Almanca Sağlık ve Hastane Kelimeleri: Doktorda İşinize Yarayacak Tüm İfadeler

👁 52 kez okundu

Almanya'da yaşıyorsanız veya Almanya'ya taşınmayı planlıyorsanız, en çok ihtiyaç duyacağınız kelime gruplarından biri kesinlikle sağlık ve hastane terimleridir. Düşünün: hastalandınız, kendinizi kötü hissediyorsunuz, doktora gitmeniz gerekiyor ama Almanca sağlık kelimelerini bilmiyorsunuz. Bu durum hem stresli hem de tehlikeli olabilir. İşte bu yüzden Almanca sağlık kelimelerihastane terimleri ve doktorda kullanılan cümleler her Almanca öğrencisinin mutlaka bilmesi gereken konulardır.

Bu makalede size sadece kelime listesi vermeyeceğim. Bir öğretmen olarak, Almanya'daki sağlık sisteminin nasıl işlediğini, doktora gittiğinizde neler söylemeniz gerektiğini, hastalık belirtilerinizi nasıl tarif edeceğinizi ve hastanede karşılaşacağınız her terimi detaylıca anlatacağım. Bu makale, Almanya'daki sağlık serüveninizde yanınızdaki en güvenilir rehber olacak. Hazırsanız başlayalım!

Almanca Sağlık Sistemi: Hastane, Doktor ve Eczane

Almanya'daki sağlık sistemi dünyanın en iyi sistemlerinden biridir. Ama bu sistemi kullanabilmeniz için temel terimleri bilmeniz şarttır. Gelin, en temel kavramlardan başlayalım.

Hastane – Das Krankenhaus

Das Krankenhaus (okunuşu: das kran-kın-haus) – Hastane. Bu kelimeyi parçalayalım: krank = hasta, Haus = ev. Yani kelime anlamı "hasta evi"dir. Almanca bileşik kelime mantığını burada da görüyorsunuz!

Örnek cümleler:

  • Ich muss ins Krankenhaus gehen. – Hastaneye gitmem gerekiyor.
  • Mein Vater liegt im Krankenhaus. – Babam hastanede yatıyor.
  • Wo ist das nächste Krankenhaus? – En yakın hastane nerede?

Hastanede yatmak: Im Krankenhaus liegen – Almancada "hastanede yatmak" ifadesi liegen (yatmak) fiiliyle kurulur. "Er liegt seit drei Tagen im Krankenhaus." – Üç gündür hastanede yatıyor.

Doktor – Der Arzt / Die Ärztin

Der Arzt (erkek doktor) / Die Ärztin (kadın doktor) – Almancada "Doktor" kelimesi de kullanılır ama bu daha çok akademik unvan anlamındadır. Hastanedeki doktor için Arzt kelimesi daha yaygındır.

Doktor türleri:

  • Der Hausarzt / Die Hausärztin – Aile hekimi (ilk başvurulacak doktor)
  • Der Facharzt / Die Fachärztin – Uzman doktor
  • Der Zahnarzt / Die Zahnärztin – Diş hekimi
  • Der Augenarzt / Die Augenärztin – Göz doktoru
  • Der Kinderarzt / Die Kinderärztin – Çocuk doktoru
  • Der Chirurg / Die Chirurgin – Cerrah

Çok önemli bilgi: Almanya'da sağlık sisteminde Hausarzt (aile hekimi) kavramı merkezi bir rol oynar. Hastalandığınızda önce aile hekiminize gitmeniz gerekir. O sizi gerekirse uzman doktora (Facharzt) sevk eder (überweisen). Aile hekimi olmadan doğrudan uzmana gidemezsiniz – bu Almanya'daki en önemli sağlık kurallarından biridir. İlk işiniz Almanya'ya vardığınızda bir Hausarzt bulmak olmalıdır!

Hemşire – Die Krankenschwester / Der Krankenpfleger

Die Krankenschwester (kadın hemşire) / Der Krankenpfleger (erkek hemşire) – Modern Almancada cinsiyetten bağımsız olarak die Pflegekraft veya die Pflegefachkraft da kullanılmaktadır.

Eczane ve Eczacı

Die Apotheke (di a-po-te-ke) – Eczane
Der Apotheker / Die Apothekerin – Eczacı

Nöbetçi eczane: Die Notapotheke veya die Bereitschaftsapotheke – Almanya'da gece veya hafta sonu açık olan eczane. "Welche Apotheke hat heute Notdienst?" – Bugün hangi eczane nöbetçi?

Tavsiyem: Almanya'da eczaneler (Apotheke) ile ilaç dışı ürünler satan Drogerie (dm, Rossmann gibi) farklı yerlerdir. Reçeteli ilaçlar sadece Apotheke'den alınır. Vitamin, krem gibi reçetesiz ürünleri ise Drogerie'den daha uygun fiyata bulabilirsiniz.

Almanca Eczanede Kullanılan Konuşma Kalıpları

Eczaneye gittiğinizde ihtiyacınız olacak en önemli cümleler:

  • Ich habe ein Rezept von meinem Arzt. – Doktorumdan bir reçetem var.
  • Haben Sie etwas gegen Kopfschmerzen? – Baş ağrısı için bir şeyiniz var mı?
  • Können Sie mir etwas gegen Erkältung empfehlen? – Soğuk algınlığı için bir şey önerebilir misiniz?
  • Ist dieses Medikament rezeptfrei? – Bu ilaç reçetesiz mi?
  • Wie oft soll ich das einnehmen? – Bunu ne sıklıkla almalıyım?
  • Gibt es Nebenwirkungen? – Yan etkileri var mı?
  • Ich bin schwanger. Darf ich das nehmen? – Hamileyim. Bunu alabilir miyim?
  • Ich brauche Pflaster und Desinfektionsmittel. – Yara bandı ve dezenfektan lazım.
  • Haben Sie eine Notapotheke in der Nähe? – Yakında nöbetçi eczane var mı?

Ambulans – Der Krankenwagen

Der Krankenwagen (der kran-kın-va-gın) veya der Rettungswagen – Ambulans. Acil durumda 112 numarasını arayın – bu numara tüm Avrupa'da geçerlidir.

Ich brauche einen Krankenwagen! – Ambulansa ihtiyacım var!
Bitte rufen Sie einen Rettungswagen! – Lütfen bir ambulans çağırın!

Almanca Hastane Bölümleri: Hangi Doktora Gitmeliyim?

Almanya'da hastaneler çok sayıda uzmanlık bölümüne sahiptir. Hangi şikayetiniz için hangi bölüme gitmeniz gerektiğini bilmek, size çok zaman kazandıracaktır. İşte en önemli hastane bölümleri ve ne zaman başvurmanız gerektiği:

  • Die Notaufnahme / Der Notfall – Acil servis. Hayatı tehdit eden durumlarda buraya gidin.
  • Die Poliklinik – Poliklinik. Ayakta tedavi yapılan bölüm.
  • Die Intensivstation – Yoğun bakım ünitesi.
  • Der Operationssaal (OP-Saal) – Ameliyathane.
  • Das Labor – Laboratuvar. Kan ve idrar tahlilleri burada yapılır.

Uzmanlık bölümleri:

  • Die Innere Medizin (Dahiliye) – İç hastalıkları
  • Die Kardiologie – Kalp hastalıkları
  • Die Neurologie – Sinir sistemi hastalıkları
  • Die Orthopädie – Kemik ve eklem hastalıkları
  • Die Dermatologie (Cildiye) – Cilt hastalıkları
  • Die Urologie – İdrar yolu hastalıkları
  • Die Gynäkologie (Kadın Hastalıkları) – Kadın hastalıkları ve doğum
  • Die Psychiatrie – Ruh sağlığı
  • Die HNO (Hals-Nasen-Ohren) – Kulak Burun Boğaz
  • Die Onkologie – Kanser tedavisi
  • Die Gastroenterologie – Sindirim sistemi hastalıkları
  • Die Endokrinologie – Hormon hastalıkları

Tavsiyem: Bu bölüm isimlerini ezberlemenize gerek yok. Ama aile hekiminiz (Hausarzt) sizi bir bölüme sevk ettiğinde (überweisen), o bölümün adını anlayabilmeniz önemlidir. Sevk kağıdında (die Überweisung) yazacaktır.

Almanca Randevu Alma ve Sigorta İşlemleri

Almanya'da doktora gitmek için önce randevu almanız gerekir. Acil durumlar dışında randevusuz doktora gidemezsiniz. Bu bölümde randevu alma sürecini ve sigorta ile ilgili terimleri öğreneceksiniz.

Randevu – Der Termin

Der Termin (der ter-miin) – Randevu. Dikkat: Almancada "Termin" kelimesi Türkçedeki "randevu" anlamında kullanılır, Türkçedeki "terim" kelimesiyle karıştırmayın!

Randevu almak için kullanabileceğiniz cümleler:

  • Ich möchte bitte einen Termin vereinbaren. – Bir randevu almak istiyorum lütfen.
  • Haben Sie einen freien Termin diese Woche? – Bu hafta müsait bir randevunuz var mı?
  • Ich brauche dringend einen Termin. – Acil bir randevuya ihtiyacım var.
  • Kann ich einen Termin beim Hausarzt bekommen? – Aile hekiminden randevu alabilir miyim?
  • Ich möchte einen Facharzt sehen. – Uzman doktor görmek istiyorum.

Doktor randevusu – Der Arzttermin: Almanya'da uzman doktor randevusu almak bazen haftalar hatta aylar sürebilir. Bu yüzden acil olmayan şikayetleriniz için erkenden randevu almaya başlayın. Acil durumlarda ise "Es ist dringend!" (Acil!) demeyi unutmayın.

Sağlık Sigortası – Die Krankenversicherung

Die Krankenversicherung – Sağlık sigortası. Almanya'da sağlık sigortası zorunludur. İki türü vardır:

  • Die gesetzliche Krankenversicherung (GKV) – Devlet sağlık sigortası (AOK, TK, Barmer gibi)
  • Die private Krankenversicherung (PKV) – Özel sağlık sigortası

Doktorda söyleyebileceğiniz ifadeler:

  • Ich bin gesetzlich versichert. – Devlet sigortam var.
  • Ich habe eine private Krankenversicherung. – Özel sağlık sigortam var.
  • Hier ist meine Versichertenkarte. – İşte sigorta kartım.

Hasta kartı – Die Versichertenkarte / Die Gesundheitskarte: Almanya'da doktora gittiğinizde sigorta kartınızı (Gesundheitskarte) göstermeniz gerekir. Bu kartı her çeyrek dönemde (3 ayda bir) doktorunuza göstermelisiniz.

Diğer önemli terimler:

  • Die Überweisung – Sevk (aile hekiminden uzmana)
  • Die Krankmeldung / Der Krankenschein – Rapor / İstirahat raporu
  • Die Konsultation – Konsültasyon (doktorlar arası danışma)
  • Die Patientenaufnahme – Hasta kabul
  • Die Patientenrechte – Hasta hakları

Almanca Doktorda Kullanılan Cümleler: Şikayetinizi Anlatın

Doktora gittiğinizde en önemli şey, şikayetinizi doğru ve anlaşılır şekilde anlatabilmektir. Bu bölüm, doktor muayenesinde ihtiyaç duyacağınız tüm cümleleri kapsıyor. Bu kısmı özellikle iyi öğrenmenizi tavsiye ederim çünkü sağlığınız söz konusu!

Hasta Oldum ve Kendimi Kötü Hissediyorum

Doktora ilk girdiğinizde genel durumunuzu ifade eden cümleler:

  • Ich bin krank. – Hastayım.
  • Ich fühle mich nicht gut. – Kendimi iyi hissetmiyorum.
  • Ich fühle mich krank. – Hasta hissediyorum.
  • Ich bin sehr müde und schwach. – Çok yorgun ve halsizim.
  • Mir ist schwindelig. – Başım dönüyor.
  • Ich bin in Ohnmacht gefallen. – Bayıldım / Bayılma geçirdim.
  • Ich zittere. – Titriyorum.
  • Ich schwitze sehr viel. – Çok terliyorum.
  • Mein Herz schlägt sehr schnell. – Kalbim çok hızlı çarpıyor.

Tavsiyem: Doktora gittiğinizde ilk cümleniz "Ich fühle mich nicht gut" olsun. Ardından spesifik şikayetlerinizi anlatın. Doktor size "Was fehlt Ihnen?" (Neyiniz var?) veya "Was kann ich für Sie tun?" (Sizin için ne yapabilirim?) diye soracaktır.

Almanca Ağrılarınızı Tarif Etmek: Wo tut es weh?

Doktorun size soracağı en önemli soru: "Wo tut es weh?" (Neresi ağrıyor?) veya "Wo haben Sie Schmerzen?" (Nerede ağrınız var?). Bu soruya cevap verebilmek için ağrı ifadelerini bilmeniz şarttır.

Temel ağrı kalıbı: Almancada "...m ağrıyor" demek için iki kalıp kullanılır:

  • Kalıp 1: Ich habe + vücut bölgesi + Schmerzen → Ich habe Kopfschmerzen. (Baş ağrım var.)
  • Kalıp 2: Mein/Meine + vücut bölgesi + tut weh → Mein Kopf tut weh. (Başım ağrıyor.)

En sık kullanılan ağrı ifadeleri:

  • Ich habe Kopfschmerzen. – Baş ağrım var.
  • Ich habe Bauchschmerzen. – Karın ağrım var.
  • Ich habe Magenschmerzen. – Mide ağrım var.
  • Ich habe Rückenschmerzen. – Sırt ağrım var. / Bel ağrım var.
  • Ich habe Brustschmerzen. – Göğüs ağrım var.
  • Ich habe Zahnschmerzen. – Diş ağrım var.
  • Ich habe Halsschmerzen. – Boğaz ağrım var.
  • Ich habe Gelenkschmerzen. – Eklem ağrım var.
  • Ich habe Muskelschmerzen. – Kas ağrım var.
  • Mein Bein tut weh. – Bacağım ağrıyor.

Genel ağrı: Ich habe Schmerzen. – Ağrım var. / Es tut weh. – Acıyor. / Es tut sehr weh! – Çok acıyor!

Doktorun ağrı hakkında soracağı sorular ve cevaplarınız:

  • "Wo genau haben Sie Schmerzen?" – Tam olarak nerede ağrınız var? → "Hier." (Burada.) + elinizle gösterin
  • "Seit wann haben Sie die Schmerzen?" – Ne zamandan beri ağrınız var? → "Seit drei Tagen." (Üç gündür.)
  • "Was für ein Schmerz ist es?" – Nasıl bir ağrı? → "Ein stechender Schmerz." (Bıçak saplanır gibi.) / "Ein dumpfer Schmerz." (Künt, donuk bir ağrı.)
  • "Strahlt der Schmerz aus?" – Ağrı yayılıyor mu? → "Ja, in den Arm." (Evet, kola yayılıyor.)

Almanca Soğuk Algınlığı ve Grip Belirtileri

En sık karşılaşacağınız sağlık sorunu muhtemelen soğuk algınlığı veya griptir. Bu belirtileri Almanca ifade edebilmek çok önemlidir:

Die Erkältung (soğuk algınlığı) ve die Grippe (grip) belirtileri:

  • Ich habe Fieber. – Ateşim var. (Das Fieber = ateş)
  • Ich habe Husten. – Öksürüğüm var. (Der Husten = öksürük)
  • Ich habe Schnupfen. – Burnum akıyor. (Der Schnupfen = burun akıntısı)
  • Ich muss ständig niesen. – Sürekli hapşırıyorum. (niesen = hapşırmak)
  • Ich habe Halsschmerzen. – Boğazım ağrıyor.
  • Ich kann nicht atmen. – Nefes alamıyorum.
  • Ich bin erkältet. – Üşütmüşüm / Soğuk algınlığım var.
  • Ich habe wahrscheinlich eine Grippe. – Muhtemelen gripim.

Almanca Sindirim ve Mide Şikayetleri

  • Mir ist übel. – Midem bulanıyor. (en yaygın ifade)
  • Ich muss mich übergeben. – Kusacağım / Kusuyorum.
  • Ich habe Durchfall. – İshalim var. (Der Durchfall = ishal)
  • Ich habe Verstopfung. – Kabızım. (Die Verstopfung = kabızlık)
  • Ich habe keinen Appetit. – İştahım yok.
  • Ich habe Sodbrennen. – Mide ekşimesi var. (Das Sodbrennen = mide yanması/ekşimesi)

Almanca Diğer Belirtiler ve Şikayetler

  • Ich kann nicht schlafen. – Uyuyamıyorum.
  • Ich kann nicht sehen. – Göremiyorum.
  • Ich kann nicht hören. – Duyamıyorum.
  • Ich kann nicht sprechen. – Konuşamıyorum.
  • Ich kann nicht laufen. – Yürüyemiyorum.
  • Ich kann meinen Arm nicht heben. – Kolumu kaldıramıyorum.
  • Ich kann mein Bein nicht bewegen. – Bacağımı hareket ettiremiyorum.
  • Es brennt beim Wasserlassen. – İdrar yaparken yanma var.
  • Ich muss oft auf die Toilette. – Sık tuvalete gidiyorum.
  • Ich habe Darmprobleme. – Bağırsak sorunum var.
  • Es juckt. – Kaşınıyorum.
  • Ich habe einen Ausschlag. – Döküntüm var.
  • Ich habe Rötungen am Körper. – Vücudumda kızarıklıklar var.
  • Es ist geschwollen. – Şişlik var. / Şişmiş.

Kilo ve iştah ile ilgili:

  • Ich habe zugenommen. – Kilo aldım.
  • Ich habe abgenommen. – Kilo verdim.
  • Mein Blutzucker ist hoch. – Şekerim yüksek.
  • Mein Blutdruck ist hoch. – Tansiyonum yüksek.
  • Mein Cholesterin ist zu hoch. – Kolesterolüm çok yüksek.

Almanca Vücut Bölümleri Tablosu – Der Körper

Doktora şikayetinizi anlatabilmek için vücut bölümlerini bilmeniz çok önemlidir. İşte en önemli vücut bölümleri:

Baş ve Yüz (Kopf und Gesicht):

  • der Kopf – baş
  • das Gesicht – yüz
  • die Stirn – alın
  • das Auge (die Augen) – göz (gözler)
  • das Ohr (die Ohren) – kulak (kulaklar)
  • die Nase – burun
  • der Mund – ağız
  • die Zunge – dil
  • der Zahn (die Zähne) – diş (dişler)
  • das Kinn – çene
  • die Wange – yanak
  • die Lippe (die Lippen) – dudak (dudaklar)

Gövde (Oberkörper und Rumpf):

  • der Hals – boyun
  • die Schulter – omuz
  • die Brust – göğüs
  • der Rücken – sırt
  • der Bauch – karın
  • die Taille – bel
  • die Hüfte – kalça

Kol ve El (Arm und Hand):

  • der Arm – kol
  • der Ellbogen – dirsek
  • das Handgelenk – bilek
  • die Hand (die Hände) – el (eller)
  • der Finger – parmak (el)
  • der Daumen – başparmak

Bacak ve Ayak (Bein und Fuß):

  • das Bein – bacak
  • das Knie – diz
  • der Oberschenkel – uyluk
  • die Wade – baldır
  • der Knöchel – ayak bileği
  • der Fuß (die Füße) – ayak (ayaklar)
  • die Zehe – ayak parmağı

İç Organlar (Innere Organe):

  • das Herz – kalp
  • die Lunge – akciğer
  • die Leber – karaciğer
  • die Niere – böbrek
  • der Magen – mide
  • der Darm – bağırsak
  • die Blase – mesane
  • die Schilddrüse – tiroid
  • die Milz – dalak
  • die Bauchspeicheldrüse – pankreas

Doktorda vücut bölgelerinizi tarif ederken kullanabileceğiniz kalıplar:

  • Ich habe Schmerzen im Rücken / im Bauch / im Knie. – Sırtımda / Karnımda / Dizimde ağrım var.
  • Mein rechtes Knie tut weh. – Sağ dizim ağrıyor. (rechts = sağ, links = sol)
  • Ich habe Schmerzen an der Schulter. – Omzumda ağrım var.
  • Meine linke Hand ist geschwollen. – Sol elim şişmiş.

Almanca Yaralanma ve Kaza Durumları

Bir kaza geçirdiğinizde veya yaralandığınızda doktora durumu açıklamak için kullanacağınız ifadeler:

  • Ich bin hingefallen. – Düştüm.
  • Ich habe mich geschnitten. – Kesildim.
  • Ich habe mich verbrannt. – Yandım/Yanıktım.
  • Ich blute. – Kanıyorum.
  • Mein Arm ist gebrochen. – Kolum kırıldı. (Der Bruch / Die Fraktur = kırık)
  • Mein Knöchel ist verstaucht. – Bileğim burkuldu. (Die Verstauchung = burkulma)
  • Meine Schulter ist ausgekugelt. – Omzum çıktı. (Die Verrenkung = çıkık)
  • Ich habe einen blauen Fleck. – Morluk var / Morardım.

Almanca Doktorun Size Söyleyeceği Komutlar

Muayene sırasında doktor size bazı talimatlar verecektir. Bunları anlamak çok önemlidir çünkü doktorun söylediğini yapamıyorsanız muayene zorlaşır. İşte en sık duyacağınız komutlar:

  • Machen Sie bitte den Oberkörper frei. – Lütfen üstünüzü açın / sırtınızı açın.
  • Öffnen Sie bitte den Mund. – Lütfen ağzınızı açın.
  • Zeigen Sie mir bitte die Zunge. – Lütfen dilinizi çıkarın/gösterin.
  • Atmen Sie tief ein. – Derin nefes alın.
  • Halten Sie die Luft an. – Nefesinizi tutun.
  • Husten Sie bitte. – Lütfen öksürün.
  • Wo tut es weh? – Neresi ağrıyor?
  • Seit wann haben Sie diese Beschwerden? – Bu şikayetleriniz ne zamandan beri var?

Tavsiyem: Bu cümleleri duyduğunuzda ne yapmanız gerektiğini bilmek yeterlidir. Ezberlemenize gerek yok ama anlamanız şart. Doktor "Mund auf" dediğinde ağzınızı açın, "Tief einatmen" dediğinde derin nefes alın. Bu kadar basit!

Almanca Hastalıklar Sözlüğü: Tüm Önemli Hastalık İsimleri

Almanya'da doktorda, haberlerde veya günlük hayatta karşınıza çıkabilecek en önemli hastalık isimlerini kategorilere ayırarak hazırladım. Bu listeyi bir referans kaynağı olarak saklayın – ihtiyacınız olduğunda tekrar bakabilirsiniz.

Almanca Solunum Yolu Hastalıkları

  • Die Erkältung – Soğuk algınlığı
  • Die Grippe – Grip
  • Die Bronchitis – Bronşit
  • Das Asthma – Astım
  • Die Lungenentzündung – Zatürre (akciğer iltihabı). Lunge = akciğer, Entzündung = iltihap.
  • Die Sinusitis – Sinüzit
  • Die Atemnot – Nefes darlığı

Öğretmen notu: Entzündung (iltihap) kelimesini öğrenin çünkü Almancada birçok hastalık isminde kullanılır: Lungenentzündung (zatürre), Blinddarmentzündung (apandisit), Mandelentzündung (bademcik iltihabı). Bu kalıbı bir kez öğrenirseniz, birçok hastalık ismini otomatik olarak anlarsınız!

Almanca Sindirim Sistemi Hastalıkları

  • Die Gastritis – Gastrit (mide iltihabı)
  • Das Magengeschwür – Ülser (mide ülseri)
  • Der Reflux – Reflü
  • Die Kolitis – Kolit (kalın bağırsak iltihabı)
  • Die Hämorrhoiden – Hemoroid (basur)
  • Die Gallensteine – Safra kesesi taşı. Galle = safra, Steine = taşlar.
  • Die Blinddarmentzündung – Apandisit
  • Die Verdauungsstörung – Hazımsızlık
  • Der Mundgeruch – Ağız kokusu

Almanca Kalp ve Damar Hastalıkları

  • Die Herzkrankheit – Kalp hastalığı
  • Der Herzinfarkt – Kalp krizi
  • Die Herzrhythmusstörung / Das Herzrasen – Kalp çarpıntısı
  • Der hohe Blutdruck (Hypertonie) – Yüksek tansiyon
  • Der niedrige Blutdruck (Hypotonie) – Düşük tansiyon
  • Der hohe Cholesterinspiegel – Yüksek kolesterol
  • Die Blutung – Kanama

Almanca Kronik ve Metabolik Hastalıklar

  • Der Diabetes / Die Zuckerkrankheit – Diyabet / Şeker hastalığı
  • Der Krebs – Kanser
  • Die Anämie / Die Blutarmut – Kansızlık / Anemi
  • Die Nierensteine – Böbrek taşı. Niere = böbrek.
  • Die Harnwegsinfektion – İdrar yolu enfeksiyonu
  • Die Schilddrüsenüberfunktion – Guatr (tiroid bezi aşırı çalışması)
  • Die Hepatitis – Hepatit
  • Die Leberzirrhose – Siroz (karaciğer sirozu)
  • Die Gicht – Gut hastalığı
  • Die Osteoporose – Kemik erimesi

Almanca Nörolojik Hastalıklar

  • Die Migräne – Migren
  • Die Epilepsie – Epilepsi (sara)
  • Die Parkinson-Krankheit – Parkinson hastalığı
  • Die Alzheimer-Krankheit – Alzheimer hastalığı
  • Die Multiple Sklerose (MS) – Multipl skleroz
  • Der Schwindel / Der Vertigo – Baş dönmesi / Vertigo

Almanca Cilt Hastalıkları ve Alerji

  • Die Allergie – Alerji
  • Das Ekzem – Egzama
  • Die Schuppenflechte – Sedef hastalığı
  • Die Pilzinfektion – Mantar enfeksiyonu

Alerji ile ilgili önemli cümleler:

  • Ich habe eine Allergie. – Alerjim var.
  • Ich bin allergisch gegen Penicillin. – Penisiline alerjim var.
  • Ich habe eine allergische Reaktion. – Alerjik reaksiyon geçiriyorum.

Çok önemli: Alerjilerinizi doktorunuza mutlaka söyleyin! Özellikle ilaç alerjilerinizi. "Ich bin allergisch gegen..." kalıbını ezbere bilin – bu cümle hayat kurtarabilir.

Almanca Ruh Sağlığı Terimleri

  • Die Depression – Depresyon
  • Die Angststörung – Anksiyete bozukluğu
  • Die Panikattacke – Panik atak
  • Der Stress – Stres
  • Die Zwangsstörung – Takıntı / Obsesif kompulsif bozukluk

Kültürel not: Almanya'da ruh sağlığı çok ciddiye alınır ve psikolojik destek almak hiç ayıp değildir. Sağlık sigortanız psikoterapi masraflarını da karşılar. Kendinizi psikolojik olarak kötü hissediyorsanız, "Ich brauche psychologische Hilfe" (Psikolojik yardıma ihtiyacım var) demeye çekinmeyin.

Almanca Uyku Sorunları

  • Die Schlaflosigkeit – Uykusuzluk
  • Die Schlafapnoe – Uyku apnesi
  • Das Schnarchen – Horlama
  • Die Müdigkeit – Yorgunluk

Almanca Teşhis ve Tedavi Terimleri: Muayene'den Ameliyat'a

Doktorunuz sizi muayene ettikten sonra teşhis koyacak ve tedavi planlayacaktır. Bu süreçte kullanılan terimleri bilmek, doktorunuzla iletişiminizi çok kolaylaştıracaktır.

Muayene ve Teşhis

  • Die Untersuchung – Muayene. "Ich möchte mich untersuchen lassen." – Muayene olmak istiyorum.
  • Die Diagnose – Teşhis / Tanı
  • Die Kontrolle – Kontrol muayenesi

Almanca Görüntüleme ve Tahlil Terimleri

Doktorunuz size çeşitli testler isteyebilir. İşte en yaygın olanları:

  • Das Röntgen – Röntgen. "Ich brauche ein Röntgenbild." – Röntgen çektirmem gerekiyor.
  • Die Ultraschalluntersuchung (der Ultraschall) – Ultrason
  • Die MRT (Magnetresonanztomographie) – MR (manyetik rezonans)
  • Die CT (Computertomographie) – Tomografi (bilgisayarlı tomografi)
  • Die Blutuntersuchung / Das Blutbild – Kan tahlili
  • Die Urinuntersuchung – İdrar tahlili

Bu testleri istemek için:

  • Ich möchte eine Blutuntersuchung machen lassen. – Kan tahlili yaptırmak istiyorum.
  • Ich möchte eine Urinprobe abgeben. – İdrar tahlili vermek istiyorum.
  • Ich möchte ein MRT machen lassen. – MR çektirmek istiyorum.
  • Kann ich ein Röntgenbild bekommen? – Röntgen çektirebilir miyim?

Almanca Tedavi, Ameliyat ve İyileşme

  • Die Behandlung – Tedavi. "Welche Behandlung empfehlen Sie?" – Hangi tedaviyi önerirsiniz?
  • Die Operation (die OP) – Ameliyat. "Muss ich operiert werden?" – Ameliyat olmam gerekiyor mu?
  • Der Verband – Pansuman / Bandaj
  • Die Impfung – Aşı. "Ich möchte mich impfen lassen." – Aşı olmak istiyorum.
  • Die Grippeimpfung – Grip aşısı
  • Die Entlassung – Taburcu olma
  • Die Aufnahme – Yatış (hastaneye kabul)
  • Die Ruhe / Die Bettruhe – İstirahat / Yatak istirahati
  • Die Genesung – İyileşme. "Gute Besserung!" – Geçmiş olsun! (en yaygın ifade)
  • Die Erste Hilfe – İlk yardım

Hamilelik ile ilgili:

  • Ich bin schwanger. – Hamileyim.
  • Ich könnte schwanger sein. – Hamile olabilirim.

Almanca İlaçlar ve Tıbbi Malzemeler

Eczaneye gittiğinizde veya hastanede tedavi gördüğünüzde karşılaşacağınız ilaç ve malzeme terimleri:

İlaçlar

  • Das Medikament – İlaç (genel). Çoğulu: die Medikamente
  • Die Tablette – Tablet / Hap
  • Das Rezept – Reçete. "Ich brauche ein Rezept." – Reçeteye ihtiyacım var.
  • Das Schmerzmittel – Ağrı kesici
  • Das Antibiotikum – Antibiyotik
  • Das Fiebermittel – Ateş düşürücü
  • Der Hustensaft – Öksürük şurubu
  • Das Nasenspray – Burun spreyi
  • Die Halstablette – Boğaz pastili
  • Die Salbe – Merhem
  • Die Creme – Krem
  • Das Vitamin – Vitamin

İlaçla ilgili önemli cümleler:

  • Ich habe ein Schmerzmittel genommen. – Ağrı kesici aldım.
  • Ich nehme regelmäßig Medikamente. – Düzenli ilaç kullanıyorum.
  • Meine Medikamente sind aufgebraucht. – İlaçlarım bitti.
  • Ich möchte ein Rezept ausstellen lassen. – Reçete yazdırmak istiyorum.
  • Ich habe Nebenwirkungen von dem Medikament. – İlacın yan etkilerini yaşıyorum.

Almanca Tıbbi Malzemeler

  • Die Spritze – Şırınga / İğne
  • Die Nadel – İğne (ucu)
  • Die Infusion – Serum
  • Der Venenkatheter – Damar yolu
  • Die Sonde – Sonda
  • Der Verband / Die Bandage – Bandaj
  • Die Mullbinde – Sargı bezi
  • Das Pflaster – Yara bandı
  • Die Watte – Pamuk
  • Das Thermometer – Termometre / Ateş ölçer
  • Das Blutdruckmessgerät – Tansiyon aleti
  • Das Blutzuckermessgerät – Şeker ölçüm cihazı
  • Die Sauerstoffmaske – Oksijen maskesi
  • Das Beatmungsgerät – Solunum cihazı
  • Der Rollstuhl – Tekerlekli sandalye

Almanca Sağlık Terimleri: Genel Kavramlar

  • Die Gesundheit – Sağlık. "Gesundheit!" – Çok yaşa! (hapşıran birine söylenir)
  • Die Krankheit – Hastalık
  • Der Patient / Die Patientin – Hasta (isim olarak)
  • Krank – Hasta (sıfat)
  • Gesund – Sağlıklı
  • Das Blut – Kan
  • Die Medizin – Tıp
  • Genesen / sich erholen – İyileşmek

Almanca Sağlık Diyaloğu: Doktor Muayenesinde

Öğrendiğimiz ifadeleri gerçek bir doktor muayenesinde nasıl kullanacağınızı görelim:

Rezeption (Resepsiyon):

Patientin: Guten Tag, ich habe einen Termin bei Dr. Müller um 10 Uhr.
(İyi günler, Dr. Müller'de saat 10'da randevum var.)
Empfang: Haben Sie Ihre Versichertenkarte dabei?
(Sigorta kartınız yanınızda mı?)
Patientin: Ja, hier bitte. Ich bin gesetzlich versichert.
(Evet, buyurun. Devlet sigortam var.)

Muayene odasında:

Arzt: Guten Tag, Frau Yılmaz. Was kann ich für Sie tun? Was fehlt Ihnen?
(İyi günler Bayan Yılmaz. Sizin için ne yapabilirim? Neyiniz var?)
Patientin: Ich fühle mich seit drei Tagen nicht gut. Ich habe Fieber, Husten und Halsschmerzen.
(Üç gündür kendimi iyi hissetmiyorum. Ateşim, öksürüğüm ve boğaz ağrım var.)
Arzt: Seit wann genau? Haben Sie auch Schnupfen?
(Tam olarak ne zamandan beri? Burun akıntınız da var mı?)
Patientin: Seit Montag. Ja, meine Nase läuft ständig.
(Pazartesiden beri. Evet, burnum sürekli akıyor.)
Arzt: Machen Sie bitte den Mund auf. Sagen Sie "Aaa". Gut. Atmen Sie jetzt tief ein.
(Lütfen ağzınızı açın. "Aaa" deyin. Güzel. Şimdi derin nefes alın.)
Arzt: Sie haben eine Erkältung. Ich verschreibe Ihnen ein Medikament gegen Husten und Halsschmerzen. Nehmen Sie die Tabletten dreimal täglich. Ruhen Sie sich aus und trinken Sie viel Wasser.
(Soğuk algınlığınız var. Size öksürük ve boğaz ağrısı için bir ilaç yazıyorum. Tabletleri günde üç kez alın. Dinlenin ve bol su için.)
Patientin: Brauche ich eine Krankmeldung für die Arbeit?
(İş için rapor almam gerekiyor mu?)
Arzt: Ja, ich schreibe Sie für drei Tage krank. Gute Besserung!
(Evet, sizi üç gün raporlu yazıyorum. Geçmiş olsun!)

Almanca Sağlık ile İlgili Günlük Sohbet Kalıpları

Günlük hayatta sağlık konusu sıkça gündeme gelir. İşte Almancada sağlık hakkında konuşurken en çok ihtiyaç duyacağınız soru-cevap kalıpları:

  • Wie geht es dir? – Nasılsın?
    → Mir geht es nicht so gut, ich bin erkältet. – Pek iyi değilim, üşütmüşüm.
  • Was ist passiert? – Ne oldu?
    → Ich bin hingefallen und habe mir das Knie verletzt. – Düştüm ve dizimi yaraladım.
  • Warst du beim Arzt? – Doktora gittin mi?
    → Ja, der Arzt hat mir Tabletten verschrieben. – Evet, doktor bana tablet yazdı.
  • Brauchst du etwas? – Bir şeye ihtiyacın var mı?
    → Kannst du mir bitte Tee machen? – Bana çay yapabilir misin lütfen?
  • Soll ich dich zum Arzt fahren? – Seni doktora götüreyim mi?
    → Ja bitte, ich fühle mich zu schlecht zum Fahren. – Evet lütfen, araba kullanacak kadar kötüyüm.
  • Geht es dir schon besser? – İyileşiyor musun?
    → Ja, langsam geht es mir besser, danke. – Evet, yavaş yavaş iyileşiyorum, teşekkürler.

Birinin sağlığını sormak / Geçmiş olsun demek:

  • Gute Besserung! – Geçmiş olsun! (en yaygın ifade)
  • Ich wünsche dir eine schnelle Genesung. – Sana hızlı bir iyileşme diliyorum.
  • Pass auf dich auf! – Kendine dikkat et!
  • Ruh dich gut aus! – İyi dinlen!
  • Trink viel Tee und schlaf dich aus! – Bol çay iç ve iyice uyu!
  • Wenn du etwas brauchst, ruf mich an. – Bir şeye ihtiyacın olursa beni ara.

Almanca Acil Durum Cümleleri – Notfallsätze

Bu cümleleri mutlaka ezberleyin – acil bir durumda hayat kurtarabilirler:

  • Rufen Sie bitte einen Krankenwagen! – Lütfen ambulans çağırın!
  • Es ist ein Notfall! – Acil durum!
  • Ich brauche sofort einen Arzt! – Hemen bir doktora ihtiyacım var!
  • Er/Sie atmet nicht! – Nefes almıyor!
  • Er/Sie hat das Bewusstsein verloren! – Bilincini kaybetti!
  • Ich habe starke Brustschmerzen! – Şiddetli göğüs ağrım var!
  • Ich bin allergisch gegen... und habe eine Reaktion! – ...e alerjim var ve reaksiyon geçiriyorum!
  • Wo ist die nächste Notaufnahme? – En yakın acil servis nerede?
  • Hilfe! Bitte helfen Sie mir! – Yardım edin! Lütfen bana yardım edin!
  • Die Notrufnummer ist 112. – Acil çağrı numarası 112'dir.

Öğrenme Tavsiyeleri

Bu makalede Almanca sağlık ve hastane kelimelerini kapsamlı bir şekilde ele aldık. Hastane ve doktor isimlerinden hastane bölümlerine, randevu alma sürecinden sigorta terimlerine, ağrılarınızı tarif etmekten hastalık isimlerine, ilaç ve tıbbi malzeme terimlerinden gerçek bir doktor diyaloğuna kadar sağlığınızla ilgili ihtiyaç duyacağınız her şeyi öğrendiniz.

En önemli tavsiyelerim:

  • Acil cümleleri ezberleyin: "Ich brauche einen Arzt" (Doktora ihtiyacım var), "Rufen Sie einen Krankenwagen" (Ambulans çağırın), "Es ist ein Notfall" (Acil durum) – bu üç cümleyi kesinlikle bilin.
  • Alerjilerinizi bilin: "Ich bin allergisch gegen..." kalıbını ezbere bilin. Bu hayat kurtarabilir!
  • Ağrı kalıplarını öğrenin: "Ich habe ...schmerzen" ve "Mein/Meine ... tut weh" – bu iki kalıpla her ağrınızı anlatabilirsiniz.
  • 112'yi unutmayın: Acil durumda Almanya'da aranacak numara 112'dir.
  • Sigorta kartınızı yanınızda taşıyın: Versichertenkarte olmadan doktora gidemezsiniz.
  • Aile hekimi bulun: Almanya'ya vardığınızda ilk işiniz bir Hausarzt bulmak olsun.
  • Bu makaleyi kaydedin: Hasta olduğunuzda bu makaleyi açıp gerekli kelimeleri bulabilirsiniz. Bir referans kaynağı olarak saklayın.

Sağlığınız her şeyden önemlidir ve bir yabancı ülkede sağlık sorunlarıyla uğraşmak zaten streslidir. Doğru kelimeleri bilmek bu stresi büyük ölçüde azaltacaktır. Bleiben Sie gesund! (Sağlıklı kalın!)