Almanca İş Hayatı ve Kariyer İfadeleri: Ofiste ve İş Görüşmesinde Kullanılan Cümleler

👁 23 kez okundu

Almanya, Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip ülkedir ve her yıl binlerce yabancı iş gücünü bünyesine katmaktadır. Almanya'da çalışmak, iş aramak veya kariyer yapmak istiyorsanız, iş hayatıyla ilgili Almanca kelimeleri bilmek sadece bir avantaj değil, bir zorunluluktur. İş görüşmesinde kendinizi tanıtırken, özgeçmişinizi hazırlarken, toplantıda sunum yaparken veya iş sözleşmenizi okurken doğru kelimeleri bilmek sizi bir adım öne taşır. Bu rehberde Almanca iş hayatı ve kariyer ifadelerini, ofisten iş görüşmesine, maaştan emekliliğe kadar tüm detaylarıyla öğreneceksiniz.

Öğretmen notu: İş Almancası (Berufs-Deutsch) ayrı bir uzmanlık alanıdır. Bu makaledeki kelimeleri öğrenirken mutlaka kendi mesleğinizle ilgili olanlardan başlayın. Bir mühendisin ihtiyaç duyduğu kelimeler ile bir pazarlamacının ihtiyaç duyduğu kelimeler farklı olabilir – ama bu makaledeki temel kelimeler herkes için geçerlidir.

Almanca Temel İş ve Çalışma Kavramları

İş hayatının en temel kavramlarıyla başlayalım. Bu kelimeler her iş ortamında karşınıza çıkacak:

die Arbeit (di arbayt) – İş
Ich gehe zur Arbeit. – İşe gidiyorum.
Die Arbeit macht mir Spaß. – İşim eğlenceli.
Ich suche Arbeit. – İş arıyorum.

der Beruf (dea beruf) – Meslek
Was ist Ihr Beruf? – Mesleğiniz nedir?
Mein Beruf ist Ingenieur. – Mesleğim mühendislik.
Pratik cümle – Ne iş yapıyorsun?
Was machst du beruflich? – Ne iş yapıyorsun? (Günlük konuşmada)
Als was arbeiten Sie? – Ne olarak çalışıyorsunuz? (Daha resmi)
Tavsiyem: "Was machst du beruflich?" Almanya'da tanışma sohbetlerinin en sık sorulan sorularından biridir. Bu soruyu ve cevabını mutlaka hazırlayın!

die Karriere (di kariyere) – Kariyer
Er hat eine erfolgreiche Karriere gemacht. – Başarılı bir kariyer yaptı.
Ich möchte meine Karriere in Deutschland fortsetzen. – Kariyerime Almanya'da devam etmek istiyorum.

die Firma / das Unternehmen – Şirket / Firma
Ich arbeite bei einer großen Firma. – Büyük bir firmada çalışıyorum.
Das Unternehmen hat 500 Mitarbeiter. – Şirketin 500 çalışanı var.
Not: "Firma" daha günlük, "Unternehmen" daha resmi bir ifadedir. İş yazışmalarında "Unternehmen" tercih edilir.

das Büro (daz büro) – Ofis
Mein Büro ist im dritten Stock. – Ofisim üçüncü katta.
Ich arbeite im Büro. – Ofiste çalışıyorum.
Das Büro ist gut ausgestattet. – Ofis iyi donanımlı.

die Beschäftigung / die Anstellung – İstihdam
Die Beschäftigung in Deutschland ist hoch. – Almanya'da istihdam yüksek.
Ich suche eine Vollzeitanstellung. – Tam zamanlı istihdam arıyorum.

die Arbeitslosigkeit (di arbaytslozikhkayt) – İşsizlik
Die Arbeitslosigkeit in Deutschland ist niedrig. – Almanya'da işsizlik düşük.
Er ist seit drei Monaten arbeitslos. – Üç aydır işsiz.

Almanca İş Görüşmesi ve Başvuru Kelimeleri

Almanya'da iş arıyorsanız bu bölüm sizin için hayati önem taşır. İş başvurusu sürecinde karşılaşacağınız tüm terimleri burada bulacaksınız.

die Bewerbung (di beverbung) – İş başvurusu
Ich habe eine Bewerbung geschickt. – Bir iş başvurusu gönderdim.
Die Bewerbung besteht aus Anschreiben und Lebenslauf. – İş başvurusu ön yazı ve özgeçmişten oluşur.
Kültürel not: Almanya'da iş başvurusu çok ciddi bir süreçtir. Başvuru dosyanız (Bewerbungsmappe) genellikle şu belgelerden oluşur: Anschreiben (ön yazı/niyet mektubu), Lebenslauf (özgeçmiş), Zeugnisse (referans mektupları ve diplomalar). Her belge profesyonel ve eksiksiz olmalıdır.

der Lebenslauf (dea leybenslauf) – Özgeçmiş (CV)
Bitte schicken Sie uns Ihren Lebenslauf. – Lütfen bize özgeçmişinizi gönderin.
Mein Lebenslauf ist zwei Seiten lang. – Özgeçmişim iki sayfa uzunluğunda.
Tavsiyem: Almanya'da özgeçmişe fotoğraf koymak hâlâ yaygındır (bazı şirketler artık istemese de). Lebenslauf tablo formatında, kronolojik sırayla ve açık bir şekilde yazılmalıdır. Her pozisyon için tarih, şirket adı ve görev tanımı belirtilmelidir.

das Vorstellungsgespräch (daz forştelungsgeşpreh) – İş görüşmesi
Ich habe morgen ein Vorstellungsgespräch. – Yarın bir iş görüşmem var.
Das Vorstellungsgespräch hat gut geklappt. – İş görüşmesi iyi geçti.
Wie bereite ich mich auf ein Vorstellungsgespräch vor? – İş görüşmesine nasıl hazırlanırım?

Dikkat: "Vorstellungsgespräch" Almancadaki en uzun günlük kullanım kelimelerinden biridir. Parçalayarak öğrenin: Vorstellung (tanıtım) + Gespräch (konuşma) = tanıtım konuşması = iş görüşmesi.

die Berufserfahrung (di berufserfaarung) – İş tecrübesi
Haben Sie Berufserfahrung in diesem Bereich? – Bu alanda iş tecrübeniz var mı?
Ich habe fünf Jahre Berufserfahrung. – Beş yıl iş tecrübem var.

die Qualifikation (di kvalifikatsion) – Mesleki yeterlilik
Welche Qualifikationen bringen Sie mit? – Hangi yeterliliklere sahipsiniz?
Meine Qualifikationen passen gut zu der Stelle. – Yeterliliklerim bu pozisyona çok uygun.

Almanca Meslek İsimleri Tablosu – Berufe

"Was machst du beruflich?" (Ne iş yapıyorsun?) sorusuna cevap verebilmek için en yaygın meslek isimlerini bilmeniz gerekir. Almancada her mesleğin erkek (-er) ve kadın (-in) formu vardır:

Mühendislik ve Teknik Meslekler:

  • der Ingenieur / die Ingenieurin – Mühendis
  • der Architekt / die Architektin – Mimar
  • der Elektriker / die Elektrikerin – Elektrikçi
  • der Mechaniker / die Mechanikerin – Tamirci / Mekanik
  • der Techniker / die Technikerin – Teknisyen

Sağlık Meslekleri:

  • der Arzt / die Ärztin – Doktor
  • der Zahnarzt / die Zahnärztin – Diş hekimi
  • der Apotheker / die Apothekerin – Eczacı
  • der Krankenpfleger / die Krankenschwester – Hemşire
  • der Therapeut / die Therapeutin – Terapist

Eğitim Meslekleri:

  • der Lehrer / die Lehrerin – Öğretmen
  • der Professor / die Professorin – Profesör
  • der Erzieher / die Erzieherin – Eğitimci / Kreş öğretmeni

Ofis ve İş Dünyası:

  • der Kaufmann / die Kauffrau – Tüccar / İş insanı
  • der Buchhalter / die Buchhalterin – Muhasebeci
  • der Rechtsanwalt / die Rechtsanwältin – Avukat
  • der Sekretär / die Sekretärin – Sekreter
  • der Übersetzer / die Übersetzerin – Çevirmen
  • der Programmierer / die Programmiererin – Programcı

Zanaat ve Hizmet Meslekleri:

  • der Koch / die Köchin – Aşçı
  • der Friseur / die Friseurin – Kuaför
  • der Bäcker / die Bäckerin – Fırıncı
  • der Maler / die Malerin – Boyacı / Ressam
  • der Schreiner / der Tischler – Marangoz
  • der Fahrer / die Fahrerin – Şoför
  • der Polizist / die Polizistin – Polis
  • der Feuerwehrmann / die Feuerwehrfrau – İtfaiyeci

Mesleğinizi söylemek için kullanabileceğiniz kalıplar:

  • Ich bin Ingenieur von Beruf. – Mesleğim mühendislik.
  • Ich arbeite als Programmierer bei Siemens. – Siemens'te programcı olarak çalışıyorum.
  • Ich bin selbstständig. – Serbest çalışıyorum (kendi işim).
  • Ich bin im Moment arbeitslos. – Şu anda işsizim.
  • Ich bin in Elternzeit. – Doğum/ebeveyn iznindeyim.

Almanca Ofis ve İşyeri Kelimeleri

Günlük iş hayatında ofiste ve işyerinde kullanacağınız temel kavramlar:

der Arbeitgeber (dea arbaytgeyba) – İşveren
Mein Arbeitgeber bietet flexible Arbeitszeiten. – İşverenim esnek çalışma saatleri sunuyor.
Der Arbeitgeber muss den Mindestlohn zahlen. – İşveren asgari ücreti ödemek zorundadır.

der Arbeitnehmer / der Mitarbeiter – Çalışan
Das Unternehmen hat 200 Mitarbeiter. – Şirketin 200 çalışanı var.
Arbeitnehmer haben Rechte und Pflichten. – Çalışanların hakları ve görevleri vardır.
Not: "Arbeitnehmer" daha resmi/hukuki, "Mitarbeiter" daha günlük kullanımdır.

der Kunde / die Kundin – Müşteri
Der Kunde hat immer Recht. – Müşteri her zaman haklıdır. (Alman atasözü)
Wir haben viele zufriedene Kunden. – Çok sayıda memnun müşterimiz var.

der Kundenberater / die Kundenberaterin – Müşteri temsilcisi
Unser Kundenberater hilft Ihnen gerne. – Müşteri temsilcimiz size yardımcı olmaktan mutluluk duyar.
Ich arbeite als Kundenberaterin. – Müşteri temsilcisi olarak çalışıyorum.

die Besprechung / die Sitzung – Toplantı
Um 14 Uhr haben wir eine Besprechung. – Saat 14'te toplantımız var.
Die Sitzung dauert zwei Stunden. – Toplantı iki saat sürüyor.
Können wir die Besprechung verschieben? – Toplantıyı erteleyebilir miyiz?

die Präsentation (di prezentatsion) – Sunum
Ich halte morgen eine Präsentation. – Yarın bir sunum yapıyorum.
Die Präsentation war sehr überzeugend. – Sunum çok ikna ediciydi.
Können Sie die Präsentation auf Deutsch halten? – Sunumu Almanca yapabilir misiniz?

das Team (daz tiim) – Ekip
Unser Team arbeitet gut zusammen. – Ekibimiz iyi çalışıyor.
Ich bin Teil eines internationalen Teams. – Uluslararası bir ekibin parçasıyım.

der Leiter / die Leiterin / der Führer – Lider / Yönetici
Sie ist die Leiterin der Abteilung. – O bölümün yöneticisi.
Ein guter Leiter motiviert sein Team. – İyi bir lider ekibini motive eder.

die Geschäftsführung / das Management – Yönetim
Die Geschäftsführung hat eine neue Strategie beschlossen. – Yönetim yeni bir strateji kararlaştırdı.
Er arbeitet im Management. – Yönetimde çalışıyor.

das Projekt (daz proyekt) – Proje
Wir arbeiten an einem neuen Projekt. – Yeni bir proje üzerinde çalışıyoruz.
Das Projekt muss bis Ende des Monats fertig sein. – Proje ay sonuna kadar hazır olmalı.

die Leistung (di laystung) – Performans
Seine Leistung war ausgezeichnet. – Performansı mükemmeldi.
Die Leistung wird regelmäßig bewertet. – Performans düzenli olarak değerlendirilir.

İyi çalışmalar! – Gute Arbeit! / Viel Erfolg bei der Arbeit!
Gute Arbeit! – İyi çalışmalar! / Harika iş!
Viel Erfolg bei der Arbeit! – İşinde başarılar!
Schönen Feierabend! – İyi akşamlar! (İş çıkışında söylenir)
Kültürel not: "Feierabend" Almanya'ya özgü çok güzel bir kavramdır: iş gününün bitişi, kutlanacak bir andır! İş arkadaşlarınıza "Schönen Feierabend!" demek çok yaygın ve sıcak bir ifadedir.

Almanca Maaş, Sözleşme ve Çalışma Koşulları

İş hayatında haklarınızı bilmek ve sözleşmenizi anlamak için bu kelimeleri öğrenmeniz şarttır:

das Gehalt / der Lohn – Maaş
Das Gehalt wird am Ende des Monats gezahlt. – Maaş ay sonunda ödenir.
Wie hoch ist Ihr Gehalt? – Maaşınız ne kadar?
Ich bin mit meinem Lohn zufrieden. – Maaşımdan memnunum.
Fark: "Gehalt" aylık sabit maaş (beyaz yakalı), "Lohn" saatlik/günlük ücret (mavi yakalı) anlamındadır. Günümüzde ikisi de genel olarak kullanılır.

der Arbeitsvertrag (dea arbaytsfertraag) – İş sözleşmesi
Bitte lesen Sie den Arbeitsvertrag sorgfältig durch. – Lütfen iş sözleşmesini dikkatlice okuyun.
Der Arbeitsvertrag regelt die Arbeitszeit und das Gehalt. – İş sözleşmesi çalışma saatlerini ve maaşı düzenler.
Tavsiyem: Almanya'da iş sözleşmenizi imzalamadan önce mutlaka dikkatlice okuyun. Anlamadığınız noktaları sormaktan çekinmeyin. Gerekirse bir avukata danışın. Sözleşmede Probezeit (deneme süresi), Kündigungsfrist (ihbar süresi) ve Urlaubstage (izin günleri) gibi önemli maddeler bulunur.

der Vertrag (dea fertraag) – Sözleşme (genel)
Der Vertrag gilt für zwei Jahre. – Sözleşme iki yıl geçerli.
Wir haben den Vertrag unterschrieben. – Sözleşmeyi imzaladık.

die Überstunden (di übaştundın) – Fazla mesai (çoğul)
Ich mache diese Woche viele Überstunden. – Bu hafta çok fazla mesai yapıyorum.
Überstunden werden bezahlt oder als Freizeit ausgeglichen. – Fazla mesai ücretli ödenir veya serbest zamanla telafi edilir.

die Schicht (di şiht) – Vardiya
Ich arbeite in der Nachtschicht. – Gece vardiyasında çalışıyorum.
Schichtarbeit ist anstrengend. – Vardiyalı çalışma yorucu.

der Jahresurlaub (dea yarısurlaup) – Yıllık izin
In Deutschland hat man mindestens 20 Tage Jahresurlaub. – Almanya'da en az 20 gün yıllık izin hakkı var.
Ich nehme nächste Woche Urlaub. – Gelecek hafta izin alıyorum.
Kültürel not: Almanya'da yasal asgari yıllık izin 20 iş günüdür (haftada 5 gün çalışanlar için), ama çoğu şirket 25-30 gün izin verir. Alman çalışanlar izin haklarına çok önem verir – bu konuyu ciddiye alın!

Almanca İşten Ayrılma, Emeklilik ve Çalışan Hakları

die Kündigung (di kündigung) – İstifa / İşten çıkarma
Er hat seine Kündigung eingereicht. – İstifasını verdi.
Die Kündigung muss schriftlich erfolgen. – İstifa/işten çıkarma yazılı olmalıdır.
Not: "Kündigung" hem istifa (çalışanın ayrılması) hem işten çıkarma (işverenin çıkarması) anlamına gelir. Ayrım bağlamdan yapılır: "Eigenkündigung" (kendi istifası), "Kündigung durch den Arbeitgeber" (işveren tarafından).

die Abfindung (di abfindung) – Kıdem tazminatı
Er hat eine Abfindung von 10.000 Euro bekommen. – 10.000 Euro kıdem tazminatı aldı.
Eine Abfindung ist nicht immer gesetzlich vorgeschrieben. – Kıdem tazminatı her zaman yasal olarak zorunlu değildir.

die Rente / der Ruhestand – Emeklilik
Mein Vater ist in Rente gegangen. – Babam emekli oldu.
Das Rentenalter in Deutschland liegt bei 67 Jahren. – Almanya'da emeklilik yaşı 67'dir.
Er genießt seinen Ruhestand. – Emekliliğinin tadını çıkarıyor.

die Gewerkschaft (di geverkşaft) – Sendika
Die Gewerkschaft verhandelt über höhere Löhne. – Sendika daha yüksek maaşlar için müzakere ediyor.
Sind Sie Mitglied einer Gewerkschaft? – Bir sendikanın üyesi misiniz?
Kültürel not: Almanya'da sendikalar çok güçlüdür. IG Metall (metal işçileri) ve ver.di (hizmet sektörü) en büyük sendikalardır. Sendikalar çalışanların haklarını korumada önemli rol oynar.

das Arbeitsrecht (daz arbaytsreht) – İş hukuku
Das deutsche Arbeitsrecht schützt die Arbeitnehmer. – Alman iş hukuku çalışanları korur.
Ich brauche einen Anwalt für Arbeitsrecht. – İş hukuku avukatına ihtiyacım var.

die Arbeitssicherheit (di arbaytszihahayt) – İş güvenliği
Arbeitssicherheit hat höchste Priorität. – İş güvenliği en yüksek önceliğe sahiptir.
Alle Mitarbeiter müssen die Sicherheitsregeln kennen. – Tüm çalışanlar güvenlik kurallarını bilmelidir.

Almanca Ticaret, Pazarlama ve Satış Kelimeleri

İş dünyasının ticaret ve pazarlama boyutunu da bilmeniz gerekir:

der Markt (dea markt) – Piyasa / Pazar
Der deutsche Markt ist sehr groß. – Alman pazarı çok büyük.
Wir analysieren den Markt. – Piyasayı analiz ediyoruz.

das Produkt (daz produkt) – Ürün
Unser Produkt ist von höchster Qualität. – Ürünümüz en yüksek kalitede.

die Dienstleistung (di diinstlaystung) – Hizmet
Wir bieten verschiedene Dienstleistungen an. – Çeşitli hizmetler sunuyoruz.

die Marke (di marke) – Marka
Deutsche Marken sind weltweit bekannt. – Alman markaları dünyaca bilinir.
Welche Marke bevorzugen Sie? – Hangi markayı tercih edersiniz?

die Werbung (di verbung) – Reklam
Die Werbung im Fernsehen ist teuer. – Televizyondaki reklam pahalı.
Wir machen Werbung für unser neues Produkt. – Yeni ürünümüz için reklam yapıyoruz.

das Marketing (daz marketing) – Pazarlama
Ich arbeite in der Marketingabteilung. – Pazarlama bölümünde çalışıyorum.
Online-Marketing wird immer wichtiger. – Online pazarlama giderek daha önemli hale geliyor.

der Verkauf (dea ferkauf) – Satış
Der Verkauf läuft gut. – Satışlar iyi gidiyor.
Ich arbeite im Verkauf. – Satış bölümünde çalışıyorum.

der Wettbewerb (dea vetbeverp) – Rekabet
Der Wettbewerb in der Branche ist hart. – Sektördeki rekabet sert.
Wir müssen wettbewerbsfähig bleiben. – Rekabetçi kalmalıyız.

der Import (dea import) – İthalat
Deutschland importiert viel Erdgas. – Almanya çok doğalgaz ithal eder.

der Export (dea eksport) – İhracat
Deutschland ist einer der größten Exporteure der Welt. – Almanya dünyanın en büyük ihracatçılarından biridir.
Der Export von Autos ist für Deutschland sehr wichtig. – Otomobil ihracatı Almanya için çok önemlidir.

Almanca İşyerinde Günlük Sohbet Kalıpları ve E-posta İfadeleri

Almanya'da iş hayatında en çok kullanılan günlük sohbet kalıpları:

Sabah selamlaşma ve iş başlangıcı:

  • Guten Morgen! Wie war Ihr Wochenende? – Günaydın! Hafta sonunuz nasıldı?
  • Haben Sie gut hergefunden? – Kolay buldunuz mu? (yeni gelen birine)
  • Was steht heute auf dem Plan? – Bugün planda ne var?

Toplantıda kullanılan ifadeler:

  • Fangen wir an. – Başlayalım.
  • Ich möchte einen Vorschlag machen. – Bir öneride bulunmak istiyorum.
  • Sind alle einverstanden? – Herkes hemfikir mi?
  • Könnten Sie das bitte genauer erklären? – Bunu daha ayrıntılı açıklayabilir misiniz?
  • Lassen Sie uns das vertagen. – Bunu erteleyelim.
  • Gibt es noch Fragen? – Başka soru var mı?

Almanca iş e-postası kalıpları:

  • Sehr geehrte Damen und Herren, – Sayın Bayanlar ve Baylar, (resmi)
  • Sehr geehrter Herr Müller, – Sayın Bay Müller,
  • Sehr geehrte Frau Schmidt, – Sayın Bayan Schmidt,
  • Liebe Kolleginnen und Kollegen, – Sevgili meslektaşlar, (yarı resmi)
  • Vielen Dank für Ihre Nachricht. – Mesajınız için teşekkür ederim.
  • Anbei finden Sie... – Ekte bulabilirsiniz...
  • Ich melde mich bei Ihnen. – Size dönüş yapacağım.
  • Mit freundlichen Grüßen, – Saygılarımla, (kapanış)
  • Beste Grüße, – En iyi dileklerimle, (yarı resmi kapanış)

İş çıkışı ve vedalaşma:

  • Schönen Feierabend! – İyi akşamlar! (iş çıkışı)
  • Bis morgen! – Yarın görüşürüz!
  • Schönes Wochenende! – İyi hafta sonları!

Almanca İş Görüşmesi Pratik Diyaloğu

Aşağıdaki diyalog, bir iş görüşmesi senaryosunu canlandırmaktadır. Bu diyaloğu öğrenmek, gerçek bir iş görüşmesine hazırlanmanıza yardımcı olacaktır:

Das Vorstellungsgespräch – İş Görüşmesi

Personalchef: Guten Tag, Herr Yılmaz. Vielen Dank, dass Sie heute gekommen sind. Bitte nehmen Sie Platz.
(İyi günler, Bay Yılmaz. Bugün geldiğiniz için teşekkür ederiz. Lütfen oturun.)

Bewerber: Guten Tag! Vielen Dank für die Einladung zum Vorstellungsgespräch.
(İyi günler! İş görüşmesine davet ettiğiniz için teşekkür ederim.)

Personalchef: Erzählen Sie uns bitte etwas über sich. Was haben Sie studiert und welche Berufserfahrung bringen Sie mit?
(Bize kendinizden bahseder misiniz? Ne okudunuz ve hangi iş tecrübesine sahipsiniz?)

Bewerber: Ich habe Maschinenbau an der Technischen Universität Istanbul studiert. Danach habe ich drei Jahre bei einer Automobilfirma als Ingenieur gearbeitet. Ich habe Erfahrung in der Qualitätskontrolle und im Projektmanagement.
(İstanbul Teknik Üniversitesi'nde makine mühendisliği okudum. Ardından bir otomobil firmasında üç yıl mühendis olarak çalıştım. Kalite kontrol ve proje yönetiminde deneyimim var.)

Personalchef: Sehr gut. Warum möchten Sie bei uns arbeiten?
(Çok iyi. Neden bizde çalışmak istiyorsunuz?)

Bewerber: Ihr Unternehmen ist führend in der Branche und ich möchte meine Karriere in einem internationalen Team weiterentwickeln. Außerdem passt die Stelle sehr gut zu meinen Qualifikationen.
(Şirketiniz sektörde lider ve kariyerimi uluslararası bir ekipte geliştirmek istiyorum. Ayrıca pozisyon yeterliliklerime çok uyuyor.)

Personalchef: Und wie sind Ihre Deutschkenntnisse?
(Peki Almanca bilginiz nasıl?)

Bewerber: Ich habe das B2-Zertifikat und verbessere mein Deutsch jeden Tag. Ich kann an Besprechungen teilnehmen und Berichte auf Deutsch schreiben.
(B2 sertifikam var ve her gün Almancamı geliştiriyorum. Toplantılara katılabilir ve Almanca rapor yazabilirim.)

Personalchef: Sehr schön. Wir melden uns nächste Woche bei Ihnen. Vielen Dank für das Gespräch.
(Çok güzel. Gelecek hafta size dönüş yapacağız. Görüşme için teşekkürler.)

Bewerber: Vielen Dank! Ich freue mich auf Ihre Rückmeldung. Auf Wiedersehen!
(Çok teşekkürler! Dönüşünüzü bekliyorum. Hoşça kalın!)

Almanca İş Hayatında Başarılı Olmak İçin Tavsiyeler

Almanya'da iş hayatına adım atarken bilmeniz gereken pratik öneriler:

1. Lebenslauf'unuzu Alman formatına uyarlayın: Alman CV formatı Türk formatından farklıdır. Kronolojik sıra (en son iş en üstte), profesyonel fotoğraf, kişisel bilgiler ve detaylı iş tanımları standart beklentilerdir.

2. Dakiklik çok önemlidir: Almanya'da iş görüşmesine geç kalmak affedilemez. En az 10 dakika erken orada olun. "Pünktlichkeit ist die Höflichkeit der Könige" (Dakiklik kralların nezaketidir) sözü Almanya'da çok ciddiye alınır.

3. İş Almancası öğrenin: Genel Almanca bilginiz B1-B2 seviyesinde olsa bile, iş hayatında kullanılan spesifik terimleri de öğrenmeniz gerekir. "Besprechung" (toplantı), "Projektmanagement" (proje yönetimi), "Quartalsbericht" (çeyrek raporu) gibi kelimeler iş ortamında sürekli karşınıza çıkar.

4. Siez/Duzen farkını bilin: Almanya'da iş ortamında genellikle "Sie" (siz/sizli hitap) kullanılır. "Du" (sen) ile hitap etmek ancak üst pozisyondaki kişi teklif ederse mümkündür. Yanlışlıkla "du" kullanmak saygısızlık olarak algılanabilir.

5. Alman iş kültürünü anlayın: Almanlar planlamaya, yapıya ve verimliliğe çok değer verir. Toplantılar zamanında başlar ve biter. E-postalar kısa ve öz yazılır. İş ve özel hayat ayrımı net olarak yapılır – bu sınıra saygı gösterin.

6. Haklarınızı bilin: Almanya'da çalışanların güçlü hakları vardır: en az 20 gün yıllık izin, hastalık izni (Krankschreibung), asgari ücret (Mindestlohn), fazla mesai düzenlemesi ve sendika hakkı. Bu haklarınızı bilmek ve kullanmak önemlidir.

Almanya'da iş hayatı disiplin, profesyonellik ve karşılıklı saygı üzerine kuruludur. Bu kelimeleri ve kültürel bilgileri öğrenmek, Almanya'daki kariyer yolculuğunuzda size büyük avantaj sağlayacaktır. Viel Erfolg im Berufsleben! (İş hayatında başarılar!)