Almanca Eğitim ve Okul Kelimeleri: Dil Bilgisi, Dersler ve Kırtasiye Terimleri

👁 26 kez okundu

Almanca Eğitim ve Okul Kelimeleri, Okulda Kullanılan Cümleler

Almanya, eğitim kalitesiyle dünyada öne çıkan ülkelerden biridir. Her yıl binlerce Türk öğrenci Almanya'da üniversite eğitimi alır, dil kurslarına katılır veya meslek eğitimi yapar. Almanya'da eğitim hayatına adım atıyorsanız, okulla ilgili kelimeleri bilmek günlük yaşamınızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Ders programınızı anlamaktan sınav sonuçlarınızı takip etmeye, kırtasiye alışverişinden kütüphanede araştırma yapmaya kadar her adımda Almanca eğitim ve okul kelimelerine ihtiyaç duyarsınız. Bu kapsamlı rehberde okul terimleri, kırtasiye malzemeleri, ders isimleri ve Almanca dil bilgisi terimlerini detaylı şekilde öğreneceksiniz.

Öğretmen notu: Bu makaledeki kelimeleri üç ana gruba ayırdım: eğitim kurumları ve akademik terimler, kırtasiye malzemeleri, dil bilgisi terimleri. Her grubu kendi içinde öğrenmenizi ve ardından gruplar arası bağlantılar kurmanızı tavsiye ederim. Örneğin "der Kugelschreiber" (tükenmez kalem) öğrenirken aynı anda "Ich schreibe mit dem Kugelschreiber" (Tükenmez kalemle yazıyorum) cümlesini de pratik edin.

Almanca Okul, Üniversite ve Eğitim Kurumu Kelimeleri

Almanya'daki eğitim sistemi Türkiye'den oldukça farklıdır. Bu bölümde eğitim kurumlarını ve akademik yaşamla ilgili temel kelimeleri öğreneceksiniz.

die Schule (di şule) – Okul
Mein Sohn geht in die Schule. – Oğlum okula gidiyor.
Die Schule beginnt um 8 Uhr. – Okul saat 8'de başlıyor.
Welche Schule besuchst du? – Hangi okula gidiyorsun?

Kültürel not: Almanya'da okul sistemi eyaletlere göre farklılık gösterir. İlkokuldan (Grundschule) sonra öğrenciler üç farklı okul türüne ayrılır: Hauptschule (meslek ağırlıklı), Realschule (orta düzey) ve Gymnasium (üniversiteye hazırlık). Bu üçlü sistem Türkiye'deki lise sisteminden çok farklıdır.

die Klasse (di klase) – Sınıf
In unserer Klasse sind 25 Schüler. – Sınıfımızda 25 öğrenci var.
Ich bin in der 10. Klasse. – 10. sınıftayım.
Not: "Klasse" hem sınıf seviyesi (10. Klasse) hem de fiziksel derslik anlamına gelebilir. Derslik için das Klassenzimmer de kullanılır.

die Universität (di univerzitiyet) – Üniversite, kısaca: die Uni
Ich studiere an der Universität München. – Münih Üniversitesi'nde okuyorum.
Die Uni beginnt im Oktober. – Üniversite Ekim'de başlıyor.
An welcher Uni studierst du? – Hangi üniversitede okuyorsun?

Tavsiyem: Günlük konuşmada Almanlar neredeyse her zaman "Uni" kısaltmasını kullanır. "Universität" çok resmi kalır. "Ich gehe zur Uni" (üniversiteye gidiyorum) demek çok daha doğaldır.

die Fakultät (di fakulteyt) – Fakülte
Ich bin an der Fakultät für Ingenieurwesen. – Mühendislik fakültesindeyim.
Die Fakultät hat viele Labore. – Fakültenin çok sayıda laboratuvarı var.

die Abteilung / der Fachbereich – Bölüm
In welcher Abteilung studierst du? – Hangi bölümde okuyorsun?
Der Fachbereich Informatik ist sehr beliebt. – Bilgisayar bilimleri bölümü çok popüler.

der Kurs (dea kurs) – Kurs
Ich besuche einen Deutschkurs. – Bir Almanca kursuna gidiyorum.
Der Kurs dauert drei Monate. – Kurs üç ay sürüyor.
Wie viele Kurse belegst du dieses Semester? – Bu dönem kaç ders alıyorsun?

die Bildung (di bildung) – Eğitim
Bildung ist der Schlüssel zum Erfolg. – Eğitim başarının anahtarıdır.
Deutschland investiert viel in Bildung. – Almanya eğitime çok yatırım yapıyor.

das Auslandsstudium (daz auslantsştudium) – Yurtdışı eğitim
Ein Auslandsstudium in Deutschland ist eine tolle Erfahrung. – Almanya'da yurtdışı eğitim harika bir deneyim.
Ich plane ein Auslandsstudium. – Yurtdışı eğitim planlıyorum.
Kültürel not: Almanya'da devlet üniversitelerinde eğitim ücretsiz veya çok düşük ücretlidir. Bu nedenle her yıl binlerce uluslararası öğrenci Almanya'yı tercih eder. Sadece dönemlik bir "Semesterbeitrag" (dönem katkı payı, yaklaşık 150-350 Euro) ödenir.

das Stipendium (daz ştipendium) – Burs
Ich habe ein Stipendium bekommen! – Burs kazandım!
DAAD bietet viele Stipendien für internationale Studierende. – DAAD uluslararası öğrenciler için birçok burs sunuyor.
Pratik bilgi: DAAD (Deutscher Akademischer Austauschdienst – Alman Akademik Değişim Servisi) en önemli burs kuruluşudur. Türk öğrenciler için çok sayıda burs programı mevcuttur.

das Diplom / das Zeugnis – Diploma
Ich habe mein Diplom erhalten. – Diplomamı aldım.
Das Zeugnis zeigt meine Noten. – Karne/diploma notlarımı gösteriyor.
Not: "Zeugnis" hem okul karnesi hem diploma anlamına gelir. Üniversite diploması için daha çok "Abschlusszeugnis" veya spesifik olarak "Bachelorzeugnis", "Masterzeugnis" kullanılır.

Almanca Öğrenci, Öğretmen ve Akademik Yaşam Kelimeleri

der Schüler / die Schülerin – Öğrenci (ilk/ortaokul/lise)
Die Schüler lernen fleißig. – Öğrenciler çalışkan bir şekilde öğreniyor.
In der Klasse sind 15 Schüler und 12 Schülerinnen. – Sınıfta 15 erkek ve 12 kız öğrenci var.

der Student / die Studentin – Öğrenci (üniversite)
Ich bin Student an der TU Berlin. – Berlin Teknik Üniversitesi'nde öğrenciyim.
Als Student bekommt man viele Ermäßigungen. – Öğrenci olarak çok indirim alırsınız.

Dikkat: Almancada okul öğrencisi (Schüler) ve üniversite öğrencisi (Student) ayrı kelimelerdir. Türkçede ikisi de "öğrenci" olsa da Almancada karıştırılmamalıdır!

der Lehrer / die Lehrerin – Öğretmen
Unsere Lehrerin ist sehr nett. – Öğretmenimiz çok nazik.
Ich möchte Lehrer werden. – Öğretmen olmak istiyorum.
Der Lehrer erklärt die Grammatik. – Öğretmen dil bilgisini anlatıyor.

der Unterricht / die Stunde – Ders
Der Unterricht beginnt um 8 Uhr. – Ders saat 8'de başlıyor.
Heute haben wir sechs Stunden Unterricht. – Bugün altı saat dersimiz var.
Nach dem Unterricht gehe ich nach Hause. – Dersten sonra eve gidiyorum.

der Stundenplan (dea ştundınplan) – Ders programı
Mein Stundenplan ist dieses Semester voll. – Ders programım bu dönem dolu.
Am Montag habe ich laut Stundenplan Mathe und Physik. – Ders programına göre pazartesi matematik ve fiziğim var.

die Prüfung (di prüfung) – Sınav
Morgen habe ich eine Prüfung in Mathematik. – Yarın matematik sınavım var.
Die Prüfung war sehr schwer. – Sınav çok zordu.
Hast du die Prüfung bestanden? – Sınavı geçtin mi?

die Hausaufgabe (di hausaufgabe) – Ödev, çoğulu: die Hausaufgaben
Ich muss noch meine Hausaufgaben machen. – Hâlâ ödevlerimi yapmam gerekiyor.
Die Hausaufgaben sind bis Freitag abzugeben. – Ödevler Cuma'ya kadar teslim edilmeli.
Kelime analizi: Haus (ev) + Aufgabe (görev) = Hausaufgabe (ev görevi = ödev). Çok mantıklı, değil mi?

die Pause (di pauze) – Teneffüs / Ara
In der Pause spielen die Kinder auf dem Schulhof. – Teneffüste çocuklar okul bahçesinde oynuyor.
Die große Pause dauert 20 Minuten. – Büyük teneffüs 20 dakika sürüyor.

die Bibliothek (di bibliotek) – Kütüphane
Ich lerne in der Bibliothek. – Kütüphanede çalışıyorum.
Die Universitätsbibliothek hat Millionen Bücher. – Üniversite kütüphanesinde milyonlarca kitap var.
Die Bibliothek ist bis 22 Uhr geöffnet. – Kütüphane saat 22'ye kadar açık.

die Buchhandlung (di buhhantlung) – Kitapçı
In der Buchhandlung gibt es viele Deutschlernbücher. – Kitapçıda çok sayıda Almanca öğrenme kitabı var.
Ich kaufe meine Bücher in der Buchhandlung am Bahnhof. – Kitaplarımı istasyondaki kitapçıdan alıyorum.

Almanca Okul Dersleri ve İsimleri

Almanya'da okullarda hangi dersler veriliyor? Bu bölümde ders isimlerini öğreneceksiniz. Ders isimleri genellikle artikelsiz kullanılır ama teknik olarak hepsinin artikeli vardır:

die Mathematik / Mathe (di matematik / mate) – Matematik
Mathematik ist mein Lieblingsfach. – Matematik en sevdiğim ders.
In Mathe bin ich gut. – Matematikte iyiyim.

die Geschichte (di geşihte) – Tarih
In Geschichte lernen wir über den Zweiten Weltkrieg. – Tarih dersinde İkinci Dünya Savaşı'nı öğreniyoruz.
Dikkat: "Geschichte" hem "tarih" hem "hikâye" anlamına gelir. Bağlamdan anlarsınız.

die Erdkunde / die Geografie – Coğrafya
In Erdkunde lernen wir die Länder Europas. – Coğrafyada Avrupa ülkelerini öğreniyoruz.

die Physik (di füzik) – Fizik
Physik ist ein schwieriges Fach. – Fizik zor bir ders.

die Chemie (di kemi) – Kimya
Im Chemieunterricht machen wir Experimente. – Kimya dersinde deneyler yapıyoruz.

die Biologie / Bio (di biyologi / biyo) – Biyoloji
In Biologie lernen wir über den menschlichen Körper. – Biyolojide insan vücudunu öğreniyoruz.

die Musik (di muzik) – Müzik
Im Musikunterricht lernen wir Gitarre spielen. – Müzik dersinde gitar çalmayı öğreniyoruz.

die Kunst (di kunst) – Resim (okul dersi olarak) / Sanat
In Kunst malen wir heute ein Bild. – Resim dersinde bugün bir tablo yapıyoruz.

der Sport / der Sportunterricht – Beden eğitimi
Im Sportunterricht spielen wir Fußball. – Beden eğitiminde futbol oynuyoruz.
Sport macht mir Spaß. – Beden eğitimi eğlenceli.

Öğretmen notu: Almancada ders isimlerini söylerken genellikle "in" edatı kullanılır: "in Mathematik" (matematikte), "in Geschichte" (tarihte). Ders olarak bahsederken artikelsiz, genel kavram olarak bahsederken artikelli kullanılır: "Ich habe Physik" (Fizik dersim var) vs. "Die Physik ist interessant" (Fizik ilginçtir).

Almanca Tüm Okul Dersleri Tablosu

Almanya'daki okullarda verilen derslerin tam listesi:

  • Mathematik (Mathe) – Matematik
  • Deutsch – Almanca
  • Englisch – İngilizce
  • Französisch – Fransızca
  • Latein – Latince
  • Spanisch – İspanyolca
  • Türkisch – Türkçe (bazı okullarda)
  • Geschichte – Tarih
  • Erdkunde / Geografie – Coğrafya
  • Physik – Fizik
  • Chemie – Kimya
  • Biologie (Bio) – Biyoloji
  • Informatik – Bilişim
  • Musik – Müzik
  • Kunst – Resim / Sanat
  • Sport – Beden Eğitimi
  • Religion / Ethik – Din / Etik
  • Sozialkunde / Politik – Sosyal Bilgiler / Politika
  • Wirtschaft – Ekonomi
  • Philosophie – Felsefe
  • Hauswirtschaft – Ev ekonomisi
  • Werken – El işi / Atölye

Almanca Okulda En Çok Kullanılan Sohbet Kalıpları

Öğrencilerin ve öğretmenlerin günlük okul hayatında en sık kullandığı cümleler:

Öğrenciler arası:

  • Welche Fächer hast du heute? – Bugün hangi derslerin var?
    → Ich habe Mathe, Deutsch und Sport. – Matematik, Almanca ve beden eğitimim var.
  • Hast du die Hausaufgaben gemacht? – Ödevleri yaptın mı?
    → Nein, ich habe sie vergessen! – Hayır, unuttum!
  • Wann schreiben wir die nächste Klausur? – Bir sonraki sınav ne zaman?
    → Am Donnerstag in der dritten Stunde. – Perşembe üçüncü ders saatinde.
  • Kannst du mir das erklären? – Bana bunu açıklayabilir misin?
    → Klar, komm, ich zeige es dir. – Tabii, gel sana göstereyim.
  • Hast du einen Stift für mich? – Benim için bir kalemin var mı?
    → Ja, hier, nimm meinen Kuli. – Evet, al tükenmez kalemimi.

Derste öğretmene söyleyebileceğiniz cümleler:

  • Entschuldigung, ich habe eine Frage. – Özür dilerim, bir sorum var.
  • Können Sie das bitte wiederholen? – Bunu tekrarlayabilir misiniz lütfen?
  • Ich habe das nicht verstanden. – Bunu anlamadım.
  • Können Sie bitte langsamer sprechen? – Daha yavaş konuşabilir misiniz lütfen?
  • Wie schreibt man das? – Bu nasıl yazılır?
  • Was bedeutet dieses Wort? – Bu kelime ne anlama geliyor?
  • Darf ich auf die Toilette gehen? – Tuvalete gidebilir miyim?

Almanca Kırtasiye Malzemeleri: Kalemden Silgiye Her Şey

Okula veya kursa gidiyorsanız kırtasiye malzemelerinin Almanca isimlerini bilmeniz gerekir. Almanya'da kırtasiye alışverişi yaparken bu kelimeler çok işinize yarayacak.

die Schreibwaren (di şraybvarın) – Kırtasiye (malzemeleri)
Ich kaufe Schreibwaren im Schreibwarenladen. – Kırtasiyeden kırtasiye malzemesi alıyorum.
Hast du alle Schreibwaren für die Schule? – Okul için tüm kırtasiye malzemelerin var mı?

Kalem Çeşitleri

der Stift (dea ştift) – Kalem (genel)
Hast du einen Stift für mich? – Benim için bir kalemin var mı?
Ich brauche einen Stift. – Bir kaleme ihtiyacım var.

der Bleistift (dea blayştift) – Kurşun kalem
Ich zeichne mit dem Bleistift. – Kurşun kalemle çizim yapıyorum.
Der Bleistift ist gespitzt. – Kurşun kalem sivriltilmiş.
Kelime analizi: Blei (kurşun) + Stift (kalem) = Bleistift (kurşun kalem). Aslında modern kurşun kalemlerde kurşun yerine grafit kullanılır ama isim öyle kalmış!

der Kugelschreiber / der Kuli – Tükenmez kalem
Unterschreiben Sie bitte mit dem Kugelschreiber. – Lütfen tükenmez kalemle imzalayın.
Hast du einen Kuli? – Tükenmez kalemin var mı?
Tavsiyem: "Kugelschreiber" çok uzun bir kelime! Günlük konuşmada herkes "Kuli" der. Bunu bilin ve kullanın.

der Füller / der Füllfederhalter – Dolma kalem
In der Grundschule schreiben Kinder mit dem Füller. – İlkokulda çocuklar dolma kalemle yazar.
Kültürel not: Almanya'da ilkokullarda çocukların dolma kalem kullanması yaygın bir gelenektir. Birçok okulda 2. veya 3. sınıftan itibaren dolma kalem zorunludur. Bu, el yazısı gelişimi için önemli görülür.

der Filzstift (dea filtsştift) – Keçeli kalem
Die Kinder malen gerne mit Filzstiften. – Çocuklar keçeli kalemlerle boyamayı seviyor.

der Textmarker (dea tekstmarka) – Fosforlu kalem
Ich markiere wichtige Stellen mit dem Textmarker. – Önemli yerleri fosforlu kalemle işaretliyorum.

der Kreide / der Whiteboard-Marker – Tahta kalemi
Der Lehrer schreibt mit Kreide an die Tafel. – Öğretmen tahtaya tebeşirle yazıyor.
Not: Eski tip kara tahtalar için "die Kreide" (tebeşir), modern beyaz tahtalar için "der Whiteboard-Marker" kullanılır.

Defter, Kitap ve Yazı Gereçleri

das Heft (daz heft) – Defter
Ich schreibe die Notizen ins Heft. – Notları deftere yazıyorum.
Hast du ein kariertes oder ein liniertes Heft? – Kareli mi çizgili mi defterin var?

der Notizblock (dea notitsblok) – Not defteri
Ich schreibe alles in meinen Notizblock. – Her şeyi not defterime yazıyorum.

der Kalender (dea kalenda) – Takvim
Ich trage den Termin in den Kalender ein. – Randevuyu takvime yazıyorum.

der Terminplaner (dea terminplana) – Ajanda
Mein Terminplaner ist immer dabei. – Ajandam her zaman yanımda.

das Buch (daz buh) – Kitap, çoğulu: die Bücher
Ich lese gerade ein interessantes Buch. – Şu anda ilginç bir kitap okuyorum.
Die Bücher stehen im Regal. – Kitaplar rafta duruyor.

das Bücherregal (daz büharegaal) – Kitaplık / Kitap rafı
Das Bücherregal ist voll. – Kitaplık dolu.

die Tafel / das Whiteboard – Yazı tahtası
Der Lehrer schreibt an die Tafel. – Öğretmen tahtaya yazıyor.
Kannst du bitte die Tafel wischen? – Tahtayı silebilir misin lütfen?

die Schultasche / der Schulranzen – Okul çantası
Mein Schulranzen ist sehr schwer. – Okul çantam çok ağır.
Pack deine Schultasche für morgen. – Yarın için okul çantanı hazırla.
Not: "Schulranzen" özellikle ilkokul çantası (sert, dikdörtgen) için kullanılır. Genel okul çantası için "Schultasche" veya "Schulrucksack" denir.

Diğer Kırtasiye Malzemeleri

der Radiergummi (dea radiyagumi) – Silgi
Hast du einen Radiergummi? Ich habe einen Fehler gemacht. – Silgin var mı? Hata yaptım.

der Spitzer (dea şpitsa) – Kalemtıraş
Mein Bleistift ist stumpf, ich brauche einen Spitzer. – Kurşun kalemim kör, kalemtıraşa ihtiyacım var.

das Lineal (daz lineal) – Cetvel
Ich zeichne eine gerade Linie mit dem Lineal. – Cetvelle düz bir çizgi çiziyorum.

der Winkelmesser (dea vinkılmesa) – İletki
Mit dem Winkelmesser kann man Winkel messen. – İletkiyle açı ölçülebilir.

der Zirkel (dea tsirkıl) – Pergel
Ich zeichne einen Kreis mit dem Zirkel. – Pergelle bir daire çiziyorum.

die Schere (di şere) – Makas
Gibst du mir bitte die Schere? – Bana makası verir misin lütfen?

der Locher (dea loha) – Delgeç
Ich loche die Blätter mit dem Locher. – Kâğıtları delgeçle deliyorum.

der Hefter / der Tacker – Zimba
Kann ich den Hefter benutzen? – Zimbayı kullanabilir miyim?

der Ordner (dea ordna) – Klasör
Ich hefte die Blätter in den Ordner. – Kâğıtları klasöre takıyorum.

die Akte / die Datei – Dosya
Die Akte liegt auf dem Schreibtisch. – Dosya yazı masasının üstünde.
Not: "Akte" fiziksel dosya, "Datei" bilgisayardaki dijital dosya anlamındadır.

der Klebstoff / der Kleber – Yapıştırıcı
Ich brauche Kleber für das Poster. – Poster için yapıştırıcı gerekiyor.

das Klebeband (daz klebıbant) – Bant (yapışkan)
Hast du Klebeband? – Bantın var mı?

die Haftnotiz / das Post-it – Post-it / Yapışkan not
Ich schreibe eine Notiz auf das Post-it. – Post-it'e bir not yazıyorum.

die Büroklammer (di büroklama) – Ataç
Die Blätter sind mit einer Büroklammer zusammengeheftet. – Kâğıtlar ataçla birleştirilmiş.

Almanca Dil Bilgisi Terimleri: Gramer Kavramları

Almanca öğreniyorsanız dil bilgisi terimlerini Almanca olarak bilmeniz büyük avantajdır. Almanca ders kitapları ve dil kursları genellikle bu terimleri Almanca kullanır. Bu bölümü özellikle dikkatlice öğrenmenizi tavsiye ederim.

die Grammatik (di gramatik) – Dil bilgisi
Deutsche Grammatik ist nicht einfach, aber lernbar. – Almanca dil bilgisi kolay değil ama öğrenilebilir.
Wir üben heute Grammatik. – Bugün dil bilgisi çalışıyoruz.

Kelime Türleri – Wortarten

das Wort (daz vort) – Kelime, çoğulu: die Wörter
Ich lerne jeden Tag zehn neue Wörter. – Her gün on yeni kelime öğreniyorum.

der Satz (dea zats) – Cümle
Bilde einen Satz mit diesem Wort. – Bu kelimeyle bir cümle kur.
Der Satz hat ein Subjekt und ein Verb. – Cümlenin bir öznesi ve bir fiili var.

das Verb (daz ferp) – Fiil
"Gehen" ist ein Verb. – "Gehen" (gitmek) bir fiildir.
Im Deutschen steht das Verb an zweiter Stelle. – Almancada fiil ikinci sırada yer alır.
Öğretmen notu: Almancada fiillerin cümledeki yeri Türkçeden farklıdır. Temel cümlede fiil her zaman ikinci sırada olmalıdır – bu "V2 kuralı" Almanca gramerinin en önemli kurallarından biridir!

das Nomen / das Substantiv – İsim (ad)
Alle Nomen werden im Deutschen großgeschrieben. – Almancada tüm isimler büyük harfle yazılır.
Dikkat: Almancada isimler her zaman büyük harfle başlar – bu İngilizce ve Türkçe'den farklıdır!

das Adjektiv (daz adyektif) – Sıfat
"Schön" ist ein Adjektiv. – "Schön" (güzel) bir sıfattır.
Adjektive beschreiben Nomen. – Sıfatlar isimleri tanımlar.

das Pronomen (daz pronomen) – Zamir
"Ich, du, er, sie, es" sind Pronomen. – "Ben, sen, o (erkek), o (kadın), o (nötr)" zamirlerdir.

die Präposition (di prepozitsion) – Edat
"In, auf, unter, neben" sind Präpositionen. – "İçinde, üstünde, altında, yanında" edatlardır.
Präpositionen bestimmen den Kasus. – Edatlar hâli belirler.

die Konjunktion (di konyunktsion) – Bağlaç
"Und, oder, aber, weil" sind Konjunktionen. – "Ve, veya, ama, çünkü" bağlaçlardır.

das Adverb (daz adverp) – Zarf
"Schnell, langsam, heute" sind Adverbien. – "Hızlı, yavaş, bugün" zarflardır.

Cümle Ögeleri

das Subjekt (daz zubyekt) – Özne
Das Subjekt steht meistens am Anfang des Satzes. – Özne genellikle cümlenin başında bulunur.

das Objekt (daz obyekt) – Nesne
"Ich lese ein Buch" – "ein Buch" ist das Objekt. – "Bir kitap okuyorum" – "bir kitap" nesnedir.

das Prädikat (daz predikat) – Yüklem
Das Prädikat ist das Verb im Satz. – Yüklem cümledeki fiildir.

Kelime Yapısı

die Vorsilbe / das Präfix – Ek (ön ek)
"Ver-, be-, ent-" sind typische deutsche Vorsilben. – "Ver-, be-, ent-" tipik Almanca ön eklerdir.

die Nachsilbe / das Suffix – Son ek
"-ung, -heit, -keit" sind häufige Nachsilben. – "-ung, -heit, -keit" yaygın son eklerdir.

der Wortstamm (dea vortştam) – Kök
Der Wortstamm von "Freundschaft" ist "Freund". – "Arkadaşlık" kelimesinin kökü "arkadaş"tır.

Tekil, Çoğul ve Zamanlar

der Singular (dea zingular) – Tekil
"Das Kind" ist Singular. – "Çocuk" tekildir.

der Plural (dea plural) – Çoğul
"Die Kinder" ist Plural. – "Çocuklar" çoğuldur.

das Präsens – Şimdiki zaman / Geniş zaman
"Ich lerne Deutsch" ist Präsens. – "Almanca öğreniyorum" şimdiki zamandır.
Öğretmen notu: Almancada Präsens hem şimdiki zaman hem geniş zaman işlevi görür. "Ich lerne" hem "öğreniyorum" hem "öğrenirim" anlamına gelebilir. Bu Türkçeden farklıdır!

das Präteritum / das Perfekt – Geçmiş zaman
"Ich habe Deutsch gelernt" ist Perfekt. – "Almanca öğrendim" geçmiş zamandır.
Not: Almancada iki tür geçmiş zaman vardır: Perfekt (konuşma dilinde) ve Präteritum (yazı dilinde). Günlük konuşmada Perfekt çok daha yaygındır.

das Futur (daz futur) – Gelecek zaman
"Ich werde Deutsch lernen" ist Futur. – "Almanca öğreneceğim" gelecek zamandır.

Almanca Noktalama İşaretleri ve Alfabe

das Alphabet (daz alfabet) – Alfabe
Das deutsche Alphabet hat 26 Buchstaben plus Umlaute. – Alman alfabesinde 26 harf artı Umlautlar vardır.
Kültürel not: Almanca alfabede standart 26 harfin yanı sıra üç Umlaut (Ä, Ö, Ü) ve bir özel harf (ß – Eszett/scharfes S) vardır. Bu harfler Türkçedeki ö, ü harflerine benzese de telaffuzları farklı olabilir.

der Buchstabe (dea buhştabe) – Harf, çoğulu: die Buchstaben
Das Wort hat sieben Buchstaben. – Kelimenin yedi harfi var.

die Silbe (di zilbe) – Hece
"Schokolade" hat vier Silben: Scho-ko-la-de. – "Schokolade" dört heceli: Scho-ko-la-de.

die Zeichensetzung / die Interpunktion – Noktalama
Die Zeichensetzung ist im Deutschen wichtig. – Noktalama Almancada önemlidir.

der Punkt (dea punkt) – Nokta (.)
Am Ende eines Satzes steht ein Punkt. – Cümlenin sonunda nokta bulunur.

das Komma (daz koma) – Virgül (,)
Vor "weil" steht immer ein Komma. – "Weil" (çünkü) öncesinde her zaman virgül bulunur.
Dikkat: Almancada virgül kuralları Türkçeden farklıdır ve çok önemlidir. Özellikle yan cümlelerde virgül kullanımı zorunludur.

das Fragezeichen (daz fragetsayhın) – Soru işareti (?)
Am Ende einer Frage steht ein Fragezeichen. – Sorunun sonunda soru işareti bulunur.

das Ausrufezeichen (daz ausrufetsayhın) – Ünlem (!)
Achtung! – Nach "Achtung" steht ein Ausrufezeichen. – Dikkat! – "Dikkat"ten sonra ünlem işareti gelir.

die Übersetzung (di übazetsunk) – Çeviri
Die Übersetzung dieses Textes ist schwierig. – Bu metnin çevirisi zor.
Können Sie das ins Deutsche übersetzen? – Bunu Almancaya çevirebilir misiniz?

Almanca Eğitim Konulu Pratik Diyalog

Aşağıdaki diyalog, üniversitede iki öğrenci arasında geçen bir konuşmayı canlandırmaktadır:

In der Uni-Mensa – Üniversite yemekhanesinde

Ali: Hey, wie war deine Prüfung in Physik?
(Hey, fizik sınavın nasıl geçti?)

Lisa: Ach, die war echt schwer. Ich glaube, ich habe nicht bestanden. Und du? Hattest du nicht Mathe?
(Of, gerçekten zordu. Geçemedim sanırım. Ya sen? Matematik sınavın yok muydu?)

Ali: Doch, aber Mathe liegt mir ganz gut. Ich habe viel in der Bibliothek gelernt.
(Evet vardı, ama matematik bana iyi geliyor. Kütüphanede çok çalıştım.)

Lisa: Wie viele Kurse hast du dieses Semester?
(Bu dönem kaç kursun var?)

Ali: Sechs Kurse. Mein Stundenplan ist total voll. Montag bis Freitag jeden Tag Vorlesungen.
(Altı kurs. Ders programım tamamen dolu. Pazartesiden cumaya her gün ders.)

Lisa: Das ist viel! Vergiss nicht, die Hausaufgaben für den Deutschkurs abzugeben. Die sind bis Freitag fällig.
(Çok fazla! Almanca kursunun ödevlerini teslim etmeyi unutma. Cuma'ya kadar teslim edilmeli.)

Ali: Stimmt, danke für die Erinnerung! Ich muss noch in die Buchhandlung, ich brauche ein neues Grammatikbuch.
(Doğru, hatırlattığın için teşekkürler! Kitapçıya gitmem gerekiyor, yeni bir gramer kitabına ihtiyacım var.)

Lisa: Geh mal in die Bibliothek, da kannst du es vielleicht ausleihen statt zu kaufen.
(Kütüphaneye git, belki satın almak yerine ödünç alabilirsin.)

Ali: Gute Idee! Danke, Lisa. Bis morgen!
(İyi fikir! Teşekkürler Lisa. Yarın görüşürüz!)

Almanca Not Sistemi ve Sınav Terimleri Tablosu

Almanya'daki not sistemi Türkiye'den çok farklıdır. Bu tabloyu mutlaka bilin:

Almanya Not Sistemi (Notensystem):

  • 1 – Sehr gut – Çok iyi (pekiyi)
  • 2 – Gut – İyi
  • 3 – Befriedigend – Tatmin edici (orta)
  • 4 – Ausreichend – Yeterli (geçer)
  • 5 – Mangelhaft – Yetersiz (geçemez)
  • 6 – Ungenügend – Tamamen yetersiz (sıfır)

Dikkat: Almanya'da en iyi not 1, en kötü not 6'dır – Türkiye'nin tam tersi! Üniversitede ise 1,0 ile 5,0 arasında ondalıklı not sistemi kullanılır. 4,0 ve üstü geçme notudur.

Sınav türleri:

  • die Klausur – Yazılı sınav
  • die mündliche Prüfung – Sözlü sınav
  • die Abschlussprüfung – Final sınavı
  • die Zwischenprüfung – Ara sınav (vize)
  • die Nachprüfung – Telafi sınavı
  • das Referat – Sunum / Sözlü ödev
  • die Seminararbeit – Dönem ödevi
  • die Bachelorarbeit – Lisans tezi
  • die Masterarbeit – Yüksek lisans tezi
  • die Doktorarbeit / die Dissertation – Doktora tezi

Sınav ve not hakkında konuşma kalıpları:

  • Welche Note hast du bekommen? – Kaç aldın? / Ne not aldın?
    → Ich habe eine 2 bekommen. – 2 (iyi) aldım.
  • Hast du die Prüfung bestanden? – Sınavı geçtin mi?
    → Ja, gerade so! Mit einer 4. – Evet, zar zor! 4 ile.
  • Ich bin leider durchgefallen. – Maalesef kaldım.
  • Wann gibt es die Ergebnisse? – Sonuçlar ne zaman açıklanacak?
  • Ich muss die Prüfung wiederholen. – Sınavı tekrar etmem gerekiyor.

Almanca Eğitim Kelimeleri Öğrenirken Tavsiyeler

Eğitim kelimelerini etkili şekilde öğrenmek için şu yöntemleri uygulayın:

1. Dil bilgisi terimlerini Almanca öğrenin: Almanca ders kitapları ve kurslar bu terimleri Almanca kullanır. "Verb", "Nomen", "Adjektiv", "Präsens", "Perfekt" gibi terimleri bilmek ders kitaplarınızı çok daha kolay anlamanızı sağlar.

2. Kırtasiye malzemelerini etiketleyin: Evinizde veya okulunuzda kullandığınız kırtasiye malzemelerinin üzerine küçük etiketler yapıştırın. Kalemliğinize "das Mäppchen", silginize "der Radiergummi" yazın. Görsel hafıza çok güçlüdür.

3. Almanca ders videoları izleyin: YouTube'da "Deutsch lernen", "Deutsche Grammatik" arayarak ders videoları izleyin. Hem dil bilgisi terimlerini hem de genel Almancayı aynı anda öğrenirsiniz.

4. Kelime ailelerini öğrenin: Almancada birçok eğitim kelimesi birbiriyle bağlantılıdır:
lernen (öğrenmek) → der Lerner (öğrenci) → das Lernen (öğrenme) → lernbar (öğrenilebilir)
schreiben (yazmak) → der Schreiber (yazar) → die Schreibwaren (kırtasiye) → der Kugelschreiber (tükenmez kalem)
Bir kök kelimeden türeyen tüm kelimeleri birlikte öğrenin.

5. Alman eğitim sistemini tanıyın: Almanya'da eğitim almayı planlıyorsanız sistemin yapısını öğrenin. Grundschule (ilkokul), Gymnasium (lise), Universität (üniversite), Ausbildung (meslek eğitimi) – bu kavramları bilmek size büyük avantaj sağlar.

Almanca eğitim ve okul kelimelerini öğrenmek, akademik hayatınızın temelini oluşturur. İster öğrenci olun ister öğretmen, ister bir dil kursuna katılıyor olun – bu kelimeler sizi her ortamda destekleyecektir. Viel Erfolg beim Lernen! (Öğrenmede başarılar!)