Almanca Hukuk ve Adalet Terimleri: Mahkeme, Dava ve Yasal İfadeler

👁 16 kez okundu

Almanya'da yaşayan veya bu ülkeyle herhangi bir hukuki bağı olan herkesin temel hukuk terimlerini bilmesi büyük önem taşır. Vatandaşlık başvurusu, kira sözleşmesi, iş hukuku, trafik cezası ya da aile hukuku – hayatın birçok alanında hukuki terimlerle karşılaşırsınız. Almanya, hukuk devleti (Rechtsstaat) ilkesine sıkı sıkıya bağlı bir ülkedir ve hukuk sistemi hem kapsamlı hem de karmaşıktır. Bir avukatla görüşürken, mahkemede tanıklık ederken veya resmi bir belgeyi okurken doğru kelimeleri bilmek sizi çok rahatlatır. Bu rehberde Almanca hukuk ve adalet terimlerini mahkeme kavramlarından ceza hukukuna, aile hukukundan temel haklara kadar detaylı şekilde öğreneceksiniz.

Öğretmen notu: Hukuk terimleri günlük konuşma dilinden farklıdır ve daha resmi bir yapıya sahiptir. Bu kelimeleri öğrenirken her birinin kullanım bağlamını anlamaya çalışın. Hepsini ezberlemenize gerek yok ama temel terimleri bilmek, özellikle Almanya'da yaşıyorsanız, hayatınızı kolaylaştırır ve haklarınızı korumanıza yardımcı olur.

Almanca Temel Hukuk Kavramları ve Anlamları

Hukuk dünyasının yapı taşı olan en temel kavramlarla başlayalım:

das Recht (daz reht) – Hukuk / Hak
Jeder Mensch hat Rechte. – Her insanın hakları vardır.
Das deutsche Recht basiert auf dem Grundgesetz. – Alman hukuku Anayasa'ya dayanır.
Dikkat: "Recht" hem "hukuk" hem "hak" anlamına gelir. Çoğulu "die Rechte" (haklar) şeklindedir. Bağlamdan ayırt edersiniz: "das Recht studieren" (hukuk okumak), "Rechte haben" (hakları olmak).

die Justiz (di yustits) – Adalet (sistemi) / Yargı
Die Justiz in Deutschland ist unabhängig. – Almanya'da yargı bağımsızdır.
Die Justiz sorgt für Gerechtigkeit. – Yargı adaleti sağlar.

die Gerechtigkeit (di gerehtighkayt) – Adalet (kavram olarak)
Gerechtigkeit ist ein Grundpfeiler der Demokratie. – Adalet demokrasinin temel direğidir.
Alle Menschen verdienen Gerechtigkeit. – Tüm insanlar adaleti hak eder.
Fark: "Justiz" yargı sistemi/kurumları, "Gerechtigkeit" soyut adalet kavramıdır.

das Gesetz (daz gezets) – Yasa / Kanun, çoğulu: die Gesetze
Man muss die Gesetze einhalten. – Yasalara uymak gerekir.
Das Gesetz schützt die Bürger. – Yasa vatandaşları korur.
Ein neues Gesetz wurde verabschiedet. – Yeni bir yasa kabul edildi.

das Grundgesetz (daz gruntgezets) – Anayasa
Das Grundgesetz ist die Verfassung Deutschlands. – Grundgesetz Almanya'nın anayasasıdır.
Artikel 1 des Grundgesetzes lautet: "Die Würde des Menschen ist unantastbar." – Anayasa'nın 1. maddesi: "İnsan onuru dokunulmazdır."

Kültürel not: Almanya'nın anayasasına "Verfassung" yerine "Grundgesetz" (Temel Yasa) denir. 1949'da kabul edilmiştir. En ünlü maddesi olan "Die Würde des Menschen ist unantastbar" (İnsan onuru dokunulmazdır) Almanya'nın en temel hukuki ilkesidir ve her Alman bu cümleyi bilir.

die Staatsbürgerschaft (di ştaatsbürgaşaft) – Vatandaşlık
Er hat die deutsche Staatsbürgerschaft beantragt. – Alman vatandaşlığına başvurdu.
Für die Staatsbürgerschaft muss man einen Einbürgerungstest bestehen. – Vatandaşlık için uyum testini geçmek gerekir.
Pratik bilgi: Almanya'da vatandaşlık başvurusu için genellikle en az 8 yıl yasal ikamet, B1 seviyesinde Almanca bilgisi, geçim güvencesi ve Einbürgerungstest (uyum testi) gereklidir. Bu test Almanya'nın tarihi, kültürü ve hukuk sistemi hakkında sorular içerir.

Almanca Mahkeme ve Yargı Sistemi Kelimeleri

Mahkeme süreci ve yargı sisteminin temel aktörlerini bu bölümde öğreneceksiniz:

das Gericht (daz geriht) – Mahkeme
Der Fall wurde vor Gericht gebracht. – Dava mahkemeye taşındı.
Das Gericht hat entschieden. – Mahkeme karar verdi.
Dikkat: "Gericht" hem "mahkeme" hem "yemek" (tabak/porsiyon) anlamına gelir! Bağlamdan kolayca ayırt edersiniz: "vor Gericht" (mahkemede), "ein leckeres Gericht" (lezzetli bir yemek).

der Richter / die Richterin – Hâkim
Der Richter verkündet das Urteil. – Hâkim kararı açıklıyor.
Die Richterin war sehr streng. – Hâkim çok sert davrandı.
Richter müssen unabhängig und unparteiisch sein. – Hâkimler bağımsız ve tarafsız olmalıdır.

der Staatsanwalt / die Staatsanwältin – Savcı
Der Staatsanwalt erhebt Anklage. – Savcı dava açıyor.
Die Staatsanwältin fordert eine Freiheitsstrafe. – Savcı hapis cezası talep ediyor.
Kelime analizi: Staat (devlet) + Anwalt (avukat) = Staatsanwalt (devletin avukatı = savcı). Bu mantık çok güzel, değil mi?

der Anwalt / die Anwältin / der Rechtsanwalt – Avukat
Ich brauche einen Anwalt. – Bir avukata ihtiyacım var.
Mein Anwalt hat den Fall gewonnen. – Avukatım davayı kazandı.
Sie haben das Recht auf einen Anwalt. – Bir avukat tutma hakkınız var.

Tavsiyem: Almanya'da ciddi bir hukuki sorunla karşılaşırsanız mutlaka bir avukat tutun. Almanya'da "Rechtsberatung" (hukuki danışmanlık) veren birçok kuruluş vardır. Gelir düzeyiniz düşükse "Prozesskostenhilfe" (dava masrafı yardımı) başvurusu yapabilirsiniz.

der Mandant / die Mandantin – Müvekkil
Der Anwalt vertritt seinen Mandanten. – Avukat müvekkilini temsil ediyor.
Die Mandantin ist mit dem Ergebnis zufrieden. – Müvekkil sonuçtan memnun.

die Geschworenen / die Jury – Jüri
In Deutschland gibt es kein Geschworenensystem wie in den USA. – Almanya'da ABD'deki gibi bir jüri sistemi yoktur.
Kültürel not: Almanya'da Amerikan tipi bir jüri sistemi yoktur. Onun yerine bazı davalarda "Schöffen" (halk yargıçları) görev alır. Bunlar hukuk eğitimi almamış sıradan vatandaşlardır ve mesleki hâkimlerle birlikte karar verirler.

der Zeuge / die Zeugin – Tanık / Şahit
Der Zeuge sagt vor Gericht aus. – Tanık mahkemede ifade veriyor.
Waren Sie Zeuge des Unfalls? – Kazanın tanığı mıydınız?
Als Zeuge muss man die Wahrheit sagen. – Tanık olarak doğruyu söylemek zorundasınız.

Almanca Dava Süreci ve Mahkeme İşlemleri Kelimeleri

Bir davanın başından sonuna kadar geçtiği aşamaları ve ilgili terimleri öğrenelim:

der Fall / der Prozess – Dava
Der Fall ist sehr kompliziert. – Dava çok karmaşık.
Der Prozess hat drei Monate gedauert. – Dava üç ay sürdü.

die Ermittlung (di ermitlung) – Soruşturma
Die Polizei hat Ermittlungen aufgenommen. – Polis soruşturma başlattı.
Die Ermittlungen dauern noch an. – Soruşturma hâlâ devam ediyor.

die Aussage (di ausaage) – İfade
Der Verdächtige hat eine Aussage gemacht. – Şüpheli ifade verdi.
Sie haben das Recht, die Aussage zu verweigern. – İfade vermeyi reddetme hakkınız var.

die Verhandlung (di ferhandlung) – Duruşma
Die Verhandlung findet am Montag statt. – Duruşma pazartesi yapılacak.
Die Verhandlung ist öffentlich. – Duruşma halka açıktır.

die Verteidigung (di fertaydigung) – Savunma
Die Verteidigung plädiert auf Freispruch. – Savunma beraat talep ediyor.
Jeder hat das Recht auf Verteidigung. – Herkesin savunma hakkı vardır.

der Einspruch / der Widerspruch – İtiraz
Ich lege Einspruch ein. – İtiraz ediyorum.
Der Anwalt hat Widerspruch gegen das Urteil eingelegt. – Avukat karara itiraz etti.

das Urteil (daz urtayl) – Karar (mahkeme kararı)
Das Urteil wird morgen verkündet. – Karar yarın açıklanacak.
Das Urteil lautet: schuldig. – Karar: suçlu.

die Berufung / die Revision – Temyiz
Er hat Berufung eingelegt. – Temyize başvurdu.
Der Fall geht in die Revision. – Dava temyize gidiyor.
Not: "Berufung" ilk derece temyiz, "Revision" üst derece temyizdir. Almanya'da mahkeme sistemi kademeli çalışır.

die Verhaftung (di ferhaftung) – Tutuklama
Die Polizei hat eine Verhaftung vorgenommen. – Polis tutuklama gerçekleştirdi.
Er wurde wegen Diebstahls verhaftet. – Hırsızlıktan tutuklandı.

Almanca Suç, Ceza ve Ceza Hukuku Terimleri

Ceza hukukuyla ilgili temel kavramlar:

die Straftat / das Verbrechen – Suç
Diebstahl ist eine Straftat. – Hırsızlık bir suçtur.
Das Verbrechen wurde aufgeklärt. – Suç aydınlatıldı.
Fark: Almanca hukukunda "Straftat" genel suç, "Verbrechen" ağır suç (en az 1 yıl hapis), "Vergehen" hafif suç anlamındadır.

die Strafe (di ştrafı) – Ceza
Die Strafe für dieses Vergehen ist eine Geldstrafe. – Bu suçun cezası para cezasıdır.
Er hat eine Strafe von zwei Jahren bekommen. – İki yıl ceza aldı.

schuldig (şuldig) – Suçlu
Der Angeklagte wurde für schuldig befunden. – Sanık suçlu bulundu.
Er bekennt sich schuldig. – Suçunu kabul ediyor.

unschuldig (unşuldig) – Masum
Ich bin unschuldig! – Ben masumum!
Im Zweifel für den Angeklagten. – Şüpheden sanık yararlanır. (Temel hukuk ilkesi)
Öğretmen notu: "Im Zweifel für den Angeklagten" (in dubio pro reo) Alman hukuk sisteminin en temel ilkelerinden biridir. Her sanık suçu ispatlanana kadar masum kabul edilir.

der Freispruch (dea frayşpruh) – Beraat
Der Angeklagte wurde freigesprochen. – Sanık beraat etti.
Es gab einen Freispruch mangels Beweisen. – Delil yetersizliğinden beraat kararı verildi.

der Diebstahl (dea diipştaal) – Hırsızlık
Diebstahl wird mit Geld- oder Freiheitsstrafe bestraft. – Hırsızlık para veya hapis cezasıyla cezalandırılır.

der Betrug (dea betruk) – Dolandırıcılık
Er wurde wegen Betrugs verurteilt. – Dolandırıcılıktan mahkûm edildi.
Vorsicht vor Betrug im Internet! – İnternette dolandırıcılığa dikkat!

das Gefängnis (daz gefengnis) – Hapishane
Er sitzt im Gefängnis. – Hapishanede yatıyor.
Er wurde zu drei Jahren Gefängnis verurteilt. – Üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Almanca Aile Hukuku ve Sözleşme Kelimeleri

Aile hukuku ve günlük hukuki işlemlerle ilgili terimler:

das Sorgerecht (daz zorgereht) – Velayet
Die Mutter hat das alleinige Sorgerecht. – Anne tek başına velayete sahip.
Das Sorgerecht wird vom Gericht entschieden. – Velayet mahkeme tarafından karara bağlanır.
Pratik bilgi: Almanya'da boşanma durumunda genellikle "gemeinsames Sorgerecht" (ortak velayet) tercih edilir. Çocuğun yararı her zaman ön plandadır.

der Unterhalt (dea untahalt) – Nafaka
Er muss Unterhalt für seine Kinder zahlen. – Çocukları için nafaka ödemek zorunda.
Der Unterhalt wird nach dem Einkommen berechnet. – Nafaka gelire göre hesaplanır.

die Erbschaft / das Erbe – Miras
Er hat eine große Erbschaft erhalten. – Büyük bir miras aldı.
Das Erbrecht in Deutschland ist kompliziert. – Almanya'da miras hukuku karmaşıktır.

der Vertrag (dea fertraag) – Sözleşme
Lesen Sie den Vertrag sorgfältig durch. – Sözleşmeyi dikkatlice okuyun.
Der Vertrag wurde von beiden Seiten unterschrieben. – Sözleşme her iki tarafça imzalandı.

die Unterschrift (di untaşrift) – İmza
Bitte setzen Sie Ihre Unterschrift hier. – Lütfen imzanızı buraya atın.
Ohne Unterschrift ist der Vertrag ungültig. – İmza olmadan sözleşme geçersizdir.

der Notar (dea notar) – Noter
Der Kaufvertrag muss vom Notar beglaubigt werden. – Satış sözleşmesi noter tarafından onaylanmalıdır.
Wir haben einen Termin beim Notar. – Noterde randevumuz var.
Kültürel not: Almanya'da gayrimenkul alımı, şirket kuruluşu ve bazı sözleşmeler noter onayı gerektirir. Noterlik ücretleri yasal olarak belirlenmiştir ve pazarlık yapılmaz.

die Vollmacht (di folmaht) – Vekâletname
Ich habe ihm eine Vollmacht erteilt. – Ona vekâletname verdim.
Mit der Vollmacht kann er in meinem Namen handeln. – Vekâletnameyle benim adıma işlem yapabilir.

Almanca Hukuk Konulu Pratik Diyalog

Aşağıdaki diyalog, bir avukat ile müvekkil arasında geçen görüşmeyi canlandırmaktadır:

Beim Anwalt – Avukatta

Mandant: Guten Tag, Herr Schmidt. Ich brauche Ihre Hilfe. Mein Vermieter will mir kündigen und ich glaube, das ist nicht rechtmäßig.
(İyi günler Bay Schmidt. Yardımınıza ihtiyacım var. Ev sahibim beni çıkarmak istiyor ve bunun yasal olmadığını düşünüyorum.)

Anwalt: Guten Tag! Erzählen Sie mir bitte die Details. Haben Sie den Mietvertrag und die Kündigung dabei?
(İyi günler! Lütfen detayları anlatın. Kira sözleşmesi ve fesih bildirimi yanınızda mı?)

Mandant: Ja, hier bitte. Der Vermieter sagt, er braucht die Wohnung für Eigenbedarf.
(Evet, buyurun. Ev sahibi daireye kendi ihtiyacı için gerek duyduğunu söylüyor.)

Anwalt: Ich sehe mir den Vertrag und die Kündigung genau an. Eigenbedarf muss nachgewiesen werden. Wenn der Vermieter das nicht belegen kann, können wir Widerspruch einlegen.
(Sözleşmeyi ve fesih bildirimini detaylıca inceleyeceğim. Kendi ihtiyacı kanıtlanmalıdır. Ev sahibi bunu ispatlayamazsa itiraz edebiliriz.)

Mandant: Und wenn der Fall vor Gericht geht?
(Peki dava mahkemeye giderse?)

Anwalt: Dann vertrete ich Sie vor Gericht. Sie haben als Mieter starke Rechte in Deutschland. Das Mietrecht schützt den Mieter sehr gut.
(O zaman sizi mahkemede temsil ederim. Almanya'da kiracı olarak güçlü haklarınız var. Kira hukuku kiracıyı çok iyi korur.)

Mandant: Was kostet das Verfahren?
(Dava masrafı ne kadar?)

Anwalt: Haben Sie eine Rechtsschutzversicherung?
(Hukuki koruma sigortanız var mı?)

Mandant: Ja, ich habe eine Rechtsschutzversicherung.
(Evet, hukuki koruma sigortam var.)

Anwalt: Sehr gut, dann übernimmt die Versicherung die meisten Kosten. Ich schicke Ihnen eine Vollmacht zu, die Sie bitte unterschreiben und zurückschicken.
(Çok iyi, o zaman sigorta masrafların çoğunu karşılar. Size bir vekâletname göndereceğim, lütfen imzalayıp geri gönderin.)

Mandant: Vielen Dank, Herr Schmidt. Ich fühle mich jetzt sicherer.
(Çok teşekkürler Bay Schmidt. Artık kendimi daha güvende hissediyorum.)

Kültürel not: Almanya'da "Rechtsschutzversicherung" (hukuki koruma sigortası) çok yaygındır ve şiddetle tavsiye edilir. Bu sigorta avukat ücretlerini ve mahkeme masraflarını karşılar. Özellikle kira, iş ve trafik hukuku alanlarında çok faydalıdır.

Almanca Hukuki Durumlarda Kullanılan Günlük Sohbet Kalıpları

Almanya'da hukuki konularda ihtiyaç duyabileceğiniz en önemli cümleler:

Avukat ararken:

  • Ich brauche einen Anwalt. – Avukata ihtiyacım var.
  • Können Sie mir einen Rechtsanwalt empfehlen? – Bana bir avukat önerebilir misiniz?
  • Ich suche einen Anwalt für Mietrecht. – Kira hukuku avukatı arıyorum.
  • Wie hoch sind Ihre Beratungsgebühren? – Danışmanlık ücretiniz ne kadar?

Polisle karşılaştığınızda:

  • Was habe ich falsch gemacht? – Ne yaptım yanlış?
  • Darf ich meinen Anwalt anrufen? – Avukatımı arayabilir miyim?
  • Ich möchte Anzeige erstatten. – Şikayette bulunmak istiyorum.
  • Hier ist mein Ausweis. – İşte kimliğim.
  • Ich verstehe nicht. Können Sie bitte langsamer sprechen? – Anlamıyorum. Daha yavaş konuşabilir misiniz?

Resmi dairelerde (Amt/Behörde):

  • Ich möchte einen Antrag stellen. – Başvuru yapmak istiyorum.
  • Welche Unterlagen brauche ich? – Hangi belgelere ihtiyacım var?
  • Wo muss ich unterschreiben? – Nereyi imzalamam gerekiyor?
  • Bis wann muss ich die Frist einhalten? – Son tarihe ne zamana kadar uymam gerekiyor?
  • Kann ich einen Dolmetscher bekommen? – Tercüman alabilir miyim?

Almanya'da sık karşılaşılan hukuki durumlar tablosu:

  • Anmeldung – Adres kaydı (Almanya'ya varınca zorunlu)
  • Aufenthaltserlaubnis – Oturma izni
  • Arbeitserlaubnis – Çalışma izni
  • Einbürgerung – Vatandaşlığa geçiş
  • Führerschein umschreiben – Ehliyeti çevirmek/geçerli kılmak
  • Mietvertrag – Kira sözleşmesi
  • Bußgeldbescheid – Para cezası bildirimi
  • Widerspruch einlegen – İtiraz etmek
  • Rechtsschutzversicherung – Hukuki koruma sigortası

Almanca Hukuk Terimleri Öğrenirken Tavsiyeler

Hukuk kelimelerini etkili şekilde öğrenmek için şu önerileri uygulayın:

1. Temel haklarınızı bilin: Almanya'da kiracı olarak, çalışan olarak ve yabancı olarak haklarınızı bilmek çok önemlidir. "Mietrecht" (kira hukuku), "Arbeitsrecht" (iş hukuku) ve "Ausländerrecht" (yabancılar hukuku) konularında en azından temel bilgiye sahip olun.

2. Sözleşmeleri Almanca okuyun: Almanya'da imzaladığınız her sözleşmeyi (kira, iş, telefon, sigorta) okumaya çalışın. Anlamadığınız terimleri not alın ve sözlükten bakın. Bu hem hukuki farkındalığınızı artırır hem Almanca kelime haznenizi genişletir.

3. Almanca hukuk dizileri izleyin: "Tatort" veya "SOKO" gibi Alman polisiye/adliye dizileri hem eğlenceli hem öğreticidir. Dizi izlerken doğal yoldan hukuk terimlerini duyar ve öğrenirsiniz.

4. Vatandaşlık testine hazırlanın: Almanya'da kalıcı yaşam planlıyorsanız "Einbürgerungstest" (vatandaşlık testi) hakkında bilgi edinin. Bu test Almanya'nın hukuk sistemi, temel haklar ve demokrasi hakkında sorular içerir – hem vatandaşlık hem dil öğrenimi için faydalıdır.

5. Bileşik kelime mantığını kullanın: Hukuk terimleri genellikle bileşik kelimelerdir:
Recht (hukuk) + Anwalt (avukat) = Rechtsanwalt (avukat)
Staat (devlet) + Anwalt (avukat) = Staatsanwalt (savcı)
Grund (temel) + Gesetz (yasa) = Grundgesetz (anayasa)
Staats (devlet) + Bürger (vatandaş) + schaft (lık) = Staatsbürgerschaft (vatandaşlık)
Bu mantığı kavradığınızda birçok hukuk terimini parçalarından çıkarabilirsiniz.

Almanca hukuk ve adalet terimlerini öğrenmek, Almanya'daki yaşamınızda haklarınızı korumanız ve hukuki süreçleri anlamanız için büyük önem taşır. Bu bilgiler sizi hem güçlendirir hem de güvende hissettirir. Viel Erfolg beim Lernen! (Öğrenmede başarılar!)