İngilizce Sporlar, İngilizce Spor Dalları

1

Merhaba arkadaşlar, bu İngilizce dersimizde İngilizce sporlar, İngilizce spor dalları ve spor dalları ile ilgili örnek cümleler göreceğiz. Ayrıca İngilizce spor malzemeleri ve İngilizce sporlar ile ilgili diyalog ve metin örneklerine yer vereceğiz.

Günlük konuşma İngilizcesinde, hobilerinizden bahsederken ya da bir spor dalı ile ilgileniyorsanız Mesleki İngilizcede, İngilizce spor dalları konusunu sıklıkla kullanabilirsiniz. İngilizce sporlar kelime listesi, İngilizce spor dalları örnek metinleri burada bulabilirsiniz.

ingilizce sporlar - ingilizce futbol oynamak
İngilizce fotbol – Football
ingilizce sporlar - ingilizce basketbol oynamak
İngilizce basketbol – Basketball
ingilizce sporlar - ingilizce tenis oynamak
İngilizce tenis – Tennis

İngilizce sporlar konusuna geçerken ilk olarak bazı sporların dallarına göre ayrılan kategorilerini aşağıda bulabilirsiniz. Öncelikle bu kategorileri iyice ezberleyerek daha sonra spor dallarıyla ilgili kelimeleri okuyabilirsiniz.

ALMANCA GÜNLER BU KADAR MI GÜZEL ANLATILIR?

TIKLA, 2 DAKİKADA ALMANCA GÜNLERİ ÖĞREN!

İngilizce Sporlar

Sport: Spor

Athletics: Atletizm

Aikido: Aikido

Artistic Ice Skating: Sanatsal Buz Pateni

Archery: Okçuluk

Badminton: Badminton

Base Jumping: Temel Atlama

Baseball: Beyzbol

Bungee Jumping: Ayağa İp Bağlayıp Atlama

Basketball: Basketbol

Billiards: Bilardo

Bowling: Bowling

Boxing: Boks

Car Racing: Araba Yarışı

Cave Diving: Mağara Dalışı

Canoeing: Kano

Caving: Mağaracılık

Cycling: Bisiklete Binme

Cliff Jumping: Uçurumdan Atlamak

Darts: Dart

Diving: Dalış

Freestyle Motocross: Serbest Stil Motokros

Football: Futbol

Fitness: Fitness

Fencing: Eskrim

Free Climbing: Serbest Tırmanış

Flowboarding: Yapay Sörf

Flyboarding: Hidro Uçuş

Golf: Golf

Gymnastics: Jimnastik

Handball: Hentbol

Hang Gliding: Delta Kanatla Uçuş

High-Lining: İp Üzerinde Yürüme

Hockey: Hokey

Horse Racing: At Yarışı

Ice Climbing: Buz Tırmanışı

Jet Skiing: Deniz Motosikleti

Judo: Judo

Jogging: Koşu

Kayaking: Kano Sporu

Karate: Karate

Kitesurfing: Uçurtma Sörfü

Kung fu: Kung Fu

Motocross: Motosiklet Arazi Yarışı

Motorcycle Racing: Motosiklet Yarışı

Mountain Biking: Dağ Bisikleti Sporu

Mountaineering: Dağcılık

Paragliding: Yamaç Paraşütü

Parkour: Parkur Sporu

Polo: Polo

ALMANCA GÜNLER BU KADAR MI GÜZEL ANLATILIR?

TIKLA, 2 DAKİKADA ALMANCA GÜNLERİ ÖĞREN!

Rowing: Kürek Çekme

Riding Sports: Sürüş Sporları

Rock Climbing: Kaya Tırmanışı

Rugby: Ragbi

Surfing: Sörf

Sailing: Yelkencilik

Sand Kiting: Uçurtmalı Kum Sörfü

Scuba Diving: Dalış

Skiing: Kayakçılık

Snow-Boarding: Snovbord

Skateboarding: Kaykay

SkyDiving: Serbest Paraşüt

Snow Kiting: Uçurtma Kayak

Swimming: Yüzme

Table Tennis: Masa Tenisi

Tekvando: Tekvando

Tennis: Tenis

Volleyball: Voleybol

Waterskiing: Su Kayağı

Wing Suiting: Serbest Uçma, Düşüş (Kıyafetli)

Weightlifting: Ağırlık Kaldırma

Wakeboarding: Su Kayağı

Windsurfing: Rüzgâr Sörfü

White Water Rafting: Köpüklü Su Raftingi

Wrestling: Güreş

Oil Wrestling: Yağlı Güreş

Water Ball: Su Topu

Zorbing: Balonların İçinde Yuvarlanarak Yapılan Spor

İngilizce Spor Türleri

  • Individual sports (Bireysel sporlar): swimming (yüzme), wrestling (güreş)…
  • Team sports (Takım sporları): football (futbol), volleyball (voleybol)…
  • Indoor sports (Kapalı alan sporları): bowling (bovling), box (boks)…
  • Outdoor sports (Açık alan sporları): surfing (sörf), hiking (doğa yürüyüşü) …
  • Dangerous sports (Tehlikeli sporlar): rafting (rafting), climbing (tırmanma)…

İngilizce Spor Ekipmanları

Aşağıdaki listede en sık kullanılan spor ekipmanlarını bulabilirsiniz. Bu kelimeleri spor dalları hakkında konuşurken rahatlıkla cümle içerisinde kullanacak ve ezberleyeceksiniz. Bunun için yapmanız gereken küçük not kağıtlarına göre bileceğiniz yerlere bu kelimeleri yazarak asabilir ve kısa paragraflarla yazı çalışmaları yapabilirsiniz. Aynı zamanda telefonunuza konuşmalarınızı kaydedip daha sonra telaffuzlarınızı düzeltmek için inceleyebilirsiniz.

arrow  ok

ball      top

bat      beyzbol sopası

bow    yay

bicycle bisiklet

elbow pad      dirseklik

gloves eldiven

goggles           gözlük

helmet            kask

hoop   pota

ice-skates       buz pateni

knee pads       dizlik

racket raket

roller skate     paten

shuttlecock    bedminton topu

snorkel           şnorkel

surfboard       sörf tahtası

swimsuit         mayo

trainers           spor ayakkabısı

weights          ağırlık

İngilizce Aksiyona Dayalı Extreme Spor Dalları

Earth:

Skateboarding, Motocross, FMX, Mountain Biking, Caving, Rock Climbing, Free Climbing, Mountaineering, Parkour, Sand kiting, Zorbing

Water:

Surfing, Waterskiing, Wakeboarding, Kitesurfing, Windsurfing, Cave diving, Flowboarding, Kayaking, Cliff Jumping, Scuba Diving, White Water Rafting, Jet Skiing, Flyboarding

Snow and Ice:

Snowboarding, Skiing, Ice Climbing, Snow Kiting

Air:

Base Jumping, SkyDiving, Wing Suiting, Bungee Jumping, High-lining, Hang Gliding, Paragliding

İngilizce Sporlarla İlgili Bazı Kavramlar

athlete – a person who is trained in or plays sports very well

(bir sporda idmanlı veya o sporu çok iyi yapan kişi, sporcu)

Lionel Messi is my favorite athlete.

captain – a player who has been chosen to lead his or her team

(takımını yönetmesi için seçilmiş kişi, kaptan)

champion – someone or a team who has won a competition

(bir yarışmayı kazanan kişi veya takım)

Next week, our team is playing the championship team. I hope we do well!

championship – the final game in a series that decides the champion

(şampiyona, şampiyonun belli olduğu nihai maç.)

The championship game was very exciting!

playoffs – a series of games played at the end of the regular season to determine the champion

(pleyof, sezon sonunda şampiyonun belli olması için yapılan maç serileri)

This year, the two teams will face each other again in the playoffs.

spectators – people who attend a sporting event to watch it

(seyirci, bir spor olayına seyretmek amacı ile katılan kişiler)

The spectators at the match were very enthusiastic about the team’s playing.

stadium – a large building where some sporting events are played

(stadyum, bazı sporların yapıldığı geniş alan)

İngilizce Spor Dalları ile İlgili Cümleler

  • I want to be a sport reporter. / Ben bir spor muhabiri olmak istiyorum.
  • Athletics are an important part of school life. / Atletizm okul hayatının önemli bir parçasıdır.
  • Tom said that he was very interested in archery. / Tom okçulukla çok ilgili olduğunu söyledi.
  • We play badminton on Tuesdays. / salı günleri badminton oynarız.
  • You need a mitt and a bat to play baseball. / Beysbol oynamak için bir beysbol eldivenine ve bir beyzbol sopasına ihtiyacın var.
  • I can play basketball, but I can’t play football. / Basketbol oynayabilirim ama futbol oynayamam.
  • We will play bowling on Thursday. / perşembe günü bowling oynayacağız.
  • Mary and Tom often play billiards. / Mary ve Tom sık sık bilardo oynarlar.
  • You need two mitts and a boxing head guard to box. / Boks yapmak için iki eldivene ve bir kaska ihtiyacın var.
  • Tom doesn’t know a whole lot about car racing. / Tom, araba yarışı hakkında pek bir şey bilmiyor.
  • He is good at cave diving. / Mağara dalışında iyidir.
  • Canoeing has become popular in Antalya recently. / Kano son zamanlarda Antalya’da popüler oldu.
  • Climbing to mountain and caving are my favorite hobbies. / Dağ tırmanışı ve mağara yürüyüşü en sevdiğim hobilerimdir.
  • While I was cycling, the rain started. / Ben bisiklete binerken yağmur yağmaya başladı
  • Canoeing is easier than cliff jumping. / Kano uçurumdan atlamaktan daha kolaydır.
  • He is good at diving. / O, dalmada iyidir.
  • Marta pulled the darts out of the board. / Marta dartları tahtadan çekti.
  • You’re gonna begin your freestyle motocross career today. / Bugün serbest stil motokros kariyerin başlıyor.
  • In football, each team has a goalkeeper. / Futbolda her takımın bir kalecisi vardır.
  • He is a fitness expert. / O bir form uzmanı.
  • Former Olympic fencing champion Pál Schmitt has been elected President of Hungary.
  • Eski olimpiyat eskrim şampiyonu Pál Schmitt Macaristan Cumhurbaşkanı seçildi.
  • Windsurfing is better than sky diving. / Rüzgâr sörfü, gökyüzü dalışından daha iyidir.
  • She is a very famous handball player. / O çok ünlü bir hentbolcu.
  • Hermann can lift weights. / Hermann ağırlık kaldırabilir.
  • They’re playing golf. / Golf oynuyorlar.
  • Lisa’s favorite sport is tennis. / Lisa’nın en sevdiği spor tenis.
  • Oil wrestling is our national sport. / Yağlı güreş ulusal sporumuzdur.
  • My dad loves horseback riding. / Babam ata binmeyi çok sever.
  • In ice hockey, every team has six players. / Buz hokeyinde her takımın altı oyuncusu vardır.
  • I like playing table tennis. / Masa tenisi oynamayı severim.
  • My daughter goes to a tae-kwon-do course. / Kızım tekvando kursuna gidiyor.
  • Surfing is very exciting. / Sörf yapmak çok heyecanlı.
  • I hate skiing. / Kayak yapmaktan nefret ediyorum.
  • In volleyball, when the ball touches on your opponent’s field, you get a score. Voleybolda top rakip takımın sahasına değince bir sayı kazanırsınız.

İngilizce Spor Dalları Soru Cümleleri

How much are the tickets?

Biletler ne kadar?

Who`s playing today?

Bugün kim oynuyor?

Who`s winning?

Kim kazanıyor?

What`s the score?

Skor nedir?

How much time is left in the game?

Oyunda ne kadar zaman kaldı?

Which half are we in?

Hangi yarıdayız?

Do you think this game will be a draw?

Bu oyunun berabere olacağını düşünüyor musunuz?

Do you think this team will go to the finals?

Bu takımın finallere gideceğini düşünüyor musunuz?

Do you think your team will be relegated / promoted this year? (Ref: Football)

Takımınızın bu yıl küme düşeceğini / yükseleceğini düşünüyor musunuz? (Ref: Futbol)

What’s your handicap? (Ref: Golf.)

Handikabın nedir? (Referans: Golf.)

İngilizce Sporlar ile İlgili Diyalog

Mr. Smith: I`ve been thinking about exchanging our football tickets. Instead of going to Friday’s game, I think we should go on Saturday. Then, John and his friend Mark could come with us because they wouldn`t have school the next day. What do you think?
Mrs Smith : I think that`s a great idea. I didn`t really like the idea of keeping John out of school just to got to a football match.
Mr Smith: I know. So, shall we swap them?
Mrs Smith: Well, first, let me check with Mark`s parents to see if he`s free on Saturday.
Mr Smith: OK, go for it!
Mrs Smith: (Dials the phone)
Hello Mark. It`s Joan, Joan Smith, John`s mother. I was wondering are you free this Saturday? And if you are would you like to come to the match with us?
Mark: Yes, I’m free and I’d love to, but I’ll have to check with my parents.
(Pause)
Yes, they say it`s fine. I can go. Could you give me a lift though?
Mrs Smith: That`s great! John will be glad, and of course we can pick you up. How does 2pm sound?
Mark: Sounds great. I`ll look forward to it.
Mrs Smith: OK, we`ll see you on Saturday and John will see you at school tomorrow.
Mark: OK, thanks Mrs. Smith. I can`t wait!
Mrs Smith: OK Mark, we`ll see you then. Have a good evening, give my regards to your mum and dad.
(Hangs up the phone)
Mr Smith: So, is he coming?
Mrs Smith: Yes. Let`s go and change those Friday tickets.

İngilizce Spor Dalları Örnek Metin 1

İngilizcesi

The London Olympics are nearly here!

In this final episode we hear again from the fastest man in the world, Usain Bolt.

Usain is from Jamaica and holds the world record for the 100m, with a time of 9.58 seconds.

At the last Olympics in Beijing, Usain won three gold medals.

Türkçesi

Londra Olimpiyatları neredeyse geldi! Bu son bölümde yine dünyanın en hızlı adamı Usain Bolt’tan haber alıyoruz. Usain Jamaikalı ve 9,58 saniye ile 100 metrede dünya rekorunu elinde tutuyor. Pekin’deki son Olimpiyatlarda Usain üç altın madalya kazandı.

İngilizce Spor Dalları Örnek Metin 2

İngilizcesi

Sports are defined as physical or mental exertion by individuals and are committed to maintaining physical or mental fitness. There are many types of exercise that can be practiced  as a healthy habit, such as walking, riding, Swimming, or athletics, and these sports have many benefits on the human body and mind.Sport make the body ideal, consistent, and healthy, as it strengthens it, and fights obesity. Prevention of many diseases, including: Obesity, which is a cause of other diseases, such as: Diabetic cartilage disease, diabetes and high blood pressure.

Türkçesi

Spor, bireyler tarafından fiziksel veya zihinsel çaba olarak tanımlanır ve fiziksel veya zihinsel zindeliği korumayı taahhüt eder. Yürüme, ata binme, yüzme veya atletizm gibi sağlıklı bir alışkanlık olarak uygulanabilecek birçok egzersiz türü vardır ve bu sporların insan vücudu ve zihni üzerinde pek çok faydası vardır. Spor, vücudu ideal, tutarlı ve sağlıklı kılar, güçlendirdiği ve obezite ile mücadele ettiği için. Aşağıdakiler dahil birçok hastalığın önlenmesi: Diğer hastalıkların bir nedeni olan obezite, örneğin: Diyabetik kıkırdak hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon.

İngilizce her konuda olduğu gibi spor dalları konusunda da öğrenmek için yapabileceğiniz birçok şey var. Öncelikle İngilizce öğrenmek için kendi kendinize bir çalışma yöntemi geliştiriyorsanız kelimeleri ezberleyerek işe başlamalısınız. Bu hangi konuyu çalıştığınızda ilgili olan kelimeleri içerir. Daha sonra bu kelimeleri basit cümlelerle cümle içinde kullanmaya özen gösterin. Dünya nüfusunun yaklaşık 508 milyon kadarı İngilizce konuşmaktadır. İngilizce günümüzde dünyanın ortak konuşma dilidir. Bu nedenle ister akademik İngilizce ister mesleki İngilizce ya da yalnızca hobi olarak İngilizce öğrenmeyi düşünüyor olun mutlaka detaylı bir şekilde araştırma yapmanız ve öğrenme yöntemlerini belirlemeniz gerekmektedir. İngilizce aynı zamanda size birçok yeni fırsatı da beraberinde getirir. Günümüzde neredeyse tüm iş görüşmelerinde sorulan sorulardan biri İngilizce biliyor musunuz? Sorusudur.

İngilizce Öğrenmek İçin Öneriler

İngilizce öğrenmek için öncelikle yabancı dizi ve filmlerden destek alabilirsiniz. Özellikle dil yapısını oldukça iyi bir şekilde kullanılan filmleri izleyerek kulak aşinalığı elde edebilirsiniz. Telaffuz anlamanız ve kulağınız geliştikçe bir zaman sonra alt yazılara da ihtiyacınız kalmayacaktır. Öncelikle İngilizceyi hangi alanda kullanmak için öğrenecekseniz bunu belirlemelisiniz. Genel İngilizce öğrenimi mi, iş İngilizcesi mi ya da akademik İngilizce mi sizin için ihtiyacınız olan şey bunu belirlemelisiniz.

Öğrenme stilinizi de aynı şekilde belirleyebilirsiniz. Siz hangisisiniz, dersi derste dinleyenlerden mi yoksa daha sonra evde kendisi çalışarak öğrenenlerden misiniz? Bunu belirledikten sonra görsel, işitsel veya sözlü çalışmalara odaklanabilirsiniz.

İngilizce sporlar adlı dersimizin sonuna geldik, umarız faydalı olmuştur. İlginize teşekkür ederiz.

almanca ogrenme kitabi

Değerli ziyaretçilerimiz, küçükten büyüğe her kesime hitap eden, son derece güzel bir şekilde tasarlanmış olan, renkli, bol resimli ve hem çok ayrıntılı hem de anlaşılır Türkçe konu anlatımı ihtiva eden Almanca öğrenme kitabımızı incelemek ve satın almak için yukarıdaki görsele tıklayabilirsiniz. Kendi kendine Almanca öğrenmek isteyenler ve okul için yardımcı drs kitabı arayanlar için harika bir kitap olduğunu ve herkese kolayca Almanca öğretebileceğini şimdiden gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Bunları da beğenebilirsin
1 yorum
  1. hande diyor

    İngilizce sporlar ve ingilizce spor dalları ile ilgili vermiş olduğunuz cümle örnekleri bir hayli açıklayıcı. Teşekkür ederiz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.