Almanca Ulaşım ve Trafik Kelimelerini Öğrenmenin Önemi
Almanya, Avrupa'nın en gelişmiş ulaşım ağlarından birine sahip ülkedir. Otobandan hızlı trenlere, metro sistemlerinden bisiklet yollarına kadar her şey kusursuz bir düzenle çalışır. İster Almanya'da yaşıyor olun, ister tatile veya iş seyahatine gidiyor olun, ulaşım kelimelerini bilmek günlük hayatınızı büyük ölçüde kolaylaştırır. Tren bileti almak, otobüs durağını sormak, yol tarifi istemek ya da bir kaza durumunda yardım çağırmak – tüm bunlar için Almanca ulaşım ve trafik kelimelerini bilmeniz gerekir. Bu rehberde araç isimlerinden trafik kurallarına, toplu taşımadan yol tarifi ifadelerine kadar ihtiyacınız olan her şeyi detaylı şekilde öğreneceksiniz.
Öğretmen notu: Ulaşım kelimeleri günlük hayatta en sık kullanılan kelime gruplarından biridir. Almanya'da bir gün bile geçirseniz mutlaka bir tren, otobüs veya metro kullanmanız gerekecektir. Bu kelimeleri artikelleriyle birlikte öğrenin ve mutlaka cümle içinde pratik yapın.
Almanca Kara Taşıtları: Araba, Otobüs ve Diğerleri
Günlük hayatta en çok karşılaşacağınız kara taşıtlarını öğrenelim. Almanya'da araç kültürü çok gelişmiştir – Mercedes, BMW, Volkswagen, Audi ve Porsche gibi dünyaca ünlü otomobil markaları bu ülkeden çıkmıştır.
das Auto (daz auto) – Araba / Otomobil
Ich fahre mit dem Auto zur Arbeit. – Arabayla işe gidiyorum.
Mein Auto ist in der Werkstatt. – Arabam tamircide.
Hast du ein Auto? – Araban var mı?
das Automobil (daz automobil) – Otomobil (daha resmi kullanım)
Das Automobil wurde in Deutschland erfunden. – Otomobil Almanya'da icat edildi.
Kültürel not: Modern otomobilin mucidi Alman mühendis Carl Benz'dir (1886). Bu nedenle Almanya kendini "Autoland" (otomobil ülkesi) olarak tanımlar. Otomobil endüstrisi Almanya'nın en büyük sanayi sektörüdür.
der Bus (dea bus) – Otobüs
Der Bus kommt in fünf Minuten. – Otobüs beş dakikaya geliyor.
Welcher Bus fährt zum Hauptbahnhof? – Hangi otobüs merkez tren istasyonuna gidiyor?
Ich nehme jeden Tag den Bus. – Her gün otobüse biniyorum.
die Bushaltestelle (di bushalteştele) – Otobüs durağı
Die Bushaltestelle ist gleich um die Ecke. – Otobüs durağı hemen köşede.
Wo ist die nächste Bushaltestelle? – En yakın otobüs durağı nerede?
Kelime analizi: Bus (otobüs) + Halte (durma) + Stelle (yer) = Otobüsün durduğu yer. Almancada bileşik kelime mantığını anlamak kelimeleri çözmenizi kolaylaştırır.
die Busfahrkarte (di busfarkarte) – Otobüs bileti
Eine Busfahrkarte kostet 2,80 Euro. – Bir otobüs bileti 2,80 Euro.
Wo kann ich eine Busfahrkarte kaufen? – Otobüs biletini nereden alabilirim?
der Minibus (dea minibus) – Minibüs
Der Minibus bringt uns zum Flughafen. – Minibüs bizi havaalanına götürüyor.
das Taxi (daz taksi) – Taksi
Können Sie mir ein Taxi rufen? – Bana bir taksi çağırabilir misiniz?
Das Taxi steht vor dem Hotel. – Taksi otelin önünde bekliyor.
Zum Flughafen, bitte. – Havaalanına lütfen. (Taksiciye söylenir)
ein Taxi rufen – Taksi çağırmak
Ich rufe uns ein Taxi. – Bize bir taksi çağırıyorum.
Können Sie ein Taxi für mich bestellen? – Benim için bir taksi sipariş edebilir misiniz?
Tavsiyem: Almanya'da taksi çağırmak için otel resepsiyonundan yardım isteyebilir, telefon uygulamaları kullanabilir veya taksi durağına gidebilirsiniz. Almanca "Taxi rufen" veya "Taxi bestellen" denir.
das Motorrad (daz motorat) – Motosiklet
Er fährt gerne Motorrad. – Motosiklet sürmeyi seviyor.
Ein Motorrad ist schneller als ein Fahrrad. – Motosiklet bisikletten daha hızlıdır.
das Fahrrad (daz farat) – Bisiklet
Ich fahre jeden Tag mit dem Fahrrad zur Uni. – Her gün bisikletle üniversiteye gidiyorum.
In Deutschland gibt es viele Fahrradwege. – Almanya'da çok sayıda bisiklet yolu var.
Kültürel not: Almanya'da bisiklet kültürü çok güçlüdür. Özellikle Münster, Freiburg ve Berlin gibi şehirlerde bisiklet temel ulaşım aracıdır. Almanya genelinde 80.000 km'den fazla bisiklet yolu vardır. Birçok tren ve metroya bisikletinizle binebilirsiniz!
das E-Bike / das Elektrofahrrad – Elektrikli bisiklet
E-Bikes werden immer beliebter. – Elektrikli bisikletler giderek daha popüler oluyor.
Mit dem E-Bike komme ich schnell den Berg hoch. – Elektrikli bisikletle tepeyi hızlıca çıkıyorum.
der Roller / der Scooter – Scooter / Motorsiklet
In der Stadt fahre ich mit dem Roller. – Şehirde scooter kullanıyorum.
Elektro-Roller sieht man überall in Berlin. – Elektrikli scooter'ları Berlin'de her yerde görürsünüz.
der Lastwagen / der LKW (dea lastvagın / dea el-ka-ve) – Kamyon
Der LKW transportiert Waren nach Italien. – Kamyon İtalya'ya mal taşıyor.
Not: Günlük konuşmada kısaltma "LKW" çok yaygın kullanılır. Uzun hali "Lastkraftwagen"dır.
der Sattelschlepper (dea zatlışlepa) – TIR
Auf der Autobahn fahren viele Sattelschlepper. – Otobanda çok sayıda TIR gidiyor.
der Traktor (dea traktor) – Traktör
Der Bauer fährt mit dem Traktor aufs Feld. – Çiftçi traktörle tarlaya gidiyor.
der Wohnwagen (dea vonvagın) – Karavan
Im Sommer reisen viele Deutsche mit dem Wohnwagen. – Yazın birçok Alman karavanla seyahat eder.
der Dolmuş – Dolmuş
Almanya'da dolmuş sistemi yoktur ama Almancaya girmiş bir Türkçe kelimedir.
In der Türkei gibt es Dolmuş – ein Sammeltaxi. – Türkiye'de dolmuş var – bir tür toplu taksi.
Almanca Araç Parçaları ve Sürüş Terimleri Tablosu
Almanya'da araba kullanıyorsanız veya tamirciye gitmeniz gerekiyorsa bu terimleri bilmeniz önemlidir:
Araç Parçaları (Autoteile):
- der Motor – Motor
- das Lenkrad – Direksiyon
- die Bremse – Fren
- das Gaspedal – Gaz pedalı
- die Kupplung – Debriyaj
- das Getriebe – Vites (Automatik = otomatik, Schaltgetriebe = manuel)
- der Reifen – Lastik
- die Windschutzscheibe – Ön cam
- der Scheibenwischer – Silecek
- der Seitenspiegel – Yan ayna
- der Rückspiegel – Dikiz aynası
- der Kofferraum – Bagaj
- die Motorhaube – Kaput
- der Auspuff – Egzoz
- der Sicherheitsgurt – Emniyet kemeri
- der Blinker – Sinyal
- die Scheinwerfer – Farlar
Sürüşle ilgili önemli cümleler:
- Schnall dich an! – Kemerini tak!
- Ich habe eine Reifenpanne. – Lastiğim patladı.
- Wo ist die nächste Tankstelle? – En yakın benzin istasyonu nerede?
- Mein Auto springt nicht an. – Arabam çalışmıyor (marş basmıyor).
- Ich brauche einen Abschleppdienst. – Çekiciye ihtiyacım var.
- Volltanken, bitte. – Depoyu doldurun lütfen.
Almanca Toplu Taşıma Kelimeleri: Tren, Metro ve Tramvay
Almanya'nın toplu taşıma sistemi dünyada örnek gösterilen bir sistemdir. Deutsche Bahn (Alman Demiryolları) ülke genelinde hizmet verirken, her şehrin kendi metro, tramvay ve otobüs ağı vardır.
der Zug (dea tsug) – Tren
Der Zug nach Berlin fährt um 10 Uhr ab. – Berlin'e giden tren saat 10'da kalkıyor.
Ich fahre lieber mit dem Zug als mit dem Auto. – Arabayla gitmektense trenle gitmeyi tercih ederim.
Der Zug hat Verspätung. – Tren rötar yaptı.
Sık yapılan hata: Türkçede "trene binmek" derken Almancada "den Zug nehmen" (treni almak) veya "mit dem Zug fahren" (trenle gitmek) denir. "Ich steige in den Zug" (trene biniyorum) da doğrudur ama daha az yaygındır.
der Bahnhof (dea banhof) – Tren istasyonu / Gar
Der Hauptbahnhof ist im Zentrum. – Merkez tren istasyonu şehir merkezinde.
Wie komme ich zum Bahnhof? – Tren istasyonuna nasıl gidebilirim?
Not: "Hauptbahnhof" (kısaltması Hbf) bir şehrin merkez/ana tren istasyonudur. Her büyük Alman şehrinde bir Hauptbahnhof vardır.
der Bahnhof / die Station – İstasyon
An welcher Station muss ich aussteigen? – Hangi istasyonda inmem gerekiyor?
Die nächste Station ist Alexanderplatz. – Bir sonraki istasyon Alexanderplatz.
die Haltestelle (di halteştele) – Durak (otobüs/tramvay için)
An der nächsten Haltestelle steige ich aus. – Bir sonraki durakta iniyorum.
Diese Haltestelle heißt Marienplatz. – Bu durağın adı Marienplatz.
die Lokomotive (di lokomotivı) – Lokomotif
Die alte Dampflokomotive ist im Museum. – Eski buharlı lokomotif müzede.
der Waggon / der Wagen (dea vagon) – Vagon
Unser Platz ist in Wagen 7. – Yerimiz 7. vagonda.
Der Speisewagen ist in der Mitte des Zuges. – Yemekli vagon trenin ortasında.
die U-Bahn (di u-ban) – Metro
Die U-Bahn ist die schnellste Verbindung. – Metro en hızlı bağlantıdır.
Ich nehme die U-Bahn zur Arbeit. – İşe metroyla gidiyorum.
Not: "U-Bahn" Untergrundbahn'ın (yeraltı treni) kısaltmasıdır. Berlin, Münih, Hamburg, Frankfurt ve Nürnberg'de metro sistemi vardır.
die U-Bahn-Station – Metro istasyonu
Die nächste U-Bahn-Station ist zwei Minuten zu Fuß. – En yakın metro istasyonu iki dakika yürüme mesafesinde.
der U-Bahn-Plan / die Netzplan – Metro haritası
Haben Sie einen U-Bahn-Plan? – Metro haritanız var mı?
Den Netzplan finden Sie an jeder Station. – Ağ haritasını her istasyonda bulabilirsiniz.
die Straßenbahn / die Tram – Tramvay
Die Straßenbahn fährt alle zehn Minuten. – Tramvay her on dakikada bir geçer.
In vielen deutschen Städten gibt es Straßenbahnen. – Birçok Alman şehrinde tramvay vardır.
Kültürel not: Almanya'nın toplu taşıma sistemi bölgelere ayrılır. Her bölgenin kendi tarifesi vardır. Bilet almadan toplu taşımaya binmek yasaktır ve cezası çok ağırdır (60 Euro veya daha fazla). Kontroller habersiz yapılır – Schwarzfahren (biletsiz binme) yapmayın!
die Fahrkarte / das Ticket – Bilet
Wo kann ich eine Fahrkarte kaufen? – Bileti nereden alabilirim?
Eine Fahrkarte nach München, bitte. – Münih'e bir bilet lütfen.
Ihre Fahrkarte, bitte! – Biletinizi lütfen! (Kontrol memuru)
Tavsiyem: Almanya'da toplu taşıma biletlerini otomatlardaki makinelerden (Fahrkartenautomat), uygulamalardan veya bazen şoförden alabilirsiniz. Büyük şehirlerde günlük bilet (Tageskarte) almak genellikle daha ekonomiktir.
Almanca Bilet Türleri Tablosu
Almanya'da toplu taşıma ve trenlerde karşılaşacağınız bilet türleri:
- die Einzelfahrkarte – Tek bilet (bir yolculuk)
- die Tageskarte – Günlük bilet
- die Wochenkarte – Haftalık bilet
- die Monatskarte – Aylık bilet
- das Deutschlandticket – Almanya bileti (tüm ülke toplu taşıma)
- die Gruppenkarte – Grup bileti
- der Sparpreis – İndirimli bilet (önceden alınır)
- der Flexpreis – Esnek bilet (her trende geçerli)
- die BahnCard 25/50 – Yüzde 25/50 indirim kartı
- erste Klasse – Birinci sınıf
- zweite Klasse – İkinci sınıf
Almanca Toplu Taşımada Günlük Sohbet Kalıpları
Almanya'da toplu taşıma kullanırken en çok ihtiyaç duyacağınız cümleler:
- Fährt dieser Bus zum Hauptbahnhof? – Bu otobüs merkez istasyonuna gidiyor mu?
- Welche Linie fährt zum Flughafen? – Hangi hat havaalanına gidiyor?
- Wo muss ich umsteigen? – Nerede aktarma yapmam gerekiyor?
- Ist dieser Platz frei? – Bu yer boş mu?
- Entschuldigung, können Sie mich durchlassen? – Affedersiniz, geçebilir miyim?
- Ich muss an der nächsten Haltestelle aussteigen. – Bir sonraki durakta inmem gerekiyor.
- Hält dieser Zug in Köln? – Bu tren Köln'de duruyor mu?
- Wie viele Stationen sind es noch? – Daha kaç durak var?
Almanca Deniz ve Hava Taşıtları
Kara taşıtlarının yanı sıra deniz ve hava taşıtlarını da bilmeniz önemlidir:
das Flugzeug (daz flugtsoyg) – Uçak
Das Flugzeug startet in einer Stunde. – Uçak bir saat sonra kalkıyor.
Ich fliege mit dem Flugzeug nach Istanbul. – Uçakla İstanbul'a uçuyorum.
der Flug (dea flug) – Uçuş
Der Flug dauert drei Stunden. – Uçuş üç saat sürüyor.
Mein Flug hat Verspätung. – Uçuşum rötar yaptı.
Guten Flug! – İyi uçuşlar!
der Hubschrauber (dea hupşrauba) – Helikopter
Der Hubschrauber fliegt über die Stadt. – Helikopter şehrin üzerinden uçuyor.
Der Rettungshubschrauber kommt schnell. – Kurtarma helikopteri hızla geliyor.
das Schiff (daz şif) – Gemi
Das Schiff fährt von Hamburg nach England. – Gemi Hamburg'dan İngiltere'ye gidiyor.
Wir machen eine Kreuzfahrt mit dem Schiff. – Gemiyle kruvaziyer yapıyoruz.
die Fähre (di fere) – Feribot
Die Fähre nach Dänemark fährt zweimal am Tag. – Danimarka'ya feribot günde iki kez kalkar.
Wir nehmen die Fähre über den See. – Gölü feribotla geçiyoruz.
das Boot (daz bot) – Tekne
Wir fahren mit dem Boot über den Fluss. – Tekneyle nehri geçiyoruz.
Das Boot ist klein aber gemütlich. – Tekne küçük ama rahat.
die Yacht (di yaht) – Yat
Die Yacht liegt im Hafen. – Yat limanda duruyor.
der Hafen (dea hafın) – Liman
Der Hamburger Hafen ist der größte Hafen Deutschlands. – Hamburg Limanı Almanya'nın en büyük limanıdır.
Das Schiff legt im Hafen an. – Gemi limana yanaşıyor.
Almanca Yol, Trafik ve Altyapı Kelimeleri
Araba kullanıyorsanız veya yaya olarak şehirde dolaşıyorsanız bu kelimeleri bilmeniz gerekir:
die Autobahn (di autobahn) – Otoban
Die deutsche Autobahn hat teilweise kein Tempolimit. – Alman otobanında kısmen hız sınırı yoktur.
Wir fahren über die Autobahn nach Köln. – Otoban üzerinden Köln'e gidiyoruz.
Kültürel not: Almanya, otobanlarında belirli bölgelerde hız sınırı olmayan dünyadaki tek ülkedir! Tavsiye edilen hız 130 km/s'dir ama bazı bölgelerde istediğiniz hızda gidebilirsiniz. Ancak şehir içi hız sınırı 50 km/s, yerleşim bölgelerinde 30 km/s'dir – bunlara kesinlikle uyun!
die Schnellstraße (di şnelştrase) – Otoyol (otoban dışı hızlı yol)
Die Schnellstraße verbindet die beiden Städte. – Otoyol iki şehri birbirine bağlıyor.
die Kreuzung (di kroytsunk) – Kavşak
An der nächsten Kreuzung biegen Sie rechts ab. – Bir sonraki kavşaktan sağa dönün.
Die Kreuzung ist sehr gefährlich. – Kavşak çok tehlikeli.
der Zebrastreifen / der Fußgängerüberweg – Yaya geçidi
Bitte benutzen Sie den Zebrastreifen. – Lütfen yaya geçidini kullanın.
Am Zebrastreifen müssen Autos anhalten. – Yaya geçidinde arabalar durmalıdır.
Pratik bilgi: Almanya'da yaya geçidinde yayalara mutlak öncelik verilir. Araçlar durmazsa ceza alır. Ancak kırmızı ışıkta yayaların geçmesi de yasaktır ve Almanya'da bu kurala çok sıkı uyulur!
die Ampel (di ampıl) – Trafik lambası / Trafik ışığı
Die Ampel ist rot, wir müssen warten. – Trafik lambası kırmızı, beklemeliyiz.
Bei Grün dürfen Sie gehen. – Yeşilde geçebilirsiniz.
Dikkat: Almanya'da kırmızı ışıkta geçmek (jaywalking) cezaya tabidir – yaya olarak bile! Almanlar bunu çok ciddiye alır. Çocukların yanında kırmızı ışıkta geçmek özellikle kınanır.
der Parkplatz (dea parkplats) – Park yeri / Otopark
Gibt es hier einen Parkplatz? – Burada park yeri var mı?
Der Parkplatz ist voll. – Otopark dolu.
das Parkhaus (daz parkhaus) – Otopark (kapalı, çok katlı)
Im Parkhaus kostet es 2 Euro pro Stunde. – Otoparkta saati 2 Euro.
die Garage (di garajı) – Garaj
Das Auto steht in der Garage. – Araba garajda duruyor.
die Tankstelle (di tankştele) – Benzin istasyonu
Wir müssen tanken, die nächste Tankstelle ist in 5 km. – Yakıt almamız gerekiyor, bir sonraki benzin istasyonu 5 km'de.
An der Tankstelle kann man auch einkaufen. – Benzin istasyonunda alışveriş de yapabilirsiniz.
Kültürel not: Almanya'da benzin istasyonları (Tankstellen) sadece yakıt değil, aynı zamanda küçük bir market, kafeterya ve hatta çiçekçi işlevi de görür. Pazar günleri marketler kapalıyken benzin istasyonları açık olan tek alışveriş yeridir!
der Tunnel (dea tunıl) – Tünel
Der Tunnel ist zwei Kilometer lang. – Tünel iki kilometre uzunluğunda.
die Brücke (di brükı) – Köprü
Die Brücke über den Rhein ist sehr alt. – Ren Nehri üzerindeki köprü çok eski.
Wir überqueren die Brücke. – Köprüyü geçiyoruz.
Almanca Trafik Kavramları: Sürücü, Yolcu ve Kaza
Trafikle ilgili genel kavramları bu bölümde öğreneceksiniz:
der Verkehr (dea ferkea) – Trafik
Der Verkehr ist heute sehr dicht. – Bugün trafik çok yoğun.
Im Berufsverkehr brauche ich eine Stunde. – İş saati trafiğinde bir saat sürüyor.
der Fahrer / die Fahrerin – Sürücü (erkek / kadın)
Der Fahrer muss einen Führerschein haben. – Sürücünün ehliyeti olmalıdır.
Sie ist eine vorsichtige Fahrerin. – O dikkatli bir sürücü.
der Fahrgast / der Passagier – Yolcu
Die Fahrgäste warten auf den Zug. – Yolcular treni bekliyor.
Der Bus hat 50 Passagiere. – Otobüste 50 yolcu var.
der Unfall (dea unfal) – Kaza
Es gab einen Unfall auf der Autobahn. – Otobanda bir kaza oldu.
Zum Glück war der Unfall nicht schlimm. – Neyse ki kaza ciddi değildi.
Rufen Sie die Polizei, es gab einen Unfall! – Polisi arayın, bir kaza oldu!
die Verspätung (di ferşpetung) – Gecikme / Rötar
Der Zug hat 20 Minuten Verspätung. – Tren 20 dakika rötar yaptı.
Verspätungen sind bei der Deutschen Bahn leider häufig. – Gecikmeler Deutsche Bahn'da ne yazık ki sık yaşanır.
Kültürel not: Almanlar dakikliğe çok önem verir ama ilginç bir şekilde Deutsche Bahn (Alman Demiryolları) tren gecikmeleriyle ünlüdür. Bu durum Almanya'da sürekli şaka konusu olur!
das Tempolimit / die Geschwindigkeitsbegrenzung – Hız sınırı
Das Tempolimit in der Stadt ist 50 km/h. – Şehir içi hız sınırı 50 km/s.
Hier gilt ein Tempolimit von 30 km/h. – Burada 30 km/s hız sınırı geçerli.
die Karte / die Landkarte – Harita
Hast du eine Karte von der Stadt? – Şehrin haritası var mı sende?
Ich schaue auf die Karte. – Haritaya bakıyorum.
die Richtung (di rihtung) – Yön
In welche Richtung muss ich gehen? – Hangi yöne gitmem gerekiyor?
Fahren Sie in Richtung Zentrum. – Merkez yönünde gidin.
ein Auto mieten – Araç kiralamak
Ich möchte ein Auto mieten. – Bir araba kiralamak istiyorum.
Was kostet es, ein Auto für eine Woche zu mieten? – Bir haftalığına araba kiralamak ne kadar?
Wo kann ich hier ein Auto mieten? – Burada nerede araba kiralayabilirim?
Almanca Yol Tarifi ve Pratik Seyahat Cümleleri
Almanya'da yol bulmak, toplu taşıma kullanmak veya bilet almak için bu kalıp cümleleri bilmeniz gerekir:
Entschuldigung, wie komme ich zum/zur...? – Affedersiniz, ...ya nasıl gidebilirim?
Entschuldigung, wie komme ich zum Bahnhof? – Affedersiniz, tren istasyonuna nasıl gidebilirim?
Entschuldigung, wie komme ich zur Universität? – Affedersiniz, üniversiteye nasıl gidebilirim?
Dikkat: "Zum" erkek ve nötr isimler için, "zur" dişil isimler için kullanılır: zum Bahnhof (der), zum Museum (das), zur Schule (die).
In welche Richtung fährst du? – Hangi yöne gidiyorsun?
In welche Richtung fährst du? Ich fahre nach Norden. – Hangi yöne gidiyorsun? Kuzeye gidiyorum.
Wie lange dauert es? – Ne kadar sürer?
Wie lange dauert es bis zum Flughafen? – Havaalanına kadar ne kadar sürer?
Wie lange dauert die Fahrt nach Berlin? – Berlin'e yolculuk ne kadar sürer?
Es dauert ungefähr 30 Minuten. – Yaklaşık 30 dakika sürer.
Wegbeschreibung – Yol Tarifi Verirken Kullanılan İfadeler:
- geradeaus – Dümdüz / Doğru ileri
- links abbiegen – Sola dönmek
- rechts abbiegen – Sağa dönmek
- die erste/zweite/dritte Straße – Birinci/ikinci/üçüncü sokak
- an der Ampel – Trafik lambasında
- an der Kreuzung – Kavşakta
- gegenüber von – ...nın karşısında
- neben – Yanında
Gehen Sie geradeaus, dann an der zweiten Kreuzung links abbiegen. – Düz gidin, sonra ikinci kavşaktan sola dönün.
Almanca Ulaşım Konulu Pratik Diyalog
Aşağıdaki diyalog, tren istasyonunda bilet alma senaryosunu canlandırmaktadır:
Am Fahrkartenschalter – Bilet gişesinde
Fahrgast: Guten Tag! Ich möchte eine Fahrkarte nach München, bitte.
(İyi günler! Münih'e bir bilet istiyorum lütfen.)
Angestellter: Guten Tag! Einfache Fahrt oder hin und zurück?
(İyi günler! Tek yön mü gidiş-dönüş mü?)
Fahrgast: Hin und zurück, bitte. Wann fährt der nächste Zug?
(Gidiş-dönüş lütfen. Bir sonraki tren ne zaman kalkıyor?)
Angestellter: Der nächste ICE nach München fährt um 14:35 Uhr von Gleis 8. Sie sind um 18:10 Uhr in München.
(Münih'e bir sonraki ICE saat 14:35'te peron 8'den kalkıyor. Saat 18:10'da Münih'te olursunuz.)
Fahrgast: Muss ich umsteigen?
(Aktarma yapmam gerekiyor mu?)
Angestellter: Nein, das ist eine Direktverbindung.
(Hayır, bu direkt seferdir.)
Fahrgast: Sehr gut. Was kostet die Fahrkarte?
(Çok iyi. Bilet ne kadar?)
Angestellter: Hin und zurück, zweite Klasse, kostet 89 Euro. Erste Klasse wäre 142 Euro.
(Gidiş-dönüş, ikinci sınıf 89 Euro. Birinci sınıf 142 Euro olur.)
Fahrgast: Zweite Klasse ist in Ordnung. Kann ich mit Karte zahlen?
(İkinci sınıf olsun. Kartla ödeyebilir miyim?)
Angestellter: Ja, natürlich. Bitte... Hier ist Ihre Fahrkarte. Gleis 8, Abfahrt 14:35. Gute Fahrt!
(Evet, tabii. Buyurun... İşte biletiniz. Peron 8, kalkış 14:35. İyi yolculuklar!)
Fahrgast: Vielen Dank! Auf Wiedersehen!
(Çok teşekkürler! Hoşça kalın!)
Almanca Ulaşım Kelimeleri Öğrenirken Tavsiyeler
Ulaşım kelimelerini etkili şekilde öğrenmek için şu önerileri uygulayın:
1. Almanya'nın toplu taşıma uygulamalarını indirin: DB Navigator (Deutsche Bahn uygulaması) tüm tren, otobüs ve metro bağlantılarını gösterir. Uygulama Almanca kullanarak kelimeleri doğal yoldan öğrenebilirsiniz.
2. Tabelaları okuyun: Tren istasyonlarında, otobüs duraklarında ve havaalanlarında tüm tabelalar Almancadır. "Ausgang" (çıkış), "Eingang" (giriş), "Gleis" (peron), "Abfahrt" (kalkış), "Ankunft" (varış) – bu kelimeleri gerçek ortamda görmek öğrenmeyi hızlandırır.
3. Yol tarifi pratiği yapın: Google Maps'i Almanca olarak ayarlayın. Yol tarifleri Almanca gelecek ve "links abbiegen", "geradeaus fahren" gibi ifadeleri doğal yoldan öğreneceksiniz.
4. Bilet otomatlarını Almanca kullanın: Tren ve metro bilet otomatlarında dili Almanca olarak seçin. "Einzelfahrkarte" (tek bilet), "Tageskarte" (günlük bilet), "Gruppenkarte" (grup bileti) gibi terimleri pratikte öğrenirsiniz.
5. Bileşik kelimeleri çözümleyin: Almanca ulaşım kelimeleri genellikle bileşik kelimelerdir:
Fahr (sürüş) + Karte (kart) = Fahrkarte (bilet)
Flug (uçuş) + Hafen (liman) = Flughafen (havaalanı)
Haupt (ana) + Bahnhof (istasyon) = Hauptbahnhof (merkez istasyonu)
Bu mantığı kavradığınızda binlerce kelimeyi kolayca anlayabilirsiniz.
Almanca ulaşım kelimelerini öğrenmek, sadece seyahatlerinizi değil günlük hayatınızı da kolaylaştırır. Almanya'da yaşıyorsanız bu kelimeler zaten hayatınızın bir parçası olacak; tatile gidiyorsanız da kendinizi çok daha özgür ve güvende hissedeceksiniz. Gute Fahrt und viel Erfolg beim Lernen! (İyi yolculuklar ve öğrenmede başarılar!)
