İngilizce Hayvan, Bitki ve Doğa Terimleri: Canlı Türleri ve Coğrafi Oluşumlar

👁 8 kez okundu

İngilizce Doğa ve Hayvan Kelimeleri: Hayvanlar, Hava Durumu ve Çevre

Doğa ve hayvanlar, günlük yaşamda en sık karşılaşılan konulardan biridir. İster bir hayvanat bahçesini gezerken, ister hava durumunu anlatırken, ister doğa yürüyüşüne çıkarken İngilizce doğa ve hayvan kelimelerini bilmek büyük avantaj sağlar. Bu kapsamlı rehberde evcil hayvanlardan vahşi hayvanlara, hava durumundan mevsimlere, bitkilerden çevre korumasına kadar doğa dünyasının tüm İngilizce kelimelerini öğreneceksiniz.

Doğa ve Hayvan Temel Kelime Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Doğa Nature ney'çır
Hayvan Animal en'imıl
Bitki Plant plent
Ağaç Tree trii
Çiçek Flower fla'vır
Orman Forest for'ist
Dağ Mountain maun'tın
Nehir River riv'ır
Göl Lake leyk
Deniz Sea sii
Okyanus Ocean o'şın
Gökyüzü Sky skay
Hava durumu Weather vez'ır
Güneş Sun san
Ay Moon muun
Yıldız Star star
Yağmur Rain reyn
Kar Snow snov
Rüzgar Wind vind
Çevre Environment invay'rınmınt

1. Evcil Hayvanlar (Pets / Domestic Animals)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Kedi Cat kat
Köpek Dog dög
Balık Fish fiş
Kuş Bird börd
Tavşan Rabbit RA-bit
Hamster Hamster HAM-stır
Kaplumbağa Turtle / Tortoise TÖR-tıl / TOR-tıs
Papağan Parrot PA-rıt
Muhabbet kuşu Budgie / Parakeet BA-ci / PA-rı-kiit
Akvaryum balığı Aquarium fish ı-KVE-ri-ım fiş
Yavru kedi Kitten Kİ-tın
Yavru köpek Puppy PA-pi

Örnek cümleler:

  • I have a cat and two dogs. – Bir kedim ve iki köpeğim var.
  • My rabbit loves carrots. – Tavşanım havuçları çok seviyor.
  • She adopted a puppy from the shelter. – Barınaktan bir yavru köpek sahiplendi.
  • The parrot can say a few words. – Papağan birkaç kelime söyleyebiliyor.
  • We bought a fish tank for our goldfish. – Japon balığımız için akvaryum aldık.
  • The kitten is sleeping on the sofa. – Yavru kedi kanepede uyuyor.

💡 İpucu: İngilizcede "turtle" su kaplumbağası, "tortoise" ise kara kaplumbağası için kullanılır. Günlük konuşmada genellikle her ikisi için de "turtle" denir.

2. Çiftlik Hayvanları (Farm Animals)

Türkçe İngilizce Okunuşu
İnek Cow kav
Boğa Bull bul
At Horse hors
Eşek Donkey DON-ki
Koyun Sheep şiip
Kuzu Lamb lam
Keçi Goat göut
Domuz Pig pig
Tavuk Chicken / Hen ÇİK-ın / hen
Horoz Rooster / Cock RUUS-tır / kok
Civciv Chick çik
Ördek Duck dak
Kaz Goose guus
Hindi Turkey TÖR-ki

Örnek cümleler:

  • The cow gives us milk every day. – İnek bize her gün süt verir.
  • There are many sheep on the farm. – Çiftlikte çok sayıda koyun var.
  • The rooster crows every morning. – Horoz her sabah öter.
  • She rides her horse on weekends. – Hafta sonları atına biner.
  • The ducks are swimming in the pond. – Ördekler gölette yüzüyor.
  • Baby goats are very cute. – Yavru keçiler çok sevimli.

💡 Dikkat: "Sheep" kelimesinin çoğulu yine "sheep"tir (one sheep, two sheep). "Goose" kelimesinin çoğulu ise "geese"dir.

3. Vahşi Hayvanlar (Wild Animals)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Aslan Lion LAY-ın
Kaplan Tiger TAY-gır
Fil Elephant E-lı-fınt
Zürafa Giraffe ci-RAF
Zebra Zebra Zİİ-brı
Maymun Monkey MAN-ki
Goril Gorilla gı-Rİ-lı
Ayı Bear ber
Kurt Wolf vulf
Tilki Fox foks
Geyik Deer diir
Gergedan Rhinoceros / Rhino ray-NO-sı-rıs / RAY-no
Su aygırı Hippopotamus / Hippo hi-po-PO-tı-mıs / Hİ-po
Leopar Leopard LE-pırd
Çita Cheetah Çİİ-tı
Kanguru Kangaroo kan-gı-RUU
Panda Panda PAN-dı
Yılan Snake sneyk
Timsah Crocodile / Alligator KRO-kı-dayl / A-li-gey-tır
Kertenkele Lizard Lİ-zırd

Örnek cümleler:

  • The lion is the king of the jungle. – Aslan ormanın kralıdır.
  • Elephants are the largest land animals. – Filler en büyük kara hayvanlarıdır.
  • I saw a fox in the garden last night. – Dün gece bahçede bir tilki gördüm.
  • Wolves live and hunt in packs. – Kurtlar sürüler halinde yaşar ve avlanır.
  • The cheetah is the fastest animal on land. – Çita karada en hızlı hayvandır.
  • Be careful! There might be snakes around here. – Dikkat et! Buralarda yılan olabilir.
  • We saw giraffes and zebras at the zoo. – Hayvanat bahçesinde zürafalar ve zebralar gördük.

💡 Fark: "Crocodile" ve "Alligator" farklı türlerdir. Crocodile daha büyük ve agresiftir, alligator ise daha küçüktür. Türkçede ikisi de genellikle "timsah" olarak adlandırılır.

4. Deniz Canlıları (Sea Creatures / Marine Animals)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Balina Whale veyl
Yunus Dolphin DOL-fin
Köpek balığı Shark şark
Ahtapot Octopus OK-tı-pıs
Denizanası Jellyfish CE-li-fiş
Denizyıldızı Starfish / Sea star STAR-fiş
Yengeç Crab krab
Istakoz Lobster LOB-stır
Karides Shrimp / Prawn şrimp / pron
Fok Seal siil
Deniz kaplumbağası Sea turtle sii TÖR-tıl
Mercan Coral KO-rıl
Midye Mussel MA-sıl
İstiridye Oyster OYS-tır

Örnek cümleler:

  • Dolphins are very intelligent animals. – Yunuslar çok zeki hayvanlardır.
  • The whale is the biggest animal in the world. – Balina dünyanın en büyük hayvanıdır.
  • I'm afraid of sharks. – Köpek balıklarından korkuyorum.
  • We found a starfish on the beach. – Sahilde bir denizyıldızı bulduk.
  • The octopus has eight arms. – Ahtapotun sekiz kolu vardır.
  • Be careful of jellyfish when swimming. – Yüzerken denizanalarına dikkat et.

5. Kuşlar (Birds)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Kartal Eagle İİ-gıl
Şahin Falcon / Hawk FAL-kın / hok
Baykuş Owl avl
Güvercin Pigeon / Dove Pİ-cin / dav
Serçe Sparrow SPA-rov
Karga Crow krov
Martı Seagull Sİİ-gal
Penguen Penguin PEN-gvin
Flamingo Flamingo flı-MİN-go
Leylek Stork stork
Pelikan Pelican PE-li-kın
Saksağan Magpie MAG-pay
Bülbül Nightingale NAY-tin-geyl

Örnek cümleler:

  • The eagle is flying very high. – Kartal çok yüksekte uçuyor.
  • Owls are active at night. – Baykuşlar gece aktiftir.
  • There are many seagulls near the sea. – Deniz kenarında çok martı var.
  • Penguins can't fly, but they can swim very well. – Penguenler uçamaz ama çok iyi yüzer.
  • The stork built a nest on our roof. – Leylek çatımıza yuva yaptı.

6. Böcekler ve Küçük Canlılar (Insects & Small Creatures)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Karınca Ant ant
Arı Bee bii
Kelebek Butterfly BA-tır-flay
Sinek Fly flay
Sivrisinek Mosquito mıs-Kİİ-to
Örümcek Spider SPAY-dır
Böcek Bug / Insect bag / İN-sekt
Uğur böceği Ladybug LEY-di-bag
Çekirge Grasshopper GRAS-ho-pır
Hamamböceği Cockroach KOK-roç
Ateş böceği Firefly FAY-ır-flay
Salyangoz Snail sneyl
Solucan Worm vörm
Kurbağa Frog frog

Örnek cümleler:

  • The butterfly is so beautiful! – Kelebek çok güzel!
  • I got bitten by a mosquito. – Sivrisinek ısırdı beni.
  • There are ants everywhere in the kitchen. – Mutfakta her yerde karınca var.
  • She is afraid of spiders. – Örümceklerden korkuyor.
  • Bees make honey. – Arılar bal yapar.
  • Frogs live near water. – Kurbağalar suyun yakınında yaşar.

💡 İpucu: "Bug" günlük konuşmada her türlü böcek için kullanılır. "Insect" daha bilimsel bir terimdir. Ayrıca "bug" kelimesi yazılımda "hata" anlamına da gelir!

7. Doğa ve Coğrafya (Nature & Geography)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Dağ Mountain MAUN-tın
Tepe Hill hil
Nehir / Irmak River Rİ-vır
Göl Lake leyk
Deniz Sea sii
Okyanus Ocean O-şın
Orman Forest FO-rıst
Çöl Desert DE-zırt
Vadi Valley VA-li
Ada Island AY-lınd
Yarımada Peninsula pı-NİN-syu-lı
Şelale Waterfall VO-tır-fol
Mağara Cave keyv
Uçurum Cliff klif
Sahil / Plaj Beach / Coast biiç / koust
Volkan Volcano vol-KEY-no
Deprem Earthquake ÖRT-kveyk
Çayır / Otlak Meadow / Field ME-dov / fiild
Kayalık Rock / Rocky area rok
Toprak Soil / Earth soyl /ört

Örnek cümleler:

  • We climbed the mountain last weekend. – Geçen hafta sonu dağa tırmandık.
  • The river flows into the sea. – Nehir denize dökülür.
  • This island is very beautiful. – Bu ada çok güzel.
  • The Sahara is the largest desert in the world. – Sahra dünyanın en büyük çölüdür.
  • We walked through the forest for hours. – Saatlerce ormanda yürüdük.
  • The waterfall was amazing! – Şelale muhteşemdi!
  • There was a big earthquake last night. – Dün gece büyük bir deprem oldu.
  • Let's go to the beach tomorrow. – Yarın plaja gidelim.

💡 Dikkat: "Desert" (çöl) ve "dessert" (tatlı) farklı kelimelerdir! Desert = DE-zırt (bir 's'), Dessert = di-ZÖRT (iki 's'). İkisini karıştırmamaya dikkat edin.

8. Hava Durumu (Weather)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Hava durumu Weather VE-dır
Güneşli Sunny SA-ni
Bulutlu Cloudy KLAU-di
Yağmurlu Rainy REY-ni
Karlı Snowy SNO-vi
Rüzgarlı Windy VİN-di
Sisli Foggy FO-gi
Fırtınalı Stormy STOR-mi
Sıcak Hot hot
Soğuk Cold kold
Ilık Warm vorm
Serin Cool kuul
Nemli Humid HYUU-mid
Kuru Dry dray
Yağmur Rain reyn
Kar Snow snov
Dolu Hail heyl
Şimşek Lightning LAYT-ning
Gök gürültüsü Thunder TAN-dır
Gökkuşağı Rainbow REYN-bov
Buz Ice ays
Derece Degree di-GRİİ
Sıcaklık Temperature TEM-prı-çır

Örnek cümleler:

  • What's the weather like today? – Bugün hava nasıl?
  • It's sunny and warm today. – Bugün güneşli ve sıcak.
  • It's raining outside. – Dışarıda yağmur yağıyor.
  • It will snow tomorrow. – Yarın kar yağacak.
  • It's very windy, be careful! – Çok rüzgarlı, dikkatli ol!
  • The temperature is 35 degrees. – Sıcaklık 35 derece.
  • I love rainy days. – Yağmurlu günleri severim.
  • There was a big storm last night. – Dün gece büyük bir fırtına oldu.
  • Look! There's a rainbow! – Bak! Gökkuşağı var!
  • It's freezing cold outside. – Dışarısı dondurucu soğuk.

💡 Hava durumu soruları:
• What's the weather like? = Hava nasıl?
• What's the temperature? = Sıcaklık kaç derece?
• Is it going to rain? = Yağmur yağacak mı?
• What's the forecast for tomorrow? = Yarın için hava tahmini ne?

9. Mevsimler ve Aylar (Seasons & Months)

Mevsimler – Seasons

Türkçe İngilizce Okunuşu
İlkbahar Spring spring
Yaz Summer SA-mır
Sonbahar Autumn / Fall O-tım / fol
Kış Winter VİN-tır

💡 İpucu: İngiliz İngilizcesinde "Autumn", Amerikan İngilizcesinde "Fall" kullanılır. Her ikisi de doğrudur.

Örnek cümleler:

  • Spring is my favorite season. – İlkbahar en sevdiğim mevsim.
  • It's very hot in summer. – Yazın çok sıcak olur.
  • The leaves change color in autumn. – Sonbaharda yapraklar renk değiştirir.
  • It snows a lot in winter here. – Burada kışın çok kar yağar.
  • I like swimming in summer. – Yazın yüzmeyi severim.

Aylar – Months

Türkçe İngilizce Okunuşu
Ocak January CAN-yu-e-ri
Şubat February FEB-ru-e-ri
Mart March març
Nisan April EYP-rıl
Mayıs May mey
Haziran June cuun
Temmuz July cu-LAY
Ağustos August O-gıst
Eylül September sep-TEM-bır
Ekim October ok-TO-bır
Kasım November no-VEM-bır
Aralık December di-SEM-bır

💡 Önemli: İngilizcede ay isimleri her zaman büyük harfle yazılır: January, February, March...

10. Bitkiler ve Ağaçlar (Plants & Trees)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Ağaç Tree trii
Çiçek Flower FLAU-ır
Bitki Plant plant
Çimen Grass gras
Yaprak Leaf liif
Dal Branch branç
Kök Root ruut
Gövde Trunk trank
Tohum Seed siid
Gül Rose rouz
Papatya Daisy DEY-zi
Lale Tulip TYUU-lip
Ayçiçeği Sunflower SAN-flau-ır
Menekşe Violet VAY-lıt
Çam ağacı Pine tree payn trii
Meşe ağacı Oak tree ouk trii
Palmiye Palm tree pam trii
Çalı Bush / Shrub buş / şrab
Mantar Mushroom MAŞ-ruum

Örnek cümleler:

  • The flowers are blooming in spring. – Çiçekler ilkbaharda açıyor.
  • He gave her a bouquet of roses. – Ona bir buket gül verdi.
  • The leaves are falling from the trees. – Yapraklar ağaçlardan düşüyor.
  • We planted a tree in the garden. – Bahçeye bir ağaç diktik.
  • Don't eat wild mushrooms, they can be poisonous. – Yabani mantar yemeyin, zehirli olabilir.
  • The grass needs to be cut. – Çimenler kesilmeli.

💡 Dikkat: "Leaf" kelimesinin çoğulu "leaves"dir (düzensiz çoğul). One leaf → Two leaves.

11. Çevre ve Doğa Koruma (Environment & Conservation)

Türkçe İngilizce Okunuşu
Çevre Environment in-VAY-rın-mınt
Doğa Nature NEY-çır
Kirlilik Pollution pı-LUU-şın
Hava kirliliği Air pollution er pı-LUU-şın
Su kirliliği Water pollution VO-tır pı-LUU-şın
Küresel ısınma Global warming GLO-bıl VOR-ming
İklim değişikliği Climate change KLAY-mıt çeync
Geri dönüşüm Recycling ri-SAY-kling
Yenilenebilir enerji Renewable energy ri-NYUU-ı-bıl E-nır-ci
Güneş enerjisi Solar energy SO-lır E-nır-ci
Rüzgar enerjisi Wind energy vind E-nır-ci
Nesli tükenen Endangered in-DEYN-cırd
Orman yangını Wildfire / Forest fire VAYLD-fay-ır
Sera etkisi Greenhouse effect GRİİN-haus i-FEKT
Karbon ayak izi Carbon footprint KAR-bın FUUT-print
Atık Waste veyst
Plastik Plastic PLAS-tik

Örnek cümleler:

  • We must protect the environment. – Çevreyi korumalıyız.
  • Climate change is a serious problem. – İklim değişikliği ciddi bir sorundur.
  • Please recycle your plastic bottles. – Lütfen plastik şişelerinizi geri dönüştürün.
  • Many animals are endangered because of pollution. – Birçok hayvan kirlilik yüzünden nesli tükenmekte.
  • Solar energy is clean and renewable. – Güneş enerjisi temiz ve yenilenebilirdir.
  • We should reduce our carbon footprint. – Karbon ayak izimizi azaltmalıyız.
  • Don't throw waste into the river. – Nehre atık atmayın.
  • Global warming is melting the ice caps. – Küresel ısınma buz kütlelerini eritiyor.

💡 3R Kuralı:
• Reduce (ri-DYUUS) = Azalt
• Reuse (ri-YUUZ) = Tekrar kullan
• Recycle (ri-SAY-kıl) = Geri dönüştür

12. Hayvan Sesleri İngilizcede (Animal Sounds in English)

Hayvan İngilizce Ses Türkçe Karşılığı
Dog (Köpek) Woof! / Bark! Hav hav!
Cat (Kedi) Meow! Miyav!
Cow (İnek) Moo! Möö!
Sheep (Koyun) Baa! Mee!
Duck (Ördek) Quack! Vak vak!
Rooster (Horoz) Cock-a-doodle-doo! Ü-ürü-üüü!
Pig (Domuz) Oink! -
Frog (Kurbağa) Ribbit! Vrak vrak!
Bird (Kuş) Tweet! / Chirp! Cik cik!
Lion (Aslan) Roar! Kükreme!
Snake (Yılan) Hiss! Tıslama!
Bee (Arı) Buzz! Vızıltı!

💡 Eğlenceli bilgi: Hayvan sesleri her dilde farklı ifade edilir! Örneğin, İngilizcede köpek "woof" derken Türkçede "hav hav" der. Horoz İngilizcede "cock-a-doodle-doo" derken Türkçede "ü-ürü-üüü" der.

13. Örnek Diyalog: Hayvanat Bahçesinde (At the Zoo)

A: Look at those lions! They're so big!
B: Yes, and they look very sleepy today.
A: Let's go see the elephants next. They're my favorite!
B: Sure! I want to see the penguins too.
A: Oh look! The monkeys are playing with each other.
B: Haha, they're so funny! That one is eating a banana.
A: Where are the giraffes?
B: They're over there, near the zebras.
A: Wow, the giraffe is so tall! It can reach the top of the tree.
B: Did you know that giraffes sleep only 30 minutes a day?
A: Really? That's amazing!
B: Let's go to the aquarium section. I want to see the sharks and dolphins.

Türkçe çevirisi:
A: Şu aslanlara bak! Çok büyükler!
B: Evet, ve bugün çok uykulu görünüyorlar.
A: Şimdi filleri görmeye gidelim. Onlar benim favorim!
B: Tabii! Ben de penguenleri görmek istiyorum.
A: Bak! Maymunlar birbirleriyle oynuyor.
B: Haha, çok komikler! Şu biri muz yiyor.
A: Zürafalar nerede?
B: Şurada, zebraların yanında.
A: Vay, zürafa çok uzun! Ağacın tepesine ulaşabiliyor.
B: Zürafaların günde sadece 30 dakika uyuduğunu biliyor muydun?
A: Gerçekten mi? İnanılmaz!
B: Akvaryum bölümüne gidelim. Köpek balıklarını ve yunusları görmek istiyorum.

14. Örnek Diyalog: Doğa Yürüyüşünde (On a Nature Walk)

A: What a beautiful day for a hike!
B: Yes, the weather is perfect. Sunny but not too hot.
A: Look at those flowers! What are they?
B: I think they're wild daisies. And those yellow ones are sunflowers.
A: Can you hear the birds singing?
B: Yes, I think that's a nightingale. Its song is beautiful.
A: Oh, be careful! There's a snake on the path!
B: Don't worry, it's not poisonous. Let's just walk around it.
A: There's a river ahead. Let's take a rest there.
B: Good idea. We can have our picnic by the river.
A: Look! There's a deer drinking water from the river!
B: Shh, don't make noise. Let's watch it quietly.
A: Nature is truly wonderful.

Türkçe çevirisi:
A: Yürüyüş için ne güzel bir gün!
B: Evet, hava mükemmel. Güneşli ama çok sıcak değil.
A: Şu çiçeklere bak! Bunlar ne?
B: Sanırım yabani papatyalar. Şu sarı olanlar da ayçiçekleri.
A: Kuşların şarkı söylediğini duyabiliyor musun?
B: Evet, sanırım o bir bülbül. Şarkısı çok güzel.
A: Dikkat et! Yolda bir yılan var!
B: Merak etme, zehirli değil. Etrafından dolanıp gidelim.
A: İleride bir nehir var. Orada biraz dinlenelim.
B: İyi fikir. Pikniğimizi nehir kenarında yapabiliriz.
A: Bak! Bir geyik nehirden su içiyor!
B: Şşş, ses çıkarma. Sessizce izleyelim.
A: Doğa gerçekten harika.

15. Örnek Diyalog: Hava Durumu Hakkında (Talking About the Weather)

A: What's the weather like today?
B: It's cloudy and cold. I think it might rain later.
A: Really? I didn't bring my umbrella.
B: You can borrow mine. I always carry one just in case.
A: Thanks! What's the forecast for the weekend?
B: They say it will be sunny on Saturday but snowy on Sunday.
A: Snowy? That's exciting! I love snow.
B: Me too! We can build a snowman.
A: Great idea! What's the temperature right now?
B: It's about 5 degrees. Pretty cold.
A: I should have worn a warmer coat.

Türkçe çevirisi:
A: Bugün hava nasıl?
B: Bulutlu ve soğuk. Sanırım sonra yağmur yağabilir.
A: Gerçekten mi? Şemsiyemi getirmedim.
B: Benimkini ödünç alabilirsin. Her ihtimale karşı her zaman taşırım.
A: Teşekkürler! Hafta sonu için hava tahmini ne?
B: Cumartesi güneşli ama Pazar karlı olacakmış.
A: Karlı mı? Ne heyecanlı! Karı çok severim.
B: Ben de! Kardan adam yapabiliriz.
A: Harika fikir! Şu an sıcaklık kaç derece?
B: Yaklaşık 5 derece. Oldukça soğuk.
A: Daha sıcak bir mont giymeliydim.

16. Alıştırma / Pratik (Practice)

A) Aşağıdaki Türkçe kelimelerin İngilizcelerini yazın:

  1. Kedi → ___________
  2. Aslan → ___________
  3. Kelebek → ___________
  4. Dağ → ___________
  5. Göl → ___________
  6. Yağmurlu → ___________
  7. İlkbahar → ___________
  8. Çiçek → ___________
  9. Geri dönüşüm → ___________
  10. Balina → ___________

B) Boşlukları uygun kelimeyle doldurun:

  1. The ___________ is the fastest animal on land. (cheetah / elephant / turtle)
  2. It's very ___________ today. Don't forget your umbrella! (sunny / rainy / dry)
  3. ___________ are the largest animals in the ocean. (Sharks / Whales / Dolphins)
  4. The leaves change color in ___________. (spring / summer / autumn)
  5. We must protect the ___________ from pollution. (weather / environment / temperature)

C) Aşağıdaki cümleleri İngilizceye çevirin:

  1. Bugün hava güneşli ve sıcak.
  2. Hayvanat bahçesinde zürafalar gördük.
  3. Çevreyi korumalıyız.
  4. En sevdiğim mevsim yaz.
  5. Köpek balıklarından korkuyorum.

Cevaplar:

A) 1. Cat 2. Lion 3. Butterfly 4. Mountain 5. Lake 6. Rainy 7. Spring 8. Flower 9. Recycling 10. Whale

B) 1. cheetah 2. rainy 3. Whales 4. autumn 5. environment

C) 1. It's sunny and hot today. 2. We saw giraffes at the zoo. 3. We must protect the environment. 4. My favorite season is summer. 5. I'm afraid of sharks.

17. Özet: Temel Doğa ve Hayvan Kelimeleri

Kategori Temel Kelimeler
Evcil Hayvanlar cat, dog, fish, bird, rabbit, hamster, turtle
Çiftlik Hayvanları cow, horse, sheep, goat, pig, chicken, duck
Vahşi Hayvanlar lion, tiger, elephant, bear, wolf, fox, deer
Deniz Canlıları whale, dolphin, shark, octopus, jellyfish, crab
Kuşlar eagle, owl, pigeon, sparrow, seagull, penguin
Böcekler ant, bee, butterfly, spider, mosquito, fly
Doğa mountain, river, lake, sea, forest, desert, island
Hava Durumu sunny, cloudy, rainy, snowy, windy, hot, cold
Mevsimler spring, summer, autumn/fall, winter
Bitkiler tree, flower, plant, grass, leaf, rose, seed
Çevre environment, pollution, recycling, climate change

💡 Son İpucu: Doğa ve hayvan kelimelerini en iyi şekilde öğrenmek için doğa belgeselleri (nature documentaries) İngilizce altyazılı olarak izleyin. BBC Earth, National Geographic gibi kanallar bu konuda harikadır!