Almanca Mutfak Eşyaları ve Mutfak Malzemeleri: Pişirme Araçlarından Sofra Takımlarına, Elektrikli Aletlerden Saklama Kaplarına Tüm Mutfak Gereçlerinin Almancası

👁 128 kez okundu

Mutfak, günlük hayatımızın merkezinde yer alır. Yemek pişirmek, sofra hazırlamak, bulaşık yıkamak gibi işlemler sırasında sürekli olarak mutfak eşyalarıyla ilgili kelimelere ihtiyaç duyarız. Almanca'da mutfak "die Küche", mutfak eşyası ise "das Küchengerät" (çoğul: die Küchengeräte) olarak ifade edilir.

Bu kapsamlı dersimizde Almanca mutfak eşyalarını, mutfak aletlerini, sofra takımlarını ve temizlik malzemelerini artikelleri, çoğulları ve örnek cümleleriyle birlikte kategorize ederek öğreneceğiz. Ayrıca mutfakta kullanılan fiiller, birleşik kelime yapıları, sofra düzeni ve günlük konuşma diyaloglarına da yer vereceğiz.

Almanca Mutfak Eşyaları – Pişirme ve Ocak Gereçleri (Koch- und Herdgeräte)

Almanca Mutfak Eşyaları

der Herd (die Herde) – Ocak. Yemek pişirmek için kullanılan temel mutfak aleti. Dikkat: "Herd" fırın değil, ocak demektir. "Der Herd hat vier Kochplatten." – Ocağın dört gözü var.

der Gasherd (die Gasherde) – Gaz ocağı. Gazla çalışan ocak. "In der Türkei benutzen viele Familien einen Gasherd." – Türkiye'de birçok aile gaz ocağı kullanır.

der Elektroherd (die Elektroherde) – Elektrikli ocak. "Ein Elektroherd ist sicherer als ein Gasherd." – Elektrikli ocak gaz ocağından daha güvenlidir.

das Ceranfeld / das Kochfeld – Cam seramik ocak. Modern mutfaklarda yaygın. "Das Ceranfeld ist leicht zu reinigen." – Cam seramik ocak temizlemesi kolaydır.

der Backofen (die Backöfen) – Fırın. Yiyeceklerin içinde pişirildiği kapalı alan. "Der Kuchen ist im Backofen." – Kek fırında. "Heize den Backofen auf 180 Grad vor." – Fırını 180 dereceye ön ısıtmaya al.

der Mikrowellenherd / die Mikrowelle – Mikrodalga fırın. Günlük konuşmada kısaca "die Mikrowelle" denir. "Ich wärme das Essen in der Mikrowelle auf." – Yemeği mikrodalgada ısıtıyorum.

der Kochtopf (die Kochtöpfe) – Tencere. "Im Kochtopf kocht die Suppe." – Tencerede çorba pişiyor.

der Dampfkochtopf (die Dampfkochtöpfe) – Düdüklü tencere. Kelime yapısı: Dampf (buhar) + Koch (pişirme) + Topf (tencere). "Im Dampfkochtopf kocht das Essen schneller." – Düdüklü tencerede yemek daha hızlı pişer.

die Pfanne (die Pfannen) – Tava. "Ich brate Eier in der Pfanne." – Tavada yumurta kızartıyorum. "Die Pfanne ist heiß." – Tava sıcak.

der Deckel (die Deckel) – Kapak (tencere/tava kapağı). "Mach bitte den Deckel auf den Topf." – Lütfen tencereye kapağı koy.

der Wasserkocher (die Wasserkocher) – Su ısıtıcı / kettle. "Der Wasserkocher kocht das Wasser in zwei Minuten." – Su ısıtıcı suyu iki dakikada kaynatır.

die Teekanne (die Teekannen) – Çaydanlık (demlik kısmı). Çayın demlendiği üst parça. "Der Tee zieht in der Teekanne." – Çay çaydanlıkta demleniyor.

der Wasserkessel (die Wasserkessel) – Çaydanlık (alt kısım / su kaynatma). Suyun kaynatıldığı kısım.

Almanca Mutfak Eşyaları – Elektrikli Aletler (Elektrische Küchengeräte)

Almanca Mutfak Eşyaları

der Kühlschrank (die Kühlschränke) – Buzdolabı. Almanya'da hemen her evde bulunan en temel mutfak aleti. "Stell die Milch in den Kühlschrank." – Sütü buzdolabına koy. "Der Kühlschrank ist das wichtigste Küchengerät." – Buzdolabı en önemli mutfak aletidir.

die Tiefkühltruhe (die Tiefkühltruhen) – Derin dondurucu (sandık tip). Kelime yapısı: tief (derin) + kühl (soğuk) + Truhe (sandık).

der Gefrierschrank (die Gefrierschränke) – Derin dondurucu (dik tip). "Das Fleisch ist im Gefrierschrank." – Et derin dondurucuda.

die Geschirrspülmaschine (die Geschirrspülmaschinen) – Bulaşık makinesi. Kısaca "der Geschirrspüler" da denir. "Räum bitte die Geschirrspülmaschine ein." – Lütfen bulaşık makinesini doldur.

die Kaffeemaschine (die Kaffeemaschinen) – Kahve makinesi. "Ich mache jeden Morgen Kaffee mit der Kaffeemaschine." – Her sabah kahve makinesinde kahve yapıyorum.

der Toaster (die Toaster) – Ekmek kızartma makinesi. "Der Toaster röstet das Brot." – Tost makinesi ekmeği kızartır.

der Mixer (die Mixer) – Mikser, blender. "Ich mache einen Smoothie mit dem Mixer." – Mikserle smoothie yapıyorum.

die Küchenmaschine (die Küchenmaschinen) – Mutfak robotu. Yoğurma, karıştırma, doğrama gibi çok işlevli alet.

der Handmixer (die Handmixer) – El mikseri / çırpıcı. "Schlage die Sahne mit dem Handmixer." – Kremayı el mikseriyle çırp.

die Fritteuse (die Fritteusen) – Fritöz. "Pommes frites macht man in der Fritteuse." – Patates kızartması fritözde yapılır.

die Küchenwaage (die Küchenwaagen) – Mutfak tartısı / terazisi. "Wiege das Mehl mit der Küchenwaage." – Unu mutfak terazisiyle tart.

Almanca Mutfak Eşyaları – Kesme ve Hazırlık Gereçleri (Schneid- und Vorbereitungsgeräte)

Almanca Mutfak Eşyaları

das Messer (die Messer) – Bıçak. "Das Messer ist scharf." – Bıçak keskin. "Gib mir bitte das Messer." – Bana bıçağı ver lütfen.

das Küchenmesser (die Küchenmesser) – Mutfak bıçağı. "Das Küchenmesser ist in der Schublade." – Mutfak bıçağı çekmecede.

das Brotmesser (die Brotmesser) – Ekmek bıçağı.

das Schneidebrett (die Schneidebretter) – Kesme tahtası. Kelime yapısı: schneiden (kesmek) + Brett (tahta). "Schneide das Gemüse auf dem Schneidebrett." – Sebzeleri kesme tahtasının üzerinde kes.

der Dosenöffner (die Dosenöffner) – Konserve açacağı. Kelime yapısı: Dose (kutu) + Öffner (açacak).

der Flaschenöffner (die Flaschenöffner) – Şişe açacağı. Kelime yapısı: Flasche (şişe) + Öffner (açacak).

der Korkenzieher (die Korkenzieher) – Tirbuşon. Kelime yapısı: Korken (mantar tıpa) + Zieher (çekici).

der Sparschäler / der Kartoffelschäler – Soyacak (patates, havuç vb.). "Schäle die Kartoffeln mit dem Sparschäler." – Patatesleri soyacakla soy.

die Reibe (die Reiben) – Rende. "Reibe den Käse mit der Reibe." – Peyniri rendeyle rendele.

die Teigrolle (die Teigrollen) / das Nudelholz – Oklava. Kelime yapısı: Teig (hamur) + Rolle (rulo). "Rolle den Teig mit der Teigrolle aus." – Hamuru oklavayla aç.

der Schneebesen (die Schneebesen) – Tel çırpıcı / çırpma teli. "Schlage die Eier mit dem Schneebesen." – Yumurtaları tel çırpıcıyla çırp.

die Suppenkelle / die Schöpfkelle – Kepçe (çorba kepçesi).

der Pfannenwender (die Pfannenwender) – Spatula / pişirme küreği.

das Sieb (die Siebe) – Süzgeç / kevgir. "Gieße die Nudeln durch das Sieb." – Makarnayı süzgeçten süz.

die Zange (die Zangen) – Maşa (mutfak maşası).

Almanca Mutfak Eşyaları – Sofra Takımı ve Yemek Servisi (Geschirr und Besteck)

Almanca Mutfak Eşyaları

das Geschirr – Sofra takımı, tabak çanak (genel terim). Çoğul yapılmaz. "Räum bitte das Geschirr ab." – Lütfen sofrayı topla.

das Besteck (die Bestecke) – Çatal-bıçak takımı. "Das Besteck liegt neben dem Teller." – Çatal-bıçak tabağın yanında duruyor.

der Löffel (die Löffel) – Kaşık. "Der Löffel liegt auf dem Tisch." – Kaşık masanın üzerinde.

die Gabel (die Gabeln) – Çatal. "Kannst du mir die Gabel geben?" – Bana çatalı verir misin?

der Esslöffel (die Esslöffel) – Yemek kaşığı. Kelime yapısı: Essen (yemek) + Löffel (kaşık).

der Teelöffel (die Teelöffel) – Çay kaşığı. Kelime yapısı: Tee (çay) + Löffel (kaşık). Dikkat: "Kaffeelöffel" kahve kaşığı demektir, çay kaşığı değil!

der Teller (die Teller) – Tabak. "Stell die Teller auf den Tisch." – Tabakları masaya koy.

die Schüssel (die Schüsseln) – Kase. "Gib die Suppe in die Schüssel." – Çorbayı kaseye koy.

die Suppenschüssel (die Suppenschüsseln) – Çorba kasesi.

die Schale (die Schalen) – Çanak, küçük kase.

die Tasse (die Tassen) – Fincan. "Möchtest du eine Tasse Kaffee?" – Bir fincan kahve ister misin? "Die Tasse ist kaputt." – Fincan kırıldı.

die Untertasse (die Untertassen) – Fincan tabağı. Kelime yapısı: unter (alt) + Tasse (fincan).

das Glas (die Gläser) – Bardak. "Ich trinke Wasser aus einem Glas." – Bir bardaktan su içiyorum.

die Kanne (die Kannen) – Sürahi.

das Milchkännchen (die Milchkännchen) – Sütlük. Kelime yapısı: Milch (süt) + Kännchen (küçük sürahi).

die Zuckerdose (die Zuckerdosen) – Şekerlik. Kelime yapısı: Zucker (şeker) + Dose (kutu).

der Salzstreuer (die Salzstreuer) – Tuzluk. Kelime yapısı: Salz (tuz) + Streuer (serpici).

der Pfefferstreuer (die Pfefferstreuer) – Biberlik (karabiberlik).

das Tablett (die Tabletts) – Tepsi, servis tepsisi. "Trag das Tablett vorsichtig." – Tepsiyi dikkatli taşı.

die Serviette (die Servietten) – Peçete. "Die Serviette liegt auf dem Teller." – Peçete tabağın üzerinde.

Almanca Mutfak Eşyaları – Saklama ve Depolama (Aufbewahrung)

Almanca Mutfak Eşyaları

die Vorratsdose (die Vorratsdosen) – Saklama kabı. Kelime yapısı: Vorrat (stok, erzak) + Dose (kutu). "Bewahre das Mehl in der Vorratsdose auf." – Unu saklama kabında muhafaza et.

die Frischhaltefolie – Streç film. "Wickle die Reste in Frischhaltefolie." – Artıkları streç filme sar.

die Alufolie – Alüminyum folyo. "Ich decke die Form mit Alufolie ab." – Kalıbı alüminyum folyoyla kapatıyorum.

das Backpapier – Pişirme kağıdı / yağlı kağıt. "Lege Backpapier auf das Blech." – Tepsiye pişirme kağıdı ser.

das Einmachglas (die Einmachgläser) – Konserve kavanozu.

die Brotdose (die Brotdosen) – Ekmek kutusu / beslenme çantası.

das Backblech (die Backbleche) – Fırın tepsisi. "Lege die Kekse auf das Backblech." – Kurabiyeleri fırın tepsisine koy.

die Auflaufform (die Auflaufformen) – Fırın kabı / borcam.

Almanca Mutfak Eşyaları – Temizlik Malzemeleri (Reinigungsmittel)

Almanca Mutfak Eşyaları

die Spüle (die Spülen) – Evye, bulaşık yıkama yeri. Dikkat: "Spüle" tezgah değil, evye demektir. Tezgah için "die Arbeitsplatte" kullanılır. "Stell die Teller in die Spüle." – Tabakları evyeye koy.

die Arbeitsplatte (die Arbeitsplatten) – Mutfak tezgahı. "Schneide nichts direkt auf der Arbeitsplatte." – Doğrudan tezgah üzerinde kesme.

das Waschbecken (die Waschbecken) – Lavabo.

das Spülmittel – Bulaşık deterjanı. "Ich brauche Spülmittel zum Abwaschen." – Bulaşık yıkamak için deterjan lazım.

das Spülmaschinenpulver / der Spülmaschinentab – Bulaşık makinesi tozu / tableti. Dikkat: "das Waschpulver" çamaşır tozu demektir, bulaşık tozu değil!

das Spültuch (die Spültücher) – Bulaşık bezi.

das Geschirrtuch (die Geschirrtücher) – Mutfak havlusu / kurulama bezi.

der Schwamm (die Schwämme) – Sünger. "Wasch den Teller mit dem Schwamm." – Tabağı süngerle yıka.

die Bürste (die Bürsten) – Fırça.

der Lappen (die Lappen) – Bez. "Wisch den Tisch mit einem Lappen ab." – Masayı bir bezle sil.

der Putzlappen (die Putzlappen) – Toz bezi / temizlik bezi.

der Topfhandschuh (die Topfhandschuhe) – Fırın eldiveni / tutacak. "Nimm den Topfhandschuh, die Pfanne ist heiß!" – Tutacağı al, tava sıcak!

der Abfalleimer (die Abfalleimer) – Çöp kovası. "Wirf das in den Abfalleimer." – Onu çöp kovasına at.

der Mülleimer (die Mülleimer) – Çöp kutusu (eş anlamlı).

Almanca Mutfak Eşyaları – Mutfakta Kullanılan Fiiller (Küchenverben)

Mutfakta yapılan işlemleri anlatmak için kullanılan en önemli fiiller:

kochen – Pişirmek, kaynatmak. "Ich koche Suppe." – Çorba pişiriyorum.

braten – Kızartmak (tavada). "Ich brate Fisch in der Pfanne." – Tavada balık kızartıyorum.

backen – Fırında pişirmek. "Ich backe einen Kuchen im Backofen." – Fırında kek pişiriyorum.

grillen – Izgarada pişirmek. "Wir grillen Würstchen im Garten." – Bahçede sosis ızgara yapıyoruz.

schneiden – Kesmek. "Ich schneide Zwiebeln auf dem Schneidebrett." – Kesme tahtasında soğan kesiyorum.

rühren – Karıştırmak. "Rühr die Soße mit dem Löffel." – Sosu kaşıkla karıştır.

schälen – Soymak. "Ich schäle die Kartoffeln mit dem Sparschäler." – Patatesleri soyacakla soyuyorum.

reiben – Rendelemek. "Reibe den Käse über die Nudeln." – Peyniri makarnanın üzerine rendele.

abwaschen / spülen – Bulaşık yıkamak. "Ich wasche das Geschirr ab." – Bulaşıkları yıkıyorum.

abtrocknen – Kurulamak. "Trockne die Teller mit dem Geschirrtuch ab." – Tabakları mutfak havlusuyla kurula.

einschenken – (İçecek) koymak, doldurmak. "Schenk mir bitte Tee ein." – Bana çay koy lütfen.

den Tisch decken – Sofrayı kurmak. "Kannst du bitte den Tisch decken?" – Sofrayı kurabilir misin lütfen?

den Tisch abräumen – Sofrayı toplamak. "Räum bitte den Tisch ab." – Lütfen sofrayı topla.

aufwärmen – Isıtmak. "Ich wärme das Essen in der Mikrowelle auf." – Yemeği mikrodalgada ısıtıyorum.

Almanca Mutfak Eşyaları – Birleşik Kelimeler (Komposita)

Almanca mutfak kelimelerinin büyük çoğunluğu birleşik kelimelerdir. Bu kelimelerin yapısını anlamak, yeni kelimeleri daha kolay öğrenmenize yardımcı olur:

Geschirr + spül + Maschine → die Geschirrspülmaschine (tabak + yıkama + makine = bulaşık makinesi)

Kühl + Schrank → der Kühlschrank (soğuk + dolap = buzdolabı)

Back + Ofen → der Backofen (pişirme + fırın = fırın)

Dampf + Koch + Topf → der Dampfkochtopf (buhar + pişirme + tencere = düdüklü tencere)

Schneide + Brett → das Schneidebrett (kesme + tahta = kesme tahtası)

Dosen + Öffner → der Dosenöffner (kutu + açacak = konserve açacağı)

Flaschen + Öffner → der Flaschenöffner (şişe + açacak = şişe açacağı)

Tief + kühl + Truhe → die Tiefkühltruhe (derin + soğuk + sandık = derin dondurucu)

Wasser + Kocher → der Wasserkocher (su + kaynatıcı = su ısıtıcı)

Küchen + Waage → die Küchenwaage (mutfak + terazi = mutfak tartısı)

Kural: Birleşik kelimelerde her zaman son kelime artikeli belirler. Örnek: Kühl + Schrank (der) → der Kühlschrank.

Almanca Mutfak Eşyaları – Sofra Düzeni (den Tisch decken)

Almanya'da sofra düzeni önemlidir. Bir sofra kurarken her eşyanın belirli bir yeri vardır. Aşağıdaki cümlelerle sofra düzenini öğrenebilirsiniz:

"Der Teller steht in der Mitte." – Tabak ortada durur.

"Die Gabel liegt links neben dem Teller." – Çatal tabağın sol yanında durur.

"Das Messer liegt rechts neben dem Teller." – Bıçak tabağın sağ yanında durur.

"Der Löffel liegt rechts neben dem Messer." – Kaşık bıçağın sağ yanında durur.

"Das Glas steht rechts oben." – Bardak sağ üstte durur.

"Die Serviette liegt auf dem Teller." – Peçete tabağın üzerinde durur.

Bu cümlelerde "links" (sol), "rechts" (sağ), "neben" (yanında), "oben" (üstte), "auf" (üzerinde), "in der Mitte" (ortada) gibi yer belirten ifadeler kullanılır.

Almanca Mutfak Eşyaları – Diyalog Örnekleri (Dialogbeispiele)

Almanca Diyalog 1: Mutfakta Yemek Hazırlığı

Anna: "Was kochst du heute?" – Bugün ne pişiriyorsun?

Max: "Ich mache Gemüsesuppe. Kannst du mir den Kochtopf geben?" – Sebze çorbası yapıyorum. Bana tencereyi verir misin?

Anna: "Klar, hier ist er. Brauchst du auch das Schneidebrett?" – Tabii, al. Kesme tahtası da lazım mı?

Max: "Ja, bitte. Und ein scharfes Messer zum Schneiden." – Evet, lütfen. Ve kesmek için keskin bir bıçak.

Anna: "Soll ich den Tisch decken?" – Sofrayı kurayım mı?

Max: "Ja, stell bitte zwei Teller, zwei Löffel und zwei Gläser auf den Tisch." – Evet, lütfen masaya iki tabak, iki kaşık ve iki bardak koy.

Anna: "Vergiss nicht, den Herd auszumachen, wenn die Suppe fertig ist!" – Çorba hazır olunca ocağı kapatmayı unutma!

Max: "Keine Sorge! Und danach wasche ich das Geschirr ab." – Merak etme! Sonra da bulaşıkları yıkarım.

Almanca Diyalog 2: Mutfak Eşyası Alışverişi

Verkäufer: "Kann ich Ihnen helfen?" – Size yardımcı olabilir miyim?

Kundin: "Ja, ich suche eine neue Pfanne." – Evet, yeni bir tava arıyorum.

Verkäufer: "Wir haben Pfannen in verschiedenen Größen. Möchten Sie eine beschichtete Pfanne?" – Çeşitli boyutlarda tavalarımız var. Teflon kaplı tava ister misiniz?

Kundin: "Ja, bitte. Und ich brauche auch ein Schneidebrett und einen Schneebesen." – Evet, lütfen. Bir de kesme tahtası ve tel çırpıcı lazım.

Verkäufer: "Die Schneidebretter sind im nächsten Regal. Der Schneebesen kostet 8 Euro." – Kesme tahtaları bir sonraki rafta. Tel çırpıcı 8 Euro.

Kundin: "Gut, ich nehme alles." – İyi, hepsini alıyorum.

Almanca Mutfak Eşyaları – İleri Seviye Gramer Bilgileri

Almanca Mutfak Eşyaları – Dativ ile Kullanım (Yer Belirtme: Wo?)

Mutfak eşyalarının nerede olduğunu söylerken Dativ hali kullanılır (Wo? – Nerede?):

"Die Teller sind im Schrank." – Tabaklar dolapta. (in + dem = im)

"Das Messer liegt auf dem Schneidebrett." – Bıçak kesme tahtasının üzerinde.

"Die Milch ist im Kühlschrank." – Süt buzdolabında.

"Die Suppe kocht im Topf." – Çorba tencerede pişiyor.

Almanca Mutfak Eşyaları – Akkusativ ile Kullanım (Yön Belirtme: Wohin?)

Bir eşyayı bir yere koyarken Akkusativ hali kullanılır (Wohin? – Nereye?):

"Stell die Milch in den Kühlschrank." – Sütü buzdolabına koy.

"Leg das Messer auf den Tisch." – Bıçağı masanın üzerine koy.

"Wirf die Reste in den Abfalleimer." – Artıkları çöp kovasına at.

"Stell die Teller in die Spüle." – Tabakları evyeye koy.

Kural: "Wo?" (nerede) sorusunda Dativ, "Wohin?" (nereye) sorusunda Akkusativ kullanılır. Bu kural "in, auf, an, neben, unter, über, vor, hinter, zwischen" edatlarıyla (Wechselpräpositionen) geçerlidir.

Almanca Mutfak Eşyaları – Sıkça Yapılan Hatalar ve Doğruları

❌ "der Herd" = Fırın → ✅ der Herd = Ocak. Fırın Almanca'da "der Backofen" demektir.

❌ "die Spüle" = Tezgah → ✅ die Spüle = Evye. Tezgah Almanca'da "die Arbeitsplatte" demektir.

❌ "das Waschpulver" = Bulaşık tozu → ✅ Waschpulver = Çamaşır tozu. Bulaşık makinesi tozu = "das Spülmaschinenpulver".

❌ "das Brett" = Kesme tahtası → ✅ Brett = sadece tahta. Kesme tahtası = das Schneidebrett.

❌ "der Kaffeelöffel" = Çay kaşığı → ✅ Kaffeelöffel = Kahve kaşığı. Çay kaşığı = der Teelöffel.

❌ "die Friteuse" → ✅ Doğru yazılışı: die Fritteuse (çift t ile).

❌ "das Milchkannchen" → ✅ Doğru yazılışı: das Milchkännchen (ä harfi ile).

❌ "der Pfeffer" = Dolmalık biber → ✅ Pfeffer = Karabiber. Dolmalık biber = der Paprika.

❌ "Ich esse gern Maise" → ✅ "Ich esse gern Mais." Mais çoğul yapılmaz.

❌ "Knoblauchen" → ✅ Doğrusu "Knoblauch". Knoblauch çoğul yapılmaz.

Almanca Mutfak Eşyaları – Kapsamlı Özet Tablosu

Almanca Çoğul Türkçe
der Herd die Herde Ocak
der Gasherd die Gasherde Gaz ocağı
der Elektroherd die Elektroherde Elektrikli ocak
der Backofen die Backöfen Fırın
die Mikrowelle die Mikrowellen Mikrodalga
der Kühlschrank die Kühlschränke Buzdolabı
die Tiefkühltruhe die Tiefkühltruhen Derin dondurucu
die Geschirrspülmaschine die Geschirrspülmaschinen Bulaşık makinesi
die Kaffeemaschine die Kaffeemaschinen Kahve makinesi
der Toaster die Toaster Ekmek kızartma makinesi
der Mixer die Mixer Mikser
der Handmixer die Handmixer El mikseri
die Küchenmaschine die Küchenmaschinen Mutfak robotu
die Fritteuse die Fritteusen Fritöz
die Küchenwaage die Küchenwaagen Mutfak terazisi
der Wasserkocher die Wasserkocher Su ısıtıcı
der Kochtopf die Kochtöpfe Tencere
der Dampfkochtopf die Dampfkochtöpfe Düdüklü tencere
die Pfanne die Pfannen Tava
der Deckel die Deckel Kapak
die Teekanne die Teekannen Çaydanlık (demlik)
der Wasserkessel die Wasserkessel Çaydanlık (alt)
das Messer die Messer Bıçak
das Küchenmesser die Küchenmesser Mutfak bıçağı
das Schneidebrett die Schneidebretter Kesme tahtası
der Dosenöffner die Dosenöffner Konserve açacağı
der Flaschenöffner die Flaschenöffner Şişe açacağı
der Korkenzieher die Korkenzieher Tirbuşon
der Sparschäler die Sparschäler Soyacak
die Reibe die Reiben Rende
die Teigrolle die Teigrollen Oklava
der Schneebesen die Schneebesen Tel çırpıcı
die Suppenkelle die Suppenkellen Kepçe
der Pfannenwender die Pfannenwender Spatula
das Sieb die Siebe Süzgeç
das Geschirr Sofra takımı
das Besteck die Bestecke Çatal-bıçak takımı
der Löffel die Löffel Kaşık
die Gabel die Gabeln Çatal
der Esslöffel die Esslöffel Yemek kaşığı
der Teelöffel die Teelöffel Çay kaşığı
der Teller die Teller Tabak
die Schüssel die Schüsseln Kase
die Tasse die Tassen Fincan
die Untertasse die Untertassen Fincan tabağı
das Glas die Gläser Bardak
das Milchkännchen die Milchkännchen Sütlük
die Zuckerdose die Zuckerdosen Şekerlik
der Salzstreuer die Salzstreuer Tuzluk
der Pfefferstreuer die Pfefferstreuer Biberlik
das Tablett die Tabletts Tepsi
die Serviette die Servietten Peçete
die Spüle die Spülen Evye
die Arbeitsplatte die Arbeitsplatten Tezgah
das Spülmittel Bulaşık deterjanı
der Schwamm die Schwämme Sünger
das Geschirrtuch die Geschirrtücher Mutfak havlusu
der Topfhandschuh die Topfhandschuhe Fırın eldiveni
der Abfalleimer die Abfalleimer Çöp kovası
die Vorratsdose die Vorratsdosen Saklama kabı
die Frischhaltefolie Streç film
die Alufolie Alüminyum folyo
das Backpapier Pişirme kağıdı
das Backblech die Backbleche Fırın tepsisi

Bu kapsamlı dersimizde Almanca mutfak eşyalarını artikelleri, çoğulları ve örnek cümleleriyle birlikte kategorize ederek öğrendik. Birleşik kelime yapılarını, mutfak fiillerini, sofra düzeni ifadelerini ve Dativ/Akkusativ kurallarını da ele aldık. Kelimeleri mutlaka artikelleriyle birlikte ezberleyin ve cümle içinde kullanarak pratik yapın.