- I need to cancel my appointment. – Randevumu iptal etmem gerekiyor.
- The earliest available appointment is next Monday. – En erken randevu gelecek Pazartesi.
Ağrım Var – I Have Pain / It Hurts
Türkçe: Ağrım var / Ağrıyor
İngilizce: I have pain / It hurts / I have a pain in...
Okunuşu: ay hev peyn / it hörts
Şikâyet bildirirken kullanabileceğiniz cümleler:
- I have a headache. – Başım ağrıyor.
- I have a stomachache. – Karnım ağrıyor.
- My back hurts. – Sırtım ağrıyor.
- I have a sharp pain in my chest. – Göğsümde keskin bir ağrı var.
- I've been having pain for three days. – Üç gündür ağrım var.
- It hurts when I move. – Hareket ettiğimde ağrıyor.
- The pain is getting worse. – Ağrı kötüleşiyor.
💡 Vücut Bölümleri ve Ağrı:
| Türkçe | İngilizce |
|---|---|
| Baş ağrısı | Headache |
| Karın ağrısı | Stomachache |
| Diş ağrısı | Toothache |
| Kulak ağrısı | Earache |
| Boğaz ağrısı | Sore throat |
| Sırt ağrısı | Backache / Back pain |
| Bel ağrısı | Lower back pain |
| Kas ağrısı | Muscle pain |
| Göğüs ağrısı | Chest pain |
| Mide bulantısı | Nausea |
Ateş – Fever / Temperature
İngilizce: Fever / Temperature | Okunuşu: Fİİ-vır / TEM-prı-çır
- I have a fever. – Ateşim var.
- My temperature is 38.5 degrees. – Ateşim 38.5 derece.
- The fever has been going on for two days. – Ateş iki gündür devam ediyor.
- Take this medicine to bring down the fever. – Ateşi düşürmek için bu ilacı alın.
Tansiyon – Blood Pressure
İngilizce: Blood pressure | Okunuşu: blad PRE-şır
- Can you check my blood pressure? – Tansiyonumu ölçebilir misiniz?
- My blood pressure is high. – Tansiyonum yüksek.
- I have low blood pressure. – Düşük tansiyonum var.
- You should monitor your blood pressure regularly. – Tansiyonunuzu düzenli olarak takip etmelisiniz.
💡 Terimler:
• High blood pressure / Hypertension = Yüksek tansiyon
• Low blood pressure / Hypotension = Düşük tansiyon
• Blood pressure monitor = Tansiyon aleti
Kan Testi – Blood Test
İngilizce: Blood test | Okunuşu: blad test
- The doctor ordered a blood test. – Doktor kan testi istedi.
- I need to get a blood test done. – Kan testi yaptırmam gerekiyor.
- The blood test results will be ready tomorrow. – Kan testi sonuçları yarın hazır olacak.
- Do I need to fast before the blood test? – Kan testinden önce aç mı olmam gerekiyor?
Ameliyat – Surgery / Operation
İngilizce: Surgery / Operation | Okunuşu: SÖR-cı-ri / o-pı-REY-şın
- He needs surgery. – Ameliyat olması gerekiyor.
- The operation was successful. – Ameliyat başarılı geçti.
- She's recovering from surgery. – Ameliyattan iyileşiyor.
- Is surgery necessary? – Ameliyat gerekli mi?
İlaç Reçetesi / Reçete – Prescription
İngilizce: Prescription | Okunuşu: pris-KRİP-şın
- I need a prescription for this medicine. – Bu ilaç için reçeteye ihtiyacım var.
- The doctor gave me a prescription. – Doktor bana reçete yazdı.
- Is this available without a prescription? – Bu reçetesiz satılıyor mu?
- Can you fill this prescription, please? – Bu reçeteyi hazırlayabilir misiniz, lütfen?
💡 İlaç Terimleri:
• Medicine / Medication = İlaç
• Tablet / Pill = Hap / Tablet
• Capsule = Kapsül
• Syrup = Şurup
• Ointment / Cream = Merhem / Krem
• Painkiller = Ağrı kesici
• Antibiotic = Antibiyotik
• Over-the-counter (OTC) = Reçetesiz satılan
• Side effects = Yan etkiler
• Dosage = Doz / Kullanım miktarı
Aşı – Vaccine / Vaccination
İngilizce: Vaccine / Vaccination | Okunuşu: vak-SİİN / vak-si-NEY-şın
- Have you been vaccinated? – Aşı oldunuz mu?
- I need to get a flu vaccine. – Grip aşısı olmam gerekiyor.
- The vaccination is free for children. – Aşı çocuklar için ücretsiz.
- Do I need any vaccinations before traveling? – Seyahat öncesi aşı olmam gerekiyor mu?
Sağlık Sigortası – Health Insurance
İngilizce: Health insurance | Okunuşu: helz in-ŞU-rıns
- Do you have health insurance? – Sağlık sigortanız var mı?
- My health insurance covers this treatment. – Sağlık sigortam bu tedaviyi karşılıyor.
- I don't have travel insurance. – Seyahat sigortam yok.
- Can I use my international health insurance here? – Burada uluslararası sağlık sigortamı kullanabilir miyim?
3. Acil Durum İfadeleri
Acil durumlarda hızlı ve net iletişim kurmak çok önemlidir. Bu bölümdeki ifadeleri mutlaka ezberleyin.
Yardım! – Help!
İngilizce: Help! | Okunuşu: help
- Help! – Yardım!
- Help me, please! – Bana yardım edin, lütfen!
- I need help! – Yardıma ihtiyacım var!
- Can somebody help me? – Birisi bana yardım edebilir mi?
İmdat! – Emergency!
İngilizce: Emergency! | Okunuşu: i-MÖR-cın-si
- This is an emergency! – Bu bir acil durum!
- We have an emergency situation. – Acil bir durum var.
- Call emergency services! – Acil servisleri arayın!
💡 Acil Yardım Numaraları:
• ABD ve Kanada: 911
• İngiltere: 999 veya 112
• Avrupa Birliği: 112
• Avustralya: 000
• Türkiye: 112
Tehlike – Danger
İngilizce: Danger / Dangerous | Okunuşu: DEYN-cır
- Danger! Keep out! – Tehlike! Girmeyin!
- It's dangerous to swim here. – Burada yüzmek tehlikeli.
- We're in danger. – Tehlikedeyiz.
- Be careful, it's dangerous! – Dikkatli ol, tehlikeli!
Ambulans Çağırın – Call an Ambulance
İngilizce: Call an ambulance! | Okunuşu: kol en AM-byu-lıns
- Call an ambulance, quickly! – Hemen ambulans çağırın!
- Someone needs an ambulance! – Birinin ambulansa ihtiyacı var!
- The ambulance is on its way. – Ambulans yolda.
Polis Çağırın – Call the Police
İngilizce: Call the police! | Okunuşu: kol dı pı-LİİS
- Call the police! – Polisi arayın!
- I've been robbed! – Soyuldum!
- I'd like to report a theft. – Bir hırsızlık bildirmek istiyorum.
- There's been an accident. – Bir kaza oldu.
Yangın Var – There's a Fire / Fire!
İngilizce: Fire! / There's a fire! | Okunuşu: FAY-ır
- Fire! – Yangın!
- Call the fire department! – İtfaiyeyi arayın!
- The building is on fire! – Bina yanıyor!
- Where is the fire exit? – Yangın çıkışı nerede?
- Use the fire extinguisher! – Yangın söndürücüyü kullanın!
Acil Durum Özet Tablosu
| Durum | İngilizce İfade | Türkçe |
|---|---|---|
| Yardım isteme | Help! / I need help! | Yardım! / Yardıma ihtiyacım var! |
| Ambulans | Call an ambulance! | Ambulans çağırın! |
| Polis | Call the police! | Polisi arayın! |
| Yangın | Fire! Call the fire department! | Yangın! İtfaiyeyi arayın! |
| Kaza | There's been an accident. | Bir kaza oldu. |
| Hırsızlık | I've been robbed! | Soyuldum! |
| Kayıp kişi | Someone is missing! | Birisi kayıp! |
| Acil çıkış | Where is the emergency exit? | Acil çıkış nerede? |
4. Psikoloji ve Ruh Sağlığı Terimleri
Ruh sağlığı, fiziksel sağlık kadar önemlidir. Bu bölümde psikoloji ve ruh sağlığıyla ilgili İngilizce terimleri öğreneceksiniz.
Psikoloji – Psychology
İngilizce: Psychology | Okunuşu: say-KO-lı-ci (dikkat: "p" sessiz)
- She studied psychology at university. – Üniversitede psikoloji okudu.
- Psychology helps us understand human behavior. – Psikoloji insan davranışını anlamamıza yardımcı olur.
Psikolog – Psychologist
İngilizce: Psychologist | Okunuşu: say-KO-lı-cist
- I'm seeing a psychologist once a week. – Haftada bir psikolog görüyorum.
- A psychologist can help with anxiety and depression. – Bir psikolog anksiyete ve depresyonda yardımcı olabilir.
💡 Fark:
• Psychologist = Psikolog (terapi yapar, ilaç yazamaz)
• Psychiatrist = Psikiyatrist (tıp doktoru, ilaç yazabilir)
• Therapist = Terapist (genel terim)
• Counselor = Danışman / Psikolojik danışman
Terapi – Therapy
İngilizce: Therapy | Okunuşu: ZE-rı-pi
- I've been in therapy for six months. – Altı aydır terapi alıyorum.
- Therapy has really helped me. – Terapi bana gerçekten yardımcı oldu.
- There are different types of therapy available. – Farklı terapi türleri mevcut.
💡 Terapi Türleri:
• Cognitive behavioral therapy (CBT) = Bilişsel davranışçı terapi
• Psychotherapy = Psikoterapi
• Group therapy = Grup terapisi
• Art therapy = Sanat terapisi
• Couples therapy = Çift terapisi
Stres – Stress
İngilizce: Stress | Okunuşu: stres
- I've been under a lot of stress lately. – Son zamanlarda çok stres altındayım.
- Stress can affect your physical health. – Stres fiziksel sağlığınızı etkileyebilir.
- Work-related stress is very common. – İşle ilgili stres çok yaygın.
Stres Yönetimi – Stress Management
İngilizce: Stress management | Okunuşu: stres MA-nic-mınt
- Stress management techniques include exercise and meditation. – Stres yönetimi teknikleri egzersiz ve meditasyonu kapsar.
- Learning stress management is essential for a healthy life. – Stres yönetimini öğrenmek sağlıklı bir yaşam için gereklidir.
Anksiyete – Anxiety
İngilizce: Anxiety | Okunuşu: ang-ZAY-ı-ti
- I suffer from anxiety. – Anksiyete sorunu yaşıyorum.
- Social anxiety is more common than you think. – Sosyal anksiyete sandığınızdan daha yaygın.
- Anxiety can cause physical symptoms. – Anksiyete fiziksel belirtilere neden olabilir.
Panik Atak – Panic Attack
İngilizce: Panic attack | Okunuşu: PA-nik ı-TAK
- I had a panic attack yesterday. – Dün panik atak geçirdim.
- If you're having a panic attack, try to breathe slowly. – Panik atak geçiriyorsanız, yavaş nefes almaya çalışın.
- Panic attacks feel terrifying but are not dangerous. – Panik ataklar korkunç hissettirrir ama tehlikeli değildir.
Depresyon – Depression
İngilizce: Depression | Okunuşu: di-PRE-şın
- Depression is a serious mental health condition. – Depresyon ciddi bir ruh sağlığı durumudur.
- She's been diagnosed with depression. – Depresyon teşhisi konuldu.
- There's no shame in seeking help for depression. – Depresyon için yardım aramaktan utanılacak bir şey yok.
Davranış – Behavior
İngilizce: Behavior (AmE) / Behaviour (BrE) | Okunuşu: bi-HEYV-yır
- His behavior has changed recently. – Davranışları son zamanlarda değişti.
- Positive behavior should be encouraged. – Olumlu davranış teşvik edilmelidir.
Travma – Trauma
İngilizce: Trauma | Okunuşu: TRO-mı
- He's dealing with childhood trauma. – Çocukluk travmasıyla başa çıkıyor.
- Trauma can have long-lasting effects. – Travma uzun süreli etkilere sahip olabilir.
- PTSD stands for Post-Traumatic Stress Disorder. – PTSD, Travma Sonrası Stres Bozukluğu anlamına gelir.
Hafıza – Memory
İngilizce: Memory | Okunuşu: ME-mı-ri
- My memory is getting worse. – Hafızam kötüleşiyor.
- He has an excellent memory. – Harika bir hafızası var.
- Short-term memory loss can be a sign of stress. – Kısa süreli hafıza kaybı stresin bir belirtisi olabilir.
5. Uyku ve Sağlıklı Yaşam
Uyku – Sleep
İngilizce: Sleep | Okunuşu: sliip
- I didn't sleep well last night. – Dün gece iyi uyumadım.
- You should get at least 7 hours of sleep. – En az 7 saat uyumalısınız.
- I have trouble sleeping. – Uyku problemi yaşıyorum.
- Lack of sleep affects your mood and health. – Uyku eksikliği ruh halinizi ve sağlığınızı etkiler.
💡 Uyku Terimleri:
• Insomnia = Uykusuzluk
• Sleep quality = Uyku kalitesi
• Deep sleep = Derin uyku
• Sleep disorder = Uyku bozukluğu
• Nap = Kestirme / Şekerleme
• Sleep deprivation = Uyku yoksunluğu
Meditasyon – Meditation
İngilizce: Meditation | Okunuşu: me-di-TEY-şın
- Meditation helps reduce stress. – Meditasyon stresi azaltmaya yardımcı olur.
- I meditate for 10 minutes every morning. – Her sabah 10 dakika meditasyon yapıyorum.
- Mindfulness meditation is very popular. – Farkındalık meditasyonu çok popüler.
Fitness – Fitness
İngilizce: Fitness | Okunuşu: FİT-nis
- Regular exercise improves your fitness. – Düzenli egzersiz zindeliğinizi artırır.
- I go to the fitness center three times a week. – Haftada üç kez spor salonuna gidiyorum.
- Physical fitness is important for overall health. – Fiziksel zindelik genel sağlık için önemlidir.
6. Pratik Diyalog: Doktor Ziyareti
Doctor: Good morning. What seems to be the problem?
(Günaydın. Sorun nedir?)
Patient: Good morning, doctor. I've had a terrible headache for three days. I also have a fever and I feel dizzy.
(Günaydın, doktor. Üç gündür korkunç bir baş ağrım var. Ayrıca ateşim var ve başım dönüyor.)
Doctor: I see. Let me check your temperature and blood pressure first. Any other symptoms?
(Anlıyorum. Önce ateşinizi ve tansiyonunuzu ölçeyim. Başka belirtiniz var mı?)
Patient: My throat is sore and I've been coughing a lot. Also, I feel very tired.
(Boğazım ağrıyor ve çok öksürüyorum. Ayrıca çok yorgun hissediyorum.)
Doctor: Your temperature is 38.2. Your blood pressure is normal. I think you have the flu. I'm going to prescribe some medication.
(Ateşiniz 38.2. Tansiyonunuz normal. Sanırım grip olmuşsunuz. İlaç yazacağım.)
Patient: Do I need antibiotics?
(Antibiyotiğe ihtiyacım var mı?)
Doctor: No, the flu is viral, so antibiotics won't help. Take this painkiller for the headache and fever. Drink plenty of water and rest for a few days.
(Hayır, grip viral, bu yüzden antibiyotik fayda etmez. Baş ağrısı ve ateş için bu ağrı kesiciyi alın. Bol su için ve birkaç gün dinlenin.)
Patient: How often should I take the medicine?
(İlacı ne sıklıkla almalıyım?)
Doctor: Take one tablet every 8 hours, after meals. If the fever doesn't go down in three days, come back and we'll run some blood tests.
(Her 8 saatte bir, yemeklerden sonra bir tablet alın. Üç gün içinde ateş düşmezse geri gelin, kan testi yapalım.)
Patient: Thank you, doctor. One more question — do I need a sick note for work?
(Teşekkürler, doktor. Bir soru daha — iş için rapor gerekir mi?)
Doctor: Yes, I'll write you a sick note for five days. Get well soon!
(Evet, size beş günlük rapor yazacağım. Geçmiş olsun!)
7. Pratik Diyalog: Acil Durum
Caller: Hello, I need an ambulance! There's been an accident on Main Street.
(Alo, ambulansa ihtiyacım var! Ana Cadde'de bir kaza oldu.)
Operator: Stay calm, please. What happened?
(Sakin olun lütfen. Ne oldu?)
Caller: A car hit a pedestrian. The person is lying on the ground and can't move.
(Bir araba bir yayaya çarptı. Kişi yerde yatıyor ve hareket edemiyor.)
Operator: Is the person conscious? Are they breathing?
(Kişi bilinçli mi? Nefes alıyor mu?)
Caller: Yes, they're conscious and breathing, but they're in a lot of pain.
(Evet, bilinçli ve nefes alıyor ama çok ağrısı var.)
Operator: Don't move them. An ambulance will be there in five minutes. Stay on the line.
(Onu hareket ettirmeyin. Ambulans beş dakika içinde orada olacak. Hatta kalın.)
8. Öğretmen Notları ve Sık Yapılan Hatalar
Sık Yapılan Hatalar
| Yanlış ❌ | Doğru ✅ | Açıklama |
|---|---|---|
| I am headache. | I have a headache. | Ağrı için "have" kullanılır, "am" değil |
| My head is aching me. | My head hurts. / I have a headache. | Doğru yapı: "It hurts" veya "I have a..." |
| I want go doctor. | I need to see a doctor. | "Need to see" doğru kalıp |
| I eat medicine. | I take medicine. | İlaç "take" ile kullanılır, "eat" değil |
| Call the ambulans! | Call an ambulance! | İngilizce yazımı "ambulance" |
| I have a stress. | I'm stressed. / I'm under stress. | "Stress" sayılamaz isim, "a" almaz |
Doktora Şikâyet Bildirme Kalıpları
| Kalıp | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| I have a... | I have a headache. | Baş ağrım var. |
| My ... hurts. | My back hurts. | Sırtım ağrıyor. |
| I feel... | I feel dizzy. | Başım dönüyor. |
| I've been having... | I've been having chest pain. | Göğüs ağrısı çekiyorum. |
| I'm allergic to... | I'm allergic to penicillin. | Penisiline alerjim var. |
| I can't... | I can't sleep. | Uyuyamıyorum. |
9. Özet ve Son Sözler
Bu rehberde İngilizce sağlık, hastane, acil durum ve psikoloji terimlerini kapsamlı şekilde öğrendiniz:
- Temel sağlık: Hospital, doctor, nurse ve hasta olma ifadeleri.
- Doktor muayenesi: Şikâyet bildirme, ağrı anlatma, ilaç ve reçete terimleri.
- Acil durumlar: Help!, Call an ambulance!, Fire! gibi hayat kurtaran ifadeler.
- Psikoloji: Stress, anxiety, depression, therapy ve ruh sağlığı terimleri.
- Sağlıklı yaşam: Sleep, meditation, fitness kavramları.
10. Alıştırma / Pratik
1. Aşağıdaki durumlar için İngilizce ne dersiniz?
- a) Doktora baş ağrınız olduğunu söylüyorsunuz → ________________
- b) Ambulans çağırılmasını istiyorsunuz → ________________
- c) Penisiline alerjiniz var → ________________
- d) Eczane nerede diye soruyorsunuz → ________________
- e) Ateşiniz olduğunu söylüyorsunuz → ________________
2. Vücut bölümlerini eşleştirin:
- a) Diz → ________________
- b) Omuz → ________________
- c) Boğaz → ________________
- d) Mide → ________________
- e) Sırt → ________________
3. Doğru kelimeyi seçin:
- a) I have a ________ (headache / head pain).
- b) I need a ________ (prescription / recipe) from the doctor.
- c) Call an ________ (ambulance / ambulans)!
- d) I feel ________ (dizzy / round).
Cevap Anahtarı:
1. a) I have a headache. b) Call an ambulance! c) I'm allergic to penicillin. d) Where is the pharmacy? e) I have a fever.
2. a) Knee b) Shoulder c) Throat d) Stomach e) Back
3. a) headache b) prescription c) ambulance d) dizzy
Sağlık terimleri, öğrenmeniz gereken en önemli İngilizce kelime gruplarından biridir. Yurt dışındayken bir sağlık sorunu yaşadığınızda, doğru kelimeleri bilmek hayatınızı kurtarabilir. "I need a doctor", "Call an ambulance" ve "I'm allergic to..." gibi temel cümleleri mutlaka ezberleyin. Kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın, sağlık her şeyden önemlidir!
