Meyve ve sebzeler günlük yaşamda en sık kullandığımız kelimeler arasındadır. Markette, mutfakta, restoranda, doktor muayenehanesinde ve sohbetlerde sürekli olarak meyve ve sebze isimleriyle karşılaşırız. Almanca'da meyvenin genel karşılığı "das Obst", sebzenin ise "das Gemüse" şeklindedir.
Bu kapsamlı dersimizde hem meyveleri hem de sebzeleri artikelleri, çoğulları, açıklamaları ve örnek cümleleriyle birlikte detaylı olarak öğreneceğiz. Ayrıca pazar ve markette alışveriş cümleleri, meyve ve sebzeleri tanıtma kalıpları, yemek pişirme fiilleri ve ileri seviye gramer konularına da değineceğiz.
BÖLÜM 1: ALMANCA MEYVELER (die Früchte / das Obst)
Almanca Meyveler – Resimli (das Obst)
Almanca'da meyvenin genel karşılığı "das Obst" olarak kullanılır. "Das Obst" sayılamayan bir isimdir, yani çoğul yapılmaz. Tek tek meyve türlerinden bahsederken ise "die Frucht" (çoğul: die Früchte) kelimesi kullanılır. Günlük konuşmada genellikle "Obst" tercih edilir.
Önemli bilgi: Almanca meyve isimlerinin büyük çoğunluğu "die" artikeliyle kullanılır. Sadece "der Apfel" (elma) ve "der Pfirsich" (şeftali) istisnai olarak "der" artikeli alır.

der Apfel (die Äpfel) – Elma. Almanya'nın en çok tüketilen meyvesidir. Kırmızı, yeşil veya sarı olabilir. B ve C vitamini açısından zengindir. "Der Apfel ist rot und sehr gesund." – Elma kırmızıdır ve çok sağlıklıdır.
"Ein Apfel am Tag hält den Doktor fern." – Günde bir elma doktoru uzak tutar.

die Birne (die Birnen) – Armut. Tatlı ve sulu bir meyvedir. Yeşil veya sarı olabilir. "Die Birne ist süß und saftig." – Armut tatlı ve suludur.
"Birnen sind weicher als Äpfel." – Armutlar elmalardan daha yumuşaktır. "Ich esse gerne reife Birnen." – Olgun armut yemeyi severim.

die Orange (die Orangen) – Portakal. Turuncu renkli, C vitamini açısından çok zengindir. "Die Orange ist orange und rund." – Portakal turuncu ve yuvarlaktır. "Orangensaft ist mein Lieblingsgetränk." – Portakal suyu en sevdiğim içecektir.

die Mandarine (die Mandarinen) – Mandalina. Portakaldan küçük, kolay soyulan bir turunçgil. C vitamini bakımından çok zengindir. "Mandarinen schmecken süß und sind leicht zu schälen." – Mandalinalar tatlıdır ve soyması kolaydır.

die Grapefruit (die Grapefruits) – Greyfurt. Ekşi-tatlı bir turunçgil. Portakaldan büyük ve buruk bir tadı vardır. "Die Grapefruit schmeckt bitter-süß." – Greyfurt acı-tatlı bir tada sahiptir. "Zum Frühstück trinke ich Grapefruitsaft." – Kahvaltıda greyfurt suyu içerim.

die Quitte (die Quitten) – Ayva. Sarı renkli, sert ve kokulu bir meyvedir. Çiğ yenmez, genellikle reçel veya marmelat yapılır. "Aus Quitten macht man leckere Marmelade." – Ayvadan lezzetli reçel yapılır. "Die Quitte riecht sehr aromatisch." – Ayvanın çok aromatik bir kokusu vardır.

die Banane (die Bananen) – Muz. Sarı renkli, uzun ve eğri şekilli tropikal meyve. Potasyum açısından zengindir. "Die Banane ist gelb und krumm." – Muz sarı ve eğridir.
"Affen fressen gerne Bananen." – Maymunlar muz yemeyi sever. "Bananen geben viel Energie." – Muzlar çok enerji verir.

die Traube (die Trauben) – Üzüm. Yeşil, sarı veya mor olabilir. Küçük tanelerden oluşan salkım meyve. Potasyum ve C vitamini içerir. "Aus Trauben wird Wein gemacht." – Üzümden şarap yapılır.

der Pfirsich (die Pfirsiche) – Şeftali. Tüylü kabuğu olan, sulu ve tatlı bir meyve. Dikkat: Artikeli "die" değil "der"dir. "Der Pfirsich ist weich und süß." – Şeftali yumuşak ve tatlıdır.

die Zitrone (die Zitronen) – Limon. Sarı renkli ve çok ekşi bir turunçgil. C vitamini deposudur. "Die Zitrone ist gelb, sauer und sehr gesund." – Limon sarı, ekşi ve çok sağlıklıdır.

die Kiwi (die Kiwis) – Kivi. Kahverengi tüylü kabuğu, yeşil iç kısmı olan ekşi-tatlı meyve. "Die Kiwi ist außen braun und innen grün." – Kivi dıştan kahverengi, içten yeşildir. "Kiwis haben viel Vitamin C." – Kivilerde çok C vitamini vardır.

die Kirsche (die Kirschen) – Kiraz. Küçük, yuvarlak, kırmızı veya koyu kırmızı meyve. "Kirschen sind im Sommer am besten." – Kirazlar yazın en lezzetlidir.

die Aprikose (die Aprikosen) – Kayısı. Turuncu renkli, tatlı ve küçük bir meyve. "Aprikosen wachsen in warmen Ländern." – Kayısılar sıcak ülkelerde yetişir. "Getrocknete Aprikosen sind ein gesunder Snack." – Kurutulmuş kayısı sağlıklı bir atıştırmalıktır.

die Melone (die Melonen) – Kavun. Büyük, tatlı ve sulu bir yaz meyvesi. "Im Sommer esse ich gern Melone." – Yazın kavun yemeyi severim.

die Wassermelone (die Wassermelonen) – Karpuz. Kelime yapısı: Wasser (su) + Melone (kavun). Çok büyük, içi kırmızı, bol sulu bir yaz meyvesi. A ve C vitamini açısından zengindir.
"Die Wassermelone ist groß, grün und sehr erfrischend." – Karpuz büyük, yeşil ve çok ferahlatıcıdır.

die Feige (die Feigen) – İncir. Tatlı ve yumuşak bir meyve, taze veya kuru olarak tüketilir.

die Pflaume (die Pflaumen) – Erik. Mor, kırmızı veya sarı olabilen meyve. "Pflaumen sind gut für die Verdauung." – Erikler sindirim için iyidir.

die Erdbeere (die Erdbeeren) – Çilek. Kelime yapısı: Erde (toprak) + Beere (üzümsü meyve). Kırmızı renkli, tatlı ve kokulu meyve. "Ich esse gerne Erdbeeren mit Sahne." – Kremalı çilek yemeyi severim.

die Brombeere (die Brombeeren) – Böğürtlen. Koyu mor/siyah renkli, küçük taneli orman meyvesi. "Brombeeren wachsen wild im Wald." – Böğürtlenler ormanda yabani olarak yetişir. "Brombeeren sind dunkelviolett und süß." – Böğürtlenler koyu mor ve tatlıdır.

die Kokosnuss (die Kokosnüsse) – Hindistan cevizi. Sert kabuklu tropikal meyve. "Die Kokosnuss hat eine harte Schale." – Hindistan cevizinin sert bir kabuğu vardır. "Kokosmilch wird in vielen asiatischen Gerichten verwendet." – Hindistan cevizi sütü birçok Asya yemeğinde kullanılır.

die Ananas (die Ananas) – Ananas. Tropikal, tatlı-ekşi bir meyve. Çoğulda değişmez. "Die Ananas kommt aus tropischen Ländern." – Ananas tropikal ülkelerden gelir. "Ananas schmeckt süß-sauer und ist sehr saftig." – Ananas tatlı-ekşi bir tada sahiptir ve çok suludur.
Diğer Almanca Meyveler
der Granatapfel (die Granatäpfel) – Nar. Kırmızı kabuklu, içi taneli bir meyve. Dikkat: Artikeli "der"dir ("die" değil) çünkü Apfel erildir. "Der Granatapfel hat viele kleine Kerne." – Narın birçok küçük çekirdeği vardır.
die Himbeere (die Himbeeren) – Ahududu. Kırmızı, küçük taneli orman meyvesi.
die Heidelbeere (die Heidelbeeren) – Yaban mersini, böğürtlen. Koyu mavi renkli küçük taneli meyve.
die Johannisbeere (die Johannisbeeren) – Frenk üzümü. Kırmızı veya siyah olabilir.
die Mispel (die Mispeln) – Muşmula.
die Mango (die Mangos) – Mango. Tropikal, tatlı ve sulu bir meyve.
die Papaya (die Papayas) – Papaya.
die Dattel (die Datteln) – Hurma. Çok tatlı, genellikle kurutulmuş olarak tüketilir.
die Limette (die Limetten) – Misket limonu. Limondan küçük, yeşil renkli turunçgil.
Almanca Meyveler Tanıtma Cümleleri
Bir meyveyi Almanca olarak tanıtırken renk, şekil, tat, besin değeri ve mevsim gibi bilgiler verebilirsiniz:

"Der Apfel ist ein Obst. Er ist rot, gelb oder grün. Er ist rund und gesund. Er hat Vitamin B und Vitamin C." – Elma bir meyvedir. Kırmızı, sarı veya yeşildir. Yuvarlak ve sağlıklıdır. B vitamini ve C vitamini içerir.

"Die Mandarine ist ein Obst. Sie ist orange und rund. Sie hat sehr viel Vitamin C. Sie ist sehr gesund." – Mandalina bir meyvedir. Turuncu ve yuvarlaktır. Çok fazla C vitamini içerir. Çok sağlıklıdır.

"Die Traube ist ein Obst. Sie kann grün, gelb oder violett sein. Sie ist klein. Sie hat Kalium und Vitamin C." – Üzüm bir meyvedir. Yeşil, sarı veya mor olabilir. Küçüktür. Potasyum ve C vitamini içerir.

"Die Wassermelone ist ein Obst. Sie ist sehr groß. Sie ist hellgrün und dunkelgrün." – Karpuz bir meyvedir. Çok büyüktür. Açık yeşil ve koyu yeşildir.
"Sie enthält viel Vitamin A, Vitamin C und viel Wasser." – Bol miktarda A vitamini, C vitamini ve su içerir.

"Die Zitrone ist ein Obst. Sie ist gelb und sehr sauer. Sie ist oval und sehr gesund. Sie hat viel Vitamin C." – Limon bir meyvedir. Sarıdır ve çok ekşidir. Ovaldir ve çok sağlıklıdır. Çok miktarda C vitamini içerir.
Almanca Meyveler ve Sebzeler – Sevme ve Yeme Cümleleri (mögen ve essen)
Almanca'da sevdiğiniz ve sevmediğiniz meyveleri ifade etmek için "mögen" ve "essen" fiilleri kullanılır. Bu iki fiil Almanca öğrenenlerin en çok ihtiyaç duyduğu fiillerdir. Her iki fiili de detaylı olarak öğrenelim.
Almanca mögen Fiili (Sevmek, İstemek, Hoşlanmak)
"Mögen" fiili Almanca'da düzensiz (unregelmäßig) bir fiildir. Yani çekimi kurallara uymaz ve ezberlenmelidir. Bu fiil "sevmek, hoşlanmak, istemek" anlamlarına gelir.
| mögen – fiil çekimi (Präsens) | |
| ich mag | ben severim / ben isterim |
| du magst | sen seversin / sen istersin |
| er/sie/es mag | o sever / o ister |
| wir mögen | biz severiz / biz isteriz |
| ihr mögt | siz seversiniz / siz istersiniz |
| sie/Sie mögen | onlar sever(ler) / siz seversiniz (resmi) |
Dikkat: "ich mag" ve "er/sie/es mag" aynıdır – her ikisinde de "mag" kullanılır.
Cümle yapısı: Özne + mögen (çekimli) + Nesne (Akkusativ). "Mögen" fiilinden sonra gelen isim Akkusativ halinde olmalıdır.
Olumlu cümle örnekleri:
"Ich mag Äpfel." – Elmayı severim.
"Du magst Erdbeeren." – Çileği seversin.
"Er mag Orangen." – O portakalı sever.
"Sie mag Bananen." – O (kadın) muzu sever.
"Wir mögen Kirschen." – Kirazı severiz.
"Ihr mögt Trauben." – Üzümü seversiniz.
"Sie mögen Wassermelonen." – Onlar karpuzu sever.
Olumsuz cümle yapısı: Özne + mögen (çekimli) + kein/keine/keinen + Nesne. "Mögen" fiilinin olumsuzunda "nicht" değil "kein" kullanılır.
"Ich mag keine Bananen." – Muz sevmem. (Bananen çoğul → keine)
"Ich mag keinen Apfel." – Elma sevmem. (der Apfel, eril, Akkusativ → keinen)
"Ich mag keine Orange." – Portakal sevmem. (die Orange, dişil → keine)
"Ich mag kein Obst." – Meyve sevmem. (das Obst, nötr → kein)
"Er mag keine Zitronen." – O limon sevmez.
"Wir mögen keinen Pfirsich." – Şeftali sevmeyiz.
Soru cümlesi yapısı: mögen (çekimli) + Özne + Nesne + ?
"Magst du Erdbeeren?" – Çileği sever misin?
"Mag er Bananen?" – O muzu sever mi?
"Mögt ihr Wassermelone?" – Siz karpuzu sever misiniz?
Almanca essen Fiili (Yemek)
"Essen" fiili de düzensiz bir fiildir. "du" ve "er/sie/es" formlarında kök ünlüsü "e" → "i" olarak değişir.
| essen – fiil çekimi (Präsens) | |
| ich esse | ben yerim |
| du isst | sen yersin |
| er/sie/es isst | o yer |
| wir essen | biz yeriz |
| ihr esst | siz yersiniz |
| sie/Sie essen | onlar yer(ler) / siz yersiniz (resmi) |
Dikkat: "du isst" ve "er/sie/es isst" aynı yazılır. Ayrıca "du isst" ile "du bist" (sen ...sin) karıştırılmamalıdır!
Cümle yapısı: Özne + essen (çekimli) + Nesne (Akkusativ).
"Ich esse einen Apfel." – Bir elma yiyorum. (der Apfel → einen Apfel, eril Akkusativ)
"Du isst eine Banane." – Bir muz yiyorsun. (die Banane → eine Banane, dişil Akkusativ)
"Er isst eine Orange." – O bir portakal yiyor.
"Wir essen Trauben." – Üzüm yiyoruz.
"Ihr esst Erdbeeren." – Çilek yiyorsunuz.
"Sie essen Wassermelone." – Onlar karpuz yiyor.
Almanca gerne / gern Kullanımı (Severek Yapmak)
"Gerne" veya kısa hali "gern" kelimesi fiilden sonra eklenerek "severek, zevkle" anlamı katar. Bu kullanım Almanca'da çok yaygındır ve "mögen" fiilinin alternatifi olarak da kullanılır.
Cümle yapısı: Özne + fiil (çekimli) + gerne + Nesne.
"Ich esse gerne Erdbeeren." – Çilek yemeyi severim.
"Du isst gerne Äpfel." – Elma yemeyi seversin.
"Er trinkt gerne Orangensaft." – Portakal suyu içmeyi sever.
"Wir essen gerne Obst." – Meyve yemeyi severiz.
Olumsuz hali: Özne + fiil + nicht gerne + Nesne.
"Ich esse nicht gerne Zitronen." – Limon yemeyi sevmem.
"Er trinkt nicht gerne Grapefruitsaft." – Greyfurt suyu içmeyi sevmez.
Karşılaştırma dereceleri: gerne → lieber → am liebsten
"Ich esse gerne Äpfel." – Elma yemeyi severim.
"Ich esse lieber Erdbeeren." – Çileği daha çok severim.
"Ich esse am liebsten Wassermelone." – En çok karpuz yemeyi severim.
"Was isst du am liebsten?" – En çok ne yemeyi seversin?
Almanca mögen ile essen + gerne Arasındaki Fark
Her iki yapı da "sevmek" anlamında kullanılabilir ancak aralarında ince bir fark vardır:
"Ich mag Äpfel." → Genel olarak elmayı severim (beğenirim, hoşuma gider).
"Ich esse gerne Äpfel." → Elma yemeyi severim (eylem olarak yapmayı severim).
Günlük konuşmada her ikisi de birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak "mögen" daha genel bir beğeni ifadesidir, "essen + gerne" ise spesifik olarak yeme eylemini vurgular.
Almanca Resimli mögen ve essen Örnekleri

"Wir mögen Obst." – Biz meyve severiz. "Obst ist gesund und lecker." – Meyve sağlıklı ve lezzetlidir.

"Ich esse gerne Erdbeeren." – Ben çilek yemeyi severim. "Erdbeeren mit Sahne schmecken wunderbar." – Kremalı çilek harika bir lezzettir.

"Ich esse gerne Trauben." – Ben üzüm yemeyi severim. "Am liebsten mag ich grüne Trauben." – En çok yeşil üzümü severim.

"Ich mag kein Obst." – Meyve sevmiyorum. "Ich esse lieber Gemüse." – Sebze yemeyi daha çok severim.
Almanca Tüm Kişi Zamirleriyle mögen ve essen Cümleleri
"Ich mag Äpfel, aber ich mag keine Bananen." – Elmayı severim ama muzu sevmem.
"Du magst Kirschen, aber du magst keine Zitronen." – Kirazı seversin ama limonu sevmezsin.
"Er mag Erdbeeren, aber er mag keine Pflaumen." – O çileği sever ama eriki sevmez.
"Sie isst gerne Melone im Sommer." – O (kadın) yazın kavun yemeyi sever.
"Wir essen gerne Obst zum Frühstück." – Kahvaltıda meyve yemeyi severiz.
"Ihr esst gerne Trauben als Snack." – Atıştırmalık olarak üzüm yemeyi seversiniz.
"Sie mögen keine Grapefruit – sie ist zu bitter." – Onlar greyfurtu sevmez – çok acı.
"Mein Lieblingsobst ist die Erdbeere." – En sevdiğim meyve çilektir.
"Was ist dein Lieblingsobst?" – En sevdiğin meyve ne?
"Ich esse jeden Tag ein Stück Obst." – Her gün bir parça meyve yerim.
"Im Sommer esse ich am liebsten Wassermelone." – Yazın en çok karpuz yemeyi severim.
"Mein Bruder isst nie Obst – er mag nur Schokolade." – Kardeşim hiç meyve yemez – sadece çikolatayı sever.
"Möchtest du einen Apfel oder eine Birne?" – Bir elma mı yoksa bir armut mu istersin?
BÖLÜM 2: ALMANCA SEBZELER (die Gemüsesorten / das Gemüse)
Almanca Sebzeler – Resimli (das Gemüse)
Almanca'da sebzenin genel karşılığı "das Gemüse" olarak kullanılır. "Das Gemüse" tıpkı "das Obst" gibi kolektif, sayılamayan bir isimdir ve çoğul yapılmaz. "Çok sebze" demek için "viel Gemüse" ifadesi kullanılır. Şimdi en yaygın sebzeleri resimli olarak görelim:

die Zwiebel (die Zwiebeln) – Soğan. Hemen hemen her yemeğin temel malzemesi. "Zwiebeln geben dem Essen einen guten Geschmack." – Soğanlar yemeğe güzel bir tat verir. "Wenn man Zwiebeln schneidet, muss man weinen." – Soğan kesildiğinde insan ağlar.

der Knoblauch (kein Plural) – Sarımsak. Güçlü kokulu, hem yemek hem sağlık için önemli. Genellikle çoğul yapılmaz. "Knoblauch ist gesund und gibt dem Essen Geschmack." – Sarımsak sağlıklıdır ve yemeğe tat verir. "Ich brauche zwei Zehen Knoblauch." – İki diş sarımsağa ihtiyacım var.

die Kartoffel (die Kartoffeln) – Patates. Almanya'nın en temel gıdası. Haşlanmış, kızartılmış veya püre halinde her öğünde karşınıza çıkabilir. "Kartoffeln sind ein typisch deutsches Essen." – Patates tipik bir Alman yemeğidir. "Ich esse gerne Bratkartoffeln." – Kızarmış patates yemeyi severim.

die Tomate (die Tomaten) – Domates. Kırmızı, yuvarlak ve sulu bir sebze. "Die Tomate ist rot und rund." – Domates kırmızı ve yuvarlaktır. "Tomaten sind reich an Vitamin C." – Domatesler C vitamini açısından zengindir.

der Paprika (die Paprikas) – Biber (dolmalık biber). Kırmızı, yeşil veya sarı olabilir. "Paprika gibt es in vielen Farben." – Biberin birçok rengi vardır. Dikkat: Görselde "der Pfeffer" yazılıdır ancak "Pfeffer" aslında karabiber anlamına gelir. Dolmalık biber için doğrusu "der Paprika"dır.

die Gurke (die Gurken) – Salatalık. Yeşil, uzun ve ferahlatıcı bir sebze. "Im Sommer esse ich gerne Gurkensalat." – Yazın salatalık salatası yemeyi severim. "Gurken bestehen zu 95% aus Wasser." – Salatalıklar %95 sudan oluşur.

die Karotte (die Karotten) / die Möhre (die Möhren) – Havuç. Turuncu renkli kök sebze. Almanya'nın kuzeyinde "Möhre", güneyinde "Karotte" daha yaygındır. "Karotten sind gut für die Augen." – Havuçlar gözler için iyidir.

die Aubergine (die Auberginen) – Patlıcan. Mor renkli, büyük bir sebze. "In der Türkei werden viele Gerichte mit Auberginen gekocht." – Türkiye'de patlıcanla birçok yemek pişirilir. "Auberginen kann man braten oder grillen." – Patlıcan kızartılabilir veya ızgara yapılabilir.

der Salat (die Salate) – Marul, salata. Yeşil yapraklı sebze. "Ich esse jeden Tag einen frischen Salat." – Her gün taze bir salata yerim.

der Kohl – Lahana (genel). "Kohl ist ein typisches Wintergemüse." – Lahana tipik bir kış sebzesidir. "Aus Kohl macht man Sauerkraut." – Lahanadan ekşi lahana (Sauerkraut) yapılır.
Almanca Kuruyemişler – Resimli (die Nüsse)

die Haselnuss (die Haselnüsse) – Fındık. Küçük, yuvarlak, kahverengi kabuklu kuruyemiş. "Die Türkei ist der größte Haselnussproduzent der Welt." – Türkiye dünyanın en büyük fındık üreticisidir.

die Walnuss (die Walnüsse) – Ceviz. Sert kabuklu, beyin şeklindeki iç kısmıyla bilinen kuruyemiş. "Walnüsse sind gut für das Gehirn." – Ceviz beyin için iyidir.

die Mandel (die Mandeln) – Badem. "Mandeln sind ein gesunder Snack." – Badem sağlıklı bir atıştırmalıktır.

die Pistazie (die Pistazien) – Antep fıstığı. Yeşil renkli, tuzlu veya tuzsuz tüketilen kuruyemiş. "Pistazien kommen oft aus dem Iran oder der Türkei." – Antep fıstığı genellikle İran veya Türkiye'den gelir.

der Mais (kein Plural) – Mısır. Sarı taneli tahıl sebze. Çoğul yapılmaz. "Mais kann man kochen oder grillen." – Mısır haşlanabilir veya ızgara yapılabilir.
Almanca Sebzeler Hakkında Bilgi Verici Cümleler

"Die Tomate ist ein Gemüse. Sie ist rot und saftig. Sie hat Kalium, Magnesium, Vitamin A und Vitamin C." – Domates bir sebzedir. Kırmızı ve suludur. Potasyum, magnezyum, A vitamini ve C vitamini içerir.

"Der Paprika ist ein Gemüse. Er ist grün und lang. Er hat Vitamin C. Er ist gesund." – Biber bir sebzedir. Yeşil ve uzundur. C vitamini içerir. Sağlıklıdır.

"Die Karotte ist ein Gemüse. Sie ist lang und orange. Sie hat Vitamin A, Vitamin B, Vitamin D und Vitamin E." – Havuç bir sebzedir. Uzun ve turuncudur. A, B, D ve E vitamini içerir.

"Die Zwiebel ist ein Gemüse. Sie ist oval. Sie hat Phosphor, Vitamin A, Vitamin B und Vitamin C." – Soğan bir sebzedir. Ovaldir. Fosfor, A vitamini, B vitamini ve C vitamini içerir.

"Die Kartoffel ist ein Gemüse. Sie ist oval und hellbraun. Sie hat Kalium und Vitamin B. Sie ist lecker." – Patates bir sebzedir. Oval ve açık kahverengidir. Potasyum ve B vitamini içerir. Lezzetlidir.

"Ich esse nicht gern Gemüse." – Sebze yemeyi sevmiyorum.
"Ich esse gern Gemüse." – Sebze yemeyi seviyorum.

"Ich mag kein Gemüse. Ich mag Obst." – Sebze sevmiyorum. Meyve seviyorum.
Almanca Sebzeler – Kapsamlı Kategori Listesi
Yukarıda resimli olarak en temel sebzeleri gördük. Şimdi tüm sebzeleri kategorilere ayırarak daha kapsamlı bir liste halinde sunalım:
Almanca Yaygın Sebzeler
die Tomate (die Tomaten) – Domates. Kırmızı, yuvarlak ve sulu bir sebze. Salatanın ve birçok yemeğin vazgeçilmez malzemesi. "Die Tomate ist rot und rund." – Domates kırmızı ve yuvarlaktır. "Tomaten sind reich an Vitamin C." – Domatesler C vitamini açısından zengindir.
die Gurke (die Gurken) – Salatalık, hıyar. Yeşil, uzun ve ince bir sebze. "Die Gurke ist grün, lang und erfrischend." – Salatalık yeşil, uzun ve ferahlatıcıdır. "Im Sommer esse ich gerne Gurkensalat." – Yazın salatalık salatası yemeyi severim.
die Kartoffel (die Kartoffeln) – Patates. Almanya'nın en temel gıdası olarak kabul edilir. Almanya'da haşlanmış, kızartılmış, püre halinde her öğünde karşınıza çıkabilir. "Kartoffeln sind ein typisch deutsches Essen." – Patates tipik bir Alman yemeğidir.
die Zwiebel (die Zwiebeln) – Soğan. Hemen hemen her yemeğin temel malzemesi. "Zwiebeln geben dem Essen einen guten Geschmack." – Soğanlar yemeğe güzel bir tat verir.
der Knoblauch (kein Plural) – Sarımsak. Güçlü kokulu, hem yemek hem sağlık için önemli. Genellikle çoğul yapılmaz. "Knoblauch ist gesund und gibt dem Essen Geschmack." – Sarımsak sağlıklıdır ve yemeğe tat verir.
die Karotte (die Karotten) / die Möhre (die Möhren) – Havuç. Turuncu renkli, tatlımsı bir kök sebze. Almanya'nın kuzeyinde "Möhre", güneyinde "Karotte" daha yaygındır. "Karotten sind gut für die Augen." – Havuçlar gözler için iyidir.
der Paprika (die Paprikas) – Biber (dolmalık). Kırmızı, yeşil veya sarı olabilir. "Paprika gibt es in vielen Farben: rot, gelb und grün." – Biberin birçok rengi vardır: kırmızı, sarı ve yeşil.
die Peperoni (die Peperoni) – Sivri biber / acı biber. "Peperoni sind scharf." – Acı biberler acıdır.
Almanca Yapraklı Sebzeler
der Salat (die Salate) – Salata / Marul. "Ich esse jeden Tag einen frischen Salat." – Her gün taze bir salata yerim.
der Kopfsalat (die Kopfsalate) – Göbekli marul, yeşil salata.
der Spinat (kein Plural) – Ispanak. Yeşil yapraklı, demir açısından zengin bir sebze. "Spinat ist grün und enthält viel Eisen." – Ispanak yeşildir ve çok demir içerir.
der Mangold – Pazı. Ispanağa benzer yapraklı sebze.
Almanca Lahanagiller
der Kohl – Lahana (genel). "Kohl ist ein typisches Wintergemüse." – Lahana tipik bir kış sebzesidir.
der Weißkohl / das Weißkraut – Beyaz lahana.
der Rotkohl / das Rotkraut – Kırmızı (mor) lahana.
der Blumenkohl (die Blumenkohle) – Karnabahar. Kelime yapısı: Blume (çiçek) + Kohl (lahana). "Ich koche gerne Blumenkohl mit Käsesoße." – Karnabaharı peynir soslu pişirmeyi severim.
der Brokkoli (die Brokkolis) – Brokoli. Yeşil renkli, sağlıklı bir sebze.
der Rosenkohl – Brüksel lahanası. Kelime yapısı: Rose (gül) + Kohl (lahana).
Almanca Baklagiller
die Bohne (die Bohnen) – Fasulye. "Grüne Bohnen sind ein beliebtes Gemüse." – Taze fasulye popüler bir sebzedir.
die grüne Bohne – Taze fasulye (yeşil fasulye).
die weiße Bohne – Kuru fasulye.
die Erbse (die Erbsen) – Bezelye. Küçük, yuvarlak, yeşil taneli sebze. "Erbsen sind klein und rund." – Bezelyeler küçük ve yuvarlaktır.
die Linse (die Linsen) – Mercimek. Almanya'da mercimek çorbası (Linsensuppe) çok popülerdir.
Almanca Kök ve Yumru Sebzeler
die Rote Bete (die Roten Beten) – Kırmızı pancar. Koyu kırmızı renkli kök sebze. "Rote Bete färbt alles rot." – Kırmızı pancar her şeyi kırmızıya boyar.
der Rettich (die Rettiche) – Turp.
der Sellerie – Kereviz.
die Süßkartoffel (die Süßkartoffeln) – Tatlı patates.
der Ingwer – Zencefil. Son yıllarda sağlık alanında çok popüler.
Almanca Kabak ve Balkabağı
die Zucchini (die Zucchinis) – Kabak. "Zucchini kann man braten oder grillen." – Kabak kızartılabilir veya ızgarada pişirilebilir.
der Kürbis (die Kürbisse) – Balkabağı. Sonbaharda çok popüler. "Im Herbst mache ich gerne Kürbissuppe." – Sonbaharda balkabağı çorbası yapmayı severim.
die Aubergine (die Auberginen) – Patlıcan. Mor renkli, büyük sebze. "In der Türkei werden viele Gerichte mit Auberginen gekocht." – Türkiye'de patlıcanla birçok yemek pişirilir.
Diğer Almanca Sebzeler
der Mais – Mısır. Sarı taneli tahıl sebze.
der Lauch / die Lauchstange – Pırasa. "Lauch ist ein Wintergemüse." – Pırasa kış sebzesidir.
der Spargel (die Spargel) – Kuşkonmaz. Almanya'da ilkbaharda "Spargelzeit" (kuşkonmaz mevsimi) özel bir dönemdir. Beyaz kuşkonmaz Almanya'da çok popülerdir. "Spargel ist das Lieblingsgemüse der Deutschen." – Kuşkonmaz Almanların en sevdiği sebzedir.
der Pilz (die Pilze) – Mantar. "Pilze findet man im Wald." – Mantarlar ormanda bulunur.
die Artischocke (die Artischocken) – Enginar.
der Fenchel – Rezene. "Fenchel riecht nach Anis." – Rezene anason gibi kokar.
Almanca Taze Otlar ve Baharatlar
die Petersilie – Maydanoz.
der Dill – Dereotu.
das Basilikum – Fesleğen.
der Thymian – Kekik.
die Pfefferminze – Nane.
der Lorbeer / das Lorbeerblatt – Defne / defne yaprağı.
Almanca Sebzeler Tanıtma Cümleleri
"Die Tomate ist rot, rund und saftig. Sie wächst im Sommer." – Domates kırmızı, yuvarlak ve suludur. Yazın yetişir.
"Die Karotte ist orange und lang. Sie wächst unter der Erde." – Havuç turuncu ve uzundur. Toprağın altında yetişir.
"Die Kartoffel ist braun und oval. Sie ist die wichtigste Beilage in Deutschland." – Patates kahverengi ve ovaldir. Almanya'nın en önemli garniturudur.
"Der Kürbis ist groß, rund und orange. Er ist ein typisches Herbstgemüse." – Balkabağı büyük, yuvarlak ve turuncudur. Tipik bir sonbahar sebzesidir.
"Der Spinat ist grün und enthält viel Eisen. Er ist sehr gesund." – Ispanak yeşildir ve çok demir içerir. Çok sağlıklıdır.
"Die Aubergine ist violett und groß. Man kann sie braten oder grillen." – Patlıcan mor ve büyüktür. Kızartılabilir veya ızgara yapılabilir.
"Der Knoblauch ist weiß und klein. Er hat einen starken Geruch." – Sarımsak beyaz ve küçüktür. Güçlü bir kokusu vardır.
"Die Zwiebel ist rund und hat viele Schichten. Wenn man sie schneidet, muss man weinen." – Soğan yuvarlaktır ve birçok katmanı vardır. Kesildiğinde insan ağlar.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Tatlar ve Özellikler (Geschmack und Eigenschaften)
Meyve ve sebzelerin tadını ve özelliklerini anlatmak için kullanılan sıfatlar:
| Almanca | Türkçe | Örnek |
| süß | Tatlı | Die Banane ist süß. |
| sauer | Ekşi | Die Zitrone ist sauer. |
| bitter | Acı (tat) | Die Grapefruit ist etwas bitter. |
| scharf | Acı (yakıcı) | Die Peperoni ist scharf. |
| saftig | Sulu | Der Pfirsich ist saftig. |
| reif | Olgun | Die Banane ist reif. |
| unreif | Olgunlaşmamış | Die Tomate ist noch unreif. |
| frisch | Taze | Das Gemüse ist frisch. |
| roh | Çiğ | Ich esse Karotten roh. |
| gekocht | Pişmiş | Gekochte Kartoffeln sind lecker. |
| gesund | Sağlıklı | Obst ist gesund. |
| lecker | Lezzetli | Die Erdbeeren sind sehr lecker. |
| knackig | Gevrek, çıtır | Die Gurke ist knackig. |
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Pazarda Alışveriş Cümleleri (Einkaufen)
Almanya'da pazar (der Wochenmarkt) ve markette (der Supermarkt) meyve-sebze alırken kullanabileceğiniz cümleler:
"Ich hätte gerne ein Kilo Tomaten." – Bir kilo domates istiyorum.
"Was kosten die Äpfel?" – Elmalar ne kadar?
"Sind die Erdbeeren aus der Region?" – Çilekler yerel mi?
"Haben Sie frischen Knoblauch?" – Taze sarımsağınız var mı?
"Ich brauche zwei Gurken und ein Bund Petersilie." – İki salatalık ve bir demet maydanoza ihtiyacım var.
"Das Obst sieht sehr frisch aus." – Meyveler çok taze görünüyor.
"Ich nehme eine Wassermelone, bitte." – Bir karpuz alayım lütfen.
"Können Sie mir bitte 500 Gramm Kirschen geben?" – Bana 500 gram kiraz verir misiniz lütfen?
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Mutfak Fiilleri (Küchenverben)
Meyve ve sebzelerle yapılan işlemler için kullanılan fiiller:
waschen – Yıkamak. "Wasch bitte das Obst vor dem Essen." – Yemekten önce meyveleri yıka lütfen.
schälen – Soymak. "Ich schäle die Kartoffeln." – Patatesleri soyuyorum.
schneiden – Kesmek. "Schneide bitte die Tomaten in Scheiben." – Domatesleri lütfen dilimle.
kochen – Pişirmek (haşlamak). "Ich koche die Kartoffeln." – Patatesleri haşlıyorum.
braten – Kızartmak. "Wir braten die Zucchini in der Pfanne." – Kabağı tavada kızartıyoruz.
backen – Fırında pişirmek. "Ich backe einen Apfelkuchen." – Elmalı kek pişiriyorum.
grillen – Izgarada pişirmek. "Wir grillen Paprika und Auberginen." – Biber ve patlıcanları ızgarada pişiriyoruz.
reiben – Rendelemek. "Reibe bitte die Karotten." – Havuçları rendele lütfen.
pressen / auspressen – Sıkmak (meyve suyu). "Ich presse frische Orangen." – Taze portakal sıkıyorum.
einmachen / einlegen – Konserve yapmak, turşu kurmak. "Meine Oma macht jedes Jahr Gurken ein." – Anneamnem her yıl turşu kurar.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Mevsim Takvimi (Saisonkalender)
Almanya'da hangi mevsimde hangi meyve ve sebzeler taze olarak bulunur:
| Mevsim | Meyveler | Sebzeler |
| der Frühling (İlkbahar) | Erdbeere, Rhabarber | Spargel, Spinat, Radieschen |
| der Sommer (Yaz) | Kirsche, Himbeere, Brombeere, Pfirsich, Wassermelone | Tomate, Gurke, Paprika, Zucchini, Bohne |
| der Herbst (Sonbahar) | Apfel, Birne, Pflaume, Traube, Quitte | Kürbis, Kohl, Rote Bete, Pilz |
| der Winter (Kış) | Orange, Mandarine, Grapefruit, Kiwi | Rosenkohl, Lauch, Sellerie, Grünkohl |
"Im Frühling beginnt die Spargelzeit in Deutschland." – İlkbaharda Almanya'da kuşkonmaz mevsimi başlar.
"Im Sommer sind Erdbeeren und Kirschen am leckersten." – Yazın çilekler ve kirazlar en lezzetlidir.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Birleşik Kelimeler (Komposita)
Almanca'da meyve ve sebze isimlerinden birçok birleşik kelime türetilir:
der Apfelsaft – Elma suyu (Apfel + Saft)
der Orangensaft – Portakal suyu (Orange + Saft)
die Tomatensuppe – Domates çorbası (Tomate + Suppe)
die Kartoffelsuppe – Patates çorbası (Kartoffel + Suppe)
die Kürbissuppe – Balkabağı çorbası (Kürbis + Suppe)
der Apfelkuchen – Elmalı pasta (Apfel + Kuchen)
die Erdbeermarmelade – Çilek reçeli (Erdbeere + Marmelade)
der Kartoffelsalat – Patates salatası (Kartoffel + Salat)
der Gurkensalat – Salatalık salatası (Gurke + Salat)
das Sauerkraut – Ekşi lahana (sauer + Kraut). Almanya'nın en ünlü yemeklerinden biri.
die Kartoffelpuffer – Patates mücveri (Kartoffel + Puffer)
die Bratkartoffeln – Kızarmış patates (braten + Kartoffel)
Kural: Birleşik kelimelerde son kelime artikeli belirler. Apfel (der) + Saft (der) = der Apfelsaft. Erdbeere (die) + Marmelade (die) = die Erdbeermarmelade. Tomate (die) + Suppe (die) = die Tomatensuppe.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – İleri Seviye Gramer Bilgileri
1. Almanca Obst ve Gemüse: Sayılamayan İsimler
"Das Obst" ve "das Gemüse" sayılamayan (unzählbar) kolektif isimlerdir. Bu nedenle çoğul yapılmaz ve "viel" ile miktar belirtilir:
"Ich esse viel Obst." – Çok meyve yerim. (Doğru)
"Ich esse viele Obste." – (Yanlış! Obst çoğul yapılmaz.)
Ancak tek tek meyve türlerinden bahsederken "die Frucht / die Früchte" kullanılabilir:
"Tropische Früchte sind exotisch." – Tropikal meyveler egzotiktir. (Doğru)
2. Almanca sehr ve viel Farkı
"Sehr" sıfat ve zarfları, "viel" ise isimleri nitelendirir. Bu konu meyve ve sebze cümlelerinde sık yapılan bir hatadır:
"Die Zitrone hat viel Vitamin C." – Limonda çok C vitamini var. (Doğru – Vitamin C isimdir)
"Die Zitrone hat sehr Vitamin C." – (Yanlış! "Sehr" isimle kullanılmaz.)
"Die Zitrone ist sehr sauer." – Limon çok ekşidir. (Doğru – sauer sıfattır)
3. Almanca Akkusativ Hali ve Meyve-Sebze İsimleri
"Essen", "mögen", "kaufen" gibi fiillerden sonra nesne Akkusativ halinde kullanılır:
"Ich esse einen Apfel." – Bir elma yiyorum. (der Apfel → einen Apfel)
"Ich kaufe eine Gurke." – Bir salatalık alıyorum. (die Gurke → eine Gurke)
"Er trinkt einen Orangensaft." – O bir portakal suyu içiyor. (der Saft → einen Saft)
Çoğul kullanımlarda artikel değişmez: "Ich kaufe Tomaten." – Domates alıyorum. (Belirsiz çoğulda artikel yok.)
4. Almanca gern / gerne Kullanımı
"Gern" veya "gerne" bir fiilden sonra kullanılarak "severek, zevkle" anlamı katar:
"Ich esse gerne Erdbeeren." – Çilek yemeyi severim.
"Ich trinke gerne Apfelsaft." – Elma suyu içmeyi severim.
Karşılaştırma: "lieber" (daha çok sever) ve "am liebsten" (en çok sever):
"Ich esse gerne Äpfel, aber lieber Erdbeeren." – Elma yemeyi severim ama çileği daha çok severim.
"Am liebsten esse ich Wassermelone." – En çok karpuz yemeyi severim.
5. Almanca Negation: kein/keine ile Olumsuz Cümleler
"Mögen" fiilinin olumsuzunda "kein/keine" kullanılır:
"Ich mag keinen Spinat." – Ispanak sevmem. (der Spinat → keinen, Akkusativ eril)
"Ich mag keine Oliven." – Zeytin sevmem. (die Oliven → keine, çoğul)
"Ich mag kein Obst." – Meyve sevmem. (das Obst → kein, nötr)
6. Almanca Passiv Yapı: Yemek Pişirme İfadelerinde
Yemek tariflerinde ve mutfak ifadelerinde pasif yapı sıkça kullanılır:
"Die Kartoffeln werden geschält und gekocht." – Patatesler soyulur ve haşlanır.
"Die Tomaten werden in Scheiben geschnitten." – Domatesler dilim dilim kesilir.
"Der Apfelkuchen wird im Ofen gebacken." – Elmalı kek fırında pişirilir.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Betimleme Örnekleri (Obst und Gemüse beschreiben)
Aşağıda meyve ve sebzeleri Almanca olarak ayrıntılı betimlemek için kapsamlı örnekler bulacaksınız. Bu kalıplar özellikle A2-B1 seviyesindeki sınavlarda "Bildbeschreibung" (resim betimleme) görevlerinde çok işe yarar.
Almanca Meyve Betimleme Örnekleri
"Die Banane ist gelb und lang. Sie hat eine weiche Schale. Sie ist süß und enthält viel Kalium." – Muz sarı ve uzundur. Yumuşak bir kabuğu vardır. Tatlıdır ve çok potasyum içerir.
"Die Kirsche ist klein und rund. Sie ist rot oder dunkelrot. Kirschen wachsen an Bäumen und sind im Sommer reif." – Kiraz küçük ve yuvarlaktır. Kırmızı veya koyu kırmızıdır. Kirazlar ağaçlarda yetişir ve yazın olgunlaşır.
"Die Ananas kommt aus tropischen Ländern. Sie hat eine harte, stachelige Schale und ein saftiges, gelbes Fruchtfleisch. Sie schmeckt süß-sauer." – Ananas tropikal ülkelerden gelir. Sert, dikenli bir kabuğu ve sulu, sarı bir meyve eti vardır. Tatlı-ekşi bir tadı vardır.
"Der Granatapfel hat eine rote, harte Schale. Im Inneren befinden sich viele kleine, rote Kerne. Er ist sehr gesund und enthält viele Antioxidantien." – Narın kırmızı, sert bir kabuğu vardır. İçinde birçok küçük kırmızı tane bulunur. Çok sağlıklıdır ve birçok antioksidan içerir.
Almanca Sebze Betimleme Örnekleri
"Die Kartoffel ist braun und oval. Sie wächst unter der Erde. Man kann sie kochen, braten oder frittieren." – Patates kahverengi ve ovaldir. Toprağın altında yetişir. Haşlanabilir, kızartılabilir veya derin yağda kızartılabilir.
"Die Tomate ist rot und rund. Sie ist saftig und leicht süß. Tomaten wachsen im Sommer. Man braucht sie für Salat, Soße und Suppe." – Domates kırmızı ve yuvarlaktır. Sulu ve hafif tatlıdır. Domatesler yazın yetişir. Salata, sos ve çorba için gereklidir.
"Der Brokkoli ist grün und sieht aus wie ein kleiner Baum. Er enthält viel Vitamin C und Eisen. Man kann ihn kochen oder dämpfen." – Brokoli yeşildir ve küçük bir ağaca benzer. Çok C vitamini ve demir içerir. Haşlanabilir veya buğulanabilir.
"Der Pilz wächst im Wald oder auf Wiesen. Er hat einen Hut und einen Stiel. Es gibt essbare und giftige Pilze." – Mantar ormanda veya çayırlarda yetişir. Bir şapkası ve bir sapı vardır. Yenilebilir ve zehirli mantarlar vardır.
"Der Spargel ist lang und dünn. Es gibt weißen und grünen Spargel. Die Spargelzeit dauert von April bis Juni." – Kuşkonmaz uzun ve incedir. Beyaz ve yeşil kuşkonmaz vardır. Kuşkonmaz mevsimi nisandan hazirana kadar sürer.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Almanya'da Kültür Bilgileri
Almanya'da meyve ve sebze ile ilgili bazı kültürel bilgiler:
Spargelzeit (Kuşkonmaz Mevsimi): Her yılın nisan-haziran aylarında Almanya'da adeta "kuşkonmaz çılgınlığı" yaşanır. Beyaz kuşkonmaz (Weißer Spargel) Almanların en sevdiği sebzedir. Bu dönemde restoran menüleri kuşkonmazlı yemeklerle dolar.
Wochenmarkt (Haftalık Pazar): Almanya'nın her şehrinde haftanın belirli günlerinde açık hava pazarları kurulur. Burada taze, yerel ve mevsimlik meyve-sebzeler satılır. "Bio" (organik) ürünler Almanya'da çok popülerdir.
Sauerkraut (Ekşi Lahana): Almanya'nın dünyaca ünlü yemeği Sauerkraut, beyaz lahanadan yapılan fermente bir sebze yemeğidir. Sosis ve et yemeklerinin yanında garnitür olarak servis edilir.
Kartoffel Kültürü: Patates Almanya'nın en temel gıdasıdır. Kartoffelsalat (patates salatası), Kartoffelpuffer (patates mücveri), Bratkartoffeln (kızarmış patates), Kartoffelknödel (patates köftesi) gibi onlarca patates yemeği vardır.
Apfelschorle: Elma suyu ve maden suyunun karışımından oluşan bu içecek Almanya'nın ulusal içeceği sayılır. Neredeyse her restoranda bulunur.
Erdbeersaison (Çilek Mevsimi): Mayıs-haziran aylarında çilek mevsimi başladığında yol kenarlarında çilek tezgahları açılır. Birçok çiftlikte "Selbstpflücken" (kendiniz toplayın) imkanı sunulur.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Diyalog Örnekleri
Almanca Diyalog 1: Pazarda Meyve-Sebze Alışverişi (Auf dem Wochenmarkt)
Verkäufer: "Guten Morgen! Was darf es sein?" – Günaydın! Ne arzu edersiniz?
Kunde: "Guten Morgen! Ich hätte gerne ein Kilo Tomaten und 500 Gramm Erdbeeren." – Günaydın! Bir kilo domates ve 500 gram çilek istiyorum.
Verkäufer: "Sehr gerne. Die Tomaten sind heute besonders frisch. Darf es sonst noch etwas sein?" – Memnuniyetle. Domatesler bugün özellikle taze. Başka bir şey olsun mu?
Kunde: "Ja, ich brauche noch zwei Gurken und ein Bund Petersilie." – Evet, iki salatalık ve bir demet maydanoza daha ihtiyacım var.
Verkäufer: "Hier, bitte. Das macht zusammen 8 Euro 50." – Buyurun. Toplamda 8 Euro 50 eder.
Kunde: "Hier, bitte. Danke schön!" – Buyurun. Çok teşekkürler!
Verkäufer: "Danke! Schönen Tag noch!" – Teşekkürler! İyi günler!
Almanca Diyalog 2: Sağlıklı Beslenme Sohbeti
Anna: "Was ist dein Lieblingsobst?" – En sevdiğin meyve ne?
Max: "Ich mag Erdbeeren am liebsten. Und du?" – En çok çileği severim. Ya sen?
Anna: "Ich esse am liebsten Wassermelone im Sommer. Und bei Gemüse?" – Yazın en çok karpuz yemeyi severim. Ya sebzede?
Max: "Brokkoli finde ich lecker, aber Spinat mag ich nicht. Der schmeckt mir nicht." – Brokoliyi lezzetli buluyorum ama ıspanağı sevmiyorum. Bana lezzetli gelmiyor.
Anna: "Ich koche gerne Gemüsesuppe. Man kann alles hineinwerfen: Karotten, Kartoffeln, Lauch, Sellerie..." – Sebze çorbası pişirmeyi severim. Her şey konabilir: havuç, patates, pırasa, kereviz...
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Özet Tablosu
Almanca Meyveler A-Z
| Almanca | Çoğul | Türkçe |
| die Ananas | die Ananas | Ananas |
| der Apfel | die Äpfel | Elma |
| die Aprikose | die Aprikosen | Kayısı |
| die Banane | die Bananen | Muz |
| die Birne | die Birnen | Armut |
| die Brombeere | die Brombeeren | Böğürtlen |
| die Dattel | die Datteln | Hurma |
| die Erdbeere | die Erdbeeren | Çilek |
| die Feige | die Feigen | İncir |
| der Granatapfel | die Granatäpfel | Nar |
| die Grapefruit | die Grapefruits | Greyfurt |
| die Heidelbeere | die Heidelbeeren | Yaban mersini |
| die Himbeere | die Himbeeren | Ahududu |
| die Johannisbeere | die Johannisbeeren | Frenk üzümü |
| die Kirsche | die Kirschen | Kiraz |
| die Kiwi | die Kiwis | Kivi |
| die Kokosnuss | die Kokosnüsse | Hindistan cevizi |
| die Limette | die Limetten | Misket limonu |
| die Mandarine | die Mandarinen | Mandalina |
| die Mango | die Mangos | Mango |
| die Melone | die Melonen | Kavun |
| die Mispel | die Mispeln | Muşmula |
| die Orange | die Orangen | Portakal |
| die Papaya | die Papayas | Papaya |
| der Pfirsich | die Pfirsiche | Şeftali |
| die Pflaume | die Pflaumen | Erik |
| die Quitte | die Quitten | Ayva |
| die Traube | die Trauben | Üzüm |
| die Wassermelone | die Wassermelonen | Karpuz |
| die Zitrone | die Zitronen | Limon |
Almanca Sebzeler A-Z
| Almanca | Çoğul | Türkçe |
| die Artischocke | die Artischocken | Enginar |
| die Aubergine | die Auberginen | Patlıcan |
| der Blumenkohl | die Blumenkohle | Karnabahar |
| die Bohne | die Bohnen | Fasulye |
| der Brokkoli | die Brokkolis | Brokoli |
| die Erbse | die Erbsen | Bezelye |
| der Fenchel | die Fenchel | Rezene |
| die Gurke | die Gurken | Salatalık |
| der Ingwer | – | Zencefil |
| die Karotte / Möhre | die Karotten / Möhren | Havuç |
| die Kartoffel | die Kartoffeln | Patates |
| der Knoblauch | – | Sarımsak |
| der Kohl | die Kohle | Lahana |
| der Kürbis | die Kürbisse | Balkabağı |
| der Lauch | – | Pırasa |
| die Linse | die Linsen | Mercimek |
| der Mais | – | Mısır |
| der Mangold | – | Pazı |
| der Paprika | die Paprikas | Biber |
| die Peperoni | die Peperoni | Sivri/acı biber |
| der Pilz | die Pilze | Mantar |
| der Rettich | die Rettiche | Turp |
| der Rosenkohl | – | Brüksel lahanası |
| die Rote Bete | die Roten Beten | Kırmızı pancar |
| der Salat | die Salate | Marul / Salata |
| der Sellerie | – | Kereviz |
| der Spargel | die Spargel | Kuşkonmaz |
| der Spinat | – | Ispanak |
| die Süßkartoffel | die Süßkartoffeln | Tatlı patates |
| die Tomate | die Tomaten | Domates |
| die Zucchini | die Zucchinis | Kabak |
| die Zwiebel | die Zwiebeln | Soğan |
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Deyimler ve Atasözleri
Almanca'da meyve ve sebzelerle ilgili birçok ilginç deyim ve atasözü bulunur:
"Das ist mir Wurst." – Umurumda değil. (Kelime anlamı: Bu benim için sosis.) Sebzeyle doğrudan ilgili olmasa da yiyecek deyimlerinin en meşhurudur.
"Tomaten auf den Augen haben." – Bariz bir şeyi görememek, kör gibi olmak. (Kelime anlamı: Gözlerin üzerinde domates olmak.)
"Alles hat ein Ende, nur die Wurst hat zwei." – Her şeyin bir sonu var, yalnız sosisin iki ucu var.
"In den sauren Apfel beißen." – Hoş olmayan bir şeyi kabullenmek, katlanmak. (Kelime anlamı: Ekşi elmayı ısırmak.)
"Äpfel mit Birnen vergleichen." – Birbirinden farklı şeyleri karşılaştırmak. (Kelime anlamı: Elmaları armutlarla karşılaştırmak.) Türkçedeki "armutla elmayı karşılaştırmak" ile aynıdır.
"Sich die Rosinen aus dem Kuchen picken." – Sadece en iyisini seçmek, kaymağını yemek. (Kelime anlamı: Kekten üzümleri ayıklamak.)
"Erbsenzähler" – Çok detaycı, her ayrıntıyla uğraşan kişi. (Kelime anlamı: Bezelye sayan kişi.)
"Mit jemandem ist nicht gut Kirschen essen." – Biriyle geçinmek zor. (Kelime anlamı: Biriyle kiraz yemek iyi olmaz.)
"Der Apfel fällt nicht weit vom Stamm." – Armut dibine düşer. (Kelime anlamı: Elma gövdeden uzağa düşmez.)
"Wie Kraut und Rüben." – Allak bullak, karmakarışık. (Kelime anlamı: Lahana ve turp gibi.)
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Sağlık Cümleleri
"Man sollte jeden Tag fünf Portionen Obst und Gemüse essen." – Her gün beş porsiyon meyve ve sebze yenmelidir. (Almanya Sağlık Bakanlığı'nın önerisi: "5 am Tag" = günde 5 porsiyon.)
"Vitamin C stärkt das Immunsystem." – C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir.
"Karotten enthalten viel Beta-Carotin, das gut für die Augen ist." – Havuçlar gözler için iyi olan çok beta-karoten içerir.
"Spinat ist reich an Eisen und Folsäure." – Ispanak demir ve folik asit bakımından zengindir.
"Nüsse und Beeren sind voller Antioxidantien." – Kuruyemişler ve üzümsü meyveler antioksidan doludur.
"Bio-Obst und Bio-Gemüse werden ohne Pestizide angebaut." – Organik meyve ve sebzeler pestisit kullanılmadan yetiştirilir.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Yemek Tarifi Örneği (Rezeptbeispiel)
Almanca Obstsalat (Meyve Salatası)
Zutaten (Malzemeler): 2 Äpfel, 2 Bananen, 200 g Erdbeeren, 1 Orange, 100 g Trauben, 2 EL Honig, Saft einer Zitrone.
Zubereitung (Hazırlanışı):
"Waschen Sie das Obst gründlich." – Meyveleri iyice yıkayın.
"Schälen Sie die Bananen und die Orange." – Muzların ve portakalın kabuğunu soyun.
"Schneiden Sie alle Früchte in kleine Stücke." – Tüm meyveleri küçük parçalara kesin.
"Geben Sie alles in eine große Schüssel. Gut umrühren und kalt servieren." – Her şeyi büyük bir kaseye koyun. İyice karıştırın ve soğuk servis edin.
Almanca Gemüsesuppe (Sebze Çorbası)
Zutaten: 3 Kartoffeln, 2 Karotten, 1 Zwiebel, 2 Stangen Lauch, 1 Knoblauchzehe, 1 Liter Gemüsebrühe, Salz und Pfeffer.
Zubereitung:
"Schälen Sie die Kartoffeln, Karotten und die Zwiebel." – Patatesleri, havuçları ve soğanı soyun.
"Schneiden Sie alles in kleine Würfel." – Her şeyi küçük küpler halinde kesin. "Braten Sie die Zwiebel in etwas Öl an." – Soğanı biraz yağda kavurun.
"Fügen Sie das restliche Gemüse hinzu." – Kalan sebzeleri ekleyin.
"Gießen Sie die Gemüsebrühe dazu und lassen Sie alles 20 Minuten kochen." – Sebze suyunu ekleyin ve 20 dakika kaynatın. "Mit Salz und Pfeffer abschmecken." – Tuz ve biberle tatlandırın.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Renkleri (Farben)
| Renk (Farbe) | Meyveler | Sebzeler |
| rot (kırmızı) | Apfel, Kirsche, Erdbeere, Himbeere | Tomate, Paprika, Rote Bete |
| orange (turuncu) | Orange, Mandarine, Aprikose, Pfirsich | Karotte, Kürbis |
| gelb (sarı) | Banane, Zitrone, Quitte | Paprika (gelb), Mais |
| grün (yeşil) | Apfel (grün), Kiwi, Limette | Gurke, Brokkoli, Spinat, Erbse, Zucchini |
| violett (mor) | Pflaume, Brombeere, Heidelbeere | Aubergine, Rotkohl |
| weiß (beyaz) | Kokosnuss (innen) | Blumenkohl, Knoblauch, Spargel (weiß) |
| braun (kahverengi) | Kiwi (außen), Kokosnuss | Kartoffel, Pilz |
"Welche Farbe hat die Tomate? – Die Tomate ist rot." – Domatesin rengi ne? – Domates kırmızıdır.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Ölçü Birimleri (Mengenangaben)
Meyve ve sebze alışverişinde kullanılan ölçü birimleri:
ein Kilo (Tomaten) – Bir kilo (domates). 500 Gramm (Erdbeeren) – 500 gram (çilek). ein Pfund (Karotten) – Yarım kilo (havuç). Almanya'da "ein Pfund" = 500 gram.
ein Stück (Melone) – Bir parça / bir adet (kavun). eine Scheibe (Wassermelone) – Bir dilim (karpuz). ein Bund (Petersilie) – Bir demet (maydanoz).
eine Schale (Himbeeren) – Bir kase (ahududu). eine Kiste (Äpfel) – Bir kasa (elma). eine Tüte (Kartoffeln) – Bir torba (patates).
eine Dose (Mais) – Bir konserve kutusu (mısır). eine Zehe (Knoblauch) – Bir diş (sarımsak). "Ich brauche zwei Zehen Knoblauch." – İki diş sarımsağa ihtiyacım var.
Almanca Meyveler ve Almanca Sebzeler – Sıkça Yapılan Hatalar
❌ "die Granatapfel" → ✅ "der Granatapfel". Birleşik kelimelerde son kelime artikeli belirler. Apfel eril olduğu için Granatapfel de erildir.
❌ "Es hat sehr Vitamin C" → ✅ "Es hat viel Vitamin C". "Sehr" sıfat ve zarfları nitelendirir, isimlerle "viel" kullanılır.
❌ "orange" = portakal → ✅ "orange" sıfat olarak "turuncu renk" demektir. İsim olarak portakal "die Orange"dir.
❌ "Kalium" = kalsiyum → ✅ Kalium = potasyum. Kalsiyum Almanca'da "Kalzium"dur.
❌ Sadece "der Apfel" eril → ✅ "der Pfirsich" (şeftali) ve "der Granatapfel" (nar) da erildir.
❌ "Ich esse gern Obste" → ✅ "Ich esse gern Obst". "Obst" çoğul yapılmaz.
Bu kapsamlı dersimizde Almanca meyve ve sebzeleri artikelleri, çoğulları, açıklamaları ve örnek cümleleriyle detaylı olarak ele aldık. mögen ve essen fiillerinin çekimlerini, cümle yapılarını, olumlu ve olumsuz kullanımlarını öğrendiniz. Kelimeleri mutlaka artikelleriyle birlikte ezberleyin ve cümle içinde kullanarak pratik yapın.






