Almanca Seyahat ve Tatil Kelimeleri
Almanya, Avusturya ya da İsviçre'ye tatile gidecekseniz, bir havaalanında transit geçiş yapacaksanız ya da Almanca konuşulan bir ülkede kısa süreliğine bulunacaksanız, seyahat ve tatil kelimelerini bilmek hayatınızı inanılmaz kolaylaştırır. Havaalanında pasaport kontrolünden geçerken, otelde oda rezervasyonu yaparken, bir müzede bilet alırken ya da yol tarifi sorarken doğru kelimeleri bilmek sizi hem rahatlatır hem de yerel halkla bağ kurmanızı sağlar. Bu rehberde Almanca seyahat ve tatil ifadelerini tüm detaylarıyla, gerçek hayat örnekleriyle ve kültürel ipuçlarıyla öğreneceksiniz.
Öğretmen notu: Seyahat kelimeleri, bir dili öğrenirken en hızlı ihtiyaç duyacağınız kelimelerdir. Bu listedeki ifadeleri öğrenirken kendinizi o durumun içinde hayal edin – havaalanındasınız, otelde check-in yapıyorsunuz, bir kaleyi geziyorsunuz. Bu zihinsel canlandırma tekniği kelimeleri çok daha kalıcı hale getirir.
Almanca Temel Seyahat Kavramları ve Anlamları
Önce seyahatle ilgili en temel kavramları öğrenelim. Bu kelimeler her seyahat konuşmasının yapı taşlarıdır:
die Reise (di rayze) – Seyahat / Yolculuk
Die Reise war wunderschön. – Seyahat çok güzeldi.
Ich plane eine Reise nach Deutschland. – Almanya'ya bir seyahat planlıyorum.
Gute Reise! – İyi yolculuklar! (Birini uğurlarken kullanılır)
reisen (rayzın) – Seyahat etmek
Ich reise gerne in fremde Länder. – Yabancı ülkelere seyahat etmeyi severim.
Wir sind letztes Jahr nach Wien gereist. – Geçen yıl Viyana'ya seyahat ettik.
Dikkat: "Reisen" fiili Perfekt'te sein yardımcı fiilini alır: Ich bin gereist (seyahat ettim). Hareket bildiren fiiller genellikle "sein" ile çekimlenir – bu kuralı aklınızda tutun!
der Urlaub (dea urlap) – Tatil
Ich brauche dringend Urlaub. – Acil tatile ihtiyacım var.
Wohin fahren Sie in den Urlaub? – Tatile nereye gidiyorsunuz?
Ich bin im Urlaub. – Tatildeyim.
Sık yapılan hata: Almancada tatil için iki kelime vardır: der Urlaub (iş/okul tatili, izin) ve die Ferien (okul tatili, çoğul). "Sommerferien" (yaz tatili) derken "Ferien" kullanılır, ama "Ich bin im Urlaub" (tatildeyim) derken "Urlaub" kullanılır. İkisini karıştırmamaya dikkat edin.
die Erholung (di erholung) – Dinlenme
Nach der Arbeit brauche ich Erholung. – İşten sonra dinlenmeye ihtiyacım var.
Der Urlaub war pure Erholung. – Tatil tam bir dinlenmeydi.
das Abenteuer (daz abentoyer) – Macera
Ich suche Abenteuer! – Macera arıyorum!
Die Reise war ein großes Abenteuer. – Yolculuk büyük bir maceraydı.
Abenteuerurlaub wird immer beliebter. – Macera tatili giderek daha popüler oluyor.
die Fahrt (di fart) – Yolculuk (araç ile)
Die Fahrt hat drei Stunden gedauert. – Yolculuk üç saat sürdü.
Gute Fahrt! – İyi yolculuklar! (Araçla gidene söylenir)
der Ausflug (dea ausflug) – Gezinti / Günübirlik gezi
Wir machen am Sonntag einen Ausflug. – Pazar günü bir gezinti yapıyoruz.
Der Ausflug zum See war toll. – Göle gezinti harikaydı.
Tavsiyem: Almancada seyahatle ilgili farklı kelimeler farklı anlamlar taşır: Reise (genel seyahat), Fahrt (araçla yolculuk), Ausflug (kısa gezinti), Tour (tur), Wanderung (yürüyüş turu). Bu nüansları bilmek sizi ileri seviye bir konuşmacı yapar.
das Inland (daz inland) – Yurtiçi
Wir machen dieses Jahr Urlaub im Inland. – Bu yıl yurtiçinde tatil yapıyoruz.
das Ausland (daz ausland) – Yurtdışı
Warst du schon mal im Ausland? – Hiç yurtdışına çıktın mı?
Ich möchte ins Ausland reisen. – Yurtdışına seyahat etmek istiyorum.
Hin und Zurück (hin unt tsurük) – Gidiş-dönüş
Ich brauche ein Ticket hin und zurück. – Gidiş-dönüş bilet istiyorum.
Nur Hinfahrt oder hin und zurück? – Sadece gidiş mi gidiş-dönüş mü?
Pratik bilgi: Tren veya uçak bileti alırken "einfache Fahrt" (tek yön) veya "Hin- und Rückfahrt" (gidiş-dönüş) demeniz gerekir.
der Reiseplan (dea rayzıplan) – Gezi planı
Hast du schon einen Reiseplan gemacht? – Gezi planı yaptın mı?
Unser Reiseplan sieht drei Städte vor. – Gezi planımızda üç şehir var.
Almanca Havaalanı ve Pasaport Kelimeleri
Almanya'ya uçakla gidiyorsanız, havaalanında karşılaşacağınız kelimeleri mutlaka bilmelisiniz. Özellikle pasaport kontrolü ve gümrükte doğru kelimeleri bilmek hem güvenlik hem de konfor açısından önemlidir.
der Flughafen (dea flughafın) – Havaalanı
Wir müssen um 6 Uhr am Flughafen sein. – Saat 6'da havaalanında olmamız gerekiyor.
Der Flughafen Frankfurt ist einer der größten in Europa. – Frankfurt Havaalanı Avrupa'nın en büyüklerinden biridir.
Kültürel not: Almanya'nın en büyük havaalanları Frankfurt (FRA), Münih (MUC) ve Berlin Brandenburg (BER) havaalanlarıdır. Frankfurt Havaalanı Avrupa'nın en işlek aktarma merkezlerinden biridir – burada tabelaları Almanca okuyabilmek büyük avantajdır.
das Flugticket (daz flugtikıt) – Uçak bileti
Hast du das Flugticket schon gebucht? – Uçak biletini çoktan rezerve ettin mi?
Das Flugticket war günstig. – Uçak bileti ucuzdu.
der Koffer (dea kofa) – Bavul
Ich muss meinen Koffer packen. – Bavulumu toplamalıyım.
Mein Koffer ist zu schwer. – Bavulum çok ağır.
das Gepäck (daz gepek) – Bagaj
Wo kann ich mein Gepäck abholen? – Bagajımı nereden alabilirim?
Mein Gepäck ist verloren gegangen. – Bagajım kayboldu.
Tavsiyem: "Mein Gepäck ist verloren gegangen" cümlesini ezbere bilin – ne yazık ki bagaj kayıpları yaşanabiliyor ve bu durumda Almanca söyleyebilmek çok işinize yarar.
der Reisepass / der Pass (dea rayzıpas) – Pasaport
Haben Sie Ihren Reisepass dabei? – Pasaportunuz yanınızda mı?
Mein Pass ist noch fünf Jahre gültig. – Pasaportumun beş yıl daha geçerliliği var.
Bitte zeigen Sie Ihren Pass. – Lütfen pasaportunuzu gösterin.
die Passkontrolle (di paskontrolı) – Pasaport kontrolü
Die Passkontrolle hat lange gedauert. – Pasaport kontrolü uzun sürdü.
Bitte halten Sie Ihren Pass für die Passkontrolle bereit. – Lütfen pasaportunuzu pasaport kontrolü için hazır tutun.
das Visum (daz vizum) – Vize, çoğulu: die Visa
Brauche ich ein Visum für Deutschland? – Almanya için vize gerekiyor mu?
Mein Visum läuft nächsten Monat ab. – Vizem gelecek ay sona eriyor.
Pratik bilgi: Türk vatandaşları Almanya'ya gitmek için Schengen vizesi başvurusu yapmalıdır. Vize randevusu almak için "einen Visumtermin vereinbaren" ifadesini kullanabilirsiniz.
der Zoll (dea tsol) – Gümrük
Haben Sie etwas zu verzollen? – Gümrüğe beyan edecek bir şeyiniz var mı?
Ich habe nichts zu verzollen. – Beyan edecek bir şeyim yok.
Am Zoll wurde mein Koffer kontrolliert. – Gümrükte bavulum kontrol edildi.
die Versicherung (di ferzişerung) – Sigorta
Haben Sie eine Reiseversicherung? – Seyahat sigortanız var mı?
Eine Reiseversicherung ist sehr wichtig. – Seyahat sigortası çok önemlidir.
Öğretmen notu: Almanya'ya giderken mutlaka seyahat sağlık sigortası (Reisekrankenversicherung) yaptırın. Vize başvurusunda da istenebilir.
Almanca Havaalanı Tabelalarında ve Anonslarda Karşılaşılan İfadeler
Alman havaalanlarında tabelaları okuyabilmek çok önemlidir. İşte en sık karşılaşacağınız ifadeler:
Tabela İfadeleri:
- Abflug – Kalkış (Departure)
- Ankunft – Varış (Arrival)
- Ausgang – Çıkış (Exit)
- Notausgang – Acil çıkış
- Gate / Flugsteig – Kapı (uçuş kapısı)
- Check-in-Schalter – Check-in gişesi
- Gepäckausgabe – Bagaj teslim alanı
- Gepäckaufgabe – Bagaj bırakma
- Sicherheitskontrolle – Güvenlik kontrolü
- Duty-Free / Zollfreier Bereich – Gümrüksüz bölge
- Transitbereich – Transit alan
- Wartebereich – Bekleme alanı
- Toiletten / WC – Tuvaletler
- Mietwagen / Autovermietung – Araç kiralama
Anonslarda duyacağınız cümleler:
- Letzter Aufruf für Flug LH 1234 nach Istanbul. – İstanbul'a LH 1234 sefer sayılı uçuş için son çağrı.
- Passagiere werden gebeten, sich zum Gate B12 zu begeben. – Yolculardan B12 kapısına gitmeleri rica olunur.
- Der Flug hat eine Verspätung von 30 Minuten. – Uçuşta 30 dakika gecikme var.
- Der Flug wurde annulliert. – Uçuş iptal edildi.
Almanca Konaklama Kelimeleri: Otel, Pansiyon ve Kamp
Seyahatte en önemli konulardan biri konaklama yeridir. Bu bölümde otel, pansiyon, kamp ve diğer konaklama seçeneklerini Almanca olarak öğreneceksiniz.
die Unterkunft (di untakunft) – Konaklama
Wir suchen eine günstige Unterkunft. – Uygun fiyatlı bir konaklama arıyoruz.
Die Unterkunft war sehr komfortabel. – Konaklama çok konforluydu.
das Hotel (daz hotell) – Otel
Wir übernachten in einem Vier-Sterne-Hotel. – Dört yıldızlı bir otelde kalıyoruz.
Das Hotel liegt direkt am Strand. – Otel doğrudan sahilde.
die Pension (di panzion) – Pansiyon
Die Pension ist gemütlicher als ein Hotel. – Pansiyon otelden daha samimi.
In der Pension gibt es ein leckeres Frühstück. – Pansiyonda lezzetli bir kahvaltı var.
Kültürel not: Almanya'da pansiyonlar (Pensionen) genellikle aile işletmeleridir ve otellere göre daha uygun fiyatlıdır. Özellikle kırsal bölgelerde ve küçük kasabalarda çok yaygındır.
die Ferienwohnung (di feriyenvonunk) – Apart / Tatil dairesi
Wir haben eine Ferienwohnung am Meer gemietet. – Deniz kenarında bir tatil dairesi kiraladık.
Eine Ferienwohnung ist ideal für Familien. – Tatil dairesi aileler için idealdir.
die Reservierung / die Buchung – Rezervasyon
Ich möchte eine Reservierung machen. – Rezervasyon yapmak istiyorum.
Haben Sie eine Reservierung? – Rezervasyonunuz var mı?
Die Buchung wurde bestätigt. – Rezervasyon onaylandı.
die Hotelreservierung (di hotelrezervierunk) – Otel rezervasyonu
Ich habe eine Hotelreservierung für drei Nächte. – Üç gecelik otel rezervasyonum var.
Kann ich die Hotelreservierung stornieren? – Otel rezervasyonunu iptal edebilir miyim?
der Zimmerservice (dea tsima-sörvis) – Oda servisi
Kann ich den Zimmerservice bestellen? – Oda servisi sipariş edebilir miyim?
Der Zimmerservice ist 24 Stunden verfügbar. – Oda servisi 24 saat kullanılabilir.
das WLAN-Passwort (daz ve-lan-pasvort) – Wi-Fi şifresi
Wie ist das WLAN-Passwort? – Wi-Fi şifresi nedir?
Gibt es hier kostenloses WLAN? – Burada ücretsiz Wi-Fi var mı?
Tavsiyem: Bu cümleyi ezbere bilin! Nereye giderseniz gidin, ilk soracağınız şey muhtemelen Wi-Fi şifresi olacaktır. Almancada Wi-Fi yerine WLAN (Wireless LAN) kullanılır – bu Almanya'ya özgü bir kullanımdır.
Kamp ve Doğa Konaklaması
das Camping / der Campingplatz – Kamp / Kamp alanı
Wir machen dieses Jahr Camping. – Bu yıl kamp yapıyoruz.
Der Campingplatz liegt am See. – Kamp alanı gölün kenarında.
campen / zelten – Kamp yapmak
Im Sommer campen wir gerne in den Bergen. – Yazın dağlarda kamp yapmayı severiz.
Wir haben am Strand gezeltet. – Sahilde çadır kurduk.
das Zelt (daz tselt) – Çadır
Wir bauen das Zelt auf. – Çadırı kuruyoruz.
Im Zelt schlafen ist ein Abenteuer. – Çadırda uyumak bir maceradır.
der Wohnwagen (dea vonvagın) – Karavan
Meine Familie reist mit dem Wohnwagen durch Europa. – Ailem karavanla Avrupa'yı geziyor.
Der Wohnwagen hat eine kleine Küche. – Karavanın küçük bir mutfağı var.
Kültürel not: Almanya'da karavan tatili (Wohnwagenurlaub) çok popülerdir. Birçok Alman ailesi yaz tatilinde karavanla İtalya, Fransa veya Hırvatistan'a gider. Almanya genelinde mükemmel donanımlı kamp alanları (Campingplätze) bulunur.
Almanca Otel Oda Türleri ve Konaklama Terimleri Tablosu
Otelde rezervasyon yaparken bilmeniz gereken oda türleri ve terimler:
- das Einzelzimmer – Tek kişilik oda
- das Doppelzimmer – Çift kişilik oda
- das Zweibettzimmer – İki yataklı oda (ayrı yataklar)
- die Suite – Suit oda
- das Familienzimmer – Aile odası
- das Zimmer mit Meerblick – Deniz manzaralı oda
- das Zimmer mit Balkon – Balkonlu oda
- Halbpension – Yarım pansiyon (kahvaltı + akşam yemeği)
- Vollpension – Tam pansiyon (üç öğün)
- Übernachtung mit Frühstück – Kahvaltı dahil geceleme
- All-inclusive – Her şey dahil
Otelde kullanabileceğiniz soru-cevap kalıpları:
- Haben Sie ein Zimmer frei? – Boş odanız var mı?
- Was kostet eine Übernachtung? – Bir gecelik ne kadar?
- Ist das Frühstück im Preis inbegriffen? – Kahvaltı fiyata dahil mi?
- Kann ich das Zimmer sehen? – Odayı görebilir miyim?
- Wann ist der Check-out? – Check-out saati ne zaman?
- Können Sie mir ein Taxi rufen? – Bana bir taksi çağırabilir misiniz?
- Gibt es einen Aufzug? – Asansör var mı?
- Das Zimmer ist zu laut. Kann ich ein anderes bekommen? – Oda çok gürültülü. Başka oda alabilir miyim?
- Die Klimaanlage funktioniert nicht. – Klima çalışmıyor.
- Können Sie mich um 7 Uhr wecken? – Beni saat 7'de uyandırabilir misiniz?
die Ferienanlage (di feriyanlagı) – Tatil köyü
Die Ferienanlage hat einen Pool und einen Spielplatz. – Tatil köyünde havuz ve oyun alanı var.
Wir verbringen eine Woche in der Ferienanlage. – Tatil köyünde bir hafta geçiriyoruz.
Almanca Deniz, Plaj ve Yaz Tatili İfadeleri
Yaz tatili ve deniz kenarı tatili ile ilgili kelimeleri bu bölümde bulacaksınız. Almanya'nın kuzeyinde Baltık Denizi ve Kuzey Denizi kıyıları popüler tatil destinasyonlarıdır.
der Strand (dea ştrant) – Plaj / Kumsal
Wir gehen heute an den Strand. – Bugün plaja gidiyoruz.
Der Strand ist wunderschön. – Plaj çok güzel.
Am Strand liegen und ein Buch lesen – das ist Erholung! – Plajda uzanıp kitap okumak – işte dinlenme bu!
das Meer (daz mea) – Deniz
Ich liebe das Meer. – Denizi seviyorum.
Das Meer ist heute ruhig. – Deniz bugün sakin.
Wir fahren ans Meer. – Denize gidiyoruz.
das Schwimmbad / der Pool – Havuz
Das Hotel hat einen großen Pool. – Otelin büyük bir havuzu var.
Ich gehe ins Schwimmbad. – Havuza gidiyorum.
Not: "Schwimmbad" hem yüzme havuzu hem kapalı yüzme tesisi anlamına gelebilir. Açık havuz için "Freibad", kapalı havuz için "Hallenbad" kullanılır.
schwimmen (şvimın) – Yüzmek
Kannst du schwimmen? – Yüzme bilir misin?
Ich schwimme jeden Tag im Meer. – Her gün denizde yüzüyorum.
Die Kinder schwimmen im Pool. – Çocuklar havuzda yüzüyor.
sich sonnen / sonnenbaden – Güneşlenmek
Sie sonnt sich am Strand. – Plajda güneşleniyor.
Sonnenbaden macht Spaß, aber vergiss die Sonnencreme nicht! – Güneşlenmek eğlenceli ama güneş kremini unutma!
tauchen (tauhın) – Dalış yapmak
Ich möchte in Antalya tauchen. – Antalya'da dalış yapmak istiyorum.
Tauchen ist ein faszinierendes Hobby. – Dalış büyüleyici bir hobi.
Almanca Doğa ve Manzara Kelimeleri (Seyahatte)
Seyahatte doğal güzellikleri anlatabilmek için bu kelimeleri bilmeniz gerekir. Almanya, Avusturya ve İsviçre dağları, ormanları ve nehirleriyle muhteşem doğa manzaraları sunar.
die Landschaft (di lantşaft) – Manzara / Peyzaj
Die Landschaft in der Schweiz ist atemberaubend. – İsviçre'deki manzara nefes kesici.
Ich liebe die Landschaft hier. – Buradaki manzarayı seviyorum.
der Berg (dea berk) – Dağ, çoğulu: die Berge
Die Alpen sind die höchsten Berge Europas. – Alpler Avrupa'nın en yüksek dağlarıdır.
Wir wandern in den Bergen. – Dağlarda yürüyüş yapıyoruz.
Kültürel not: Almanya'nın en yüksek dağı die Zugspitze'dir (2.962 m). Alp dağları Bavyera bölgesinde yer alır ve hem kış hem yaz sporları için popüler bir destinasyondur.
der Wald (dea valt) – Orman, çoğulu: die Wälder
Der Schwarzwald ist ein berühmter Wald in Deutschland. – Karaorman Almanya'da ünlü bir ormandır.
Wir machen einen Spaziergang im Wald. – Ormanda yürüyüş yapıyoruz.
der Fluss (dea flus) – Nehir, çoğulu: die Flüsse
Der Rhein ist der längste Fluss Deutschlands. – Ren Nehri Almanya'nın en uzun nehridir.
Wir machen eine Bootsfahrt auf dem Fluss. – Nehirde tekne turu yapıyoruz.
der Wasserfall (dea vasafal) – Şelale
Der Wasserfall ist beeindruckend. – Şelale etkileyici.
Wir wandern zum Wasserfall. – Şelaleye yürüyoruz.
Kelime analizi: Wasser (su) + Fall (düşüş) = Wasserfall (su düşüşü = şelale). Almancadaki bileşik kelime mantığını seveceksiniz!
Almanca Turistik Yerler ve Gezi Kelimeleri
Bir şehri gezerken müzeleri, kaleleri, sarayları ve diğer turistik yerleri sormak için bu kelimeleri bilmeniz gerekir.
die Burg (di burk) – Kale
Wir besuchen eine mittelalterliche Burg. – Ortaçağ'dan kalma bir kaleyi ziyaret ediyoruz.
Die Burg liegt hoch auf dem Berg. – Kale dağın tepesinde.
das Schloss (daz şlos) – Saray / Şato
Das Schloss Neuschwanstein ist weltberühmt. – Neuschwanstein Şatosu dünyaca ünlüdür.
Wir besichtigen das Schloss. – Sarayı geziyoruz.
Dikkat: "Schloss" hem "saray/şato" hem "kilit" anlamına gelir. Bağlamdan anlarsınız: Das Schloss ist schön (Saray güzel) vs. Das Schloss ist kaputt (Kilit bozuk).
Kültürel not: Almanya'da 25.000'den fazla kale ve saray bulunmaktadır. En ünlüsü Bavyera'daki Schloss Neuschwanstein'dır – Disney şatolarının ilham kaynağıdır. Ren Nehri boyunca onlarca ortaçağ kalesi görebilirsiniz.
die Kathedrale / der Dom – Katedral
Der Kölner Dom ist das Wahrzeichen von Köln. – Köln Katedrali Köln'ün simgesidir.
Die Kathedrale ist beeindruckend. – Katedral etkileyici.
die Sehenswürdigkeit (di zeyınsvürdighkayt) – Tarihi eser / Görülmeye değer yer
Was sind die wichtigsten Sehenswürdigkeiten in Berlin? – Berlin'deki en önemli turistik yerler nelerdir?
Wir haben alle Sehenswürdigkeiten besucht. – Tüm tarihi yerleri ziyaret ettik.
Tavsiyem: Bu uzun kelimeyi parçalayarak öğrenin: sehens (görmeye) + würdig (değer) + keit (lik). Yani "görülmeye değer yer" demektir.
das Souvenir / das Andenken – Hediyelik eşya
Ich kaufe Souvenirs für meine Familie. – Ailem için hediyelik eşya alıyorum.
Was ist ein typisches Souvenir aus Deutschland? – Almanya'dan tipik bir hediyelik eşya nedir?
der Eintritt / die Eintrittskarte – Giriş ücreti / Giriş bileti
Wie viel kostet der Eintritt? – Giriş ücreti ne kadar?
Der Eintritt für Kinder ist kostenlos. – Çocuklar için giriş ücretsiz.
Zwei Eintrittskarten, bitte. – İki giriş bileti lütfen.
die Museumskarte – Müze bileti
Kann ich die Museumskarte online kaufen? – Müze biletini online alabilir miyim?
Die Museumskarte gilt für alle Museen der Stadt. – Müze kartı şehirdeki tüm müzeler için geçerli.
fotografieren / ein Foto machen – Fotoğraf çekmek
Darf ich hier fotografieren? – Burada fotoğraf çekebilir miyim?
Können Sie ein Foto von uns machen? – Bizim bir fotoğrafımızı çekebilir misiniz?
Ich mache gerne Fotos auf Reisen. – Seyahatlerde fotoğraf çekmeyi severim.
die Kamera / der Fotoapparat – Fotoğraf makinesi
Ich habe meine Kamera vergessen! – Fotoğraf makinemi unuttum!
Die Kamera macht tolle Bilder. – Fotoğraf makinesi harika fotoğraflar çekiyor.
Almanca Seyahat Acentesi, Rehber ve Tur İfadeleri
Organize bir gezi planlıyorsanız veya bir rehber eşliğinde tur yapmak istiyorsanız bu kelimelere ihtiyacınız olacak:
das Reisebüro (daz rayzıbüro) – Seyahat acentesi
Ich habe die Reise im Reisebüro gebucht. – Seyahati seyahat acentesinde rezerve ettim.
Das Reisebüro hat gute Angebote. – Seyahat acentesinin iyi teklifleri var.
der Reiseführer (dea rayzıfüra) – Gezi rehberi (hem kişi hem kitap)
Unser Reiseführer spricht fünf Sprachen. – Rehberimiz beş dil konuşuyor.
Ich habe einen Reiseführer über Berlin gekauft. – Berlin hakkında bir gezi rehberi kitabı aldım.
Not: Bu kelime hem tur rehberi (kişi) hem de gezi kitabı anlamına gelir. Bağlamdan anlarsınız.
die Tour / die Führung – Tur / Rehberli gezi
Wir machen eine Stadttour. – Şehir turu yapıyoruz.
Die Führung durch das Schloss dauert eine Stunde. – Saraydaki rehberli gezi bir saat sürüyor.
Gibt es eine Führung auf Englisch? – İngilizce rehberli tur var mı?
die Rundreise (di runtrayzı) – Gezi turu (birden fazla yeri kapsayan)
Wir machen eine Rundreise durch Süddeutschland. – Güney Almanya'da gezi turu yapıyoruz.
Die Rundreise dauert zwei Wochen. – Gezi turu iki hafta sürüyor.
Almanca Seyahatte Yol Tarifi ve Pratik İfadeler
Seyahatte en çok ihtiyaç duyacağınız pratik ifadeler bu bölümdedir. Yol tarifi sormak, yardım istemek ve temel iletişim kurmak için bunları mutlaka öğrenin:
die Wegbeschreibung (di vegbeşraybung) – Yol tarifi
Können Sie mir eine Wegbeschreibung geben? – Bana yol tarifi verebilir misiniz?
Entschuldigung, wie komme ich zum Bahnhof? – Affedersiniz, tren istasyonuna nasıl gidebilirim?
Entschuldigung, wo ist...? – Affedersiniz, ... nerede?
Entschuldigung, wo ist das nächste Hotel? – Affedersiniz, en yakın otel nerede?
Entschuldigung, wo ist die Toilette? – Affedersiniz, tuvalet nerede?
die Fremdsprache (di fremtşprahı) – Yabancı dil
Sprechen Sie eine Fremdsprache? – Yabancı dil biliyor musunuz?
Deutsch ist die meistgesprochene Fremdsprache in der Türkei. – Almanca Türkiye'de en çok konuşulan yabancı dildir.
das Wörterbuch (daz vörtabuh) – Sözlük
Ich habe immer ein Wörterbuch in der Tasche. – Cebimde her zaman bir sözlük taşırım.
Ein Wörterbuch ist auf Reisen sehr nützlich. – Sözlük seyahatte çok işe yarar.
Gute Reise! / Schöne Reise! – İyi yolculuklar!
Du fliegst morgen? Gute Reise! – Yarın uçuyor musun? İyi yolculuklar!
Ich wünsche dir eine schöne Reise. – Sana güzel bir yolculuk diliyorum.
Tavsiyem: Birini uğurlarken kullanabileceğiniz üç seçenek: "Gute Reise!" (genel), "Gute Fahrt!" (araçla gidene), "Guten Flug!" (uçakla gidene).
Almanca Seyahatte Pratik Diyalog: Otelde Check-in
Aşağıdaki diyalog, bir otelde giriş yapma (check-in) senaryosunu canlandırmaktadır. Bu diyaloğu sesli okuyarak pratik yapmanızı şiddetle tavsiye ederim:
An der Rezeption – Resepsiyonda
Rezeptionist: Guten Tag! Willkommen im Hotel Alpenblick. Wie kann ich Ihnen helfen?
(İyi günler! Hotel Alpenblick'e hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Gast: Guten Tag! Ich habe eine Reservierung auf den Namen Demir.
(İyi günler! Demir adına bir rezervasyonum var.)
Rezeptionist: Einen Moment bitte... Ja, hier habe ich Ihre Reservierung. Ein Doppelzimmer für drei Nächte, stimmt das?
(Bir dakika lütfen... Evet, rezervasyonunuz burada. Üç gecelik çift kişilik oda, doğru mu?)
Gast: Ja, genau. Vom 15. bis zum 18. Juli.
(Evet, aynen. 15'inden 18 Temmuz'a kadar.)
Rezeptionist: Perfekt. Kann ich bitte Ihren Reisepass sehen?
(Mükemmel. Pasaportunuzu görebilir miyim lütfen?)
Gast: Natürlich, hier bitte.
(Tabii ki, buyurun.)
Rezeptionist: Danke. Ihr Zimmer ist Nummer 305, im dritten Stock. Hier ist Ihre Zimmerkarte. Das Frühstück wird von 7 bis 10 Uhr im Erdgeschoss serviert.
(Teşekkürler. Odanız 305 numara, üçüncü katta. İşte oda kartınız. Kahvaltı saat 7'den 10'a kadar giriş katta servis edilir.)
Gast: Vielen Dank. Gibt es hier kostenloses WLAN?
(Çok teşekkürler. Burada ücretsiz Wi-Fi var mı?)
Rezeptionist: Ja, das Passwort steht auf der Zimmerkarte. Kann ich Ihnen sonst noch helfen?
(Evet, şifre oda kartının üzerinde yazıyor. Başka yardımcı olabilir miyim?)
Gast: Gibt es einen Zimmerservice?
(Oda servisi var mı?)
Rezeptionist: Ja, der Zimmerservice ist von 11 bis 22 Uhr verfügbar. Die Speisekarte finden Sie im Zimmer.
(Evet, oda servisi saat 11'den 22'ye kadar kullanılabilir. Menüyü odanızda bulabilirsiniz.)
Gast: Wunderbar, vielen Dank!
(Harika, çok teşekkürler!)
Rezeptionist: Gerne! Ich wünsche Ihnen einen angenehmen Aufenthalt.
(Rica ederim! Size keyifli bir konaklama dilerim.)
Almanca Seyahatte En Çok İhtiyaç Duyulan Günlük Sohbet Kalıpları
Seyahatte karşılaşacağınız en yaygın durumlar için hazır cümle kalıpları:
Yol tarifi sorma:
- Wie komme ich zum Bahnhof? – Tren istasyonuna nasıl gidebilirim?
- Ist es weit von hier? – Buradan uzak mı?
- Kann ich zu Fuß gehen? – Yürüyerek gidebilir miyim?
- Gehen Sie geradeaus, dann links. – Düz gidin, sonra sola.
- Es ist gleich um die Ecke. – Hemen köşeyi dönünce.
Bilet alma:
- Eine Fahrkarte nach Berlin, bitte. – Berlin'e bir bilet lütfen.
- Einfache Fahrt oder hin und zurück? – Tek yön mü gidiş-dönüş mü?
- Von welchem Gleis fährt der Zug? – Tren hangi perondan kalkıyor?
- Wann fährt der nächste Zug? – Bir sonraki tren ne zaman?
- Muss ich umsteigen? – Aktarma yapmam gerekiyor mu?
Sorun bildirme:
- Ich habe meinen Pass verloren. – Pasaportumu kaybettim.
- Man hat mir die Tasche gestohlen. – Çantam çalındı.
- Wo ist die Polizeistation? – Polis karakolu nerede?
- Ich brauche Hilfe! – Yardıma ihtiyacım var!
- Wo ist das türkische Konsulat? – Türk konsolosluğu nerede?
Tatilden sonra sohbet kalıpları:
- Wie war dein Urlaub? – Tatilin nasıldı?
→ Es war fantastisch! Wir waren in der Türkei. – Harikaydı! Türkiye'deydik. - Was hast du im Urlaub gemacht? – Tatilde ne yaptın?
→ Wir haben viel geschwommen und die Stadt besichtigt. – Çok yüzdük ve şehri gezdik. - Wo warst du im Urlaub? – Tatilde neredeydin?
→ Ich war zwei Wochen in Spanien. – İki hafta İspanya'daydım. - Hast du Souvenirs mitgebracht? – Hediyelik eşya getirdin mi?
→ Ja, ich habe für alle etwas mitgebracht. – Evet, herkese bir şeyler getirdim.
Almanca Seyahat Kelimeleri Öğrenme Tavsiyeleri
Yılların tecrübesiyle size verebileceğim en önemli tavsiyeler şunlardır:
1. Seyahat öncesi hazırlık yapın: Gideceğiniz ülkeye/şehre özel kelimeleri önceden öğrenin. Havaalanı, otel, restoran ve toplu taşıma kelimeleri en öncelikli olmalıdır.
2. Kartlara yazın: Her kelimeyi bir karta yazın: ön yüzüne Almanca kelimeyi artikeliyle, arka yüzüne Türkçe anlamını ve bir örnek cümle yazın. Seyahat sırasında bu kartları tekrar edin.
3. Cümle kalıplarını ezberleyin: Tek kelimeler yerine kalıp cümleleri ezberlemek çok daha etkilidir. "Ich hätte gerne...", "Wo ist...?", "Wie komme ich zum/zur...?" gibi kalıpları bilmek sizi her durumda kurtarır.
4. Cesur olun: Hata yapmaktan korkmayın! Almanlar genellikle Almanca konuşmaya çalışan yabancıları takdir eder. Grameriniz mükemmel olmasa da iletişim kurabilirsiniz.
5. Alman şehirlerinin Almanca isimlerini bilin: Bazı şehir isimleri Türkçeden farklıdır: München (Münih), Köln (Koln), Wien (Viyana), Zürich (Zürih). Bilet alırken Almanca isimlerini kullanmanız gerekir.
6. Seyahat günlüğü tutun: Her gün öğrendiğiniz yeni Almanca kelimeleri bir günlüğe yazın. Seyahat bittiğinde harika bir kelime hazinesi biriktirmiş olacaksınız.
Almanca seyahat kelimelerini öğrenmek, yalnızca dil bilginizi değil, seyahat deneyiminizin kalitesini de artırır. Yerel halkla kendi dillerinde iletişim kurabilmek, gezinizi çok daha zengin ve unutulmaz kılar. Gute Reise und viel Spaß beim Lernen! (İyi yolculuklar ve öğrenirken iyi eğlenceler!)
