Almanya'da yaşamaya başladığınızda ilk yapmanız gereken işlerden biri banka hesabı açmaktır. Maaşınızı almak, kiranızı ödemek, alışveriş yapmak ve günlük finansal işlemlerinizi yürütmek için bankacılık kelimeleri bilmeniz şarttır. Almanya'da hâlâ nakit kullanımı çok yaygındır ve birçok işlem için bankaya gitmeniz gerekir. ATM'den para çekmek, havale yapmak, kredi başvurusu yapmak veya vergi beyannamenizi hazırlamak – tüm bunlar için Almanca banka ve finans terimlerini bilmeniz büyük avantaj sağlar. Bu rehberde para ve bankacılıktan ekonomi ve yatırıma kadar ihtiyacınız olan tüm finansal kelimeleri detaylı şekilde öğreneceksiniz.
Öğretmen notu: Finans kelimeleri ilk bakışta sıkıcı görünebilir ama bunlar Almanya'da günlük hayatınızın ayrılmaz parçasıdır. Bir banka hesabı açmak bile bu kelimeleri bilmenizi gerektirir. Bu bölümü pratik ihtiyaçlarınıza göre önceliklendirerek öğrenin: önce banka işlemleri, sonra ekonomi terimleri.
Almanca Para ve Temel Bankacılık Kelimeleri
En temel finansal kavramlarla başlayalım. Bu kelimeler hem günlük hayatta hem bankada sürekli karşınıza çıkacak:
das Geld (daz gelt) – Para
Ich habe kein Geld dabei. – Yanımda param yok.
Geld allein macht nicht glücklich. – Para tek başına mutluluk getirmez. (Alman atasözü)
Wie viel Geld brauchst du? – Ne kadar paraya ihtiyacın var?
die Währung (di verung) – Para birimi
Die Währung in Deutschland ist der Euro. – Almanya'da para birimi Euro'dur.
In welcher Währung möchten Sie zahlen? – Hangi para birimiyle ödemek istersiniz?
Kültürel not: Almanya 2002'den beri Euro kullanmaktadır. Öncesinde Alman Markı (Deutsche Mark – DM) kullanılıyordu. Bazı yaşlı Almanlar hâlâ fiyatları kafalarından Mark'a çevirir!
das Bargeld (daz bargelt) – Nakit para
Zahlen Sie bar oder mit Karte? – Nakit mi yoksa kartla mı ödeyeceksiniz?
Ich habe nur Bargeld dabei. – Yanımda sadece nakit var.
In Deutschland zahlen viele Menschen mit Bargeld. – Almanya'da birçok kişi nakit ödeme yapar.
Dikkat: Almanya, gelişmiş bir ülke olmasına rağmen Avrupa'da en çok nakit kullanan ülkelerden biridir. Birçok restoran, fırın ve küçük dükkan sadece nakit kabul eder. "Nur Barzahlung" (sadece nakit) tabelasını sıkça göreceksiniz. Yanınızda her zaman biraz nakit bulundurun!
die Bank (di bank) – Banka
Ich muss zur Bank gehen. – Bankaya gitmem gerekiyor.
Die Bank ist von 9 bis 16 Uhr geöffnet. – Banka saat 9'dan 16'ya kadar açık.
Bei welcher Bank haben Sie Ihr Konto? – Hesabınız hangi bankada?
die Bankfiliale (di bankfilialı) – Banka şubesi
Die nächste Bankfiliale ist am Marktplatz. – En yakın banka şubesi meydan başında.
In der Bankfiliale können Sie ein Konto eröffnen. – Banka şubesinde hesap açabilirsiniz.
der Banker / der Bankangestellte – Bankacı / Banka çalışanı
Der Bankangestellte hat mir geholfen. – Banka çalışanı bana yardım etti.
Ich möchte mit einem Berater sprechen. – Bir danışmanla görüşmek istiyorum.
Almanca Banka Hesabı ve Kart Kelimeleri
Almanya'da bir banka hesabı açmak hayatınızın temel adımlarından biridir. Maaş almak, kira ödemek ve günlük işlemler için mutlaka bir hesaba ihtiyacınız vardır.
das Konto (daz konto) – Hesap, çoğulu: die Konten
Ich möchte ein Konto eröffnen. – Bir hesap açmak istiyorum.
Auf meinem Konto sind 500 Euro. – Hesabımda 500 Euro var.
Girokonto oder Sparkonto? – Vadesiz hesap mı tasarruf hesabı mı?
Tavsiyem: Almanya'da en yaygın hesap türü das Girokonto (vadesiz mevduat hesabı, cari hesap) 'dur. Maaş yatırma, kira ödeme, fatura ödeme gibi tüm günlük işlemler Girokonto üzerinden yapılır. Almanya'ya yerleştiğinizde ilk olarak bunu açın.
die Kontonummer / die IBAN – Banka hesap numarası
Können Sie mir Ihre Kontonummer geben? – Hesap numaranızı verebilir misiniz?
Die IBAN besteht aus 22 Zeichen. – IBAN 22 karakterden oluşur.
Pratik bilgi: Almanya'da artık ulusal hesap numarası yerine uluslararası IBAN numarası kullanılmaktadır. Alman IBAN'ları "DE" ile başlar ve 22 karakter uzunluğundadır.
die Bankkarte / die EC-Karte / die Girokarte – Banka kartı
Ich bezahle mit meiner EC-Karte. – Banka kartımla ödüyorum.
Die Bankkarte wurde gesperrt. – Banka kartı bloke edildi.
Not: Almanya'da banka kartına geleneksel olarak "EC-Karte" denir. Resmi adı artık "Girocard"dır ama herkes hâlâ "EC-Karte" der.
die Kreditkarte (di kreditkarte) – Kredi kartı
Akzeptieren Sie Kreditkarten? – Kredi kartı kabul ediyor musunuz?
Ich bezahle mit Kreditkarte. – Kredi kartıyla ödüyorum.
Dikkat: Almanya'da kredi kartı kabul oranı diğer Avrupa ülkelerine göre düşüktür. Özellikle küçük işletmeler ve bazı restoranlar kredi kartı kabul etmez. Banka kartı (EC-Karte/Girocard) çok daha yaygın kabul görür.
der Geldautomat (dea geltautomat) – ATM / Bankamatik
Wo ist der nächste Geldautomat? – En yakın ATM nerede?
Am Geldautomaten kann man Geld abheben. – ATM'den para çekilebilir.
Der Geldautomat ist außer Betrieb. – ATM çalışmıyor.
Almanca Banka İşlemleri: Para Çekme, Yatırma ve Havale
Bankada en çok ihtiyaç duyacağınız işlem ifadeleri bu bölümdedir:
Geld abheben (gelt abheybin) – Para çekmek
Ich möchte 200 Euro abheben. – 200 Euro çekmek istiyorum.
Am Geldautomaten können Sie rund um die Uhr Geld abheben. – ATM'den 24 saat para çekebilirsiniz.
Geld einzahlen (gelt ayntsalın) – Para yatırmak
Ich möchte 500 Euro auf mein Konto einzahlen. – Hesabıma 500 Euro yatırmak istiyorum.
Kann ich am Schalter Geld einzahlen? – Gişede para yatırabilir miyim?
die Überweisung (di übavayzung) – Havale / EFT
Ich mache eine Überweisung an meinen Vermieter. – Ev sahibime havale yapıyorum.
Die Überweisung dauert einen Werktag. – Havale bir iş günü sürer.
Können Sie die Überweisung online machen? – Havaleyi online yapabilir misiniz?
Tavsiyem: Almanya'da kira, fatura ve düzenli ödemeler genellikle "Dauerauftrag" (otomatik ödeme emri) veya "Lastschrift" (otomatik çekim) ile yapılır. Bunları bir kere ayarladığınızda her ay otomatik olarak ödeme gerçekleşir – çok pratiktir!
die Quittung (di kvitung) – Makbuz
Kann ich bitte eine Quittung bekommen? – Makbuz alabilir miyim lütfen?
Bewahren Sie die Quittung gut auf. – Makbuzu iyi saklayın.
die Rechnung (di rehnung) – Fatura
Ich muss die Rechnung bezahlen. – Faturayı ödemem gerekiyor.
Die Stromrechnung ist diesen Monat hoch. – Elektrik faturası bu ay yüksek.
Not: "Rechnung" hem restoranda hesap hem de fatura anlamına gelir. Bağlamdan anlarsınız.
die Gebühr (di gebür) – Ücret / Masraf
Gibt es Gebühren für die Kontoführung? – Hesap yönetim ücreti var mı?
Die Gebühr für die Überweisung beträgt 2 Euro. – Havale ücreti 2 Euro.
Almanca Bankada ve ATM'de Kullanılan Günlük Kalıplar
Bankada sıkça karşılaşacağınız soru-cevap kalıpları:
- Ich möchte Geld einzahlen. – Para yatırmak istiyorum.
- Ich möchte Geld abheben. – Para çekmek istiyorum.
- Wie hoch ist mein Kontostand? – Hesap bakiyem ne kadar?
- Ich möchte eine Überweisung machen. – Havale yapmak istiyorum.
- Können Sie mir einen Kontoauszug geben? – Bana hesap özeti verebilir misiniz?
- Meine Karte wurde gesperrt. – Kartım bloke edildi.
- Ich habe meine PIN vergessen. – PIN kodumu unuttum.
- Ich möchte einen Dauerauftrag einrichten. – Otomatik ödeme talimatı kurmak istiyorum.
- Ich möchte mein Konto kündigen. – Hesabımı kapatmak istiyorum.
ATM (Geldautomat) ekranında göreceğiniz ifadeler:
- Karte einführen – Kartı takın
- PIN eingeben – PIN kodunu girin
- Betrag wählen – Tutar seçin
- Auszahlung – Para çekme
- Kontostand abfragen – Bakiye sorgulama
- Quittung drucken – Makbuz yazdır
- Karte entnehmen – Kartınızı alın
- Vorgang abbrechen – İşlemi iptal et
Almanca Döviz, Kur ve Döviz Bürosu Kelimeleri
die Devisen (di devizın) – Döviz (çoğul)
An der Wechselstube kann man Devisen tauschen. – Döviz bürosunda döviz bozabilirsiniz.
die Wechselstube (di vekzılştube) – Döviz bürosu
Gibt es eine Wechselstube am Flughafen? – Havaalanında döviz bürosu var mı?
In der Wechselstube habe ich Euro gegen Dollar getauscht. – Döviz bürosunda Euro'yu Dolar'a çevirdim.
der Wechselkurs (dea vekzılkurs) – Döviz kuru
Wie ist der aktuelle Wechselkurs? – Güncel döviz kuru nedir?
Der Wechselkurs ändert sich täglich. – Döviz kuru her gün değişir.
Almanca Ekonomi ve Finans Terimleri
Ekonomi ve finans dünyasının temel kavramlarını öğrenmek, hem haberleri anlamanızı hem de iş hayatında daha donanımlı olmanızı sağlar:
die Wirtschaft (di virtşaft) – Ekonomi
Die deutsche Wirtschaft ist die größte in Europa. – Alman ekonomisi Avrupa'nın en büyüğüdür.
Die Wirtschaft wächst um 2 Prozent. – Ekonomi yüzde 2 büyüyor.
Kültürel not: Almanya, nominal GSYH'ye göre dünyanın dördüncü büyük ekonomisidir. "Made in Germany" etiketi dünya genelinde kalite güvencesi olarak kabul edilir. Otomotiv, makine, kimya ve enerji sektörleri Alman ekonomisinin temel direkleridir.
das Einkommen (daz aynkomın) – Gelir
Das durchschnittliche Einkommen in Deutschland ist hoch. – Almanya'da ortalama gelir yüksek.
Mein Einkommen reicht für die Miete. – Gelirim kiraya yetiyor.
die Ausgaben (di ausgabın) – Giderler (çoğul)
Meine monatlichen Ausgaben sind zu hoch. – Aylık giderlerim çok yüksek.
Wir müssen unsere Ausgaben reduzieren. – Giderlerimizi azaltmalıyız.
der Gewinn (dea gevin) – Kâr
Das Unternehmen hat dieses Jahr einen hohen Gewinn erzielt. – Şirket bu yıl yüksek kâr elde etti.
der Verlust (dea ferlust) – Zarar
Die Firma hat große Verluste gemacht. – Firma büyük zararlar etti.
Fark: Gewinn (kâr) ↔ Verlust (zarar) – bu iki kelimeyi birlikte öğrenin, birbirinin zıttıdır.
die Steuer (di ştoyer) – Vergi, çoğulu: die Steuern
In Deutschland muss jeder Steuern zahlen. – Almanya'da herkes vergi ödemek zorundadır.
Die Einkommensteuer ist in Deutschland hoch. – Almanya'da gelir vergisi yüksektir.
Pratik bilgi: Almanya'da vergi sistemi oldukça karmaşıktır. Her yıl "Steuererklärung" (vergi beyannamesi) vermek gerekir. Birçok kişi "Steuerberater" (vergi danışmanı) tutar. Almanya'da yaşıyorsanız vergi konusunu mutlaka öğrenin!
die Versicherung (di ferzişerung) – Sigorta
In Deutschland ist eine Krankenversicherung Pflicht. – Almanya'da sağlık sigortası zorunludur.
Welche Versicherungen brauche ich? – Hangi sigortalara ihtiyacım var?
Kültürel not: Almanya'da sağlık sigortası (Krankenversicherung) zorunludur. İki türü vardır: gesetzliche (devlet sigortası) ve private (özel sigorta). Ayrıca sorumluluk sigortası (Haftpflichtversicherung) da neredeyse herkesin sahip olduğu çok önemli bir sigortadır.
die Inflation (di inflatsion) – Enflasyon
Die Inflation ist gestiegen. – Enflasyon yükseldi.
Die Inflation liegt bei 3 Prozent. – Enflasyon yüzde 3 seviyesinde.
die Deflation (di deflatsion) – Deflasyon
Deflation ist das Gegenteil von Inflation. – Deflasyon enflasyonun tersidir.
das Budget (daz büdce) – Bütçe
Wir müssen das Budget einhalten. – Bütçeye uymamız gerekiyor.
Mein monatliches Budget ist begrenzt. – Aylık bütçem sınırlı.
Almanca Tasarruf, Yatırım ve Kredi Kelimeleri
Finansal planlama ve yatırım dünyasının temel terimleri:
das Sparen / die Ersparnisse – Tasarruf / Birikim
Ich spare jeden Monat 200 Euro. – Her ay 200 Euro biriktiriyorum.
Meine Ersparnisse reichen für einen Urlaub. – Birikimlerim bir tatile yetiyor.
Sparen ist wichtig für die Zukunft. – Tasarruf gelecek için önemlidir.
Kültürel not: Almanlar tasarruf konusunda dünyaca ünlüdür. "Sparsamkeit" (tutumluluk) Alman kültürünün önemli bir değeridir. Almanya'da "Sparbuch" (tasarruf defteri) geleneği çok eskidir ve birçok aile çocuklarına küçük yaşta tasarruf alışkanlığı kazandırır.
die Investition / die Anlage – Yatırım
Eine Investition in Bildung lohnt sich immer. – Eğitime yatırım her zaman değer.
Welche Geldanlage empfehlen Sie? – Hangi yatırımı tavsiye edersiniz?
die Aktie (di aktiye) – Hisse senedi, çoğulu: die Aktien
Ich habe Aktien von Volkswagen gekauft. – Volkswagen hisse senedi aldım.
Die Aktienkurse sind gestiegen. – Hisse senedi fiyatları yükseldi.
der Kredit (dea kredit) – Kredi
Ich möchte einen Kredit aufnehmen. – Kredi çekmek istiyorum.
Der Kredit hat einen niedrigen Zinssatz. – Kredinin faiz oranı düşük.
Wie hoch sind die monatlichen Raten? – Aylık taksitler ne kadar?
die Schulden (di şuldın) – Borç (çoğul)
Ich habe keine Schulden. – Borcum yok.
Er muss seine Schulden zurückzahlen. – Borçlarını geri ödemesi gerekiyor.
Almanca Bankada Pratik Diyalog: Hesap Açma
Aşağıdaki diyalog, bir bankada hesap açma senaryosunu canlandırmaktadır:
In der Bank – Bankada
Kunde: Guten Tag! Ich bin neu in Deutschland und möchte ein Girokonto eröffnen.
(İyi günler! Almanya'da yeniyim ve bir vadesiz hesap açmak istiyorum.)
Bankangestellte: Guten Tag! Gerne helfe ich Ihnen. Haben Sie Ihren Reisepass und Ihre Meldebescheinigung dabei?
(İyi günler! Size yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım. Pasaportunuz ve ikametgâh belgeniz yanınızda mı?)
Kunde: Ja, hier bitte. Ich habe auch meinen Arbeitsvertrag mitgebracht.
(Evet, buyurun. İş sözleşmemi de getirdim.)
Bankangestellte: Perfekt. Möchten Sie ein normales Girokonto oder ein Gehaltskonto?
(Mükemmel. Normal vadesiz hesap mı yoksa maaş hesabı mı istiyorsunuz?)
Kunde: Ein Gehaltskonto, bitte. Mein Arbeitgeber überweist mein Gehalt monatlich.
(Maaş hesabı lütfen. İşverenim maaşımı aylık olarak havale ediyor.)
Bankangestellte: Sehr gut. Die Kontoführung ist kostenlos, solange monatlich mindestens 700 Euro eingehen. Sie bekommen eine Girokarte und können Online-Banking nutzen.
(Çok iyi. Aylık en az 700 Euro geldiği sürece hesap yönetim ücreti yoktur. Bir banka kartı alacak ve online bankacılık kullanabileceksiniz.)
Kunde: Bekomme ich auch eine Kreditkarte?
(Kredi kartı da alabilir miyim?)
Bankangestellte: Ja, die können wir separat beantragen. Möchten Sie auch ein Sparkonto für Ihre Ersparnisse?
(Evet, onu ayrıca başvurabiliriz. Birikimleriniz için bir tasarruf hesabı da ister misiniz?)
Kunde: Ja, das wäre gut. Und wo ist der nächste Geldautomat?
(Evet, iyi olur. Peki en yakın ATM nerede?)
Bankangestellte: Direkt am Eingang unserer Filiale. Er ist 24 Stunden zugänglich. Hier sind Ihre Unterlagen. Bitte unterschreiben Sie hier.
(Şubemizin girişinde. 24 saat erişilebilir. İşte belgeleriniz. Lütfen burayı imzalayın.)
Kunde: Vielen Dank für Ihre Hilfe!
(Yardımınız için çok teşekkürler!)
Bankangestellte: Gerne! Ihre Girokarte kommt in etwa einer Woche per Post. Wenn Sie Fragen haben, rufen Sie uns gerne an.
(Rica ederim! Banka kartınız yaklaşık bir hafta içinde postayla gelecek. Sorularınız olursa bizi arayabilirsiniz.)
Almanca Para ve Finans Hakkında Günlük Sohbet Kalıpları
Günlük hayatta para konusu hakkında en çok kullanılan ifadeler:
- Was kostet das? – Bu ne kadar?
→ Das kostet 15 Euro. – 15 Euro. - Das ist mir zu teuer. – Bu benim için çok pahalı.
- Gibt es einen Rabatt? – İndirim var mı?
- Kann ich bar zahlen? – Nakit ödeyebilir miyim?
- Kann ich mit Karte zahlen? – Kartla ödeyebilir miyim?
- Können Sie mir Wechselgeld geben? – Bana bozuk para verebilir misiniz?
- Das ist ein gutes Angebot! – Bu iyi bir teklif!
- Ich spare für ein neues Auto. – Yeni bir araba için biriktiriyorum.
- Am Ende des Monats bin ich immer pleite. – Ay sonunda hep parasız kalıyorum.
- Leben in Deutschland ist nicht billig. – Almanya'da yaşam ucuz değil.
Almanya'da önemli finansal terimler tablosu:
- die Miete – Kira
- die Nebenkosten – Ek giderler (ısınma, su vb.)
- die Kaution – Depozito
- die Rechnung – Fatura / Hesap
- die Quittung – Makbuz / Fiş
- die Ratenzahlung – Taksitli ödeme
- der Rabatt – İndirim
- der Sonderangebot – Özel teklif / Kampanya
- der Bon / der Kassenbon – Kasa fişi
- die Mahnung – Ödeme hatırlatması / İhtar
Almanca Finans Kelimeleri Öğrenirken Tavsiyeler
Finans ve bankacılık kelimelerini etkili şekilde öğrenmek için şu önerileri uygulayın:
1. Online bankacılığı Almanca kullanın: Banka uygulamanızı veya internet bankacılığınızı Almanca olarak ayarlayın. "Überweisung" (havale), "Kontostand" (hesap bakiyesi), "Umsätze" (hesap hareketleri) gibi terimleri doğal yoldan öğrenirsiniz.
2. Almanca ekonomi haberlerini takip edin: Tagesschau veya ZDF gibi haber kanallarında ekonomi bölümlerini izleyin. "Inflation", "Wirtschaftswachstum" (ekonomik büyüme), "Arbeitsmarkt" (iş piyasası) gibi terimleri duyarak öğrenirsiniz.
3. Banka belgelerinizi anlayın: Banka hesap özetlerinizi (Kontoauszug), sözleşmelerinizi ve mektuplarınızı Almanca olarak okumaya çalışın. Anlamadığınız kelimeleri sözlükten bakın – en iyi öğrenme gerçek belgelerledir.
4. Meldebescheinigung'u bilin: Almanya'da banka hesabı açmak için mutlaka "Anmeldung" (adres kaydı) yapmanız ve "Meldebescheinigung" (ikametgâh belgesi) almanız gerekir. Bu belge olmadan hesap açamazsınız – Almanya'ya vardığınızda ilk işiniz Bürgeramt'a (vatandaşlık ofisi) gidip kayıt yaptırmak olmalıdır.
5. Vergi sistemini öğrenin: Almanya'da vergi beyannamenizi (Steuererklärung) her yıl vermeniz gerekir. Bu süreçte çok fazla teknik terimle karşılaşırsınız. "Lohnsteuer" (gelir vergisi), "Kirchensteuer" (kilise vergisi – evet, Almanya'da böyle bir şey var!), "Solidaritätszuschlag" (dayanışma vergisi) gibi terimleri öğrenmek hayatınızı kolaylaştırır.
Almanca finans ve bankacılık kelimelerini öğrenmek, Almanya'da bağımsız ve güvenli bir yaşam sürdürebilmenizin temel adımlarından biridir. Hesap açmaktan vergi beyannamesine kadar her adımda bu kelimeler yanınızda olacak. Viel Erfolg beim Lernen und beim Sparen! (Öğrenmede ve tasarrufta başarılar!)
