İngilizce Ev ve Günlük Yaşam Kelimeleri: Odalar, Eşyalar ve Günlük Rutinler
Ev ve günlük yaşam, İngilizce öğrenirken en temel konulardan biridir. İster evinizi tanıtırken, ister günlük rutininizi anlatırken, ister ev eşyası alışverişi yaparken İngilizce ev ve günlük yaşam kelimelerini bilmek çok önemlidir. Bu kapsamlı rehberde evin odalarından mobilyalara, mutfak eşyalarından günlük rutinlere kadar ev ve günlük yaşamın tüm İngilizce kelimelerini öğreneceksiniz.
Ev ve Günlük Yaşam Temel Kelime Tablosu
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Ev | House / Home | haus / hom |
| Daire | Apartment / Flat | ıpart'mınt / flet |
| Oda | Room | ruum |
| Mutfak | Kitchen | kiç'ın |
| Yatak odası | Bedroom | bed'ruum |
| Oturma odası | Living room | liv'ing ruum |
| Banyo | Bathroom | bat'ruum |
| Bahçe | Garden | gar'dın |
| Kapı | Door | dor |
| Pencere | Window | vin'dov |
| Merdiven | Stairs | sterz |
| Çatı | Roof | ruuf |
| Duvar | Wall | vol |
| Zemin | Floor | flor |
| Tavan | Ceiling | sii'ling |
| Komşu | Neighbor | ney'bır |
| Kira | Rent | rent |
| Taşınmak | To move | tu muuv |
"House" ve "Home" farkı: Bu iki kelime sıkça karıştırılır.
- House – Fiziksel yapı, bina. "We bought a house." (Bir ev satın aldık.) - Binanın kendisinden bahsedersiniz.
- Home – Yaşadığınız yer, duygusal anlam taşır. "I'm going home." (Eve gidiyorum.) - Evinize ait hissedersiniz.
1. Ev Türleri (Types of Houses)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Ev | House | haus |
| Daire / Apartman dairesi | Apartment / Flat | ı-PART-mınt / flat |
| Villa | Villa | Vİ-lı |
| Müstakil ev | Detached house | di-TAÇT haus |
| İkiz ev | Semi-detached house | SE-mi di-TAÇT haus |
| Sıra ev | Terraced house / Row house | TE-rıst haus |
| Stüdyo daire | Studio apartment | STYUU-di-o ı-PART-mınt |
| Çatı katı | Penthouse / Attic | PENT-haus / A-tik |
| Bodrum katı | Basement | BEYS-mınt |
| Kulübe | Cottage / Cabin | KO-tic / KA-bin |
Örnek cümleler:
- We live in an apartment on the third floor. – Üçüncü katta bir dairede yaşıyoruz.
- They bought a new house last year. – Geçen yıl yeni bir ev aldılar.
- The cottage in the countryside is very cozy. – Kırsaldaki kulübe çok sıcak.
- She rents a studio apartment near the university. – Üniversitenin yakınında bir stüdyo daire kiralıyor.
2. Evin Bölümleri (Parts of the House)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Oda | Room | ruum |
| Oturma odası / Salon | Living room | Lİ-ving ruum |
| Yatak odası | Bedroom | BED-ruum |
| Mutfak | Kitchen | Kİ-çın |
| Banyo | Bathroom | BAT-ruum |
| Tuvalet | Toilet / Restroom | TOY-lıt / REST-ruum |
| Yemek odası | Dining room | DAY-ning ruum |
| Çalışma odası | Study / Home office | STA-di |
| Koridor | Hallway / Corridor | HOL-vey / KO-ri-dor |
| Giriş / Antre | Entrance / Entryway | EN-trıns |
| Balkon | Balcony | BAL-kı-ni |
| Teras | Terrace | TE-rıs |
| Bahçe | Garden / Yard | GAR-dın / yard |
| Garaj | Garage | gı-RAJ |
| Çatı | Roof | ruuf |
| Duvar | Wall | vol |
| Tavan | Ceiling | Sİİ-ling |
| Zemin / Yer | Floor | flor |
| Merdiven | Stairs / Staircase | sterz |
| Asansör | Elevator / Lift | E-lı-vey-tır / lift |
Örnek cümleler:
- Our house has three bedrooms. – Evimizin üç yatak odası var.
- The kitchen is next to the dining room. – Mutfak yemek odasının yanında.
- The children are playing in the garden. – Çocuklar bahçede oynuyor.
- Go upstairs, the bathroom is on the second floor. – Yukarı çık, banyo ikinci katta.
- There's a balcony in every room. – Her odada bir balkon var.
- The garage is big enough for two cars. – Garaj iki araba için yeterince büyük.
💡 İpucu: "Bathroom" hem banyo hem tuvalet anlamına gelebilir. Amerikan İngilizcesinde tuvalete gitmek için "restroom" veya "bathroom", İngiliz İngilizcesinde "toilet" veya "loo" kullanılır.
3. Oturma Odası Eşyaları (Living Room Furniture)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Kanepe / Koltuk | Sofa / Couch | SO-fı / kauç |
| Koltuk (tekli) | Armchair | ARM-çer |
| Sehpa | Coffee table | KO-fi TEY-bıl |
| Televizyon | Television / TV | TE-lı-vi-jın / tii-vii |
| Kitaplık | Bookshelf / Bookcase | BUK-şelf |
| Halı | Carpet / Rug | KAR-pıt / rag |
| Perde | Curtain | KÖR-tın |
| Lamba | Lamp | lamp |
| Avize | Chandelier | şan-dı-LİR |
| Çerçeve / Tablo | Frame / Picture | freym / PİK-çır |
| Yastık (dekoratif) | Cushion / Pillow | KU-şın / Pİ-lov |
| Vazo | Vase | vaz / veys |
| Şömine | Fireplace | FAY-ır-pleys |
| Uzaktan kumanda | Remote control | ri-MOUT kın-TROL |
Örnek cümleler:
- Sit on the sofa and relax. – Kanepeye otur ve rahatla.
- The remote control is on the coffee table. – Uzaktan kumanda sehpanın üstünde.
- We bought new curtains for the living room. – Oturma odası için yeni perdeler aldık.
- There's a beautiful painting on the wall. – Duvarda güzel bir tablo var.
- The lamp doesn't work. We need a new bulb. – Lamba çalışmıyor. Yeni ampule ihtiyacımız var.
4. Yatak Odası Eşyaları (Bedroom Furniture)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Yatak | Bed | bed |
| Yastık | Pillow | Pİ-lov |
| Yorgan | Duvet / Comforter | DUU-vey / KAM-fır-tır |
| Battaniye | Blanket | BLAN-kit |
| Çarşaf | Sheet | şiit |
| Yatak örtüsü | Bedspread | BED-spred |
| Dolap | Wardrobe / Closet | VOR-drob / KLO-zıt |
| Komodin | Nightstand / Bedside table | NAYT-stand |
| Şifonyer | Dresser / Chest of drawers | DRE-sır |
| Ayna | Mirror | Mİ-rır |
| Çalar saat | Alarm clock | ı-LARM klok |
| Abajur | Bedside lamp | BED-sayd lamp |
Örnek cümleler:
- The bed is very comfortable. – Yatak çok rahat.
- I need an extra pillow. – Fazladan bir yastığa ihtiyacım var.
- She put her clothes in the wardrobe. – Kıyafetlerini dolaba koydu.
- Set the alarm clock for 7 AM. – Çalar saati sabah 7'ye kur.
- The blanket is on top of the bed. – Battaniye yatağın üstünde.
5. Mutfak Eşyaları (Kitchen Items)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Buzdolabı | Refrigerator / Fridge | ri-FRİ-cı-rey-tır / fric |
| Fırın | Oven | A-vın |
| Ocak | Stove / Cooker | stouv / KU-kır |
| Mikrodalga | Microwave | MAY-kro-veyv |
| Bulaşık makinesi | Dishwasher | DİŞ-vo-şır |
| Çamaşır makinesi | Washing machine | VO-şing mı-ŞİİN |
| Kurutma makinesi | Dryer | DRAY-ır |
| Tost makinesi | Toaster | TOUS-tır |
| Blender | Blender | BLEN-dır |
| Çaydanlık | Kettle / Teapot | KE-tıl / Tİİ-pot |
| Tencere | Pot / Saucepan | pot / SOS-pan |
| Tava | Pan / Frying pan | pan / FRAY-ing pan |
| Tabak | Plate / Dish | pleyt / diş |
| Kase | Bowl | boul |
| Bardak | Glass / Cup | glas / kap |
| Fincan | Cup / Mug | kap / mag |
| Çatal | Fork | fork |
| Bıçak | Knife | nayf |
| Kaşık | Spoon | spuun |
| Tepsi | Tray | trey |
| Peçete | Napkin | NAP-kin |
| Havlu | Towel | TAU-ıl |
| Sünger | Sponge | spanc |
| Bulaşık deterjanı | Dish soap | diş soup |
| Kesme tahtası | Cutting board | KA-ting bord |
Örnek cümleler:
- Put the milk in the fridge. – Sütü buzdolabına koy.
- The oven is preheating. – Fırın ısınıyor.
- I washed the dishes by hand because the dishwasher is broken. – Bulaşık makinesi bozuk olduğu için bulaşıkları elle yıkadım.
- Can you pass me a fork and knife? – Bana çatal bıçak uzatır mısın?
- The kettle is boiling. – Çaydanlık kaynıyor.
- Heat the soup in the microwave. – Çorbayı mikrodalgada ısıt.
- She's frying eggs in the pan. – Tavada yumurta kızartıyor.
💡 Fark:
• Glass = Su bardağı (cam)
• Cup = Fincan (genellikle sıcak içecekler için)
• Mug = Kupa (kulplu büyük bardak)
6. Banyo Eşyaları (Bathroom Items)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Küvet | Bathtub | BAT-tab |
| Duş | Shower | ŞAU-ır |
| Lavabo | Sink | sink |
| Musluk | Faucet / Tap | FO-sıt / tap |
| Ayna | Mirror | Mİ-rır |
| Havlu | Towel | TAU-ıl |
| Sabun | Soap | soup |
| Şampuan | Shampoo | şam-PUU |
| Saç kremi | Conditioner | kın-Dİ-şı-nır |
| Diş fırçası | Toothbrush | TUUT-braş |
| Diş macunu | Toothpaste | TUUT-peyst |
| Saç kurutma makinesi | Hair dryer | her DRAY-ır |
| Tıraş makinesi | Razor / Shaver | REY-zır / ŞEYV-ır |
| Tarak | Comb | koum |
| Fırça (saç) | Brush | braş |
| Klozet | Toilet | TOY-lıt |
| Tuvalet kağıdı | Toilet paper | TOY-lıt PEY-pır |
| Çamaşır sepeti | Laundry basket | LON-dri BAS-kit |
Örnek cümleler:
- I take a shower every morning. – Her sabah duş alırım.
- Don't forget to brush your teeth. – Dişlerini fırçalamayı unutma.
- The shampoo is in the shower. – Şampuan duşta.
- Can you pass me a towel? – Bana bir havlu uzatır mısın?
- The faucet is leaking. – Musluk damlıyor.
- Put your dirty clothes in the laundry basket. – Kirli kıyafetlerini çamaşır sepetine koy.
7. Ev İşleri (Household Chores)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Temizlik yapmak | Clean | kliin |
| Süpürmek | Sweep | sviip |
| Elektrik süpürgesi çekmek | Vacuum | VA-kyuum |
| Paspas yapmak | Mop | mop |
| Toz almak | Dust | dast |
| Bulaşık yıkamak | Wash the dishes / Do the dishes | voş dı Dİ-şız |
| Çamaşır yıkamak | Do the laundry | duu dı LON-dri |
| Ütü yapmak | Iron | AY-ırn |
| Yemek yapmak | Cook | kuk |
| Yatağı toplamak | Make the bed | meyk dı bed |
| Çöp çıkarmak | Take out the trash | teyk aut dı traş |
| Alışveriş yapmak | Go shopping / Do the shopping | go ŞO-ping |
| Bahçe işleri | Gardening | GAR-dı-ning |
| Çiçek sulamak | Water the plants | VO-tır dı plants |
| Evcil hayvanı beslemek | Feed the pet | fiid dı pet |
| Sofra kurmak | Set the table | set dı TEY-bıl |
| Sofrayı toplamak | Clear the table | kliir dı TEY-bıl |
Örnek cümleler:
- I vacuum the house every Saturday. – Her Cumartesi evi süpürürüm.
- She does the laundry twice a week. – Haftada iki kez çamaşır yıkar.
- Can you make your bed, please? – Yatağını toplar mısın, lütfen?
- Don't forget to take out the trash. – Çöpü çıkarmayı unutma.
- He helps his mother cook dinner. – Annesine akşam yemeği yapmakta yardım eder.
- I need to iron my shirt for tomorrow. – Yarın için gömleğimi ütülemem lazım.
- Who's going to do the dishes tonight? – Bu gece bulaşıkları kim yıkayacak?
- Water the plants, they look dry. – Çiçekleri sula, kuru görünüyorlar.
8. Günlük Rutinler (Daily Routines)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Uyanmak | Wake up | veyk ap |
| Kalkmak | Get up | get ap |
| Duş almak | Take a shower | teyk ı ŞAU-ır |
| Dişlerini fırçalamak | Brush your teeth | braş yor tiit |
| Yüzünü yıkamak | Wash your face | voş yor feys |
| Giyinmek | Get dressed | get drest |
| Kahvaltı yapmak | Have breakfast | hav BREK-fıst |
| Öğle yemeği yemek | Have lunch | hav lanç |
| Akşam yemeği yemek | Have dinner | hav Dİ-nır |
| İşe gitmek | Go to work | go tu vörk |
| Okula gitmek | Go to school | go tu skuul |
| Eve dönmek | Come home / Get home | kam houm |
| Dinlenmek | Rest / Relax | rest / ri-LAKS |
| TV izlemek | Watch TV | voç tii-vii |
| Kitap okumak | Read a book | riid ı buk |
| Müzik dinlemek | Listen to music | Lİ-sın tu MYUU-zik |
| Yürüyüş yapmak | Go for a walk | go for ı vok |
| Spor yapmak | Exercise / Work out | EK-sır-sayz |
| Yatmak / Uyumak | Go to bed / Sleep | go tu bed / sliip |
Örnek cümleler:
- I wake up at 7 o'clock every morning. – Her sabah saat 7'de uyanırım.
- She brushes her teeth after breakfast. – Kahvaltıdan sonra dişlerini fırçalar.
- We have dinner at 7 PM. – Akşam 7'de yemek yeriz.
- He comes home from work at 6. – Saat 6'da işten eve gelir.
- I read a book before going to bed. – Yatmadan önce kitap okurum.
- The children go to school at 8:30. – Çocuklar 8:30'da okula gider.
- She likes to relax and watch TV in the evening. – Akşamları dinlenip TV izlemeyi sever.
💡 Zaman ifadeleri:
• in the morning = sabahleyin
• in the afternoon = öğleden sonra
• in the evening = akşamleyin
• at night = gece
• every day = her gün
• on weekdays = hafta içi
• on weekends = hafta sonları
9. Ev Araç ve Gereçleri (Household Tools & Appliances)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Elektrik süpürgesi | Vacuum cleaner | VA-kyuum KLİİ-nır |
| Ütü | Iron | AY-ırn |
| Süpürge | Broom | bruum |
| Faraş | Dustpan | DAST-pan |
| Paspas | Mop | mop |
| Kova | Bucket | BA-kit |
| Deterjan | Detergent | di-TÖR-cınt |
| Çöp kovası | Trash can / Bin | traş kan / bin |
| Çöp torbası | Garbage bag / Trash bag | GAR-bic bag |
| Ampul | Light bulb | layt balb |
| Priz | Outlet / Socket | AUT-let / SO-kit |
| Anahtar (elektrik) | Switch | sviç |
| Kilit | Lock | lok |
| Anahtar | Key | kii |
Örnek cümleler:
- The vacuum cleaner is in the closet. – Elektrik süpürgesi dolabın içinde.
- We need to change the light bulb. – Ampulü değiştirmemiz lazım.
- Don't forget your keys! – Anahtarlarını unutma!
- Where's the broom? I need to sweep the floor. – Süpürge nerede? Yeri süpürmem lazım.
- Turn off the switch before leaving. – Çıkmadan önce düğmeyi kapat.
10. Ev ile İlgili Fiiller (Home-Related Verbs)
| Türkçe | İngilizce | Okunuşu |
|---|---|---|
| Açmak (kapı/pencere) | Open | O-pın |
| Kapatmak | Close / Shut | klouz / şat |
| Açmak (ışık/cihaz) | Turn on | törn on |
| Kapatmak (ışık/cihaz) | Turn off | törn of |
| Kilitlemek | Lock | lok |
| Kilidini açmak | Unlock | an-LOK |
| Taşınmak | Move in / Move out | muuv in / muuv aut |
| Kiralamak | Rent | rent |
| Tamir etmek | Fix / Repair | fiks / ri-PER |
| Boyamak (duvar) | Paint | peynt |
| Dekore etmek | Decorate | DE-kı-reyt |
Örnek cümleler:
- Please close the window, it's cold. – Lütfen pencereyi kapat, soğuk.
- Turn off the lights when you leave. – Çıkarken ışıkları kapat.
- Don't forget to lock the door. – Kapıyı kilitlemeyi unutma.
- We moved into our new apartment last month. – Geçen ay yeni dairemize taşındık.
- The landlord wants to paint the walls. – Ev sahibi duvarları boyamak istiyor.
- I need to fix the leaking faucet. – Akan musluğu tamir etmem lazım.
11. Örnek Diyalog: Evini Tanıtma (Showing Your House)
A: Welcome to our new house! Come in!
B: Thank you! Wow, it looks great!
A: This is the living room. We have a big sofa and a TV here.
B: It's very spacious. I love the curtains!
A: Thanks! And this is the kitchen. We just bought a new fridge.
B: The kitchen is beautiful. Is that a dishwasher?
A: Yes, it makes life so much easier!
B: How many bedrooms do you have?
A: We have three bedrooms. Let me show you upstairs.
B: This bedroom is lovely. And you have a balcony too!
A: Yes, we love sitting on the balcony in the evening.
B: Do you have a garden?
A: Yes, it's out back. We planted some flowers last week.
Türkçe çevirisi:
A: Yeni evimize hoş geldin! Buyur gir!
B: Teşekkürler! Vay, harika görünüyor!
A: Burası oturma odası. Büyük bir kanepe ve TV var burada.
B: Çok geniş. Perdeleri çok beğendim!
A: Teşekkürler! Burası da mutfak. Yeni bir buzdolabı aldık.
B: Mutfak güzel. O bulaşık makinesi mi?
A: Evet, hayatı çok kolaylaştırıyor!
B: Kaç yatak odanız var?
A: Üç yatak odamız var. Üst katı göstereyim.
B: Bu yatak odası çok güzel. Ve balkonunuz da var!
A: Evet, akşamları balkonda oturmayı çok seviyoruz.
B: Bahçeniz var mı?
A: Evet, arka tarafta. Geçen hafta biraz çiçek diktik.
12. Örnek Diyalog: Günlük Rutin (Daily Routine)
A: What time do you usually wake up?
B: I wake up at 6:30. I'm an early bird!
A: That's early! What do you do first?
B: First, I take a shower and brush my teeth. Then I have breakfast.
A: What do you usually have for breakfast?
B: I have toast, eggs, and tea. What about you?
A: I usually just have cereal and coffee. I'm always in a hurry.
B: What time do you go to work?
A: I leave the house at 8. I take the bus to work.
B: What do you do after work?
A: I come home around 6, cook dinner, and then relax.
B: Do you exercise?
A: Yes, I go for a walk in the evening. Then I read a book and go to bed around 11.
B: That sounds like a nice routine.
Türkçe çevirisi:
A: Genellikle saat kaçta uyanırsın?
B: 6:30'da uyanırım. Erken kalkan biriyim!
A: Erkenmiş! İlk ne yaparsın?
B: Önce duş alırım ve dişlerimi fırçalarım. Sonra kahvaltı yaparım.
A: Kahvaltıda genellikle ne yersin?
B: Tost, yumurta ve çay. Ya sen?
A: Ben genellikle sadece mısır gevreği ve kahve. Her zaman acelem olur.
B: Saat kaçta işe gidiyorsun?
A: Saat 8'de evden çıkıyorum. İşe otobüsle gidiyorum.
B: İşten sonra ne yaparsın?
A: Saat 6 civarı eve gelirim, akşam yemeği pişiririm, sonra dinlenirim.
B: Egzersiz yapıyor musun?
A: Evet, akşamları yürüyüşe çıkıyorum. Sonra kitap okurum ve 11 civarı yatarım.
B: Güzel bir rutin gibi görünüyor.
13. Örnek Diyalog: Ev İşleri Paylaşımı (Sharing Household Chores)
A: We need to clean the house today. It's a mess!
B: You're right. Let's share the chores.
A: Okay. I'll vacuum the living room and the bedrooms.
B: And I'll mop the kitchen and the bathroom.
A: Don't forget to do the dishes. They've been in the sink since last night.
B: I'll do them after mopping. Can you also take out the trash?
A: Sure. And we need to do the laundry too.
B: I'll put the clothes in the washing machine now.
A: Great. I'll iron them later.
B: Teamwork makes everything easier!
Türkçe çevirisi:
A: Bugün evi temizlememiz lazım. Dağınık!
B: Haklısın. İşleri paylaşalım.
A: Tamam. Ben oturma odasını ve yatak odalarını süpüreceğim.
B: Ben de mutfağı ve banyoyu paspas yapacağım.
A: Bulaşıkları yıkamayı unutma. Dün geceden beri lavaboda duruyor.
B: Paspas yaptıktan sonra yıkayacağım. Sen de çöpü çıkarır mısın?
A: Tabii. Ve çamaşır da yıkamamız lazım.
B: Şimdi kıyafetleri çamaşır makinesine atayım.
A: Harika. Sonra ben ütülerim.
B: Takım çalışması her şeyi kolaylaştırır!
14. Alıştırma / Pratik (Practice)
A) Aşağıdaki Türkçe kelimelerin İngilizcelerini yazın:
- Mutfak → ___________
- Yatak odası → ___________
- Buzdolabı → ___________
- Çatal → ___________
- Diş fırçası → ___________
- Çamaşır yıkamak → ___________
- Uyanmak → ___________
- Süpürmek → ___________
- Anahtar → ___________
- Kanepe → ___________
B) Boşlukları uygun kelimeyle doldurun:
- Put the milk in the ___________. (oven / fridge / sink)
- Don't forget to ___________ the door when you leave. (lock / open / paint)
- I ___________ up at 7 every morning. (get / wake / take)
- She ___________ the dishes after dinner. (makes / does / takes)
- ___________ off the lights, please. (Turn / Open / Close)
C) Aşağıdaki cümleleri İngilizceye çevirin:
- Her sabah duş alırım.
- Mutfak yemek odasının yanında.
- Çöpü çıkarmayı unutma.
- Evimizin üç yatak odası var.
- Çıkarken ışıkları kapat.
Cevaplar:
A) 1. Kitchen 2. Bedroom 3. Refrigerator / Fridge 4. Fork 5. Toothbrush 6. Do the laundry 7. Wake up 8. Sweep 9. Key 10. Sofa / Couch
B) 1. fridge 2. lock 3. wake 4. does 5. Turn
C) 1. I take a shower every morning. 2. The kitchen is next to the dining room. 3. Don't forget to take out the trash. 4. Our house has three bedrooms. 5. Turn off the lights when you leave.
15. Özet: Temel Ev ve Günlük Yaşam Kelimeleri
| Kategori | Temel Kelimeler |
|---|---|
| Ev Türleri | house, apartment, villa, cottage, studio |
| Odalar | living room, bedroom, kitchen, bathroom, garden |
| Oturma Odası | sofa, armchair, TV, coffee table, lamp, curtain |
| Yatak Odası | bed, pillow, blanket, wardrobe, mirror, alarm clock |
| Mutfak | fridge, oven, stove, plate, fork, knife, spoon |
| Banyo | shower, sink, towel, soap, toothbrush, mirror |
| Ev İşleri | clean, sweep, vacuum, wash, iron, cook |
| Günlük Rutin | wake up, get dressed, have breakfast, go to work, sleep |
💡 Son İpucu: Ev ve günlük yaşam kelimelerini en etkili şekilde öğrenmek için evinizdeki her eşyaya İngilizce küçük etiketler yapıştırın. "Fridge", "mirror", "door" gibi etiketler günlük tekrar sağlar ve kelimeleri çok daha hızlı öğrenmenize yardımcı olur!
