Almanca Teknoloji ve İnternet Kelimeleri: Bilgisayar, Sosyal Medya ve Dijital Terimler

Almanca Teknoloji ve İnternet Kelimelerini Öğrenmeye Başlayalım Şifrenizi girerken, WLAN'ınız çökerken ya da Instagram'da bir gönderiyi beğenirken bile aslında sürekli Almanca teknoloji kelimeleriyle...

517 kez okundu

Almanca Teknoloji ve İnternet Kelimelerini Öğrenmeye Başlayalım

Şifrenizi girerken, WLAN'ınız çökerken ya da Instagram'da bir gönderiyi beğenirken bile aslında sürekli Almanca teknoloji kelimeleriyle iç içesinizdir. Almanya, Avrupa'nın en büyük dijital pazarlarından birine sahiptir ve teknoloji sektörü hızla büyümektedir. İster Almanya'da yazılım mühendisi olarak çalışmak isteyin, ister bir web sitesini Almanca kullanmak isteyin, ister sosyal medyada Almanca içerik takip etmek isteyin – Almanca teknoloji ve internet kelimelerini bilmeniz gerekir. Bu rehberde bilgisayar donanımından yazılıma, sosyal medyadan online alışverişe, yapay zekâdan Home-Office kültürüne kadar dijital dünyanın tüm terimlerini örnek cümlelerle öğreneceksiniz. Öğretmen notu: Teknoloji alanında birçok kelime İngilizceden geçmiştir ve Almancada da benzer şekilde kullanılır (Computer, Internet, Software). Ancak Almancaya özgü terimler de çoktur ve bunları bilmek sizi bir adım öne taşır. Özellikle resmi yazışmalarda ve iş ortamında Almanca terimlerin tercih edildiğini unutmayın.

Almanca Bilgisayar ve Donanım Kelimeleri

Bilgisayar ve çevre birimlerinin Almanca isimlerini öğrenelim. Bu kelimeler hem iş hayatında hem günlük yaşamda sürekli karşınıza çıkacak: der Computer / der Rechner (dea kompyuta / dea rehna) – Bilgisayar Mein Computer ist sehr schnell. – Bilgisayarım çok hızlı. Ich arbeite den ganzen Tag am Computer. – Bütün gün bilgisayarda çalışıyorum. Not: "Computer" uluslararası kullanımdır, "Rechner" ise tamamen Almanca olan karşılığıdır. İkisi de yaygın kullanılır. die Tastatur (di tastatur) – Klavye Die Tastatur hat ein deutsches Layout. – Klavye Alman düzenine sahip. Ich brauche eine neue Tastatur. – Yeni bir klavyeye ihtiyacım var. Dikkat: Alman klavye düzeni (QWERTZ) Türk ve İngiliz klavyesinden (QWERTY) farklıdır! Y ve Z tuşları yer değiştirmiştir. Almanya'da bilgisayar kullanacaksanız buna alışmanız gerekir. die Maus (di maus) – Fare (bilgisayar faresi) Klicke mit der Maus auf den Button. – Fareyle düğmeye tıkla. Die Maus funktioniert nicht mehr. – Fare artık çalışmıyor. Eğlenceli bilgi: "Maus" kelimesi hem bilgisayar faresi hem de hayvan olan fare anlamına gelir. Bilgisayar faresi, şekli nedeniyle bu ismi almıştır. der Bildschirm / der Monitor – Ekran / Monitör Der Bildschirm ist 27 Zoll groß. – Ekran 27 inç büyüklüğünde. Mein Monitor hat eine hohe Auflösung. – Monitörümün çözünürlüğü yüksek. Kelime analizi: Bild (resim) + Schirm (perde/şemsiye) = Bildschirm (resim perdesi = ekran). der Drucker (dea druka) – Yazıcı Der Drucker druckt nicht mehr. – Yazıcı artık yazdırmıyor. Ich muss das Dokument ausdrucken. – Belgeyi yazdırmam gerekiyor. der Scanner (dea skena) – Tarayıcı Ich scanne das Dokument mit dem Scanner. – Belgeyi tarayıcıyla tarıyorum. die Hardware (di hardver) – Donanım Die Hardware des Computers ist veraltet. – Bilgisayarın donanımı eski. Wir müssen die Hardware aufrüsten. – Donanımı yükseltmemiz gerekiyor. die Festplatte (di festplatı) – Sabit disk / Hard disk Meine Festplatte ist fast voll. – Sabit diskim neredeyse dolu. Eine SSD-Festplatte ist viel schneller als eine normale Festplatte. – SSD sabit disk normal bir sabit diskten çok daha hızlıdır. der Prozessor (dea protsesor) – İşlemci Der Prozessor bestimmt die Geschwindigkeit des Computers. – İşlemci bilgisayarın hızını belirler. der Akku / die Batterie – Pil / Batarya Mein Akku ist fast leer. – Bataryam neredeyse bitti. Der Akku hält den ganzen Tag. – Pil bütün gün dayanıyor. Fark: "Akku" şarj edilebilir cihaz pilleri için, "Batterie" ise genellikle tek kullanımlık piller için kullanılır. das Ladekabel (daz laadıkaabıl) – Şarj kablosu Hast du ein Ladekabel dabei? – Yanında şarj kablosu var mı? Ich habe mein Ladekabel vergessen. – Şarj kablomu unuttum. die SIM-Karte (di zim-kartı) – SIM kart Ich brauche eine neue SIM-Karte für mein Handy. – Telefonum için yeni bir SIM karta ihtiyacım var. Meine SIM-Karte ist abgelaufen. – SIM kartımın süresi doldu. das Smartphone (daz smartfon) – Akıllı telefon Fast jeder hat heute ein Smartphone. – Bugün neredeyse herkesin akıllı telefonu var. Mein Smartphone hat einen großen Speicher. – Akıllı telefonumun büyük bir hafızası var. das Tablet (daz tablet) – Tablet Ich lese Bücher auf dem Tablet. – Tablette kitap okuyorum.

Almanca Yazılım, Program ve Sistem Kelimeleri

Bilgisayarın yazılım tarafını anlamak için bu kelimeleri bilmeniz gerekir: die Software (di softver) – Yazılım Die Software muss aktualisiert werden. – Yazılımın güncellenmesi gerekiyor. Welche Software benutzen Sie? – Hangi yazılımı kullanıyorsunuz? das Programm (daz program) – Program Ich habe ein neues Programm installiert. – Yeni bir program yükledim. Das Programm stürzt immer ab. – Program sürekli çöküyor. die App / die Anwendung – Uygulama Ich lade eine neue App herunter. – Yeni bir uygulama indiriyorum. Die Anwendung ist sehr benutzerfreundlich. – Uygulama çok kullanıcı dostu. Not: Mobil uygulamalar için "App", genel yazılım uygulamaları için "Anwendung" daha yaygın kullanılır. die Benutzeroberfläche (di benutseroberflehe) – Kullanıcı arayüzü Die Benutzeroberfläche ist sehr übersichtlich. – Kullanıcı arayüzü çok düzenli. Die neue Version hat eine moderne Benutzeroberfläche. – Yeni sürümün modern bir kullanıcı arayüzü var. die Datei (di datay) – Dosya (dijital) Ich speichere die Datei auf dem Desktop. – Dosyayı masaüstüne kaydediyorum. Die Datei ist zu groß zum Versenden. – Dosya göndermek için çok büyük. der Ordner (dea ordna) – Klasör Ich erstelle einen neuen Ordner. – Yeni bir klasör oluşturuyorum. die Daten (di datın) – Veri (çoğul) Die Daten sind sicher gespeichert. – Veriler güvenli şekilde saklanıyor. Datenschutz ist in Deutschland sehr wichtig. – Veri koruma Almanya'da çok önemlidir. Kültürel not: Almanya veri koruma konusunda dünyanın en sıkı kurallarına sahip ülkelerden biridir. DSGVO (Datenschutz-Grundverordnung – Genel Veri Koruma Yönetmeliği) Avrupa genelinde geçerlidir ama Almanlar bu konuda özellikle hassastır. "Datenschutz" kelimesini çok sık duyacaksınız. die Datenbank (di datınbank) – Veri tabanı Die Datenbank enthält Millionen von Einträgen. – Veri tabanı milyonlarca kayıt içeriyor. der Speicher (dea şpayha) – Bellek / Hafıza Mein Handy hat 128 GB Speicher. – Telefonumun 128 GB hafızası var. Der Arbeitsspeicher reicht nicht aus. – RAM yeterli değil. die Speicherung (di şpayharung) – Depolama Die Speicherung in der Cloud ist praktisch. – Bulutta depolama pratik. die Cloud (di klaud) – Bulut (bilişim) Ich speichere meine Fotos in der Cloud. – Fotoğraflarımı bulutta saklıyorum. Cloud-Speicher ist heutzutage sehr beliebt. – Bulut depolama günümüzde çok popüler. das Update / die Aktualisierung – Güncelleme Es gibt ein neues Update für das Betriebssystem. – İşletim sistemi için yeni bir güncelleme var. Bitte führen Sie die Aktualisierung durch. – Lütfen güncellemeyi yapın. der Virus (dea virus) – Virüs (bilgisayar) Mein Computer hat einen Virus. – Bilgisayarımda virüs var. Ein Virus hat alle meine Dateien gelöscht. – Bir virüs tüm dosyalarımı sildi. das Antivirenprogramm – Antivirüs programı Ein gutes Antivirenprogramm ist wichtig. – İyi bir antivirüs programı önemlidir. online / im Internet – Çevrimiçi Ich bin gerade online. – Şu anda çevrimiçiyim. Das Formular kann man online ausfüllen. – Form çevrimiçi doldurulabilir. offline – Çevrimdışı Das Spiel funktioniert auch offline. – Oyun çevrimdışı da çalışır.

Almanca Bilgisayar ve Telefonda Kullanılan İşlem Fiilleri Tablosu

Bilgisayar veya telefon kullanırken her gün ihtiyaç duyacağınız fiilleri bu tabloda bulabilirsiniz:
  • speichern – kaydetmek → Vergiss nicht, die Datei zu speichern! – Dosyayı kaydetmeyi unutma!
  • löschen – silmek → Ich habe die Datei aus Versehen gelöscht. – Dosyayı yanlışlıkla sildim.
  • kopieren – kopyalamak → Kopiere den Text und füge ihn ein. – Metni kopyala ve yapıştır.
  • einfügen – yapıştırmak → Strg+V zum Einfügen drücken. – Yapıştırmak için Ctrl+V'ye bas.
  • ausschneiden – kesmek → Schneide den Absatz aus und füge ihn woanders ein. – Paragrafı kes ve başka yere yapıştır.
  • drucken / ausdrucken – yazdırmak → Ich drucke das Dokument aus. – Belgeyi yazdırıyorum.
  • installieren – yüklemek (program) → Ich installiere die neue Software. – Yeni yazılımı yüklüyorum.
  • deinstallieren – kaldırmak (program) → Ich deinstalliere die App. – Uygulamayı kaldırıyorum.
  • aktualisieren – güncellemek → Bitte aktualisiere deinen Browser. – Lütfen tarayıcını güncelle.
  • neu starten – yeniden başlatmak → Starte den Computer neu. – Bilgisayarı yeniden başlat.
  • herunterfahren – kapatmak (bilgisayar) → Fahr den Computer herunter. – Bilgisayarı kapat.
  • einschalten / anschalten – açmak (cihaz) → Schalte das Gerät ein. – Cihazı aç.
  • ausschalten – kapatmak (cihaz) → Schalte das Handy aus. – Telefonu kapat.
  • anschließen – bağlamak (kablo) → Schließe das Ladekabel an. – Şarj kablosunu bağla.
  • laden / aufladen – şarj etmek → Mein Handy muss geladen werden. – Telefonumun şarj edilmesi gerekiyor.
  • scannen – taramak → Scanne den QR-Code. – QR kodunu tara.
  • googeln – Google'da aramak → Ich google das schnell. – Hemen Google'da arıyorum.
Öğretmen notu: Almanca klavye kısayolları da öğrenmeniz gereken terimler arasındadır: Strg+C = Kopieren (kopyala), Strg+V = Einfügen (yapıştır), Strg+Z = Rückgängig machen (geri al), Strg+S = Speichern (kaydet), Strg+P = Drucken (yazdır). Buradaki "Strg" kısaltması "Steuerung" (kontrol) kelimesinden gelir ve İngilizce "Ctrl" tuşunun karşılığıdır.

Almanca İnternet ve Web Kelimeleri

İnternet dünyasının temel kavramlarını öğrenelim: das Internet (daz intanet) – İnternet Ohne Internet geht heute fast nichts. – Bugün internet olmadan neredeyse hiçbir şey olmuyor. Das Internet ist langsam. – İnternet yavaş. die Internetverbindung (di intanetferbindung) – İnternet bağlantısı Die Internetverbindung ist instabil. – İnternet bağlantısı kararsız. Gibt es hier eine Internetverbindung? – Burada internet bağlantısı var mı? das WLAN (daz veeleyan) – Kablosuz internet / Wi-Fi Wie ist das WLAN-Passwort? – Wi-Fi şifresi nedir? Das WLAN funktioniert hier nicht gut. – Wi-Fi burada iyi çalışmıyor. Not: Almanca'da "Wi-Fi" yerine genellikle "WLAN" (Wireless Local Area Network) denir. Kafelerde, otellerde ve evlerde bu terimi sıkça göreceksiniz. der Router (dea ruta) – Yönlendirici / Modem Starte den Router neu, wenn das Internet nicht funktioniert. – İnternet çalışmıyorsa yönlendiriciyi yeniden başlat. die Webseite / die Website – Web sitesi Besuchen Sie unsere Webseite für weitere Informationen. – Daha fazla bilgi için web sitemizi ziyaret edin. Die Website wird gerade aktualisiert. – Web sitesi şu anda güncelleniyor. der Browser (dea brausa) – Tarayıcı (web tarayıcısı) Welchen Browser benutzt du? – Hangi tarayıcıyı kullanıyorsun? Öffne die Seite in einem anderen Browser. – Sayfayı başka bir tarayıcıda aç. die Suchmaschine (di zuhmashiine) – Arama motoru Google ist die beliebteste Suchmaschine. – Google en popüler arama motoru. Ich suche die Antwort in der Suchmaschine. – Cevabı arama motorunda arıyorum. Kelime analizi: Such (arama) + Maschine (makine) = Suchmaschine (arama makinesi). der Link / die Verknüpfung – Bağlantı / Link Klick auf den Link. – Bağlantıya tıkla. Ich schicke dir den Link per E-Mail. – Sana bağlantıyı e-postayla göndereceğim. der QR-Code (dea kyu-ar-kod) – QR kod Scanne den QR-Code für die Speisekarte. – Menü için QR kodu tara. Viele Restaurants in Deutschland nutzen QR-Codes für die Speisekarte. – Almanya'da birçok restoran menü için QR kod kullanır. herunterladen (heruntalaadın) – İndirmek Ich lade die Datei herunter. – Dosyayı indiriyorum. Das Herunterladen dauert noch fünf Minuten. – İndirme beş dakika daha sürecek. hochladen (hohlaadın) – Yüklemek Ich lade das Foto auf Instagram hoch. – Fotoğrafı Instagram'a yüklüyorum. Bitte laden Sie Ihren Lebenslauf hoch. – Lütfen özgeçmişinizi yükleyin. im Internet surfen – İnternette gezinmek Ich surfe gerne im Internet. – İnternette gezinmeyi severim. Abends surfe ich oft im Internet. – Akşamları sıklıkla internette gezinirim.

Almanca E-Posta ve Dijital İletişim Kelimeleri

die E-Mail (di ii-meyl) – E-posta Ich habe Ihnen eine E-Mail geschickt. – Size bir e-posta gönderdim. Bitte antworten Sie auf meine E-Mail. – Lütfen e-postama cevap verin. eine E-Mail schreiben – E-posta yazmak Ich schreibe eine E-Mail an meinen Chef. – Patronuma bir e-posta yazıyorum. Tavsiyem: Almancada resmi e-postalar "Sehr geehrte/r..." (Sayın...) ile başlar ve "Mit freundlichen Grüßen" (Saygılarımla) ile biter. İş Almancasında e-posta görgü kurallarına çok dikkat edilir! die Nachricht (di nahrıht) – Mesaj Ich habe eine Nachricht bekommen. – Bir mesaj aldım. Schick mir eine Nachricht auf WhatsApp. – Bana WhatsApp'tan mesaj gönder. eine Nachricht senden – Mesaj göndermek Ich sende dir eine kurze Nachricht. – Sana kısa bir mesaj gönderiyorum. der Videoanruf / die Videokonferenz – Görüntülü arama / Video konferans Wir machen morgen einen Videoanruf. – Yarın görüntülü arama yapacağız. Die Videokonferenz beginnt um 10 Uhr. – Video konferans saat 10'da başlıyor. das Passwort (daz pasvort) – Şifre Bitte geben Sie Ihr Passwort ein. – Lütfen şifrenizi girin. Das Passwort muss mindestens 8 Zeichen haben. – Şifre en az 8 karakter olmalıdır. Ich habe mein Passwort vergessen. – Şifremi unuttum. der Benutzername (dea benutsaname) – Kullanıcı adı Wählen Sie einen Benutzernamen. – Bir kullanıcı adı seçin.

Almanca İnternet Güvenliği ve Veri Koruma Terimleri

Almanya'da veri koruma (Datenschutz) çok önemlidir. İnternet güvenliğiyle ilgili temel terimleri bilmek hem kendinizi korur hem de iş hayatınızda size avantaj sağlar:
  • der Datenschutz – Veri koruma
  • die DSGVO (Datenschutz-Grundverordnung) – Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR)
  • die Privatsphäre – Gizlilik / Mahremiyet
  • die Verschlüsselung – Şifreleme
  • die Firewall – Güvenlik duvarı
  • der Hacker – Bilgisayar korsanı
  • der Cyberangriff – Siber saldırı
  • das Phishing – Oltalama (sahte e-posta ile bilgi çalma)
  • der Spam – İstenmeyen e-posta
  • die Cookies – Çerezler (web sitesi verileri)
  • die Zwei-Faktor-Authentifizierung – İki faktörlü doğrulama
  • das Backup / die Sicherungskopie – Yedekleme
  • der Identitätsdiebstahl – Kimlik hırsızlığı
İnternet güvenliği hakkında sıkça duyacağınız cümleler: Akzeptieren Sie die Cookies? – Çerezleri kabul ediyor musunuz? Ihre Daten werden verschlüsselt übertragen. – Verileriniz şifreli olarak iletilir. Erstellen Sie regelmäßig ein Backup. – Düzenli olarak yedekleme yapın. Klicken Sie nicht auf verdächtige Links. – Şüpheli bağlantılara tıklamayın. Ändern Sie Ihr Passwort regelmäßig. – Şifrenizi düzenli olarak değiştirin.

Almanca Sosyal Medya Kelimeleri ve Platform İsimleri

Sosyal medya günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu bölümde sosyal medya terimlerini ve platformları Almanca olarak öğreneceksiniz: die sozialen Medien / Social Media – Sosyal medya Soziale Medien beeinflussen unser Leben stark. – Sosyal medya hayatımızı güçlü şekilde etkiliyor. Ich bin in den sozialen Medien sehr aktiv. – Sosyal medyada çok aktifim. soziale Medien nutzen – Sosyal medya kullanmak Jugendliche nutzen soziale Medien täglich. – Gençler sosyal medyayı her gün kullanıyor.

Sosyal Medya Platformları

Platform isimleri Almancada da aynı şekilde kullanılır, ancak cümle içinde artikelleri farklılık gösterebilir:
  • FacebookBist du auf Facebook? – Facebook'ta mısın?
  • InstagramIch poste Fotos auf Instagram. – Instagram'da fotoğraf paylaşıyorum.
  • Twitter / XHast du die Nachricht auf Twitter gelesen? – Twitter'daki haberi okudun mu?
  • TikTokTikTok-Videos sind sehr beliebt bei Jugendlichen. – TikTok videoları gençler arasında çok popüler.
  • YouTubeIch schaue gerne YouTube-Videos. – YouTube videoları izlemeyi severim.
  • LinkedInLinkedIn ist wichtig für die Karriere. – LinkedIn kariyer için önemli.
  • PinterestAuf Pinterest finde ich Inspiration. – Pinterest'te ilham buluyorum.
  • SnapchatSnapchat ist bei jungen Leuten beliebt. – Snapchat gençler arasında popüler.

Mesajlaşma Uygulamaları

  • WhatsAppIn Deutschland nutzen fast alle WhatsApp. – Almanya'da neredeyse herkes WhatsApp kullanır.
  • TelegramTelegram wird für Gruppenchats genutzt. – Telegram grup sohbetleri için kullanılır.
  • SignalSignal ist besonders sicher. – Signal özellikle güvenlidir.
Kültürel not: Almanya'da WhatsApp en yaygın mesajlaşma uygulamasıdır. Neredeyse herkes – genç, yaşlı – WhatsApp kullanır. İş ortamında bile WhatsApp grupları yaygındır. Ancak veri güvenliğine önem veren Almanlar arasında Signal ve Threema gibi alternatifler de popülerdir.

Video Konferans Araçları

  • ZoomWir haben ein Meeting über Zoom. – Zoom üzerinden toplantımız var.
  • SkypeSkype war der Vorgänger von Zoom. – Skype Zoom'un öncüsüydü.
  • Google MeetDie Vorlesung findet über Google Meet statt. – Ders Google Meet üzerinden yapılıyor.

Sosyal Medya Terimleri

das Profil (daz profil) – Profil Dein Profil sieht gut aus. – Profilin güzel görünüyor. Ich aktualisiere mein Profil. – Profilimi güncelliyorum. der Like / das Gefällt mir – Beğeni Das Foto hat 500 Likes bekommen. – Fotoğraf 500 beğeni aldı. liken / gefällt mir drücken – Beğenmek Ich like dein Foto. – Fotoğrafını beğeniyorum. der Kommentar (dea komentar) – Yorum Hast du die Kommentare gelesen? – Yorumları okudun mu? kommentieren – Yorum yapmak Viele Leute kommentieren den Beitrag. – Birçok kişi paylaşıma yorum yapıyor. teilen / der Beitrag – Paylaşmak / Paylaşım Kannst du den Beitrag teilen? – Paylaşımı paylaşabilir misin? Ich teile den Artikel auf Facebook. – Makaleyi Facebook'ta paylaşıyorum. der Follower / der Abonnent – Takipçi Sie hat 10.000 Follower auf Instagram. – Instagram'da 10.000 takipçisi var. der Hashtag – Etiket / Hashtag Benutze den Hashtag #DeutschLernen. – #AlmancaÖğreniyorum etiketini kullan. die Story / die Geschichte – Hikâye (sosyal medya) Hast du meine Story auf Instagram gesehen? – Instagram'daki hikâyemi gördün mü? der Livestream – Canlı yayın Er macht einen Livestream auf YouTube. – YouTube'da canlı yayın yapıyor. der Inhalt / der Content – İçerik Der Inhalt der Website ist sehr informativ. – Web sitesinin içeriği çok bilgilendirici. die Benachrichtigung (di benahrıhtigung) – Bildirim Ich habe eine Benachrichtigung auf dem Handy bekommen. – Telefona bir bildirim geldi. der Trend – Gündem / Trend Das Thema ist gerade im Trend. – Konu şu anda gündemde. viral – Viral Das Video ist viral gegangen. – Video viral oldu. der Influencer – Influencer / Sosyal medya fenomeni Influencer verdienen viel Geld mit Werbung. – Influencer'lar reklamla çok para kazanıyor. das digitale Marketing – Dijital pazarlama Digitales Marketing wird immer wichtiger. – Dijital pazarlama giderek daha önemli hale geliyor. der Blog – Blog Ich schreibe einen Blog über das Leben in Deutschland. – Almanya'daki yaşam hakkında blog yazıyorum. der Podcast – Podcast Ich höre jeden Tag einen Podcast auf Deutsch. – Her gün Almanca bir podcast dinliyorum. Tavsiyem: Almanca podcast dinlemek dil öğrenmenin en etkili yollarından biridir! "Slow German", "Deutsch – warum nicht?" ve "Coffee Break German" yeni başlayanlar için harika podcastlerdir.

Almanca Streaming ve Online Alışveriş Kelimeleri

Dijital hayatın bir diğer büyük parçası da dizi/film izlemek ve online alışveriş yapmaktır. Almanya'da yaşarken günlük hayatınızda sıkça karşılaşacağınız bu terimleri öğrenelim: das Streaming / streamen – Yayın akışı (izleme) / Canlı/akış halinde izlemek Ich streame meine Lieblingsserie am Abend. – Akşamları favori dizimi izliyorum (streaming). Streaming-Dienste sind in Deutschland sehr beliebt. – Streaming hizmetleri Almanya'da çok popüler.

Almanya'da Popüler Streaming Hizmetleri

  • NetflixWir schauen heute Abend Netflix. – Bu akşam Netflix izliyoruz.
  • Amazon Prime VideoDer Film ist auf Amazon Prime Video verfügbar. – Film Amazon Prime Video'da mevcut.
  • Disney+Meine Kinder lieben Disney+. – Çocuklarım Disney+'ı çok seviyor.
  • SpotifyIch höre Musik über Spotify. – Müziği Spotify üzerinden dinliyorum.
der Online-Shop / der Onlineshop – Online mağaza Ich kaufe oft in einem Online-Shop ein. – Sık sık bir online mağazadan alışveriş yaparım. online bestellen / online einkaufen – Online sipariş vermek / Online alışveriş yapmak Ich bestelle meine Kleidung meistens online. – Kıyafetlerimi genellikle online sipariş ediyorum. der Warenkorb (dea vaarınkorb) – Sepet (alışveriş sepeti) Ich habe drei Artikel in meinem Warenkorb. – Sepetimde üç ürün var. die Lieferung / der Versand – Teslimat / Kargo Die Lieferung dauert drei bis fünf Werktage. – Teslimat üç ila beş iş günü sürer. Der Versand ist kostenlos ab 50 Euro. – 50 Euro üzeri kargo ücretsizdir. die Rücksendung (di rüksendung) – İade Die Rücksendung ist innerhalb von 14 Tagen kostenlos. – 14 gün içinde iade ücretsizdir. Pratik bilgi: Almanya'da online alışverişte "14 Tage Widerrufsrecht" (14 günlük cayma hakkı) yasal bir haktır. Beğenmediğiniz ürünü genellikle ücretsiz iade edebilirsiniz.

Almanca Bilişim ve İleri Teknoloji Kelimeleri

Bilişim sektörü ve ileri teknoloji alanının temel terimleri: die Technologie (di teknologi) – Teknoloji Die Technologie entwickelt sich schnell. – Teknoloji hızla gelişiyor. die Elektronik (di elektronik) – Elektronik Ich kaufe Elektronik immer online. – Elektronik ürünleri her zaman online alırım. die Programmierung (di programirung) – Programlama Programmierung ist eine wichtige Fähigkeit. – Programlama önemli bir beceridir. Ich lerne gerade Programmierung. – Şu anda programlama öğreniyorum. die Informatik (di informatik) – Bilgisayar bilimi Ich studiere Informatik an der TU München. – Münih Teknik Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi okuyorum. die Softwareentwicklung – Yazılım mühendisliği / Yazılım geliştirme Softwareentwicklung ist ein gut bezahlter Beruf in Deutschland. – Yazılım geliştirme Almanya'da iyi ücretli bir meslektir. Pratik bilgi: Almanya'da yazılım mühendislerine büyük talep vardır. "Fachkräftemangel" (nitelikli işgücü eksikliği) nedeniyle Türk yazılımcılar için Almanya'da çok iyi kariyer fırsatları bulunmaktadır. der Algorithmus (dea algoritmus) – Algoritma Der Algorithmus entscheidet, welche Inhalte du siehst. – Algoritma hangi içerikleri göreceğine karar verir. die Künstliche Intelligenz (KI) – Yapay zekâ Künstliche Intelligenz verändert die Welt. – Yapay zekâ dünyayı değiştiriyor. KI wird in vielen Bereichen eingesetzt. – Yapay zekâ birçok alanda kullanılıyor. der Roboter (dea robota) – Robot Roboter werden in der Industrie eingesetzt. – Robotlar sanayide kullanılıyor. In Zukunft werden Roboter viele Aufgaben übernehmen. – Gelecekte robotlar birçok görevi üstlenecek. das Homeoffice (daz homofis) – Evden çalışma / Uzaktan çalışma Ich arbeite zwei Tage pro Woche im Homeoffice. – Haftada iki gün evden çalışıyorum. Homeoffice ist seit der Pandemie viel verbreiteter. – Pandemiden beri evden çalışma çok daha yaygın. Kültürel not: "Homeoffice" kelimesi Almancada hem çalışma şeklini hem de evdeki çalışma alanını ifade etmek için kullanılır. Birçok Alman şirketi artık "hybrides Arbeiten" (hibrit çalışma – ofis ve ev karışımı) modelini benimsemiştir. das Videospiel / das Computerspiel – Video oyunu / Bilgisayar oyunu Videospiele sind bei Jugendlichen sehr beliebt. – Video oyunları gençler arasında çok popüler. Computerspiele können auch lehrreich sein. – Bilgisayar oyunları eğitici de olabilir. ein Video aufnehmen – Video kaydetmek Ich nehme ein Video für YouTube auf. – YouTube için bir video kaydediyorum.

Almanca Teknoloji Konulu Pratik Diyalog

Aşağıdaki diyalog, iki arkadaş arasında teknolojiyle ilgili bir sohbeti canlandırmaktadır: Über Technologie sprechen – Teknoloji Hakkında Konuşmak Ayşe: Mein Computer ist so langsam. Ich glaube, ich brauche einen neuen. (Bilgisayarım çok yavaş. Sanırım yenisine ihtiyacım var.) Max: Hast du schon das letzte Update gemacht? Manchmal hilft eine Aktualisierung. (Son güncellemeyi yaptın mı? Bazen güncelleme işe yarar.) Ayşe: Ja, aber der Speicher ist fast voll. Ich habe zu viele Dateien und Programme. (Evet, ama hafıza neredeyse dolu. Çok fazla dosya ve programım var.) Max: Du könntest deine Fotos und Dokumente in der Cloud speichern. Dann hast du mehr Platz auf dem Computer. (Fotoğraflarını ve belgelerini bulutta saklayabilirsin. O zaman bilgisayarında daha fazla yer olur.) Ayşe: Gute Idee! Welchen Cloud-Dienst benutzt du? (İyi fikir! Hangi bulut hizmetini kullanıyorsun?) Max: Ich nutze Google Drive. Es ist kostenlos bis 15 GB. Und vergiss nicht, ein gutes Antivirenprogramm zu installieren. Im Internet gibt es viele Viren. (Google Drive kullanıyorum. 15 GB'a kadar ücretsiz. Ve iyi bir antivirüs programı yüklemeyi unutma. İnternette çok sayıda virüs var.) Ayşe: Stimmt. Übrigens, hast du den neuen Podcast über Künstliche Intelligenz gehört? Total spannend! (Doğru. Bu arada, yapay zekâ hakkındaki yeni podcast'i dinledin mi? Çok heyecan verici!) Max: Nein, noch nicht. Schick mir mal den Link auf WhatsApp! (Hayır, henüz değil. Bana WhatsApp'tan bağlantıyı gönder!)

Almanca Teknoloji Hakkında Günlük Sohbet Kalıpları

Teknoloji konuları günlük hayatta sıkça konuşulur. Aşağıdaki kalıplarla Almanca teknoloji sohbetlerine katılabilirsiniz:

Cihaz Sorunları ve Teknik Destek

Mein Handy geht nicht mehr an. – Telefonum artık açılmıyor. → Hast du es schon neu gestartet? – Yeniden başlatmayı denedin mi? Mein Computer ist abgestürzt. – Bilgisayarım çöktü. → Hast du deine Daten gesichert? – Verilerini yedekledin mi? Das WLAN funktioniert nicht. – Wi-Fi çalışmıyor. → Versuch mal, den Router neu zu starten. – Yönlendiriciyi yeniden başlatmayı dene. Mein Akku ist fast leer. – Bataryam neredeyse bitti. → Hast du ein Ladekabel dabei? – Yanında şarj kablosu var mı?

Yeni Teknoloji ve Ürünler Hakkında Konuşma

Hast du das neue iPhone gesehen? – Yeni iPhone'u gördün mü? → Ja, aber es ist mir zu teuer. – Evet, ama bence çok pahalı. Welches Handy benutzt du? – Hangi telefonu kullanıyorsun? → Ich habe ein Samsung Galaxy. – Samsung Galaxy'im var. Kannst du mir eine gute App empfehlen? – Bana iyi bir uygulama önerebilir misin? → Probier mal diese App, die ist kostenlos. – Bu uygulamayı dene, ücretsiz.

Sosyal Medya ve İnternet Kullanımı

Bist du auf Instagram? – Instagram'da mısın? → Ja, ich schicke dir meinen Benutzernamen. – Evet, sana kullanıcı adımı göndereyim. Hast du das Video auf TikTok gesehen? – TikTok'taki videoyu gördün mü? → Ja, das war total lustig! – Evet, çok komikti! Wie viel Zeit verbringst du am Handy? – Telefonda ne kadar vakit geçiriyorsun? → Wahrscheinlich zu viel! – Muhtemelen çok fazla! Öğretmen notu: Almanya'da teknoloji mağazalarında alışveriş yaparken şu cümleler işinize yarar: „Ich suche einen Laptop für die Arbeit." (İş için bir dizüstü bilgisayar arıyorum), „Können Sie mir dieses Gerät erklären?" (Bu cihazı bana açıklayabilir misiniz?), „Gibt es darauf Garantie?" (Bunun garantisi var mı?).

Almanca Teknoloji Kelimeleri Öğrenirken Tavsiyeler

1. Cihazlarınızı Almanca kullanın: Telefonunuzun, bilgisayarınızın ve sosyal medya hesaplarınızın dilini Almanca olarak ayarlayın. "Einstellungen" (Ayarlar), "Benachrichtigungen" (Bildirimler), "Speicher" (Depolama) gibi terimleri her gün doğal yoldan öğrenirsiniz. 2. Almanca teknoloji haberleri okuyun: Heise.de, Golem.de ve t3n.de Almanya'nın en popüler teknoloji haber sitelerdir. Bu siteleri takip ederek hem güncel kalır hem Almanca teknik terimleri öğrenirsiniz. 3. YouTube'da Almanca teknoloji kanalları izleyin: Almanca teknoloji inceleme videoları izlemek hem eğlenceli hem öğreticidir. 4. Bilişim terimlerinin kökenini öğrenin: Birçok terim İngilizceden gelir ama Almancaya uyarlanmıştır: Computer → Rechner, Download → Herunterladen, Upload → Hochladen, Password → Passwort. Bu eşleştirmeleri bilmek her iki dilde de yetkinliğinizi artırır. 5. Veri koruma bilincini geliştirin: Almanya'da "Datenschutz" (veri koruma) çok ciddiye alınır. İş ortamında veri güvenliği kurallarını bilmek ve uygulamak zorunludur. Bu alandaki terimleri öğrenmek kariyerinize büyük katkı sağlar. Dijital dünya her gün değişiyor ve bu kelimeleri bilmek sizi her ortamda güncel tutar. Bilgisayar donanımından online alışverişe, sosyal medyadan yapay zekâya kadar bu rehberde öğrendikleriniz, Almanya'daki dijital hayatınızın her alanında işinize yarayacak. Viel Erfolg beim Lernen! (Öğrenmede başarılar!)

İlgili Almanca Kelime Rehberlerimiz

Teknoloji kelimeleri günlük hayatın ve iş hayatının birçok alanıyla iç içedir. İlginizi çekebilecek diğer rehberlerimiz:

???? Bilgi Yarışması: Bu Konuyu Ne Kadar Öğrendin?

Bu yazıda öğrendiklerini test etmek için hazırladığımız 15 soruluk bilgi yarışmasını çöz. Basit, orta ve zor sorularla kendini sına, sıralamada yerini al!

Sıkça Sorulan Sorular

Bilgisayar, internet ve sosyal medya artık günlük hayatın merkezinde olduğu için bu Almanca terimleri bilmek, hem iş hayatında hem günlük iletişimde sürekli ihtiyaç duyulan bir beceridir.

der Computer (bilgisayar), die Tastatur (klavye), der Bildschirm (ekran) ve die Datei (dosya) Almanca temel bilgisayar terminolojisinin başlıca kelimeleridir.

teilen (paylaşmak), hochladen (yüklemek) ve der Beitrag (gönderi/paylaşım) Almanca sosyal medya kullanımında sık karşılaşılan temel fiil ve kelimelerdir.

Evet, teknoloji alanında birçok Almanca terim doğrudan İngilizceden alınmıştır (der Computer, das Internet, die App gibi); bu da bu kelimeleri Türkçe konuşanlar için nispeten tanıdık kılar.

die E-Mail (e-posta), der Anhang (ek dosya) ve die Nachricht (mesaj) Almanca dijital iletişimde en sık kullanılan temel kelimelerdir.

Telefon veya bilgisayarınızın dilini geçici olarak Almancaya çevirmek, günlük kullandığınız arayüzler üzerinden bu terimleri doğal bir şekilde ve sık tekrarla öğrenmenizi sağlar.