İngilizce İş ve Kariyer Terimleri: Meslekler, Ofis ve İş Görüşmesi İfadeleri

👁 20 kez okundu

İngilizce İş ve Kariyer Terimleri: Meslekler, Ofis ve İş Görüşmesi İfadeleri

Günümüzde İngilizce, iş dünyasının ortak dili haline gelmiştir. İster uluslararası bir şirkette çalışıyor olun, ister yurt dışında iş arıyor olun, İngilizce iş ve kariyer terimlerini bilmek kariyeriniz için büyük bir avantajdır. Bu kapsamlı rehberde mesleklerden ofis malzemelerine, iş görüşmesinden maaş pazarlığına kadar iş hayatıyla ilgili tüm İngilizce ifadeleri bir öğretmen eşliğinde detaylı örneklerle öğreneceksiniz.

İş ve Kariyer Temel Kelime Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
İş / Meslek Job / Profession cob / prıfeş'ın
Kariyer Career kıriır'
Şirket Company kam'pıni
Ofis Office of'is
Patron Boss bos
Maaş Salary sel'ıri
Mülakat Interview in'tırvyuu
Başvuru Application eplikey'şın
Özgeçmiş CV / Resume sii-vii / rezyumey'
Deneyim Experience ikspir'iıns
Toplantı Meeting mii'ting
Sunum Presentation prezıntey'şın
Terfi Promotion prımov'şın
İstifa Resignation rezigney'şın
İşten çıkarma Dismissal / Layoff dismis'ıl / ley'of
İzin Leave / Day off liiv / dey of
Mesai Working hours vör'king avırz
Staj Internship in'törnşip

1. Meslekler (Professions / Occupations)

İlk olarak en yaygın mesleklerin İngilizce karşılıklarını öğrenelim. Meslekler, tanışma sohbetlerinde en çok sorulan konulardan biridir.

Doktor – Doctor / Physician

İngilizce: Doctor | Okunuşu: DOK-tır

  • My father is a doctor. – Babam doktor.
  • She wants to become a doctor. – Doktor olmak istiyor.

Hemşire – Nurse

İngilizce: Nurse | Okunuşu: nörs

  • Nurses play a vital role in healthcare. – Hemşireler sağlık hizmetinde hayati bir rol oynar.

Avukat – Lawyer / Attorney

İngilizce: Lawyer (genel) / Attorney (AmE) | Okunuşu: LOY-ır / ı-TÖR-ni

  • I need to talk to my lawyer. – Avukatımla konuşmam gerekiyor.
  • She's a criminal defense attorney. – O bir ceza davası avukatı.

Mühendis – Engineer

İngilizce: Engineer | Okunuşu: en-ci-NİİR

  • He works as a software engineer. – Yazılım mühendisi olarak çalışıyor.
  • Civil engineers design bridges and buildings. – İnşaat mühendisleri köprü ve bina tasarlar.

💡 Mühendislik Dalları:
• Civil engineer = İnşaat mühendisi
• Mechanical engineer = Makine mühendisi
• Electrical engineer = Elektrik mühendisi
• Software engineer = Yazılım mühendisi
• Chemical engineer = Kimya mühendisi

Polis – Police Officer

İngilizce: Police officer | Okunuşu: pı-LİİS O-fi-sır

  • The police officer asked for my ID. – Polis memuru kimliğimi istedi.
  • There are two police officers at the entrance. – Girişte iki polis memuru var.

Pilot – Pilot

İngilizce: Pilot | Okunuşu: PAY-lıt

  • He's been a pilot for 15 years. – 15 yıldır pilotluk yapıyor.
  • The pilot announced we would land in 20 minutes. – Pilot 20 dakika içinde ineceğimizi duyurdu.

Şoför – Driver / Chauffeur

İngilizce: Driver / Chauffeur (özel şoför) | Okunuşu: DRAY-vır / şo-FÖR

  • He works as a taxi driver. – Taksi şoförü olarak çalışıyor.
  • The company provides a chauffeur for the CEO. – Şirket CEO için özel şoför sağlıyor.

Aşçı – Cook / Chef

İngilizce: Cook (genel) / Chef (profesyonel) | Okunuşu: kuk / şef

  • She's a great cook. – Harika bir aşçı.
  • The head chef trained in Paris. – Baş aşçı Paris'te eğitim almış.

💡 Fark: "Cook" genel olarak yemek yapan kişi, "chef" ise profesyonel ve eğitimli aşçıdır. Bir restoranda çalışan aşçıya "chef" denir.

Garson – Waiter / Waitress / Server

İngilizce: Waiter (erkek) / Waitress (kadın) / Server (cinsiyetsiz) | Okunuşu: VEY-tır

  • The waiter brought us the menu. – Garson bize menüyü getirdi.
  • She works as a server at an Italian restaurant. – İtalyan restoranında garson olarak çalışıyor.

Meslek Listesi Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Doktor Doctor DOK-tır
Hemşire Nurse nörs
Avukat Lawyer LOY-ır
Mühendis Engineer en-ci-NİİR
Polis Police officer pı-LİİS O-fi-sır
Pilot Pilot PAY-lıt
Şoför Driver DRAY-vır
Aşçı Cook / Chef kuk / şef
Garson Waiter / Server VEY-tır
Öğretmen Teacher Tİİ-çır
Muhasebeci Accountant ı-KAUN-tınt
Mimar Architect AR-ki-tekt
Gazeteci Journalist CÖR-nı-list
Eczacı Pharmacist FAR-mı-sist
Diş hekimi Dentist DEN-tist

2. İş Yeri ve Ofis Terimleri

Şirket – Company / Firm

İngilizce: Company / Firm | Okunuşu: KAM-pı-ni / förm

  • Which company do you work for? – Hangi şirkette çalışıyorsun?
  • She started her own company. – Kendi şirketini kurdu.
  • The company has 500 employees. – Şirketin 500 çalışanı var.

Ofis – Office

İngilizce: Office | Okunuşu: O-fis

  • I work in an office from 9 to 5. – 9'dan 5'e ofiste çalışıyorum.
  • The office is on the third floor. – Ofis üçüncü katta.

Müdür – Manager / Director

İngilizce: Manager / Director | Okunuşu: MA-ni-cır / di-REK-tır

  • I'd like to speak to the manager. – Müdürle konuşmak istiyorum.
  • She was promoted to sales manager. – Satış müdürü olarak terfi etti.

💡 Yönetim Kademeleri:
• CEO (Chief Executive Officer) = Genel Müdür
• Director = Direktör
• Manager = Müdür
• Supervisor = Amir / Sorumlu
• Team leader = Takım lideri

Çalışan – Employee / Staff / Worker

İngilizce: Employee | Okunuşu: em-PLOY-ii

  • All employees must attend the meeting. – Tüm çalışanlar toplantıya katılmalı.
  • The company has over 1000 employees. – Şirketin 1000'den fazla çalışanı var.

İşveren – Employer

İngilizce: Employer | Okunuşu: em-PLOY-ır

  • The employer provides health insurance. – İşveren sağlık sigortası sağlıyor.
  • It's important to have a good relationship with your employer. – İşverenle iyi ilişki kurmak önemlidir.

💡 Karıştırılmaması Gereken İkili:
• Employee = Çalışan (işçi)
• Employer = İşveren (patron)

İş Arkadaşı – Colleague / Coworker

İngilizce: Colleague / Coworker | Okunuşu: KO-liig / ko-VÖR-kır

  • My colleagues are very friendly. – İş arkadaşlarım çok cana yakın.
  • I'm having lunch with a coworker. – Bir iş arkadaşımla öğle yemeği yiyeceğim.

Müşteri – Customer / Client

İngilizce: Customer / Client | Okunuşu: KAS-tı-mır / KLAY-ınt

  • The customer is always right. – Müşteri her zaman haklıdır.
  • We have a meeting with a new client. – Yeni bir müşteriyle toplantımız var.

💡 Fark: "Customer" genellikle bir ürün satın alan kişi, "client" ise hizmet alan kişi (avukat müvekkili, ajans müşterisi) için kullanılır.

3. Ofis Malzemeleri ve Ekipmanları

Çalışma Masası – Desk

İngilizce: Desk | Okunuşu: desk

  • My desk is very messy. – Masam çok dağınık.
  • Please leave the documents on my desk. – Belgeleri masamın üzerine bırakın lütfen.

Bilgisayar – Computer

İngilizce: Computer | Okunuşu: kım-PYUU-tır

  • My computer crashed. – Bilgisayarım çöktü.
  • I need a new laptop for work. – İş için yeni bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.

Telefon – Telephone / Phone

İngilizce: Telephone / Phone | Okunuşu: TE-li-fon / fon

  • Can you answer the phone? – Telefona bakabilir misin?
  • I'll call you on my office phone. – Seni ofis telefonumdan arayacağım.

Ofis Malzemeleri Tablosu

Türkçe İngilizce Okunuşu
Dosya File / Folder fayl / FOL-dır
Bant Tape / Adhesive tape teyp
Zımba Stapler STEYP-lır
Delgeç Hole punch hol panç
Yazıcı Printer PRİN-tır
Fotokopi makinesi Photocopier / Copy machine FO-to-ko-pi-ır
Takvim Calendar KA-lın-dır
Post-it Sticky note / Post-it note STİ-ki not

💡 Ofis İfadeleri:

  • Can you make a copy of this? – Bunun bir kopyasını çıkarabilir misin?
  • The printer is jammed. – Yazıcı sıkıştı.
  • I need to staple these papers together. – Bu kağıtları zımbalamam gerekiyor.
  • Where are the sticky notes? – Yapışkan notlar nerede?
  • Can I use the hole punch? – Delgeci kullanabilir miyim?

4. Çalışma Şartları ve İş Yaşamı

Maaş – Salary / Wage

İngilizce: Salary / Wage | Okunuşu: SA-lı-ri / veyc

  • What's the salary for this position? – Bu pozisyonun maaşı ne?
  • She earns a good salary. – İyi bir maaş alıyor.
  • Salaries are paid on the last day of the month. – Maaşlar ayın son günü ödenir.

💡 Fark:
• Salary = Aylık maaş (genellikle beyaz yakalı)
• Wage = Ücret (genellikle saatlik veya günlük, mavi yakalı)
• Income = Gelir (toplam kazanç)
• Net salary = Net maaş (vergiler düşüldükten sonra)
• Gross salary = Brüt maaş (vergiler düşülmeden önce)

Çalışma Saatleri – Working Hours / Office Hours

İngilizce: Working hours / Office hours | Okunuşu: VÖR-king aurz

  • What are your working hours? – Çalışma saatleriniz ne?
  • I work 9 to 5. – 9'dan 5'e çalışıyorum.
  • We have flexible working hours. – Esnek çalışma saatlerimiz var.

İş Günü – Working Day / Weekday

İngilizce: Working day / Business day / Weekday | Okunuşu: VÖR-king dey

  • The delivery takes 3-5 business days. – Teslimat 3-5 iş günü sürer.
  • We're closed on weekends, only open on weekdays. – Hafta sonları kapalıyız, sadece hafta içi açığız.

Mola – Break

İngilizce: Break | Okunuşu: breyk

  • Let's take a break. – Mola verelim.
  • We have a 30-minute lunch break. – 30 dakikalık öğle yemeği molamız var.
  • I need a coffee break. – Kahve molasına ihtiyacım var.

İzin Günü – Day Off / Leave / Holiday

İngilizce: Day off / Leave / Holiday (BrE) / Vacation (AmE) | Okunuşu: dey of / liiv

  • I need a day off. – Bir gün izne ihtiyacım var.
  • She's on maternity leave. – Doğum izninde.
  • How many vacation days do you get? – Kaç gün izniniz var?

💡 İzin Türleri:
• Annual leave = Yıllık izin
• Sick leave = Hastalık izni
• Maternity leave = Doğum izni (anne)
• Paternity leave = Babalık izni
• Unpaid leave = Ücretsiz izin
• Public holiday = Resmi tatil

5. Toplantı ve Sunum

Toplantı – Meeting

İngilizce: Meeting | Okunuşu: Mİİ-ting

  • We have a meeting at 10 AM. – Saat 10:00'da toplantımız var.
  • The meeting has been postponed. – Toplantı ertelendi.
  • Can we schedule a meeting for tomorrow? – Yarın için toplantı ayarlayabilir miyiz?
  • I'll be in a meeting until 3 PM. – Saat 15:00'e kadar toplantıda olacağım.

Toplantı Odası – Meeting Room / Conference Room

İngilizce: Meeting room / Conference room | Okunuşu: Mİİ-ting ruum

  • The meeting room is booked until noon. – Toplantı odası öğlene kadar dolu.
  • Let's move to the conference room. – Toplantı odasına geçelim.

Sunum – Presentation

İngilizce: Presentation | Okunuşu: pre-zen-TEY-şın

  • I have to give a presentation tomorrow. – Yarın sunum yapmam gerekiyor.
  • The presentation was very impressive. – Sunum çok etkileyiciydi.
  • Can you prepare a short presentation? – Kısa bir sunum hazırlayabilir misin?

Rapor – Report

İngilizce: Report | Okunuşu: ri-PORT

  • The report is due by Friday. – Rapor Cuma'ya kadar teslim edilmeli.
  • I'm working on the monthly report. – Aylık rapor üzerinde çalışıyorum.

Proje – Project

İngilizce: Project | Okunuşu: PRO-cekt

  • We're starting a new project next week. – Gelecek hafta yeni bir projeye başlıyoruz.
  • The project deadline is in two months. – Proje teslim tarihi iki ay sonra.

Satış – Sales

İngilizce: Sales | Okunuşu: seylz

  • She works in the sales department. – Satış departmanında çalışıyor.
  • Our sales have increased by 20%. – Satışlarımız %20 arttı.

Pazarlama – Marketing

İngilizce: Marketing | Okunuşu: MAR-ki-ting

  • Digital marketing is very important today. – Dijital pazarlama bugün çok önemli.
  • The marketing team launched a new campaign. – Pazarlama ekibi yeni bir kampanya başlattı.

6. İş Arama ve Kariyer Gelişimi

İş İlanı – Job Advertisement / Job Posting

İngilizce: Job advertisement / Job posting / Job listing | Okunuşu: cob ed-VÖR-tis-mınt

  • I saw your job advertisement online. – İş ilanınızı internette gördüm.
  • There are many job postings on LinkedIn. – LinkedIn'de birçok iş ilanı var.

Başvuru Yapmak – To Apply / Job Application

İngilizce: To apply (for a job) / Job application | Okunuşu: tu ı-PLAY

  • I'd like to apply for this position. – Bu pozisyona başvurmak istiyorum.
  • Please submit your application by email. – Lütfen başvurunuzu e-posta ile gönderin.
  • The application deadline is next Friday. – Başvuru son tarihi gelecek Cuma.

Özgeçmiş – CV / Resume

İngilizce: CV (Curriculum Vitae) / Resume | Okunuşu: sii-vii / RE-zu-mey

  • Please send your CV and cover letter. – Lütfen CV'nizi ve ön yazınızı gönderin.
  • I need to update my resume. – Özgeçmişimi güncellemem gerekiyor.
  • Your CV should be no longer than two pages. – CV'niz iki sayfadan uzun olmamalı.

💡 Fark:
• CV (BrE) = Detaylı özgeçmiş (2+ sayfa olabilir)
• Resume (AmE) = Kısa özgeçmiş (genellikle 1 sayfa)
• Cover letter = Ön yazı / Motivasyon mektubu

Mesleki Deneyim – Professional Experience / Work Experience

İngilizce: Professional experience / Work experience | Okunuşu: prı-FE-şı-nıl iks-Pİİ-ri-ıns

  • I have five years of work experience. – Beş yıllık iş deneyimim var.
  • No experience required for this position. – Bu pozisyon için deneyim gerekmez.
  • My professional experience includes marketing and sales. – Mesleki deneyimim pazarlama ve satışı kapsar.

Yetenek – Skill / Talent

İngilizce: Skill (beceri) / Talent (doğal yetenek) | Okunuşu: skil / TA-lınt

  • What skills do you have? – Hangi becerileriniz var?
  • Communication skills are essential. – İletişim becerileri gereklidir.
  • She has a talent for languages. – Diller konusunda yeteneği var.

💡 CV'de Kullanılan Beceri Türleri:
• Hard skills = Teknik beceriler (programlama, tasarım, muhasebe)
• Soft skills = Kişisel beceriler (iletişim, takım çalışması, liderlik)
• Language skills = Dil becerileri
• Computer skills = Bilgisayar becerileri

Referans – Reference

İngilizce: Reference | Okunuşu: RE-fı-rıns

  • Can you provide two references? – İki referans verebilir misiniz?
  • References are available upon request. – Referanslar talep üzerine sunulabilir.

İş Görüşmesi – Job Interview

İngilizce: Job interview | Okunuşu: cob İN-tır-vyuu

  • I have a job interview tomorrow. – Yarın iş görüşmem var.
  • The interview went very well. – Görüşme çok iyi geçti.
  • Can you tell me about yourself? – Kendinizden bahseder misiniz? (Klasik görüşme sorusu)

İş Görüşmesinde En Çok Sorulan Sorular

İngilizce Soru Türkçe Anlamı
Tell me about yourself. Kendinizden bahsedin.
Why do you want to work here? Neden burada çalışmak istiyorsunuz?
What are your strengths? Güçlü yönleriniz neler?
What are your weaknesses? Zayıf yönleriniz neler?
Where do you see yourself in five years? Beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?
Why did you leave your last job? Son işinizden neden ayrıldınız?
What's your expected salary? Maaş beklentiniz ne?
Do you have any questions for us? Bize sormak istediğiniz bir şey var mı?

İş Sözleşmesi – Employment Contract / Work Contract

İngilizce: Employment contract / Work contract | Okunuşu: em-PLOY-mınt KON-trakt

  • Please read the contract carefully before signing. – İmzalamadan önce sözleşmeyi dikkatle okuyun.
  • The contract is for one year. – Sözleşme bir yıllık.
  • My contract includes health insurance. – Sözleşmem sağlık sigortasını kapsıyor.

Kariyer Planı – Career Plan

İngilizce: Career plan / Career path | Okunuşu: kı-RİİR plan

  • Everyone should have a career plan. – Herkesin bir kariyer planı olmalı.
  • What's your career path? – Kariyer yolunuz ne?

7. Terfi, İstifa ve Diğer İş Terimleri

Terfi Etmek – To Get Promoted / Promotion

İngilizce: To get promoted / Promotion | Okunuşu: prı-MO-şın

  • She got promoted to senior manager. – Kıdemli müdürlüğe terfi etti.
  • I'm hoping for a promotion this year. – Bu yıl terfi almayı umuyorum.
  • Hard work leads to promotion. – Çok çalışmak terfiye götürür.

İstifa Etmek – To Resign / To Quit

İngilizce: To resign / To quit | Okunuşu: tu ri-ZAYN / tu kvit

  • He resigned from his position. – Pozisyonundan istifa etti.
  • I'm thinking about quitting my job. – İşimi bırakmayı düşünüyorum.
  • She submitted her resignation letter. – İstifa mektubunu sundu.

💡 Fark:
• Resign = Resmi istifa (kibar, profesyonel)
• Quit = İşi bırakmak (daha günlük, bazen ani)
• Get fired = Kovulmak
• Get laid off = İşten çıkarılmak (ekonomik nedenlerle)

8. Pratik Diyalog: İş Görüşmesi

Interviewer: Good morning. Please have a seat. Thank you for coming.
(Günaydın. Lütfen oturun. Geldiğiniz için teşekkürler.)

Candidate: Good morning. Thank you for inviting me.
(Günaydın. Beni davet ettiğiniz için teşekkürler.)

Interviewer: So, tell me about yourself.
(Kendinizden bahsedin.)

Candidate: I'm a marketing professional with five years of experience. I graduated from Istanbul University with a degree in Business Administration. Currently, I'm working as a digital marketing specialist at a tech company.
(Beş yıllık deneyime sahip bir pazarlama uzmanıyım. İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldum. Şu anda bir teknoloji şirketinde dijital pazarlama uzmanı olarak çalışıyorum.)

Interviewer: Why do you want to work here?
(Neden burada çalışmak istiyorsunuz?)

Candidate: I admire your company's innovative approach to marketing. I believe my skills in digital advertising and data analysis would be a great fit for your team.
(Şirketinizin pazarlamaya yenilikçi yaklaşımına hayranlık duyuyorum. Dijital reklamcılık ve veri analizi becerilerimin ekibinize büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.)

Interviewer: What are your greatest strengths?
(En güçlü yönleriniz neler?)

Candidate: I'm very organized and detail-oriented. I'm also a team player and I can handle multiple projects at the same time.
(Çok organize ve detaycıyım. Ayrıca iyi bir takım oyuncusuyum ve aynı anda birden fazla projeyi yürütebilirim.)

Interviewer: What's your expected salary?
(Maaş beklentiniz ne?)

Candidate: Based on my experience and the market rate, I'm looking for something in the range of $60,000 to $70,000 annually.
(Deneyimime ve piyasa koşullarına göre yıllık 60.000 ile 70.000 dolar arasında bir rakam bekliyorum.)

Interviewer: Thank you. Do you have any questions for us?
(Teşekkürler. Bize sormak istediğiniz bir şey var mı?)

Candidate: Yes, what does a typical day look like in this role? And are there opportunities for professional development?
(Evet, bu pozisyonda tipik bir gün nasıl geçiyor? Ve profesyonel gelişim fırsatları var mı?)

9. Pratik Diyalog: Ofiste Günlük İletişim

A: Good morning, Sarah! Did you see the email about the meeting?
(Günaydın, Sarah! Toplantıyla ilgili e-postayı gördün mü?)

B: Yes, the meeting is at 2 PM in Conference Room B, right?
(Evet, toplantı saat 14:00'te B Toplantı Odasında, değil mi?)

A: That's right. I need to finish this report before then. Can you send me the sales data?
(Doğru. O zamana kadar bu raporu bitirmem gerekiyor. Satış verilerini bana gönderebilir misin?)

B: Sure, I'll email it to you right away. By the way, the printer is not working again.
(Tabii, hemen e-postayla göndereyim. Bu arada, yazıcı yine çalışmıyor.)

A: Oh no. I need to print my presentation. Let me use the one on the second floor.
(Eyvah. Sunumumu yazdırmam gerekiyor. İkinci kattakini kullanayım.)

B: Okay. Oh, and don't forget — we have a team lunch today. The boss is treating us!
(Tamam. Bir de unutma — bugün takım yemeği var. Patron ısmarlıyor!)

10. Öğretmen Notları ve Sık Yapılan Hatalar

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış ❌ Doğru ✅ Açıklama
I am work in a company. I work at/for a company. "Work" fiil olarak "am" almaz
My work is engineer. I'm an engineer. / I work as an engineer. "My job is..." veya "I'm a/an..."
He is doctor. He is a doctor. Meslek belirtirken "a/an" gerekli
I want apply. I want to apply. "want + to + fiil"
My salary very good. My salary is very good. "is" fiili gerekli
I working since 5 years. I've been working for 5 years. Present Perfect Continuous + "for"

"Work at / Work for / Work in" Farkları

Kalıp Kullanım Örnek
work at Belirli bir yer I work at Google.
work for Bir şirket/kişi için I work for a bank.
work in Sektör/departman I work in marketing.
work as Meslek/pozisyon I work as a designer.

11. Özet ve Son Sözler

Bu kapsamlı rehberde İngilizce iş ve kariyer terimlerini detaylı şekilde öğrendiniz:

  • Meslekler: Doctor, lawyer, engineer, pilot ve daha birçok mesleğin İngilizce karşılıkları.
  • Ofis terimleri: Desk, computer, printer, stapler gibi ofis malzemeleri ve ekipmanları.
  • Çalışma şartları: Salary, working hours, break, leave gibi iş yaşamı terimleri.
  • Toplantı ve sunum: Meeting, presentation, report ile ilgili ifadeler.
  • İş arama: CV, job interview, application ve kariyer gelişimi terimleri.
  • İş görüşmesi: En çok sorulan sorular ve profesyonel cevap kalıpları.

12. Alıştırma / Pratik

1. Doğru edatı seçin (at, for, in, as):

  • a) I work ________ a software company.
  • b) She works ________ a teacher.
  • c) He works ________ the marketing department.
  • d) They work ________ Microsoft.

2. Aşağıdaki İngilizce soruları Türkçeye çevirin:

  • a) Why do you want to work here? → ________________
  • b) What are your strengths? → ________________
  • c) Where do you see yourself in five years? → ________________

3. Doğru kelimeyi seçin:

  • a) I'd like to ________ (apply / reply) for this position.
  • b) My ________ (salary / money) expectation is $50,000.
  • c) I have 5 years of ________ (experience / experiment).
  • d) I got a ________ (promotion / emotion) at work!

Cevap Anahtarı:

1. a) for b) as c) in d) at

2. a) Neden burada çalışmak istiyorsunuz? b) Güçlü yönleriniz neler? c) Kendinizi beş yıl sonra nerede görüyorsunuz?

3. a) apply b) salary c) experience d) promotion

İş dünyasında İngilizce bilmek artık bir lüks değil, bir gerekliliktir. CV hazırlamaktan iş görüşmesine, toplantılardan sunumlara kadar her aşamada İngilizce kullanmanız gerekecektir. "I work as a...""I'd like to apply for..." ve "My salary expectation is..." gibi temel kalıpları ezberleyerek başlayın. Kariyerinizde başarılar dileriz!